Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فردا formunun kendisi aranıyor.
وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا
ve neriṧuhu mā yeḳūlu ve ye'tīnā ferden
Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.
وَكُلُّهُمْ اٰتِيهِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَرْدًا
ve kulluhum ātīhi yevme l-ḳiyāmeti ferden
Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.
وَزَكَرِيَّا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ
ve zekeriyyā iƶ nādā rabbehu rabbi lā teƶernī ferden ve ente ḣayru l-vāriṧīne
Zekeriya'yı da hatırla. Hani o, Rabbine, "Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın" diye dua etmişti.