(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْاَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّا اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَدًا

tekādu s-semāvātu yetefeTTarne minhu ve tenşeḳḳu l-erDu ve teḣirru l-cibālu hedden / en deǎv li r-raHmāni veleden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1تَكَادُtekāduك و دneredeyse, az daha (?)neredeyse
2السَّمٰوَاتُs-semāvātuس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökler
3يَتَفَطَّرْنَyetefeTTarneف ط رHiçbir şeyden yaratmak, ayırmak/bölmek/çatlamak/kırmak, parçalara ayrılmak, ikiye ayırmak, yaratmaya başlamak. Fıtrat - bir çocuğun yaratıldığı doğal yatkınlık veya yapı. Allah'ı bilme yetisi ve hak dini kabul etme kabiliyeti, din. Fatır - yaratıcı, Allah'ın isimlerinden biri. Fütur - çatlak/kusur. Münfatır - yarılmış olan, ikiye ayrılmış olan, parçalanmış olan.çatlayacak
4مِنْهُminhuondan dolayı
5وَتَنْشَقُّve tenşeḳḳuش ق قgeçmek, yol açmak, geçit açmak, bölmek, yarmak, kesmek, ayırmak, parçalamakve yarılacak
6الْاَرْضُl-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer
7وَتَخِرُّve teḣirruخ ر رSuyun mırıldanması/uğuldaması veya şırıldaması, ses çıkaracak şekilde akmak [mırıldama veya benzer bir ses çıkararak akmak/damlamak], akıtılmak [TA], rüzgarın hışırdama sesi çıkarması, horlamak veya nefes alırken ses çıkarmak, ses çıkararak düşmek veya yere düşmek [bazen tamamen düşme anlamında kullanılır], bir yere veya kişiye aniden veya habersizce gelmek, gevşek veya sarkık olmak, bir yerden başka bir yere geçmek veya uzaklaşmak.ve dağılacak
8الْجِبَالُl-cibāluج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakdağlar
9هَدًّاheddenه د دKırmak, parçalamak, devirmek, yıkılmak, parçalanmak, yıkmak, parçalara ayrılarak düşmekgöçerek/yıkılarak/çökerek
1اَنْen
2دَعَوْاdeǎvد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekiddia etmelerinden
3لِلرَّحْمٰنِli r-raHmāniر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.Rahman için
4وَلَدًاveledenو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekçocuk

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öylesine bir söz ki neredeyse gökler parçalanacak ve yer yarılacak ve dağlar dağılıp çökecek.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öylesine bir söz ki neredeyse gökler parçalanacak ve yer yarılacak ve dağlar dağılıp çökecek.

Adem Uğur

Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir!

Ahmed Hulusi

Bu yüzden neredeyse semalar çatlayacak, arz yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecek!

Ahmet Tekin

Bu yakışıksız sözün dehşetinden az kalsın gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar gümbürdeyerek parçalanıp devrilecekti.

Ahmet Varol

Bundan dolayı neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp çökecek.

Ali Bulaç

Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.

Ali Fikri Yavuz

Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlıyacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp yere düşecek.

Ali Rıza Safa

Gökler neredeyse çatlayacak, yeryüzü yarılacak, dağlar yıkılıp çökecek.

Bayraktar Bayraklı

- Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.

Bekir Sadak

(90-91) Rahman'a cocuk isnat etmelerinden oturu neredeyse gokler paralanacak, yer yarilacak, daglar gocecekti.

Celal Yıldırım

(90-91) Neredeyse Rahmân'a çocuk isnad etmelerinden dolayı gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp çökecek.

Diyanet İşleri

(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

Diyanet İşleri (eski)

(90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar göçecekti.

Diyanet Vakfi

Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Az daha o yüzden gökler çatlayacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Az daha ondan Gökler çatlıyacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek

Erhan Aktaş

Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile devrilecekti.

Fizilal-il Kuran

Bu iddia karşısında nerede ise gökler paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar gürültü ile göçerek yerle bir olacak.

Gültekin Onan

Neredeyse bundan dolayı, gökler yarılacak (yetefattarne), yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.

Hamdi Döndüren

O sözün (çirkinliğinden) neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacak!

Hasan Basri Çantay

(90-91) Onlar O çok esirgeyici (Allaha) bir evlad iddia etdiler diye, bu (sözden) dolayı nerdeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıb çökecekdir.

Hasib Asutay

Nerede ise ondan gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecektir.

Hayrat Neşriyat

Bundan dolayı nerede ise (bir gazab-ı İlâhî olarak) gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılarak çökecektir!

İbni Kesir

Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar göçecekti;

Mehmet Okuyan

Rahmân’a çocuk yakıştırmaları nedeniyle neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecekti!

Muhammed Esed

Öyle ki bu iddianın dehşetinden neredeyse gök paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp gidecekti!

Mustafa İslamoğlu

bundan dolayı neredeyse gökler paramparça olacak, yer yarılacak ve dağlar toz duman olacak!

Ömer Nasuhi Bilmen

Az daha ondan dolayı gökler çatlayacak ve yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecekti.

Ömer Öngüt

Bu sözden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıp çökecekti.

Suat Yıldırım

(90-91) Rahman’a çocuk isnad etmelerinden ötürü, nerdeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecekti!

Süleyman Ateş

Neredeyse o(sözün dehşeti)nden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp dağılacaktır!.

Süleymaniye Vakfı

Bundan dolayı neredeyse gökler yarılacak, yer parçalanacak ve dağlar yerle bir olacak.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bundan dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar çökecekti.

Şaban Piriş

Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.

Tefhim-ul Kuran

Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.

Ümit Şimşek

Neredeyse gökler çatlayacaktı bu söz yüzünden; yer yarılacak, dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı:

Yaşar Nuri Öztürk

Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bundan az qaldı göylər parçalansın, yer yarılsın və dağlar yerindən qopub uçsun –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Buna görə az qaldı ki, göylər parçalansın, yer yarılsın və dağlar yerindən qopub uçsun!-

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Fast würden die Himmel darüber zerspringen, die Erde sich spalten und die Berge niederstürzen,

Almanca — Der Edle Quran

Beinahe brechen davon die Himmel auseinander, und (beinahe) spaltet sich die Erde, und (beinahe) stürzen die Berge in Trümmern zusammen,

Almanca — M. A. Rassoul

Beinahe werden die Himmel zerreißen und die Erde auseinanderbersten und beinahe werden die Berge in Trümmern zusammenstürzen

Almanca — Muhammad Zaidan

Beinahe würden davon die Himmel nach und nach aufreißen, die Erde sich spalten und die Felsengebirge in Trümmer auseinanderfallen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A notion indeed shocking. Its impact makes the heavens tremble and almost tear apart asunder and the earth quakes and almost parts asunder and the mountains quiver and almost crumble:

Abdul Haleem

it almost causes the heavens to be torn apart, the earth to split asunder, the mountains to crumble to pieces,

Abdullah Yusuf Ali

At it the skies are ready to burst, the earth to split asunder, and the mountains to fall down in utter ruin,

Abul A'la Maududi

It is such a monstrosity that heavens might well-nigh burst forth at it, the earth might be cleaved, and the mountains fall

Aisha Bewley

The heavens are all but rent apart and the earth split open and the mountains brought crashing down,

Al-Hilali & Khan

Whereby the heavens are almost torn, and the earth is split asunder, and the mountains fall in ruins,

Ali Quli Qarai

The heavens are about to be rent apart at it, the earth to split open, and the mountains to collapse into bits,

Amatul Rahman Omar

`The heavens are about to burst on account of that, and the earth about to split asunder, and the mountains to fall down in pieces.

Arthur John Arberry

The heavens are wellnigh rent of it and the earth split asunder, and the mountains wellnigh fall down crashing for

Bijan Moeinian

The heavens would like to crack, the earth would like to split asunder….

E. Henry Palmer

The heavens well-nigh burst asunder thereat, and the earth is riven, and the mountains fall down broken,

Edip-Layth

The heavens are about to shatter from it, and the earth crack open, and the mountains fall and crumble.

George Sale

It wanteth little but that on occasion thereof the heavens be rent, and the earth cleave in sunder, and the mountains be overthrown and fall,

Hamid S. Aziz

Assuredly, you have brought a monstrous thing!

Mahmoud Ghali

The heavens are almost about to be rent asunder thereof, and the earth cloven and the mountains to collapse, razed (completely),

Marmaduke Pickthall

Whereby almost the heavens are torn, and the earth is split asunder and the mountains fall in ruins,

Mohamed Ahmed - Samira

Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,

Muhammad Asad

whereat the heavens might well-nigh be rent into fragments, and the earth be split asunder, and the mountains fall down in ruins!

Mustafa Khattab

by which the heavens are about to burst, the earth to split apart, and the mountains to crumble to pieces

Progressive Muslims

The heavens are about to shatter from it, and the Earth crack open, and the mountains fall and crumble.

Sahih International

The heavens almost rupture therefrom and the earth splits open and the mountains collapse in devastation

Sam Gerrans

The heavens are nigh rent therefrom, and the earth split open, and the mountains fallen in destruction

Shabbir Ahmed

Whereby almost the heavens are torn, and the earth is split asunder, and the mountains fall in ruins!

Syed Vickar Ahamed

As if the skies are ready to burst (open), the earth to split apart, and the mountains to fall down in total ruin,

Taqi Usmani

that the heavens are well-nigh to explode at it, and the earth to burst apart, and the mountains to fall down crumbling,

The Monotheist Group

The heavens are about to shatter from it, and the earth crack open, and the mountains fall and crumble.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Peu sʹen faut que les cieux ne sʹentrouvrent à ces mots, que la terre ne se fende et que les montagnes ne sʹécroulent,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Asîman dikin biderizin, erd dike biqelişe û çiya dikin biherifin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Bijna zou de hemel ervan barsten, de aarde opensplijten en het gebergte ineenstorten,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er is slechts weinig toe noodig, opdat de hemelen bij deze woorden verscheurd worden, en de aarde in tweeën gespleten worde en de bergen nedervallen.

Hollandaca — Siregar

De hemelen staan daardoor op het punt om open te barsten en de aarde om open te splijten en de bergen om uiteen te vallen!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Готовы небеса разрушиться от этого, и земля расколоться, горы пасть прахом [рассыпаться]

Rusça — Osmanov

От этого небо готово расколоться, земля - разверзнуться и горы - рассыпаться во прах -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

något som skulle kunna spränga himlarna i stycken och få jorden att rämna och bergen att störta i djupet!