Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَسِيلَةَ اَيُّهُمْ اَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

ulāike (e)lleƶīne yed'ǔne yebteğūne ilā rabbihimu l-vesīlete eyyuhum eḳrabu ve yercūne raHmetehu ve yeḣāfūne ǎƶābehu inne ǎƶābe rabbike kāne meHƶūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeonların
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3يَدْعُونَyed'ǔneد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekyalvardıkları
4يَبْتَغُونَyebteğūneب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakararlar
5اِلٰىilā
6رَبِّهِمُrabbihimuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerine
7الْوَسِيلَةَl-vesīleteو س لBirinin gönlünü almaya çalışmak, yakınlık/erişim/giriş araçlarını aramak, şerefli, rütbe, derece, akrabalık, bağ, yakınlık, yaklaşmak.bir vesile
8اَيُّهُمْeyyuhumhangisi
9اَقْرَبُeḳrabuق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.en yakın (diye)
10وَيَرْجُونَve yercūneر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).ve umarlar
11رَحْمَتَهُraHmetehuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.O'nun merhametini
12وَيَخَافُونَve yeḣāfūneخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakve korkarlar
13عَذَابَهُǎƶābehuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabından
14اِنَّinneçünkü
15عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
16رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
17كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
18مَحْذُورًاmeHƶūranح ذ رSakınmak, dikkat etmek, ihtiyatlı/tedbirli/uyanık olmak, özen göstermek, üstünde durmak, hazırlıklı olmak, korkmak veya korkuda olmak, öfkelenmek ve kendini zarara hazırlamak, bir araya toplanmak, kudurtulmak.cidden korkunçtur

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların taptıkları, öyle varlıklar ki bizzat kendileri de hangisi daha yakın acaba diye Rablerine ulaşmak için bir vesile arayıp durmadalar, onun rahmetini ummadalar ve azâbından korkmadalar. Şüphe yok ki Rabbinin azâbı, çekinip kaçınmaya değer bir azaptır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onların taptıkları, öyle varlıklar ki bizzat kendileri de hangisi daha yakın acaba diye Rablerine ulaşmak için bir vesile arayıp durmadalar, onun rahmetini ummadalar ve azâbından korkmadalar. Şüphe yok ki Rabbinin azâbı, çekinip kaçınmaya değer bir azaptır.

Adem Uğur

Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.

Ahmed Hulusi

Onların dua ettikleri (şeyler), Rablerine yakınlaşmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar ve O'nun azabından korkarlar! Muhakkak ki senin Rabbinin azabı, sakınılması gerekendir!

Ahmet Tekin

Onların taptıkları, yalvardıkları bu varlıklar, Rablerine yakın olmaya vesile olacak her yola başvuranlar, her türlü hayrı ve ibadeti yapanlar, ihtiyaçlarını Rablerine arzedenler, onun rahmetini, merhametini umanlardır, azâbından korkanlardır. Rabbinin azâbı korunulması, endişe edilmesi gereken bir azaptır.

Ahmet Varol

Onların çağırdıkları (taptıkları) da, hangileri daha yakındır diye Rabblerine vesile arar, O'nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Gerçekten Rabbinin azabı korkunçtur.

Ali Bulaç

Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- Rablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı korkunçtur.

Ali Fikri Yavuz

(Müşriklerin ilâh diye tapındıkları) bunlar (Melekler), içlerinden hangileri hayır (İbadet) yapmakla (Allah’a) yakın olacak kaygısı ile Rablerine vesile (derece yakınlığı) ararlar; rahmetini umarlar ve O’ndan korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.

Ali Rıza Safa

Zaten onların yakarışlarda bulundukları da en yakın olanları da Efendilerine yaklaşmak için yol ararlar; O'nun rahmetini umut ederler. Çünkü O'nun cezasından korkarlar. Kuşkusuz, Efendinin cezası, korkulacak şeydir.

Bayraktar Bayraklı

İşte, bunların yalvardıklarının kendileri, Rabblerine nasıl daha yakın olacaklarının yolunu ararlar; O'nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Doğrusu, Rabbinin azabı çekinmeye değer.

Bekir Sadak

Taptiklari putlar Rablerine daha yakin olmak icin vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabindan korkarlar. Zira Rabbinin azabi korkmaga deger.

Celal Yıldırım

İşte onların yalvarıp durduklarından Rablerine hangisi daha yakınsa, onunla (yaklaşmak için) vesîle ararlar; onun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkulup sakınılmaya elverir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu insanların yalvardıkları o varlıkların Allah’a en yakın olanları bile rablerine daha yakın olabilmek için vesile ararlar; O’nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.

Diyanet İşleri

Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

Diyanet İşleri (eski)

Taptıkları putlar Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı korkmağa değer.

Diyanet Vakfi

Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine -hangisi daha yakın olacak diye- vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların yalvardıkları da, Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. Ve O'nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların yalvarıp durdukları, Rablerine hangisi daha yakın diye vesile ararlar ve rahmetini umarlar, azabından korkarlar; çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların yalvarıp durdukları, rablarına hangisi daha yakın diye vesile ararlar ve rahmetini umarlar azabından korkarlar, çünkü rabbının azabı korkunç bulunuyor

Erhan Aktaş

İşte onların, o yöneldikleri de Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onların, o yöneldikleri de Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onların, o yöneldikleri de Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan kimselerdir. Gerçekten Rabb'inin azabı korkunçtur.

Fizilal-il Kuran

İmdada çağrılan bu ilahların Allah'a en yakın olanları dahil olmak üzere hepsi Allah'a yaklaşmanın yolunu ararlar. O'nun rahmetini diler ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.

Gültekin Onan

Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- rablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin rabbinin azabı korkunçtur.

Hamdi Döndüren

Onların yalvardıkları bu varlıklar, hangisi daha yakın olacak diye, Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, gerçekten sakınılacak bir azaptır!

Hasan Basri Çantay

Onların tapdıkları da — hangisi Rablerine daha yakın (olacak) diye — (bizzat) vesile arıyorlar, Onun rahmetini umuyorlar, Onun azabından korkuyorlar Çünkü Rabbinin azabı korkuncdur.

Hasib Asutay

Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.

Hayrat Neşriyat

Onların (ilâh diye) yalvarıp durdukları şeyler, Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesîle ararlar; O’nun rahmetini umarlar ve azâbından korkarlar. Çünki Rabbinin azâbı (pek) korkunçtur.

İbni Kesir

Onlar, Rabblarına vesile arayarak daha yakın olmak için bunlara taparlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Zira Rabbının azabı, sakınılmaya değerdir.

Mehmet Okuyan

Onların yalvardıkları bu varlıklar bile aslında –hangisi daha yakın olacak diye– Rablerine yol ararlar. O’nun merhametini umar ve azabından korkarlar. Şüphesiz ki Rabbinin azabı sakınılması gereken önemdedir.

Muhammed Esed

Aslında, onların bu yalvarıp yakardıkları (ve böylece azizleştirdikleri, tanrılaştırdıkları şahsiyetlerin) kendileri -içlerinden O'na en yakın olanları (bile)- Rablerinin yakınlığını kazanmaya çalışırlar(dı); hem de, O'nun rahmetini umup azabından korkarak: çünkü onun azabı gerçekten sakınılması gereken bir şeydir!

Mustafa İslamoğlu

Kaldı ki, onların kendilerine yalvarıp yakardıkları kimseler var ya; -(Allah'a) en yakın sandıkları hangileriyse- işte onlar bile Rablerine yakın olmak için var güçleriyle çaba gösterirler ve O'nun rahmetini dilenip cezasından da korkarlar: çünkü senin Rabbinin azabı, her daim kaçınılması gereken bir ceza olmuştur.

Ömer Nasuhi Bilmen

O kendilerine taptıkları da Rablerine hangisi daha yakın olsun diye vesile ararlar ve onun rahmetini umarlar ve onun azabından korkarlar. Şüphe yok ki, Rabbinin azabı hazer edilmeğe pek layıktır.

Ömer Öngüt

Onların çağırdıkları da, Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Zira Rabbinin azabı (korkunçtur), sakınılacak bir azaptır.

Suat Yıldırım

Onların tanrılaştırıp yalvardıkları kimseler, "Ne yaparsam O’na daha yakın olabilirim?" diye Rab’lerine vesile ararlar. O’nun rahmetini arar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

Süleyman Ateş

O yalvardıkları da, onların (Allah'a) en yakın olan(lar)ı da Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar; O'nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, cidden korkunçtur.

Süleymaniye Vakfı

Kaldı ki yardıma çağırdıklarının her biri -hangisi Rablerine daha yakın olacak diye- bir vesilenin peşindedirler. O'nun rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir şeydir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, yani çağırdıkları (melekler) kendilerini Rablerine daha da yaklaştıracak bir vesilenin peşinde olurlar. İkramını umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı kaçınılması gereken şeydir.

Şaban Piriş

Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur.

Tefhim-ul Kuran

Onların taptıkları da, -hangisi daha yakındır diye- Rablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı korkunçtur.

Ümit Şimşek

Onların dua ettikleri de, hangisi Ona daha yakın olacak diye, Rablerine ulaşmak için vesile ararlar; Onun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Rabbinin azabı ise, gerçekten de sakınılacak bir azaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

O yakarıp durduklarının kendileri, en çok yakınlık kazanmışları da dahil, Rablerine varmaya vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar, O'nun azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkulasıdır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların tapındıqları tanrıların özlərindən hər hansı biri (Allah dərgahına) daha yaxın olsun deyə, Rəbbinə vəsilə axtarır, Onun rəhmətini umur, əzabından qorxur. Həqiqətən, Rəbbinin əzabı qorxuludur!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Diese für Götter gehaltenen Geschöpfe dienen Gott und wünschen sich durch Ergebenheit Seine Nähe, erhoffen Seine Barmherzigkeit und fürchten Seine Strafe. Die Strafe deines Herrn ist so schwer, daß jeder sie vermeiden möchte.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die sie anrufen, trachten nach einem Mittel zu ihrem Herrn (und wetteifern), wer von ihnen (Ihm) am nächsten sei, und hoffen auf Seine Barmherzigkeit und fürchten Seine Strafe. Gewiß, die Strafe deines Herrn ist furchtbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diese, an die sie Bittgebete richten, erstreben selbst die Annäherung zu ihrem HERRN, jeder will näher sein. Und sie erhoffen sich Seine Gnade und fürchten Seine Peinigung. Gewiß, der Peinigung deines HERRN gegenüber ist achtzugeben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those to whom they make a devout supplication -Saints, jinn or angels- are themselves devout servants of Allah seeking the union of their nature with the Divine, and striving which of them shall be the nearest to Allah and the more efficient in serving His purpose! They entertain expectation of His mercy and they dread His retributive punishment. Indeed, the punishment Allah, your Creator, inflicts on the offender makes one heedful, for the thought of it arouses an emotional feeling tinged with latent and deep mysterious fear.

Abdul Haleem

Those [angels] they pray to are themselves seeking a way to their Lord, even those who are closest to Him. They hope for His mercy and fear His punishment. The punishment of your Lord is much to be feared:

Abdullah Yusuf Ali

Those whom they call upon do desire (for themselves) means of access to their Lord, - even those who are nearest: they hope for His Mercy and fear His Wrath: for the Wrath of thy Lord is something to take heed of.

Abul A'la Maududi

Those whom they call upon are themselves seeking the means of access to their Lord, each trying to be nearer to Him. They crave for His Mercy and dread His chastisement. Surely your Lord's punishment is to be feared.

Aisha Bewley

Those they call on are themselves seeking the means by which they might approach their Lord – even those who are the closest to Him – and are hoping for His mercy and fearing his punishment. The punishment of your Lord is truly something to be feared.

Al-Hilali & Khan

Those whom they call upon [like ‘Îsâ (Jesus) - son of Maryam (Mary), ‘Uzair (Ezra), angel] desire (for themselves) means of access to their Lord (Allâh), as to which of them should be the nearest; and they [‘Îsâ (Jesus), ‘Uzair (Ezra), angels and others] hope for His Mercy and fear His Torment. Verily, the Torment of your Lord is (something) to be afraid of!

Ali Quli Qarai

They [themselves] are the ones who supplicate, seeking a recourse to their Lord, whoever is nearer [to Him], expecting His mercy and fearing His punishment. ’ Indeed your Lord’s punishment is a thing to beware of.

Amatul Rahman Omar

Those whom they call upon (apart from Him, thinking them to be a means of gaining nearness to God,) themselves seek nearness to their Lord and solicit His favour (even) those of them who are nearest (to God are still competing to be closer to Him) and hope for His mercy and fear His punishment. As a matter of fact the punishment of your Lord is a thing to beware of.

Arthur John Arberry

Those they call upon are themselves seeking the means to come to their Lord, which of them shall be nearer; they hope for His mercy, and fear His chastisement. Surely thy Lord's chastisement is a thing to beware of.

Bijan Moeinian

In fact, those whom people call upon for help (such as Jesus, Mary, saints, etc. ), strive to get closer and closer to the Lord by all possible means. They hope for His mercy and fear His punishment. The punishment of your Lord is indeed a terrible thing.

E. Henry Palmer

Those on whom they call, seek themselves for a means of approaching their Lord, (to see) which of them is nearest: and they hope for His mercy and they fear His torment; verily, the torment of thy Lord is a thing to beware of.

Edip-Layth

The ones they call on, they are themselves seeking a path to their Lord which is nearer, and they desire His mercy, and they fear His retribution. The retribution of your Lord is to be feared!

George Sale

Those whom ye invoke, do themselves desire to be admitted to a near conjunction with their Lord; striving which of them shall approach nearest unto Him: They also hope for his mercy, and dread his punishment; for the punishment of thy Lord is terrible.

Hamid S. Aziz

Those on whom they call, themselves seek for a means of approaching to their Lord, to see which of them is nearest: and they hope for His mercy and they fear His doom; verily, the doom of your Lord is to be shunned.

Mahmoud Ghali

Those they invoke are (themselves) seeking the means for (close) proximity to their Lord, whichever of them will be nearer; and they hope for His mercy and fear His torment. Surely your Lord?s torment is a thing to be wary of.

Marmaduke Pickthall

Those unto whom they cry seek the way of approach to their Lord, which of them shall be the nearest; they hope for His mercy and they fear His doom. Lo! the doom of thy Lord is to be shunned.

Mohamed Ahmed - Samira

Those they invoke themselves seek the way to their Lord, (striving) which one of them shall be nearest (to Him); and hope for His grace, and dread His punishment. Indeed, the punishment of your Lord is to be feared!

Muhammad Asad

Those [saintly beings] whom they invoke are themselves striving to obtain their Sustainer's favour - [even] those among them who are closest [to Him] - hoping for His grace and dreading His chastisement: for, verily, thy Sustainer's chastisement is something to beware of!

Mustafa Khattab

˹Even˺ the closest ˹to Allah˺ of those invoked would be seeking a way to their Lord, hoping for His mercy, and fearing His punishment. Indeed, your Lord’s torment is fearsome.

Progressive Muslims

The ones you call on, they are themselves seeking a path to their Lord which is nearer, and they desire His mercy, and they fear His retribution. The retribution of your Lord is to be feared!

Sahih International

Those whom they invoke seek means of access to their Lord, [striving as to] which of them would be nearest, and they hope for His mercy and fear His punishment. Indeed, the punishment of your Lord is ever feared.

Sam Gerrans

Those to whom they call seek the means of approach to their Lord, which of them should be nearest, and hope for His mercy and fear His punishment; the punishment of thy Lord is to be feared.

Shabbir Ahmed

Even the believing sages whom they call upon, are themselves striving to obtain their Lord's favor and closeness. They hope for His Grace, and fear His Requital. Verily, your Lord's Requital is something to beware of!

Syed Vickar Ahamed

Those whom they call upon want a way to reach their Lord— Even those who are nearest: Hope for His Mercy, and fear His Anger: Because the Anger of your Lord is something to regard.

Taqi Usmani

Those whom they invoke, do themselves seek the means of access to their Lord as to which of them becomes the closest, and they hope for His Mercy and fear His punishment. The punishment of your Lord is really something to be feared.

The Monotheist Group

The ones you call on, they are themselves seeking a path to their Lord which is nearer, and they desire His mercy, and they fear His retribution. The retribution of your Lord is to be feared!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux quʹils invoquent, cherchent (eux-mêmes), à qui mieux, le moyen de se rapprocher le plus de leur Seigneur. Ils espèrent Sa miséricorde et craignent Son châtiment. Le châtiment de ton Seigneur est vraiment redouté.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev mexlûqên ku ew (kafir) li ber wan digerin û wan dikine navgîn bi bal Xwedê ve, erê ma kî ji wan bêhtir nêzîkî Xwedê ye; ew ji bo xwe, bi bal Xwedayê xwe ve li riyekê digerin û rehma wî hêvî dikin û ji ezabê wî ditirsin (Vêca çawa mîna ku ew Xweda bin hûn li ber wan digerin?). Bêguman ezabê Xwedayê te (pir dijwar e û) hêja ye ku jê bê tirsandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die zij aanroepen zoeken zelf naar het middel om nader tot hun Heer te komen, zij die van hen het naast zijn, zij hopen op Zijn barmhartigheid en vrezen Zijn bestraffing. Voor de bestraffing van jouw Heer moet men op zijn hoede zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij, welke gij aanroept, begeeren zelven nader met hunnen Heer te worden verbonden, trachtende hem zoo nabij mogelijk te komen; zij hopen mede op zijne genade en vreezen zijne straf; want de straf van uw Heer is vreeselijk.

Hollandaca — Siregar

Zij (de veelgodenaanbidders) zijn degenen die aanroepen, (en zij die aangeroepen worden) zoeken naar een middel tot hun Heer. Wie van hen het dichtst bij (hun Heer) zijn en op Zijn Barmhartigheid hopen en Zijn bestraffing vrezen: voorwaar, een bestraffing van jouw Heer is te vrezen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Те [пророки, праведники и ангелы], к которым они [многобожники] взывают [обращаются с мольбой], сами они ищут путь приближения к их Господу [стремятся обрести Его довольство], кто из них ближе [прилагают все усилия, чтобы быть ближе к довольству Аллаха], и надеются на Его милосердие и боятся Его наказания. Поистине, наказания твоего Господа надо остерегаться!

Rusça — Osmanov

Те, к кому они взывают с мольбой, сами ищут пути приближения к своему Господу, [хотят узнать], кто из них ближе к Господу]. Они надеются на Его милость, страшатся Его кары, ибо следует избегать кары Господа твоего.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som de anropar vill själva vinna sin Herres välvilja och komma Honom så nära som möjligt, och de hoppas på Hans nåd och fruktar Hans straff - (alla) måste frukta din Herres straff!