(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."

وَمَا نَتَنَزَّلُ اِلَّا بِاَمْرِ رَبِّكَ لَهُ مَا بَيْنَ اَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا

ve mā netenezzelu illā bi emri rabbike lehu mā beyne eydīnā ve mā ḣalfenā ve mā beyne ƶālike ve mā kāne rabbuke nesiyyen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2نَتَنَزَّلُnetenezzeluن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.biz inmeyiz
3اِلَّاillādışında
4بِاَمْرِbi emriا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemri
5رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
6لَهُlehuO'na aittir
7مَاolan herşey
8بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
9اَيْدِينَاeydīnāي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitönümüzde
10وَمَاve māve olan
11خَلْفَنَاḣalfenāخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekarkamızda
12وَمَاve māve olan
13بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasında
14ذٰلِكَƶālikebunlar
15وَمَاve māasla değildir
16كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
17رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
18نَسِيًّاnesiyyenن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakunutkan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz melekler, ancak Rabbinin emriyle inebiliriz; onundur ne varsa ilerimizde ve ne varsa gerimizde ve ne varsa ikisi arasında ve Rabbin, hiçbir şeyi unutmaz.

Adem Uğur

Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.

Ahmed Hulusi

Biz sadece Rabbinin hükmüyle tenezzül ederiz (boyutsal geçiş)! Bilgimiz dahilinde olan ve olmayan ve bunların ötesindeki her şey O'na aittir! Rabbin için unutma kavramı geçersizdir!

Ahmet Tekin

Melekler: 'Biz ancak Rabbinin planı dahilinde inebiliriz. Önümüzdeki ve ardımızdaki, geçmişteki ve gelecekteki, bunların arasındaki her şey O’nundur. Senin Rabbin seni unutmuş değildir.' derler.

Ahmet Varol

'Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında ne varsa O'nundur. Senin Rabbin asla unutkan değildir.' [5]

Ali Bulaç

Biz (elçiler) ancak Rabbiniz emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.

Ali Fikri Yavuz

(Cenab-ı Hak’dan vahy getirmekte olan Cebrâil aleyhisselâmın bir aralık gecikmesinden endişelenen Rasûlüllah Efendimize, Cebraîl şöyle hitap etmiştir): “Biz, senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O’nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir.” (*) Dikkat!... secde âyetidir.

Ali Rıza Safa

"Efendinin buyruğu olmadıkça inmeyiz. Önümüzde, arkamızda ve bunların arasında olan her şey, O'nun malıdır. Ve Efendin, unutmuş değildir!"

Bayraktar Bayraklı

Melekler dediler ki: "Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir."

Bekir Sadak

Cebrail: «Biz ancak Rabbinin buyrugu ile ineriz, gecmisimizi gelecegimizi ve ikisinin arasindakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan degildir.»

Celal Yıldırım

Biz görevli melekler ancak Rabbın buyruğuyla ineriz. Önünüzde, arkanızda ve bunun arasındaki her şey O'nundur. Senin Rabbin unutkan değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Melek dedi ki:) “Biz ancak rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir. Senin rabbin unutkan değildir.”

Diyanet İşleri

(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."

Diyanet İşleri (eski)

Cebrail: 'Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan değildir.'

Diyanet Vakfi

Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) «Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de biz (Rabbinin elçileri) Rabbinin emri olmadıkça inemeyiz. Önümüzdeki, ardımızdaki ve bunlar arasındakiler hep O'nundur; Rabbin seni unutmuş da değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de rabbının emri olmayınca biz (rabbının Resulleri) inemeyiz, önümüzdeki ardımızdaki ve bunun arasındaki hep onundur ve rabbın seni unutmuş değildir

Erhan Aktaş

Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.

Fizilal-il Kuran

Cebrail, Muhammed'e dedi ki; «Biz ancak Rabbinin izni ile yere ineriz. Geleceğimiz, geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O'nun tasarrufu altındadır. Senin Rabbin hiçbir şeyi unutmaz

Gültekin Onan

Biz (elçiler) ancak rabbinin buyruğuyla ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin rabbin kesinlikle unutkan değildir.

Hamdi Döndüren

Biz (melekler), senin Rabbinin buyruğu olmadıkça inmeyiz. Çünkü, önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olanlar O’nundur. Senin Rabbin unutkan değildir.

Hasan Basri Çantay

Biz (elçiler) senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzde, ardımızda ve ikisinin arasında ne varsa Onundur. Senin Rabbin unutgan değildir.

Hasib Asutay

Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey, O'na aittir. Rabbin asla unutkan değildir. (18) (18. Bu âyet, vahiy birkaç gün gecikip Peygamber Efendimiz, Cebrail (a.s.)'a 'Mani nedir ki, bizi eskisinden daha fazla ziyaret etmiyorsun' dediği vakit indi.)

Hayrat Neşriyat

(Cebrâîl dedi ki:) '(Vahyin te’hîrinden dolayı üzülme, çünki biz) ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında ne varsa, O’na âiddir. Ve Rabbin(seni aslâ) unutucu değildir.'

İbni Kesir

Biz, ancak Rabbının emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bu ikisi arasındaki her şey, O'nundur. Ve Rabbın unutkan değildir.

Mehmet Okuyan

(Melekler) “Biz sadece Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunun arasında olan her şey yalnızca O’na (Allah’a) aittir. Rabbin unutkan değildir.” (demişlerdi).

Muhammed Esed

Ve (Melekler): "Biz ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz" derler, "gözümüzün önünde olan, bizden gizli tutulan ve bu ikisi arasında bulunan her şey O'na aittir. Ve Rabbin asla (hiçbir şeyi) unutmaz.

Mustafa İslamoğlu

Ve (melekler der ki): "Biz yalnızca Rabbinin emriyle ineriz: Hem bize açık olup bilebildiğimiz ya da bu iki durum arasında bulunan her şeyin sahibi O'dur: ve senin Rabbin asla unutacak değildir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve (Cibril-i Emîn demiştir ki:) «Biz inemeyiz, ancak Rabbin emri ile ineriz. Ve önümüzde ve ardımızda ve bunların arasında ne varsa (hepsi) O'nun içindir ve Rabbin unutkan değildir.»

Ömer Öngüt

(Cebrail dedi ki): “Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunların arasında bulunan her şey O'nundur. Senin Rabbin aslâ unutkan değildir. ”

Suat Yıldırım

Rabbinin emri olmadıkça biz (meleklerden olan elçiler) inmeyiz. Önümüzde ve arkamızdaki bütün geçmiş ve gelecek şeyler ve bunların arasındakiler hep O’na aittir. Senin Rabbin, hiçbir şeyi unutmaz.

Süleyman Ateş

Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan herşey O'na aittir. Rabbin, asla unutkan değildir.

Süleymaniye Vakfı

(Melekler der ki:) "Biz Rabbinin emri olmadan inmeyiz. İlerisinde yapacağımız, eskiden yaptığımız ve ikisinin arasında yaptıklarımızın hepsi onun (emrini yerine getirmek) içindir. Rabbin unutkan değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz, Rabbinin emri olmadan inmeyiz. Önümüzde, arkamızda ve ikisinin arasında ne varsa hepsi O'nundur. Senin Rabbin unutkan değildir.

Şaban Piriş

Biz, ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O'na aittir. Rabbin unutmuş değildir.

Tefhim-ul Kuran

Biz (elçiler,) ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.

Ümit Şimşek

Biz ancak Rabbimizin emriyle ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve bu ikisi arasındaki herşey Ona aittir. Ve Rabbin hiçbir şeyi unutmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki herşey O'nundur. Rabbin asla unutkan değildir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mələklər dedi: “Biz dünyaya ancaq sənin Rəbbinin əmri ilə enirik. Önümüzdə, arxamızda və onların arasında nə varsa, Ona məxsusdur. Rəbbin unudan deyildir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Cəbrailin bir müddət yanına gəlməməsindən xiffət çəkən Peyğəmbərə Allaha yaxın olan bu əzəmətli mələk belə demişdi:) ″Biz (dünyaya) yalnız sənin Rəbbinin əmri ilə enirik. Önümüzdə, arxamızda və onların arasında nə varsa ancaq Ona məxsusdur. (Keçmişə, indiyə və gələcəyə aid işlər, dünya yaranandan qiyamət gününə qədər baş verəcək hər bir şey məhz Allahın iradəsinə tabedir). Rəbbin (Öz bəndələrini) unudan deyildir″. (Cəbrail Qurʼanı Muhəmməd peyğəmbərə öyrətməyə təhkim olunsa da, Allahın əmri olmadan yerə enib heç bir ayə gətirə bilməz. Onun yer üzünə nə vaxt enməsi, hansı ayəni gətirməsi məhz Allahın buyuruğu ilədir. Allaha isə insandan fərqli olaraq unutmaq xüsusiyyəti yaddır. O, heç zaman bəndələrini unutmaz. İstədiyin bu və ya digər ayənin, vəhyin sənə dərhal nazil olmaması Rəbbindən başqa heç kəsin bilmədiyi müəyyən bir hikməti-ilahi ilə bağlıdır. Ona görə də belə şeydən ötrü ürəyini qısma!)

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Dort werden sie (die Engel) sagen: ʺWir kommen nur mit Gottes Verfügung hernieder. Er allein weiß um unsere Zukunft und unsere Vergangenheit und was dazwischen liegt. Gott vergißt nichts.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

ʺWir (Engel) kommen nur auf den Befehl deines Herrn hernieder. Sein ist alles, was vor uns und was hinter uns und was dazwischen ist; und dein Herr ist nicht vergeßlich.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wir (die Engel) steigen nicht hinunter, es sei denn gemäß der Anweisung deines HERRN. Ihm gehört, was vor uns, was hinter uns und was dazwischen ist. Und dein HERR vergißt nie.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"We -The Angels- do not just come down as We please. We only come down at Allah's command, to Him belong all that is before us and all that is behind us and all that is between, and never is Allah, your Creator, forgetful".

Abdul Haleem

[Gabriel said],‘We only descend [with revelation] at your Lord’s command––everything before us, everything behind us, everything in between, all belongs to Him––your Lord is never forgetful.

Abdullah Yusuf Ali

(The angels say:) "We descend not but by command of thy Lord: to Him belongeth what is before us and what is behind us, and what is between: and thy Lord never doth forget,-

Abul A'la Maududi

(The angels will say): "(O Muhammad!) We descend not except by the command of your Lord. To Him belongs all that is before us and all that is behind us, and all that is in between. Your Lord is not forgetful in the least.

Aisha Bewley

‘We only descend at your Lord's command. Everything in front of us, and everything behind us, and everything in between belongs to Him. Your Lord does not forget.’

Al-Hilali & Khan

And we (angels) descend not except by the Command of your Lord (O Muhammad صلى الله عليه وسلم). To Him belongs what is before us and what is behind us, and what is between those two; and your Lord is never forgetful -

Ali Quli Qarai

‘We do not descend except by the command of your Lord. To Him belongs whatever is before us and whatever is behind us and whatever is in between that, and your Lord is not forgetful.

Amatul Rahman Omar

And (the angels will say to them), `We (the angels) do not descend without the command of your Lord. To Him belongs all that is before us (- the future) and all that is behind us (-the past) and all that is in between that (-the present). Your Lord is never forgetful (and will not neglect you).

Arthur John Arberry

We come not down, save at the commandment of thy Lord. To Him belongs all that is before us, and all that is behind us, and all between that.

Bijan Moeinian

The angels of the Lord do not appear to you (Mohammad) except by the will of the Lord [and they will confess to you that: "Our past, our future, and everything between belongs to the Lord. Your Lord is never forgetful (and there was a wisdom behind a long silence during which you did not receive any Revelation.]

E. Henry Palmer

We do not descend save at the bidding of thy Lord; His is what is before us, and what is behind us, and what is between those; for thy Lord is never forgetful,-

Edip-Layth

"We are not sent except by the command of your Lord. To Him is our present and our future, and all that is in-between. Your Lord was never to forget."

George Sale

We descend not from heaven, unless by the command of thy Lord: Unto Him belongeth whatsoever is before us, and whatsoever is behind us, and whatsoever is in the intermediate space; neither is thy Lord forgetful of thee.

Hamid S. Aziz

Such is the Garden which We will give for an inheritance to those of our servants who are devout.

Mahmoud Ghali

And we (The Angles) do not keep coming down except at the Command of your Lord. To Him belongs whatever is before us, (Literally: between our hands) and whatever is behind us, and whatever is between that. And in no way is your Lord forgetful.

Marmaduke Pickthall

We (angels) come not down save by commandment of thy Lord. Unto Him belongeth all that is before us and all that is behind us and all that is between those two, and thy Lord was never forgetful -

Mohamed Ahmed - Samira

"We do not come down, " (will the angels say) "but only by your Lord's command. " To Him belongs whatever lies before us and behind us, and the space in between. Your Lord does not ever forget:

Muhammad Asad

AND [the angels say]: "We do not descend [with revelation], again and again, other than by thy Sustainer's command: unto Him belongs all that lies open before us and all that is hidden-from us and all that is in-between. And never does thy Sustainer forget [anything] –

Mustafa Khattab

"We only descend by the command of your Lord. To Him belongs whatever is before us, and whatever is behind us, and everything in between. And your Lord is never forgetful.

Progressive Muslims

"And we are not sent except by the command of your Lord. To Him is our present and our future, and all that is in-between. And your Lord was never to forget."

Sahih International

[Gabriel said], "And we [angels] descend not except by the order of your Lord. To Him belongs that before us and that behind us and what is in between. And never is your Lord forgetful -

Sam Gerrans

“And we come down only by command of thy Lord. Unto Him belongs what is before us, and what following us, and what is in-between; and never is thy Lord forgetful,

Shabbir Ahmed

And the angels say, "We, descend not but by the Command of your Lord. (Inspiration and optimism, motivation, courage, steadfastness, hope and good news are the angels of your Lord who support you when you walk aright). To Him belong our assignments of the past, present and future. Your Lord never does forget." (41:31)

Syed Vickar Ahamed

(The angels say:) "We do not come down except by command of your Lord: To Him belongs what is before us and what is behind us, and what is between: And your Lord is never forgetful—

Taqi Usmani

(Jibra’īl X said to the Holy Prophet) "We do not descend but with the command of your Lord. To Him belongs what is in front of us and what is behind us and what is in between; and your Lord is not the One who forgets.

The Monotheist Group

"And we are not sent except by the authority of your Lord. To Him are our present and our future, and all that is in-between. And your Lord was never to forget."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺNous ne descendons que sur ordre de ton Seigneur. A Lui tout ce qui est devant nous, tout ce qui est derrière nous et tout ce qui est entre les deux. Ton Seigneur nʹoublie rien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê ferman li Cebraîl kir ku bibêje:) Em bes bi fermana Xwedayê te û bi destûra wî têne xwarê. Çi tiştê li ber destê me û çi ya li dûv me û çi ya ku di navbera van de heye, tev ên Xwedê ne (û her tişt bi fermana wî ye). Xwedayê te qet ne jibîrker e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij laten ons alleen maar door de beschikking van jouw Heer neerzenden. Van Hem is wat vóór ons is en wat achter ons is en wat daartussen is. En jouw Heer is niet vergeetachtig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij dalen niet uit den hemel neder dan op het bevel van uwen Heer; aan hem behoort al wat voor of achter ons is en wat zich in de tusschenliggende ruimte bevindt. Uw Heer vergeet u nimmer.

Hollandaca — Siregar

Wij (Engelen) dalen slechts op bevel van jouw Heer neer. Aan Hem behoort alles wat voor ons is en wat achter ons is en wat ertussen is. En jouw Heer is niet vergeetachtig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (скажи, о Джибрил, Пророку): «Мы [ангелы] нисходим (с неба на землю) только по повелению Господа твоего. Ему [Аллаху] принадлежит то, что пред нами [все дела, которые будут в Вечной жизни] и что позади нас [те дела, которые уже миновали в этом мире] и что между этим [между этой жизнью и Вечной]. [Ему принадлежит повеление во все времена и везде.] И Господь твой (о, Пророк) не забывчив [ничего не забывает]!»

Rusça — Osmanov

[Джибрил сказал]: ʺМы нисходим [с откровением на землю] только по велению Господа твоего. Ему принадлежит и то, что перед нами, и то, что позади нас. А Господь твой не забывает [ни о чем].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(ÄNGLARNA säger:) ʺVi stiger inte ned annat än på din Herres befallning; det som vi kan uppfatta, det som är dolt för oss och allt det som är däremellan ligger i Hans (hand). Och din Herre glömmer ingenting -