Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.
وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ اِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ وَيُجَادِلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُوا اٰيَاتِي وَمَا اُنْذِرُوا هُزُوًا
ve mā nursilu l-murselīne illā mubeşşirīne ve munƶirīne ve yucādilu (e)lleƶīne keferū bi l-bāTili li yudHiDū bihi l-Haḳḳa ve tteḣaƶū āyātī ve mā unƶirū huzuven
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, peygamberleri ancak müjdeci, korkutucu olarak göndeririz. Kâfir olanlar, hakkı bâtılla gidermek için çalışırlar, çekişirler, âyetlerimizi ve kendilerine verilen korkulu haberleri alaya alırlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve biz, peygamberleri ancak müjdeci, korkutucu olarak göndeririz. Kâfir olanlar, hakkı bâtılla gidermek için çalışırlar, çekişirler, âyetlerimizi ve kendilerine verilen korkulu haberleri alaya alırlar.
Adem Uğur
Biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise, hakkı bâtıla dayanarak ortadan kaldırmak için bâtıl yolla mücadele verirler. Onlar âyetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya almışlardır.
Ahmed Hulusi
Biz Rasulleri sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak irsal ederiz. . . Hakikat bilgisini inkar edenler ise, asılsız, temelsiz fikirlerle Hakk'ı örtme mücadelesi veriyorlar! İşaretlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler (ciddiye alıp değerlendirmediler)!
Ahmet Tekin
Biz Rasulleri ancak rahmetimizin, merhametimizin, ihsanımızın ve sevgimizin müjdeleyicileri, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirir, göndeririz. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler ise, hakkı, Kur’ân’ın getirdiklerini bâtılla ortadan kaldırmak için bâtıl bir metot kullanarak mücadeleye devam ediyorlar. Onlar âyetlerimizi, Kur’ân’ı, ilkelerimizi ve uyarıldıkları konuları, tehdidi alay konusu haline getiriyorlar.
Ahmet Varol
Biz peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. İnkar edenler ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyi de alaya alıyorlar.
Ali Bulaç
Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında (başka bir amaçla) göndermeyiz. İnkar edenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını (azabı) alay konusu edindiler.
Ali Fikri Yavuz
Halbuki biz, peygamberleri ancak (iman edenleri cennetle) müjdeleyici ve (kâfirleri cehennem’le) korkutucu olmak üzere göndeririz. Küfredenler ise, hakkı (Kur’ân’ı), bâtıl ile kaydırıp gidermek için mücadele ediyorlar. Âyetlerimizi ve korkutuldukları azabı da eğlence yerine tuttular.
Ali Rıza Safa
Elçileri, yalnızca muştulayıcı ve uyarıcı olarak göndeririz. Oysa nankörlük edenler, gerçeği, gerçeğe aykırı olanla ortadan kaldırmak için uğraşırlar. Ayetlerimle ve uyarıldıkları şeylerle alay ederler.
Bayraktar Bayraklı
Biz peygamberleri, sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafir olanlar ise hakkı yerinden kaydırıp ortadan kaldırmak için batıl uğruna mücadele verirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan tehditleri de alay konusu edinirler.
Bekir Sadak
Biz peygamberleri ancak mujdeci ve uyarici olarak gondeririz. Oysa inkarcilar hakki batilla ortadan kaldirmak icin cekisirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapilan uyarmalari alaya alirlar.
Celal Yıldırım
Biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfredenler ise, hakkı bâtılla yerinden kaydırıp çürütmek için uğraşıp dururlar. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alay konusu edinirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise, bâtıla dayanarak hakkı ortadan kaldırmak için mücadele verirler. Onlar, âyetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya almışlardır.
Diyanet İşleri
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.
Diyanet İşleri (eski)
Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Oysa inkarcılar hakkı batılla ortadan kaldırmak için çekişirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarmaları alaya alırlar.
Diyanet Vakfi
Biz resulleri, sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise, hakkı bâtıla dayanarak ortadan kaldırmak için bâtıl yolla mücadele verirler. Onlar âyetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya almışlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Halbuki biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise hakkı, batılla ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Onlar, âyetlerimizi ve korkutuldukları azabı da alaya almışlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Halbuki, Biz gönderdiğimiz peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere göndeririz. Küfredenler ise, hakkı batılla kaydırmak için mücadele ediyorlar; ayetlerimizi ve kendilerine yapılan tehdidi alaya aldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Halbuki biz gönderdiğimiz Peygamberleri ancak mübeşşir ve münzir olmak üzere göndeririz, küfredenler ise hakkı batılla kaydırmak için mücadele ediyorlar ayetlerimizi ve kendilerine edilen inzarı eğlence yerine tuttular
Erhan Aktaş
Biz, Resulleri ancak haberdar ediciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafirler ise Hakk'ı Batıl ile ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Ve onlar, ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alıyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, resulleri ancak haberdar ediciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafirler ise Hakk'ı Batıl ile ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Ve onlar, ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alıyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, rasulleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Gerçeği yalanlayan nankörler ise Hakk'ı Batıl ile ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Ve onlar, ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alıyorlar.
Fizilal-il Kuran
Biz Peygamberleri sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Oysa kâfirler hakkı (gerçeği) batıl (eğri) karşısında yenik düşürmeye uğraşırlar. Onlar ayetlerimi ve kendilerine yönelik uyarılarımı alaya aldılar.
Gültekin Onan
Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında (başka bir amaçla) göndermeyiz. Küfredenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını (azabı) alay konusu edindiler.
Hamdi Döndüren
Oysa Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Ancak inkâr edenler, hakkı, batıla dayanarak ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Onlar âyetlerimi ve uyarıldıkları azabı da alaya almışlardır.
Hasan Basri Çantay
Biz, peygamberleri (mü'minlere) müjde verici, (kafirleri azabı ilahi ile) korkutucu kimseler (olmak) dan başka (bir sıfat) la göndermeyiz. Kafir olanlar ise hakkı baatıl ile yerinden kaydırmak için mücadele eder (ler), ayetlerimizi ve tehdid edildikleri (cehennemi) bir maskaralık edindiler onlar.
Hasib Asutay
Biz peygamberleri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkâr edenler ise, hakkı bâtıl ile gidermek için mücadele ediyorlar. (Onlar) âyetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alaya aldılar.
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (biz) peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve (aynı zamanda, Allah’ın azâbı ile) korkutucular olarak göndeririz. İnkâr edenler ise bâtıl (bir yol) ile mücâdele eder ki, hakkı onun vâsıtasıyla ortadan kaldırsınlar. Hem (onlar) âyetlerimi ve tehdîd edildikleri şeyleri alaya alırlar.
İbni Kesir
Biz, peygamberleri; sadece müjdeci ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfredenler ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.
Mehmet Okuyan
Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise gerçeği batılla (uydurma şeylerle) gidermek için (onun uğruna) mücadele ederler. Onlar ayetlerimle ve uyarıldıkları şeylerle (azapla) alay etmişlerdir.
Muhammed Esed
Fakat Biz, mesaj taşıyıcılarını yalnızca müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz; hakkı inkara şartlanmış olanlarsa (onlara karşı) asılsız iddialarla, güya hakkı çürütmek, hükümsüz kılmak için tartışır, mesajlarımızı ve uyarılarımızı alay konusu yaparlar.
Mustafa İslamoğlu
Oysa ki Biz elçilerimizi (azap getirsinler) diye değil, yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkarda direnenlerse, aslı faslı olmayan iddialarla hakikati geçersiz kılmanın kavgasını vererek ayetlerimizi ve uyarılarımızı alay konusu ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Biz peygamberleri göndermeyiz, ancak mübeşşirler, münzirler olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise bâtılâne mücadelede bulunurlar ki, onunla hakkı iptal etsinler ve onlar Bizim âyetlerimizi ve korkutulmuş oldukları şeyleri eğlence ittihaz ettiler (onlar ile istihzâda bulundular).
Ömer Öngüt
Biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kâfir olanlar ise; hakkı, bâtıla dayanarak ortadan kaldırmak için mücadele verirler. Onlar âyetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alırlar.
Suat Yıldırım
Halbuki Biz resulleri azap getirmeleri için değil, sadece iman edenleri Allah’ın rahmetiyle müjdelemeleri, inkâr edenleri ise bekleyen tehlikeleri haber verip uyarmaları için göndeririz. Kâfirler ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele verirler. Onlar bütün âyetlerimizi, bütün uyarmalarımızı hep alay konusu yaparlar.
Süleyman Ateş
Biz elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler, hakkı batılla gidermek için mücadele ediyorlar. (Onlar), ayetlerimle ve uyarıldıkları şeylerle alay ettiler.
Süleymaniye Vakfı
Biz elçileri sadece müjdeci ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafirlik edenler, hakkı /gerçekleri, batıl ile /uydurma şeylerle ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Onlar ayetlerimi ve kendilerine yapılan uyarıları hafife aldılar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz elçileri sırf müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Onları görmezlikten gelenler (kafirler), ayetlerimi ve yapılan uyarıları eğlenceye alır, uydurma şeylerle (batıl ile), o gerçeği (hakkı) ortadan kaldırmaya çalışırlar.
Şaban Piriş
Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Kafirler, batıl ile hakkı ortadan kaldırmak için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alay konusu yaparlar.
Tefhim-ul Kuran
Biz peygamberleri, müjde vericiler ve uyarıp korkutucular olmak dışında (başka bir amaçla) göndermemekteyiz. Küfre sapanlar ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele etmektedirler. Onlar benim ayetlerimi ve uyarılıp korkutuldukları (azabı) alay konusu edindiler.
Ümit Şimşek
Oysa Biz peygamberleri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Fakat inkâr edenler hakkı bâtıl ile gidermek için mücadele ederler; Benim âyetlerimi ve korkutuldukları azabı alaya alırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfre sapanlar ise batıla yapışarak onunla hakkı kaydırmak için uğraşıyorlar. Onlar, ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz elçiləri yalnız müjdə verənlər və xəbərdarlıq edənlər kimi göndəririk. Kafirlər isə batil dəlilləri ilə haqqı aradan qaldırmaq üçün mübahisə edirlər. Onlar Mənim ayələrimə və xəbərdar olunduqları şeylərə istehza edirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz peyğəmbərləri yalnız (möʼminlərə Cənnətlə) müjdə verənlər və (kafirləri cəhənnəm əzabı ilə) qorxudanlar (xəbərdar edənlər) olaraq göndərdik. Kafirlər isə batil (sözləri) ilə haqqı (Qurʼanı) yalana çıxartmaq məqsədilə (Peyğəmbərlə boş-boşuna) mübahisə aparırlar. Onlar Mənim ayələrimi və (Peyğəmbər vasitəsilə) qorxudulduqları əzabı məsxərəyə qoyurlar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir senden die Gesandten nur als Verkünder froher Botschaft oder als Warner. Die Ungläubigen streiten und greifen auf die Unwahrheit zurück, damit sie die Wahrheit widerlegen. Sie spotten über den Koran und die an sie gerichteten Warnungen.
Almanca — Der Edle Quran
Wir senden die Gesandten nur als Verkünder froher Botschaft und als Überbringer von Warnungen. Aber diejenigen, die ungläubig sind, streiten mit dem Falschen, um damit die Wahrheit zu widerlegen. Und sie machen sich über Meine Zeichen und das, womit sie gewarnt wurden, lustig.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir schickten die Gesandten ja nur als Bringer froher Botschaft und als Warner. Die aber, die ungläubig sind, streiten in Falschheit, um dadurch die Wahrheit zu widerlegen. Und sie verspotten Meine Zeichen und das, womit sie gewarnt werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR entsenden die Gesandten nur als Überbringer froher Botschaft und als Warner. Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, argumentieren mit dem für nichtig Erklärten, damit sie mit ihm das Wahre annullieren. Und sie nahmen meine Ayat und das, wovor sie gewarnt wurden, zum Spott.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We do not send the Messengers but to serve as spectacles and warnings, But the infidels try to seek everywhere vain proofs and groundless causes for which they are ready to contend to their life's end to refute the truth. They disdain indignantly to acknowledge My signs, My revelations and My warnings and laugh them to scorn.
Abdul Haleem
We only send messengers to bring good news and to deliver warning, yet the disbelievers seek to refute the truth with false arguments and make fun of My messages and warnings.
Abdullah Yusuf Ali
We only send the messengers to give Glad Tidings and to give warnings: But the unbelievers dispute with vain argument, in order therewith to weaken the truth, and they treat My Signs as a jest, as also the fact that they are warned!
Abul A'la Maududi
We raise Messengers only to give good news and to warn. But the unbelievers resort to falsehood in order to rebut the truth with it, and scoff at My revelations and My warnings.
Aisha Bewley
We only send the Messengers to bring good news and to give warning. Those who are kafir use fallacious arguments to deny the truth. They make a mockery of My Signs and also of the warning they were given.
Al-Hilali & Khan
And We send not the Messengers except as givers of glad tidings and warners. But those who disbelieve, dispute with false argument, in order to refute the truth thereby. And they treat My Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), and that with which they are warned, as a jest and mockery!
Ali Quli Qarai
We do not send the apostles except as bearers of good news and as warners, but those who are faithless dispute fallaciously to refute thereby the truth, having taken My signs and what they are warned of in derision.
Amatul Rahman Omar
And We send no Apostles but as Bearers of good tidings (to the obedient on the one hand) and as Warners (to the disobedient on the other). And those who disbelieve contend by means of falsehood that they may refute the truth thereby. And they scoff at My commandments and (the punishment) of which they had been warned.
Arthur John Arberry
And We send not the Envoys, but good tidings to bear, and warning. Yet do the unbelievers dispute with falsehood, that they may rebut thereby the truth. They have taken My signs, and what they are warned of, in mockery.
Bijan Moeinian
I sent the messengers to simply deliver the good news (about the existence of Paradise) and to warn the people (about the Hell. ) The disbelievers, in response have recourse to the most irrational arguments in order to reject the truth and to treat My Revelations as a joke.
E. Henry Palmer
We sent not prophets save as heralds of glad tidings and as warners; but those who misbelieve wrangle with vain speech to make void the truth therewith; and they take my signs and the warnings given them as a jest.
Edip-Layth
We do not send the messengers except as bearers of good news and warners. But those who reject will argue using falsehood to overshadow the truth with it. They took My signs and what they have been warned by as a joke!
George Sale
We send not our messengers, but to bear good tidings, and to denounce threats. Those who believe not, dispute with vain arguments, that they may thereby render the truth of no effect: And they hold my signs, and the admonitions which have been made them, in derision.
Hamid S. Aziz
Naught prevented men from believing when the guidance came to them, or from asking pardon of their Lord, except the coming on them of the judgment of the people of olden days, or the coming of the doom before their own eyes.
Mahmoud Ghali
And in no way do We send the Emissaries except as constant bearers of good tidings and constant warners; and the ones who have disbelieved dispute with untruth that they may rebut thereby the Truth. And they have taken to themselves My signs and what they are warned of in mockery.
Marmaduke Pickthall
We send not the messengers save as bearers of good news and warners. Those who disbelieve contend with falsehood in order to refute the Truth thereby. And they take Our revelations and that wherewith they are threatened as a jest.
Mohamed Ahmed - Samira
We never send apostles but to convey happy tidings, and to warn. But those who disbelieve contend with false arguments to nullify the truth. They make a mockery of My revelations and of what they had been warned.
Muhammad Asad
But We send [Our] message-bearers only as heralds of glad tidings and as warners - whereas those who are bent on denying the truth contend [against them] with fallacious arguments, so as to render void the truth thereby, and to make My messages and warnings a target of their mockery.
Mustafa Khattab
We do not send the messengers except as deliverers of good news and warners. But the disbelievers argue in falsehood, ˹hoping˺ to discredit the truth with it, and make a mockery of My revelations and warnings.
Progressive Muslims
And We do not send the messengers except as bearers of good news and warners. But those who reject will argue using falsehood to overshadow the truth with it. And they took My revelations and what they have been warned by as a joke!
Sahih International
And We send not the messengers except as bringers of good tidings and warners. And those who disbelieve dispute by [using] falsehood to [attempt to] invalidate thereby the truth and have taken My verses, and that of which they are warned, in ridicule.
Sam Gerrans
And We send the emissaries only as bearers of glad tidings and warners. And those who ignore warning contend in vanity to refute the truth thereby, and have taken My proofs and that whereof they are warned in mockery.
Shabbir Ahmed
But We send the Messengers only as heralds of glad tidings and as Warners. Whereas the rejecters contend with false arguments, trying to refute the Truth, and to make My Verses and warnings a target of their mockery.
Syed Vickar Ahamed
And We only send the messengers to give good news, and to give warnings: But the disbelievers dispute with useless argument, so as to weaken the truth with it, and treat My Signs as a joke, as also the fact that they are warned!
Taqi Usmani
We send the messengers only as bearers of good tidings and warnings, and those who disbelieve raise disputes on the basis of the false (arguments), so that they may nullify the truth with it; and they have taken My signs, and the warnings given to them, as mockery.
The Monotheist Group
And We do not send the messengers except as bearers of good news and warners. But those who reject will argue using falsehood to overshadow the truth with it. And they took My revelations and what they have been warned by for mockery!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous nʹenvoyons des messagers que pour annoncer la bonne nouvelle et avertir. Et ceux qui ont mécru disputent avec de faux arguments, afin dʹinfirmer la vérité et prennent en raillerie Mes versets (le Coran) ainsi que ce (châtiment) dont on les a avertis.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em pêxemberan bes wek mizgînber û hişyarker dişînin. Ew ên ku kafir bûne jî têdikoşin da ku heqiyê bi batilî ji holê rakin û wan ayetên me û ew ezabê ku ew pê hatibûn tirsandin, pêkenok girtin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij zenden de gezondenen slechts als verkondigers van goed nieuws en als waarschuwers. En zij die ongelovig zijn redetwisten met behulp van onzin om daarmee de waarheid te weerleggen. En zij hebben met Mijn tekenen en dat waarmee zij gewaarschuwd werden de spot gedreven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij zonden onze gezanten om goede tijdingen te brengen en te waarschuwen. Zij, die niet gelooven, twisten met ijdele bewijsgronden, om daardoor der waarheid hare uitwerking te ontnemen, en kiezen mijne teekenen en de waarschuwingen die hun werden gedaan, tot onderwerp hunner spotternijen.
Hollandaca — Siregar
En Wij zenden de Boodschappers slechts als verkondigers van goede tijdingen en waarschuwers. En degenen die ongelovig zijn twisten slechts op valse wijze om daarmee de Waarheid te vernietigen. En zij nemen Mijn Verzen en dat waarvoor gewaarschuwd werd, ter bespotting.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не посылаем Мы посланцев [посланников Аллаха], кроме как только вестниками (радующими верующих Раем) и увещевателями (предупреждающими упорствующих в неверии наказанием в Аду). И препираются ложью [спорят используя ложные доводы] те, которые стали неверующими, чтобы опровергнуть ею [при помощи лжи] истину. И принимают они [неверующие] Наши знамения [Книгу Аллаха и Его доводы им] и то, о чем их увещали [наказание, о котором их предупреждали], с насмешкой.
Rusça — Osmanov
Мы направляем посланников только в качестве вестников и увещевателей. Однако те, которые не уверовали, препираются во лжи, чтобы опровергнуть ею истину. А Наши знамения и увещевания они подвергают осмеянию.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi sänder Våra budbärare enbart som förkunnare av hoppets budskap och som varnare; men de som förnekar sanningen vill få till stånd diskussioner för att med tomma argument försöka vederlägga (den klara) sanningen. Och de vågar skämta om Mina budskap och varningar.