Meryem — Dil Profiliمريم
961 kelime, 98 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ا د د(ÊD̃D̃)yalnızca bu suredeBaşına bir olay geldi, sıkıntı/üzüntü verdi/rahatsız etti, güç/kuvvet/zor, korkunç/kötü/berbat şey, büyük küfür, felaket.
- ش ع ل(ŞAL)yalnızca bu suredeTutuşturmak, ateş yakmak, meşale, savaş başlatmak, yaymak, saçmak/dağıtmak, deve sürmek, heyecanlanmak, öfkeyle dolmak, çevik/aktif, akıllı, beyazlık. Ishta'ala (fiil 8) - aydınlanmak, parlayıp alevlenmek. Ishta'ala shayban - kırlaşmak, gri saçlarla parlamak.
- ح ن ن(ḪNN)yalnızca bu suredeÖzlem duymak, yoğun bir üzüntü veya sevinç duygusuyla etkilenmek, dişi devenin yavrusuna ses çıkarması gibi ses çıkarmak, merhamet/şefkat/acıma/kalp yumuşaklığı göstermek, bir şeye özlem duymak, merhametli/şefkatli olmak/bir şeye olumlu yaklaşmak, kötülük veya zararlı şeylerden uzaklaşmak, deli veya akıl hastası olmak, korkakça geri çekilmek, yanlış yapmak veya hata işlemek.
- م خ ض(MḢĐ)yalnızca bu suredeSüt yaymak/çalkalamak/karıştırmak, sütten tereyağı çıkarmak veya almak, şiddetle sallamak veya karıştırmak, bir şeyi döndürmek veya devirmek
- ح ت م(ḪTM)yalnızca bu suredeİlham vermek, zorunlu/gerekli kılmak, bir şeyi sağlam bir şekilde yerleştirmek, kararlaştırmak/emretmek/ilan etmek, kurmak/tesis etmek, kaçınılmaz olmak, bir şeye adli olarak karar vermek, bir şeyi zorunlu kılmak, birine iyilik dilemek, yumuşak/uysal/dağılabilir/kolay kırılabilir olmak, ufalanmak veya küçük parçalara ayrılmak, parçalara ayırmak, neşeli/canlı/dinç/hareketli olmak, bir şeyi kesmek veya koparmak
- ض د د(ĐD̃D̃)yalnızca bu suredeHerhangi birini alt etmek, çelişmek, karşı çıkmak. Düşmanca, hasım, karşıt, karşı konumlandırılmış, karşı, tiksindirici.
- و ف د(WFD̃)yalnızca bu suredeÇağırmak, ulaşmak, varmak
- ه د د(HD̃D̃)yalnızca bu suredeKırmak, parçalamak, devirmek, yıkılmak, parçalanmak, yıkmak, parçalara ayrılarak düşmek
- ر ك ز(RKZ)yalnızca bu suredeFısıldamak, gömmek, zayıf veya alçak ses.
- ل د د(LD̃D̃)2×Herhangi biriyle tartışma yapmak, kavga etmek, şiddetli bir şekilde mücadele etmek, inatçı/katı/tartışmacı olmak, alıkoymak, engellemek.
- ر ط ب(RŦB)2×Taze ve olgun, nemli/sulu/sulu, esnek, yumuşak/gevrek (çiğnemesi), taze olgun hurma olmak.
- ا ث ث(ÊS̃S̃)2×Lüks olmak, yakın olmak, miktarca çoğalmak, bol olmak, çok sayıda olmak, büyük olmak, kalın veya geniş olmak. Eşyalar, araç gereçler, ev eşyaları, taşınabilir mallar, deve/koyun/keçilerden oluşan tüm mal varlığı ve terk edilmiş mülk.
- ج ن ي(CNY)2×Bir şeyden toplamak veya almak, bir şeyden elde etmek, edinmek, birine karşı suç/saldırı/zararlı eylem işlemek, olgunluğa erişmek.
- ا ز ز(ÊZZ)yalnızca bu suredeKışkırtmak, yüksek sesli bir çarpma yapmak, ses çıkarmak.
- ح ف و(ḪFW)3×Yalınayak yürümek, ayağını çıplak bırakmak, kısa kesilmiş olmak, kırkılmak, özen göstermek, ikram etmek, ağırlamak, karşılamak, iyi davranmak, soru sormakta aşırıya kaçmak
- ص ب و(ṦBW)3×Çocukluğa meyletmek, gençliğe özenmek, aşık olmak, tutulmak, yönelmek, eğilmek, özlem duymak, meyletmek, çocukça davranmak, sabiilik dinine mensup olmak
- ش ي ب(ŞYB)3×Saçı ağarmak, yaşlanmak, beyazlamak, kır saçlı olmak, beyaz saçlı biri olmak
- ج ذ ع(CZ̃A)3×Kütük, ağaç gövdesi, kök, temel, ana, asıl, esas, sap
- ج ث و(CS̃W)3×Dizlerin üzerine oturmak, diz çökmek, dizlerinin üzerine düşmek, ayak parmaklarının uçlarında durmak, biriyle diz dize oturmak.
Nadir çekim formları
- اِدًّا(idden)yalnızca bu surede
- الرَّأْسُ(r-ra'su)yalnızca bu surede
- كٓهٰيٰعٓصٓ(khyǎS)yalnızca bu surede
- وَاشْتَعَلَ(ve şteǎle)yalnızca bu surede
- بِدُعَائِكَ(bi duǎāike)yalnızca bu surede
- خَفِيًّا(ḣafiyyen)yalnızca bu surede
- وَيَرِثُ(ve yeriṧu)yalnızca bu surede
- الْمَوَالِيَ(l-mevāliye)yalnızca bu surede
- وَرَٓاءِي(verāī)yalnızca bu surede
- يَازَكَرِيَّا(yā zekeriyyā)yalnızca bu surede
- خَلَقْتُكَ(ḣaleḳtuke)yalnızca bu surede
- شَرْقِيًّا(şerḳiyyen)yalnızca bu surede
- يَايَحْيَىٰ(yā yeHyā)yalnızca bu surede
- وَحَنَانًا(ve Hanānen)yalnızca bu surede
- قَصِيًّا(ḳaSiyyen)yalnızca bu surede
- الْمَخَاضُ(l-meḣāDu)yalnızca bu surede
- فَتَمَثَّلَ(fe temeṧṧele)yalnızca bu surede
- وَقَرِّي(ve ḳarrī)yalnızca bu surede
- مَنْسِيًّا(mensiyyen)yalnızca bu surede
- سَرِيًّا(seriyyen)yalnızca bu surede
- تَحْتَكِ(teHteki)yalnızca bu surede
- رُطَبًا(ruTaben)yalnızca bu surede
- جَنِيًّا(ceniyyen)yalnızca bu surede
- صَوْمًا(Savmen)yalnızca bu surede
- اُكَلِّمَ(ukellime)yalnızca bu surede
- اِنْسِيًّا(insiyyen)yalnızca bu surede
- يَاأُخْتَ(yā uḣte)yalnızca bu surede
- فَاَشَارَتْ(fe eşārat)yalnızca bu surede
- وَاَوْصَانِي(ve evSānī)yalnızca bu surede
- بِوَالِدَتِي(bi vālidetī)yalnızca bu surede
- يَجْعَلْنِي(yec'ǎlnī)yalnızca bu surede
- اَمُوتُ(emūtu)yalnızca bu surede
- الْحَسْرَةِ(l-Hasrati)yalnızca bu surede
- لِلشَّيْطَانِ(li ş-şeyTāni)yalnızca bu surede
- اَرَاغِبٌ(e rāğibun)yalnızca bu surede
- اٰلِهَتِي(ālihetī)yalnızca bu surede
- لَاَرْجُمَنَّكَ(le ercumenneke)yalnızca bu surede
- مَلِيًّا(meliyyen)yalnızca bu surede
- حَفِيًّا(Hafiyyen)yalnızca bu surede
- وَاجْتَبَيْنَا(ve ctebeynā)yalnızca bu surede
- مَرْضِيًّا(merDiyyen)yalnızca bu surede
- وَرَفَعْنَاهُ(ve rafeǎ'nāhu)yalnızca bu surede
- وَبُكِيًّا(ve bukiyyen)yalnızca bu surede
- غَيًّا(ğayyen)yalnızca bu surede
- نُورِثُ(nūriṧu)yalnızca bu surede
- لَنُحْضِرَنَّهُمْ(le nuHDirannehum)yalnızca bu surede
- نَدِيًّا(nediyyen)yalnızca bu surede
- شِيعَةٍ(şīǎtin)yalnızca bu surede
- صِلِيًّا(Siliyyen)yalnızca bu surede
- وَارِدُهَا(vāriduhā)yalnızca bu surede
- وَرِءْيًا(ve ri'yen)yalnızca bu surede
- حَتْمًا(Hatmen)yalnızca bu surede
- مَرَدًّا(meradden)yalnızca bu surede
- عِزًّا(ǐzzen)yalnızca bu surede
- سَيَكْفُرُونَ(se yekfurūne)yalnızca bu surede
- ضِدًّا(Didden)yalnızca bu surede
- اَزًّا(ezzen)yalnızca bu surede
- تَؤُزُّهُمْ(te'uzzuhum)yalnızca bu surede
- وَفْدًا(vefden)yalnızca bu surede
- وِرْدًا(virden)yalnızca bu surede
- هَدًّا(hedden)yalnızca bu surede
- اٰتِي(ātī)yalnızca bu surede
- اَحْصٰيهُمْ(eHSāhum)yalnızca bu surede
- تُحِسُّ(tuHissu)yalnızca bu surede
- رِكْزًا(rikzen)yalnızca bu surede
- لِاَهَبَ(li ehebe)yalnızca bu surede
- نَرِثُ(neriṧu)yalnızca bu surede
- سَاَسْتَغْفِرُ(se esteğfiru)yalnızca bu surede
- تَرَيِنَّ(terayinne)yalnızca bu surede
- نُكَلِّمُ(nukellimu)yalnızca bu surede
- وَقَرَّبْنَاهُ(ve ḳarrabnāhu)yalnızca bu surede
- وَلِنَجْعَلَهُ(ve li nec'ǎlehu)yalnızca bu surede
- اَهْدِكَ(ehdike)yalnızca bu surede
- اٰتَانِيَ(ātāniye)yalnızca bu surede
- يَأْتُونَنَا(ye'tūnenā)yalnızca bu surede
- يُبْصِرُ(yubSiru)yalnızca bu surede
- اعْتَزَلَهُمْ(ǎ'tezelehum)yalnızca bu surede
- فَاَجَٓاءَهَا(fe ecā'ehā)yalnızca bu surede
- وَهُزِّي(ve huzzī)yalnızca bu surede
- وَاهْجُرْنِي(ve hcurnī)yalnızca bu surede
- اَضَاعُوا(eDāǔ)yalnızca bu surede
- وَتَخِرُّ(ve teḣirru)yalnızca bu surede
- يَرِثُنِي(yeriṧunī)yalnızca bu surede
- وَاَعْتَزِلُكُمْ(ve eǎ'tezilukum)yalnızca bu surede
- تُسَاقِطْ(tusāḳiT)yalnızca bu surede
- يَأْتِكَ(ye'tike)yalnızca bu surede
- نَتَنَزَّلُ(netenezzelu)yalnızca bu surede
- وَنَرِثُهُ(ve neriṧuhu)yalnızca bu surede
- لَنَنْزِعَنَّ(le nenziǎnne)yalnızca bu surede
- وَتَنْشَقُّ(ve tenşeḳḳu)yalnızca bu surede
- وُلِدْتُ(vulidtu)yalnızca bu surede
- فَنَادٰيهَا(fe nādāhā)yalnızca bu surede
- فَهَبْ(fe heb)yalnızca bu surede
- جُنْدًا(cunden)yalnızca bu surede
- مَأْتِيًّا(me'tiyyen)yalnızca bu surede
- اَكُ(eku)yalnızca bu surede
- فَرِيًّا(feriyyen)yalnızca bu surede
- مَشْهَدِ(meşhedi)yalnızca bu surede
- لَنَحْشُرَنَّهُمْ(le neHşurannehum)yalnızca bu surede
- لِتُبَشِّرَ(li tubeşşira)yalnızca bu surede
- وَاجْعَلْهُ(ve c'ǎlhu)yalnızca bu surede
- وَاشْرَبِي(ve şrabī)yalnızca bu surede
- زَكِيًّا(zekiyyen)yalnızca bu surede
- رَضِيًّا(raDiyyen)yalnızca bu surede
- الْعَظْمُ(l-ǎZmu)yalnızca bu surede
- لَاُوتَيَنَّ(le ūteyenne)yalnızca bu surede
- اَبُوكِ(ebūki)yalnızca bu surede
- خَلْفَنَا(ḣalfenā)yalnızca bu surede
- نِدَاءً(nidā'en)2×
- تَحْمِلُهُ(teHmiluhu)2×
- اٰيَتُكَ(āyetuke)2×
- جِئْتُمْ(ci'tum)2×
- نَجِيًّا(neciyyen)2×
- نُبَشِّرُكَ(nubeşşiruke)2×
- فَوَرَبِّكَ(fe ve rabbike)2×
- كُلِي(kulī)2×
- اَثَاثًا(eṧāṧen)2×
- حِجَابًا(Hicāben)2×
- وَالْبَاقِيَاتُ(ve l-bāḳiyātu)2×
- غُلَامًا(ğulāmen)2×
- شِيبًا(şīben)2×
- وَهْنٍ(vehnin)2×
- عِتِيًّا(ǐtiyyen)yalnızca bu surede
- عَاقِرًا(ǎāḳiran)yalnızca bu surede
- سَمِيًّا(semiyyen)yalnızca bu surede
- هَيِّنٌ(heyyinun)yalnızca bu surede
- سَبِّحُوا(sebbiHū)2×
- صَبِيًّا(Sabiyyen)yalnızca bu surede
- وَبَرًّا(ve berran)yalnızca bu surede
- عَصِيًّا(ǎSiyyen)yalnızca bu surede
- يَمْسَسْنِي(yemsesnī)2×
- مَقْضِيًّا(meḳDiyyen)yalnızca bu surede
- انْتَبَذَتْ(ntebeƶet)yalnızca bu surede
- قَوْمَهَا(ḳavmehā)2×
- جِذْعِ(ciƶ'ǐ)yalnızca bu surede
- النَّخْلَةِ(n-naḣleti)yalnızca bu surede
- الْبَشَرِ(l-beşeri)2×
- نَذَرْتُ(neƶertu)2×
- صِدِّيقًا(Siddīḳan)yalnızca bu surede
- صَادِقَ(Sādiḳa)2×
- اِدْرِيسَ(idrīse)2×
- حَوْلِ(Havli)2×
- جِثِيًّا(ciṧiyyen)yalnızca bu surede
- سَنَكْتُبُ(se nektubu)2×
- مَدًّا(medden)yalnızca bu surede
- اَضْعَفُ(eD'ǎfu)2×
- فَلْيَمْدُدْ(fe l yemdud)2×
- بِعِبَادَتِهِمْ(bi ǐbādetihim)2×
- عَدًّا(ǎdden)yalnızca bu surede
- وَدًّا(vedden)2×
- يَسَّرْنَاهُ(yessernāhu)2×
- لَدَا(ledā)2×
- تَحْزَنِي(teHzenī)2×
- يَكُونُونَ(yekūnūne)2×
- نَعُدُّ(neǔddu)2×
- فَاعْبُدْهُ(fe ǎ'budhu)2×
- اتَّبَعَنِي(ttebeǎnī)2×
- يَمْتَرُونَ(yemterūne)2×
- نُمِدُّ(numiddu)2×
- وَعَدَّهُمْ(ve ǎddehum)2×
- سَيَجْعَلُ(se yec'ǎlu)2×
- يَتَفَطَّرْنَ(yetefeTTarne)2×
- نَسُوقُ(nesūḳu)2×
- وَنَادَيْنَاهُ(ve nādeynāhu)2×
- اَوَلَا(e ve lā)3×
- الشَّهَوَاتِ(ş-şehevāti)3×
- امْرَاَتِي(mraetī)3×
- الْمَهْدِ(l-mehdi)3×
- خُذِ(ḣuƶi)3×
- عَلِيًّا(ǎliyyen)3×
- الْفَرِيقَيْنِ(l-ferīḳayni)3×
- اَيْدِينَا(eydīnā)3×
- خَرُّوا(ḣarrū)3×
- زَكٰوةٍ(zekātin)3×
- شَقِيًّا(şeḳiyyen)yalnızca bu surede
- لَيَالٍ(leyālin)3×
- تَقِيًّا(teḳiyyen)yalnızca bu surede
- جَبَّارًا(cebbāran)3×
- مِتَّ(mitte)3×
- رُوحِنَا(rūHinā)3×
- نَسِيَا(nesiyā)3×
- اُمِّكَ(ummike)3×
- اَنْذَرَهُمْ(enƶerahum)3×
- لَغْوًا(leğven)3×
- فَرْدًا(ferden)3×
- تَكَادُ(tekādu)3×
- لِسَانَكَ(lisāneke)3×
- قَوْلِي(ḳavlī)3×
- الْاَيْمَنِ(l-eymeni)3×
- نَحْشُرُ(neHşuru)3×
- وَاصْطَبِرْ(ve STabir)3×
- جَاءَنِيَ(cā'eniye)3×
- تَنْتَهِ(tentehi)3×
- فَخَرَجَ(fe ḣarace)3×
- دُمْتُ(dumtu)3×
- يَأْتِينَا(ye'tīnā)3×
- نُنْجِي(nuncī)3×
- تَعْبُدُ(teǎ'budu)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 128 (%50)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 103 (%40)
- Emir (buyurgan)
- 25 (%10)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 62 (%24)
- Muhatap (2. şahıs)
- 45 (%18)
- Gaib (3. şahıs)
- 149 (%58)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-33 | 55/26/11 | 22/17/53 |
| Orta | 34-66 | 45/37/13 | 23/19/53 |
| Son | 67-98 | 28/40/1 | 17/9/43 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ص ب و(ṦBW)Çocukluğa meyletmek, gençliğe özenmek, aşık olmak, tutulmak, yönelmek, eğilmek, özlem duymak, meyletmek, çocukça davranmak, sabiilik dinine mensup olmak2 ayet · beklenen 0.1 · z=9.07
- ج ذ ع(CZ̃A)Kütük, ağaç gövdesi, kök, temel, ana, asıl, esas, sap2 ayet · beklenen 0.1 · z=9.07
- ج ث و(CS̃W)Dizlerin üzerine oturmak, diz çökmek, dizlerinin üzerine düşmek, ayak parmaklarının uçlarında durmak, biriyle diz dize oturmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=9.07
- غ ل م(ĞLM)Şehvetle heyecanlı, tahrik olmuş, kargaşalı, doğumdan on yedinci yıla kadar olan dönem, gençlik, genç adam, erkek çocuk.4 ayet · beklenen 0.2 · z=8.47
- و ه ب(WHB)vermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.5 ayet · beklenen 0.3 · z=7.99
- ر ح م(RḪM)merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.20 ayet · beklenen 4.9 · z=7.03
- و ل د(WLD̃)doğurmak, dünyaya getirmek9 ayet · beklenen 1.3 · z=7.00
- ف ر د(FRD̃)Yalnız olmak, ayrılmış olmak, tek olmak, tek başına, basit, bileşik olmayan, ayrılmak, izole etmek, sadece bir şeyle meşgul olmak, kendini dünyadan soyutlamak, arkadaşsız/çocuksuz.2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.91
- ش ق و(ŞGW)Mutsuz olmak, bedbaht olmak, sıkıntı çekmek, eşkıyalık yapmak, haydutluk yapmak, kötü yola düşmek, zorbalık yapmak, sefil olmak, sefalete düşmek3 ayet · beklenen 0.2 · z=6.53
- ع ق ر(AGR)Kesmek, yaralamak, katletmek, topallık vermek, sonuç vermemek, kısır olmak (örn: rahim)2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.33