Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

وَاِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فِي الْبَحْرِ ضَلَّ مَنْ تَدْعُونَ اِلَّٓا اِيَّاهُ فَلَمَّا نَجّٰيكُمْ اِلَى الْبَرِّ اَعْرَضْتُمْ وَكَانَ الْاِنْسَانُ كَفُورًا

ve iƶā messekumu D-Durru fī l-baHri Delle men ted'ǔne illā iyyāhu fe lemmā neccākum ilā l-berri eǎ'raDtum ve kāne l-insānu kefūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2مَسَّكُمُmessekumuم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.size dokunduğu
3الضُّرُّD-Durruض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekbir sıkıntı
4فِي
5الْبَحْرِl-baHriب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgindenizde
6ضَلَّDelleض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.kaybolur
7مَنْmen
8تَدْعُونَted'ǔneد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekbütün yalvardıklarınız
9اِلَّٓاillābaşka
10اِيَّاهُiyyāhuO'ndan
11فَلَمَّاfe lemmāfakat (O)
12نَجّٰيكُمْneccākumن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.sizi kurtarıp çıkarınca
13اِلَىilā
14الْبَرِّl-berriب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmakkaraya
15اَعْرَضْتُمْeǎ'raDtumع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yine yüz çevirirsiniz
16وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvingerçekten
17الْاِنْسَانُl-insānuا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
18كَفُورًاkefūranك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretnankördür

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Denizde bir zarara uğradınız mı tapıp çağırdıklarınızın hepsi kaybolup gider, ancak o kalır. Sizi kurtarıp karaya çıkardı mı da yüz çevirirsiniz ve insan, pek nankördür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Denizde bir zarara uğradınız mı tapıp çağırdıklarınızın hepsi kaybolup gider, ancak o kalır. Sizi kurtarıp karaya çıkardı mı da yüz çevirirsiniz ve insan, pek nankördür.

Adem Uğur

Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.

Ahmed Hulusi

Denizde size sıkıntı dokunduğunda, O'ndan gayrı çağırdıklarınız kayboldu. . . Sizi kurtarıp karaya çıkardığında ise yüz çevirdiniz. . . İnsan çok nankördür!

Ahmet Tekin

Denizde başınıza bir felâket geldiğinde, O’ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, yine eski halinize dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür, azgın, inkârı alışkanlık haline getirmiş biridir.

Ahmet Varol

Size denizde bir darlık dokunduğunda O'ndan başka çağırdıklarınız (taptıklarınız) kaybolur. Ama sizi karaya (çıkarıp) kurtardığında yüz çevirirsiniz. Doğrusu insan pek nankördür.

Ali Bulaç

Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.

Ali Fikri Yavuz

Denizde boğulma korkusunun şiddeti, size geldiği zaman, Allah’dan başka taptığınız bütün putlar hatırınızdan, kaybolur; yalnız O’na dua edersiniz. Fakat Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca da (tevhîd dininden) yüz çevirirsiniz. İnsan, çok nankör bulunuyor.

Ali Rıza Safa

Denizde size bir zorluk dokunduğunda, O'ndan başka yakarışlarda bulunduklarınız, ortadan yitip gitmiştir. Sonra, sizi karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Çünkü insan, çok nankördür.

Bayraktar Bayraklı

Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınız ortadan kaybolur. Ama O sizi karaya çıkarıp kurtarınca da, yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Bekir Sadak

Denizde bir sikintiya dustugunuz zaman, Allah'tan baska yalvardiklariniz kaybolup gider, fakat O sizi karaya cikararak kurtarinca yuz cevirirsiniz. Zaten insan pek nankordur.

Celal Yıldırım

Denizde size bir sıkıntı dokunduğu zaman O'ndan başka taptıklarınız ortadan yok olur, derken O, sizi kurtarıp karaya ulaştırınca yüzçevirirsiniz. İnsan çok nankör bulunuyordun

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Denizde bir tehlikeyle yüzyüze geldiğinizde Allah’tan başka bütün yardıma çağırdıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında ise yüz çevirirsiniz. İnsan oğlu çok nankördür!

Diyanet İşleri

Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Diyanet İşleri (eski)

Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah'tan başka yalvardıklarınız kaybolup gider, fakat O sizi karaya çıkararak kurtarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan pek nankördür.

Diyanet Vakfi

Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Denizde başınıza bir felaket geldiği zaman, Allah'tan başka yalvardığınız bütün putlar kaybolur. Allah sizi tehlikeden kurtarıp karaya çıkarınca da yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Denizde başınıza bir bela geldiği zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolur; derken O, sizi kurtarıp karaya çıkarınca da yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Denizde size bir tazyık elverdiği vakıt ondan başka yalvardıklarınız gaib olur, derken o sizi kurtarıp karaya çıkarınca da yüzü çeviriverirsiniz. İnsan da çok nankör bulunuyor

Erhan Aktaş

Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Fizilal-il Kuran

Eğer denizde başınıza bir bela gelirse, Allah dışında imdada çağırdığınız ilahlar ortalıkta görünmez olur. Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca O'na sırt çevirirsiniz. İnsan gerçekten son derece nankördür.

Gültekin Onan

Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan (pek) kafirdir.

Hamdi Döndüren

Denizde iken başınız dara düştüğünde, Allah’tan başka dua ettikleriniz yok olup gider. Ama Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine yüz çevirirsiniz. Çünkü insan, gerçekten çok nankördür!

Hasan Basri Çantay

Denizde size bir sıkıntı değdiği zaman Ondan (Allahdan) başka (bütün) tapdığınız kişiler gaaib olur (gider. Yalınız Allahdan yardım istersiniz). Fakat O, sizi kurtarıb karaya çıkarınca yine yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Hasib Asutay

Denizde size bir sıkıntı dokunduğu zaman, ondan başka (bütün) yalvardıklarınız (hatırınızdan) kaybolur. O, sizi kurtarıp karaya çıkardığında (yine) yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Hayrat Neşriyat

Denizde size zarar (boğulma korkusu) dokunduğu vakit, O’ndan (Allah’dan)başka yalvarmakta olduklarınız (hatırınızdan) kaybolup gider. Fakat, sizi karaya(çıkarmakla) kurtarınca da (O’na itâatten) yüz çevirirsiniz. Zâten insan çok nankördür.

İbni Kesir

Denizde size bir sıkıntı dokununca; yalvardıklarınızın hepsi kaybolur. Ancak O, kalır. Ama O, sizi kurtarıp karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. Ve insan, zaten pek nankör olandır.

Mehmet Okuyan

Denizde size bir sıkıntı geldiğinde, O’ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Sizi kurtarıp karaya çıkardığında (eski hâlinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.

Muhammed Esed

Denizde bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman, O'ndan başka bütün o yalvarıp yakardığınız şeyler sizi yüzüstü bırakır; ama ne zamanki sizi sağ salim karaya çıkarır, hemen yüz çevirip (unutuverirsiniz O'nu); çünkü, insanoğlu gerçekten çok nankördür!

Mustafa İslamoğlu

İmdi, siz denizde bir tehlikeyle karşılaştığınızda, yalvarıp yakardığınız herkes sizi yüzüstü bırakır da O bırakmaz; fakat O sizi kurtarıp karaya çıkardığı zaman (bu kez de) siz yüz çevirirsiniz: zira insanoğlu pek nankördür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve size denizde bir şiddet isabet ettiği zaman, ondan başka ibadet eder olduklarınız kaybolurlar. Sonra sizi kurtarıp karaya çıkarınca da yüzçevirirsiniz. İnsan çok nankör olmuştur.

Ömer Öngüt

Denizde başınıza bir musibet (boğulma tehlikesi) geldiği zaman, Allah'tan başka bütün yalvardıklarınız kaybolur gider. Fakat O, sizi kurtarıp karaya çıkarınca, yine yüz çevirirsiniz. Gerçekten insan çok nankördür.

Suat Yıldırım

Denizde musîbete mâruz kaldığınızda Allah’tan başka yalvardığınız bütün putlar ortada görünmez olur. Ama O sizi kurtarıp selâmetle karaya çıkarınca, Ona arkanızı dönersiniz. İşte öyle nankördür bu insanoğlu!

Süleyman Ateş

Denizde size bir sıkıntı (boğulma korkusu) dokunduğu zaman O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolur (artık o zaman, Allah'tan başka kimseden yardım istemezsiniz. Çünkü O'ndan başka sizi kurtaracak kimse yoktur). Fakat (O) sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine (Allah'ı bir tanımaktan) yüz çevirirsiniz. Gerçekten insan nankördür.

Süleymaniye Vakfı

Denizde başınıza bir sıkıntı geldiği zaman yardıma çağırdıklarınızın hepsi (zihninizden) kaybolup gider, sadece Allah kalır; ama Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca da yüz çevirirsiniz! İnsan çok nankördür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Denizde başınız dara girse, Allah'ın dışında yardıma çağırdığınız kimselerin işe yaramadığı ortaya çıkar. O sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Şaban Piriş

-Denizde başınıza bir felaket gelse O'ndan başka dua ettikleriniz kaybolur. Fakat sizi kurtarıp, karaya çıkarınca hemen yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Tefhim-ul Kuran

Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.

Ümit Şimşek

Denizde başınıza bir sıkıntı geldiğinde, Ondan başka dua ettikleriniz kaybolur gider. Sizi sağ salim karaya çıkardığımızda ise yüz çevirirsiniz. İnsan öylesine nankördür.

Yaşar Nuri Öztürk

Denizde size bir zorluk dokunduğunda, O'nun dışındaki tüm yalvardıklarınız ortadan kaybolur. Fakat O, sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizə dənizdə bir fəlakət üz verdiyi zaman Ondan başqa tapındıqlarınız sizdən uzaqlaşar. O sizi xilas edib quruya çıxartdıqda isə üz döndərirsiniz. Həqiqətən, insan nankordur!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizə dənizdə bir çətinlik (batmaq təhlükəsi) üz verdiyi zaman (Allahdan) qeyri ibadət etdiyiniz bütlər qeyb olar. Lakin O sizi xilas edib quruya çıxartdıqda (itaətindən) üz döndərirsiniz. İnsan nankordur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn euch Unheil auf dem Meer zustößt, fallen euch eure Götzen nicht ein: nur Gottes gedenkt ihr dann. Wenn Er euch rettet und ans Land führt, wendet ihr euch wieder von Ihm ab. Der Mensch verkennt Gottes Gnade.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn euch auf dem Meer ein Unheil widerfährt, entschwinden (euch) diejenigen, die ihr außer Ihm anruft. Aber nachdem Er euch ans (Fest)land errettet hat, wendet ihr euch (von Ihm) ab; der Mensch ist eben sehr undankbar.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn euch auf dem Meer ein Unheil trifft: verloren sind jene die ihr an Seiner Statt anruft. Hat Er euch aber ans Land gerettet, dann kehrt ihr euch (von Ihm) ab; denn der Mensch ist undankbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn euch der Schaden auf dem Meer trifft, gehen die verloren, an die ihr Bittgebete gerichtet habt, außer Ihm. Und nachdem ER euch an das Land errettet hat, wendet ihr euch ab. Der Mensch ist ein äußerst Kufr-Betreibender .

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when you are befallen with a misfortune or with a distressful condition at sea, there vanish into thin air those whom you invoke besides Him. And when He delivers you safe ashore you turn away from Him! It is a pity that man has always been inclined to display no gratitude.

Abdul Haleem

When you get into distress at sea, those you pray to besides Him desert you, but when He brings you back safe to land you turn away: man is ever ungrateful.

Abdullah Yusuf Ali

When distress seizes you at sea, those that ye call upon - besides Himself - leave you in the lurch! but when He brings you back safe to land, ye turn away (from Him). Most ungrateful is man!

Abul A'la Maududi

When a calamity befalls you on the sea, all those whom you invoke forsake you except Him. But when He delivers you safely to the shore you turn away from Him, for man is indeed most thankless.

Aisha Bewley

When harm occurs to you at sea, those you call on vanish – except for Him alone! But when He delivers you to dry land, you turn away. Man truly is ungrateful.

Al-Hilali & Khan

And when harm touches you upon the sea, those that you call upon vanish from you except Him (Allâh Alone). But when He brings you safe to land, you turn away (from Him). And man is ever ungrateful[1].

Ali Quli Qarai

And when distress befalls you at sea, those whom you invoke besides Him are forsaken. But when He delivers you to land, you are disregardful [of Him]. And man is very ungrateful.

Amatul Rahman Omar

And when you encounter some distress on the sea, (at that time all) those (gods) whom you call upon are lost (to you), but not He. Yet when He brings you safe to the land, you turn away (from Him). Of course, such a person is very ungrateful.

Arthur John Arberry

And when affliction visits you upon the sea, then there go astray those on whom you call except Him; and when He delivers you to land, you turn away; man is ever unthankful.

Bijan Moeinian

And when you encounter a danger upon the see, you forget about all those whom you worship and turn sincerely to the Lord. But when He brings you safely to land, you forget Him. How ungrateful is man.

E. Henry Palmer

And when distress touches you in the sea, those whom ye call on, except Him, stray away from you; but when He has brought you safe to shore, ye turn away; for man is ever ungrateful.

Edip-Layth

When harm should afflict you at sea, then all those whom you called on besides Him suddenly vanish from you except for Him. So when He saves you to dry land, you turn away. The people are ever ungrateful.

George Sale

When a misfortune befalleth you at sea, the false deities whom ye invoke are forgotten by you, except Him alone: Yet when He bringeth you safe to dry land, ye retire afar off from Him, and return to your idols; for man is ungrateful.

Hamid S. Aziz

And when distress touches you in the sea, all those whom you call on fail you, except Him, but when He has brought you safe to shore, you turn away; for man is ever ungrateful.

Mahmoud Ghali

And when adversity touches you in the sea, the ones whom you invoke err away (from you) except Him (only); then as soon as He safely delivers you to land, you veer away. And man has been constantly disbelieving (i.e., ever-thankless)

Marmaduke Pickthall

And when harm toucheth you upon the sea, all unto whom ye cry (for succour) fail save Him (alone), but when He bringeth you safe to land, ye turn away, for man was ever thankless.

Mohamed Ahmed - Samira

When a calamity befalls you on the sea, all those you invoke fail you except Him. But when He brings you safely to the shore, you turn away, for man is most ungrateful.

Muhammad Asad

And whenever danger befalls you at sea, all those (powers] that you are wont to invoke forsake you, [and nothing remains for you] save Him: but as soon as He has brought you safe ashore, you turn aside [and forget Him]-for, indeed, bereft of all gratitude is man!

Mustafa Khattab

When you are touched with hardship at sea, you ˹totally˺ forget all ˹the gods˺ you ˹normally˺ invoke, except Him. But when He delivers you ˹safely˺ to shore, you turn away. Humankind is ever ungrateful.

Progressive Muslims

And if harm should afflict you at sea, then all those whom you called on besides Him suddenly vanish from you except for Him. So when He saves you to dry land, you turn away. Mankind is ever ungrateful.

Sahih International

And when adversity touches you at sea, lost are [all] those you invoke except for Him. But when He delivers you to the land, you turn away [from Him]. And ever is man ungrateful.

Sam Gerrans

But when affliction touches you upon the sea, strayed have those to whom you call save He. Then when He delivers you to the land, you turn away; and man is ungrateful.

Shabbir Ahmed

(You hardly think that His Laws are changeless and, therefore, trustworthy. ) When harm touches you on the sea, those you call upon besides Him, leave you in the lurch! (You try to save the ship according to Our Laws and forget superstitions). But when He brings you safely ashore, you turn aside and forget Him. The fact is, that the unguided human is ever ungrateful.

Syed Vickar Ahamed

And when suffering (or distress) gets you at sea, those that you call upon— other than Himself— Leave you in a difficult position! But when He safely brings you back to land, you turn away (from Him). And man is most ungrateful!

Taqi Usmani

you face a hardship at sea, vanished are those whom you used to invoke, except Him (Allah). Then, once He brings you safe to the land, you turn away (from Him); man is so ungrateful.

The Monotheist Group

And if harm should afflict you at sea, then all those whom you called on besides Him suddenly vanish from you except for Him. So when He saves you to dry land, you turn away. Man is ever rejecting.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand le mal vous touche en mer, ceux que vous invoquiez en dehors de Lui se perdent. Puis, quand Il vous sauve et vous ramène à terre, vous vous détournez. Lʹhomme reste très ingrat!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema di behrê de karesatek bê serê we, ew ên ku hûn li ber wan digerin –ji bilî Xwedê- ew tev li ber we winda dibin. Vêca çaxê Xwedê bi bal bejahiyê ve hûn reha kirin, we pişta xwe dayê (û bi bal şirkê ve çûn). Jixwe însan (bi sirûşta xwe di biwara qenciyan de pir) nankor e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer jullie op zee tegenspoed treft dan zijn zij hen die zij aanroepen kwijt, behalve Hem. Maar wanneer Hij jullie dan gered en aan land gebracht heeft, wenden jullie je af; de mens is ondankbaar.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als u een ongeval op zee overkomt, worden de valsche godheden, welke gij aanroept, door u vergeten, behalve hij zelf, maar wanneer hij u redt en op het droge brengt, wendt gij u van hem af, en keert tot uwe afgoden terug; want de mensch is ondankbaar.

Hollandaca — Siregar

En als de tegenspoed jullie op zee getroffen heefk verdwijnt degene die jullie aanroepen, behalve Hij. Toen Hij jullie naar het kad redde, wendden jullie je af Ende mens is ondenkbaar!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда коснется вас на море беда [становится близким погибель], (то) исчезают (из ваших умов) те, к кому вы взывали помимо Него [вы сразу же забываете обо всех идолах и божествах, обращаясь с мольбой о спасении только к одному Аллаху Всемогущему]. А после того, как Он спасет вас на сушу, вы отворачиваетесь (от Веры, Единобожия и покорности Аллаху). И (как) человек неблагодарен!

Rusça — Osmanov

Если же вас постигнет в море беда, то те, к кому вы обычно взываете о помощи, сгинут из вашей памяти, за исключением Его. Когда же Он спасет вас [и выведет] на сушу, вы забываете [Его], ибо человек [по природе] неблагодарен.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och då en olycka drabbar er till havs, sviker er de som ni brukade anropa och Han är ert enda (hopp). Men när Han fört er oskadda i land, vänder ni er ifrån (Honom); människorna är sannerligen otacksamma.