"Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"

اَوْ خَلْقًا مِمَّا يَكْبُرُ فِي صُدُورِكُمْ فَسَيَقُولُونَ مَنْ يُعِيدُنَا قُلِ الَّذِي فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَسَيُنْغِضُونَ اِلَيْكَ رُؤُ۫سَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتٰى هُوَ قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَرِيبًا

ev ḣalḳan mimmā yekburu fī Sudūrikum fe se yeḳūlūne men yuǐydunā ḳuli elleƶī feTarakum evvele merratin fe se yunğiDūne ileyke ru'ūsehum ve yeḳūlūne metā huve ḳul ǎsā en yekūne ḳarīben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوْevveya
2خَلْقًاḣalḳanخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yaratık
3مِمَّاmimmāherhangi bir
4يَكْبُرُyekburuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüyen
5فِي
6صُدُورِكُمْSudūrikumص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.gönlünüzde
7فَسَيَقُولُونَfe se yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyecekler ki
8مَنْmenkim
9يُعِيدُنَاyuǐydunāع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.bizi tekrar döndürebilir
10قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
11الَّذِيelleƶī
12فَطَرَكُمْfeTarakumف ط رHiçbir şeyden yaratmak, ayırmak/bölmek/çatlamak/kırmak, parçalara ayrılmak, ikiye ayırmak, yaratmaya başlamak. Fıtrat - bir çocuğun yaratıldığı doğal yatkınlık veya yapı. Allah'ı bilme yetisi ve hak dini kabul etme kabiliyeti, din. Fatır - yaratıcı, Allah'ın isimlerinden biri. Fütur - çatlak/kusur. Münfatır - yarılmış olan, ikiye ayrılmış olan, parçalanmış olan.sizi yaratan
13اَوَّلَevveleا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilk
14مَرَّةٍmerratinم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.defa
15فَسَيُنْغِضُونَfe se yunğiDūneن غ ضŞaşkınlıkla başını başka birine çevirmek, hayret içinde kalmak, (başını) sallamak, şaşkınlık ve inanmazlık ifade etmekalaylı alaylı sallayacaklar
16اِلَيْكَileykesana
17رُؤُ۫سَهُمْru'ūsehumر ا سBaş, reis/komutan/hükümdar/vali/prens, kafasına vurmak, birini yönetici yapmak, yüksek rütbe/duruma gelmek, en yüksek veya en üst kısım, paranın ana/temel miktarı, başlangıç veya ilk kısım, kalabalık ve güçlü insan topluluğu.başlarını
18وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyecekler
19مَتٰىmetāne zaman?
20هُوَhuveo
21قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
22عَسٰٓىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kibelki de
23اَنْen
24يَكُونَyekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolabilir
25قَرِيبًاḳarībenق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.pek yakın

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut da aklınızca bundan da daha büyük bir başka mahlûk olun; mutlaka dirileceksiniz. Diyecekler ki kim tekrar hayâta getirecek bizi? De ki: İlk defa sizi yaratan. Alay ederek başlarını sallayacaklar da ne zaman olacak bu iş diyecekler; de ki: Umarım ki pek yakında.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yahut da aklınızca bundan da daha büyük bir başka mahlûk olun; mutlaka dirileceksiniz. Diyecekler ki kim tekrar hayâta getirecek bizi? De ki: İlk defa sizi yaratan. Alay ederek başlarını sallayacaklar da ne zaman olacak bu iş diyecekler; de ki: Umarım ki pek yakında.

Adem Uğur

İsterse aklınıza (yeniden dirilmesi) imkânsız gibi görünen herhangi bir yaratık! (Bunlar, Allah'ın sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.) Diyecekler ki: "Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?" De ki: Sizi ilk kez yaratan. Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: Yakın olsa gerek!

Ahmed Hulusi

"Yahut içinizden kendinizi olağanüstü (dünyanızda çok büyük bir yaratık; bilinç) olarak hayal edin (yine de ölüm sonrası ba's olacaksınız)!". . . Diyecekler ki: "Bizi kim (hayata) iade edecek?". . . De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan!". . . (Alayla) sana kafalarını sallarlar ve derler ki: "Ne zaman olacak?". . . De ki: "Çok yakın olabilir!"

Ahmet Tekin

'İsterse, hayalinizde yeniden yaratılması, diriltilmesi imkânsız gibi görünen ölüler olun. Bunlar, Allah’ın, sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.' de. 'Bizi tekrar hayata kim döndürecek?' diyecekler. 'Sizi, ilk defa, yoktan yaratan, var eden!' de. Bunun üzerine, onlar, sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve: 'Ne zaman?' diyecekler. 'Yakın olsa gerek' de.

Ahmet Varol

Ya da gönüllerinizde büyüyen bir yaratık olun.' 'Bizi kim yeniden (hayata) döndürebilir?' diyecekler. De ki: 'Sizi ilk defa yaratan!' Bu kez sana alayla başlarını sallayıp: 'O ne zaman?' diyecekler. De ki: 'Yakında olması umulur.'

Ali Bulaç

"Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun)." Bizi kim (hayata) geri çevirebilir" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: "Ne zamanmış o?" De ki: "Umulur ki pek yakında."

Ali Fikri Yavuz

Yahud gönlünüzde büyüyen (dağlar ve gökler gibi kuvvetli) her hangi bir yaratık olun, muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.” Onlar şöyle diyeceklerdir: “-O halde, öldükten sonra bizi kim diriltilip geri çevirecek?” Sen de de ki: “-Sizi ilk defa yaratamış olan kudret sahibi Allah diriltecek.” O zaman alay ederek başlarını sallayacaklar da: “- Ne vakit o?” diyecekler. De ki: “-Muhakkak olması yakındır.

Ali Rıza Safa

"Veya düşünebileceğiniz en büyük yaratık olun!" Şöyle diyecekler: "Bizi, kim geri döndürecek?" De ki: "Sizi, ilk kez yaratan!" Bunun üzerine, başlarını sallayarak, şöyle diyecekler: "Ne zamanmış o?" De ki: "Belki de çok yakında!"

Bayraktar Bayraklı

- De ki: "İster taş olun, ister demir. İsterse aklınıza imkansız gibi görünen herhangi bir yaratık!" Diyecekler ki: "Bizi hayata kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek."

Bekir Sadak

N/A

Celal Yıldırım

(50-51) De ki: İster taş olun, ister demir; isterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (elbette diriltilip kaldırılacaksınız). «Bizi kim diriltebilecek ?» diyecekler. De ki: Sizi ilk defa yoktan var edip yaratan... Sana başlarını sallayacaklar ve «ne vakit bu ?» diyecekler. De ki: Yakında oluvermesi umulur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İsterse canlanmasını aklınızın almadığı herhangi bir yaratık!” Bu defa da “Bizi tekrar hayata kim döndürecek?” diyecekler. “Sizi birinci defa yaratan” de. Sonunda onlar, sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve “Ne zamanmış o?” diye soracaklar. De ki: “Yakın olduğunu sanıyorum.”

Diyanet İşleri

"Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan." Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Yakın olsa gerek!"

Diyanet İşleri (eski)

(50-51) De ki: 'İster taş veya demir ya da kalbinizde büyüttüğünüz başka bir yaratık olun, yine de dirileceksiniz.' 'Bizi tekrar kim diriltir?' derler; de ki: 'Sizi ilk defa yaratan.' Sana başlarını sallayarak: 'Ne zamandır bu?' derler. 'Yakında olması mümkündür' de.

Diyanet Vakfi

(50-51) De ki: İster taş olun, ister demir, isterse gözünüzde büyüyen herhangi bir mahlûk! (Bunlar, Allah'ın sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.) Diyecekler ki: «Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?» De ki: Sizi ilk kez yaratan. Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve «Ne zamanmış o?» diyecekler. De ki: Yakın olsa gerek!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.)» Onlar: «Bizi kim tekrar diriltecek?» diyecekler. De ki: «Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi.» Sana başlarını sallayarak: «Ne zamandır bu.» diyecekler. De ki: «Yakın olması gerekir!».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İsterse gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık!" Hemen: "Bizi kim (eski varlığımıza) iade edebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi!" O vakit sana başlarını sallayacaklar. "O ne vakit?" diyecekler. De ki: "Yakın olması umulur."

Elmalılı Hamdi Yazır

isterse gönlünüzde büyüyen her hangi bir halk, o halde bizi kim iade edebilir? Diyecekler, sizi, de: ilk defa yaratmış olan kudret sahibi, o vakıt sana başlarını sallıyacaklar da "ne vakıt o?" Diyecekler, de ki "yakın olması me'mul"

Erhan Aktaş

"Veya göğüslerinizde büyüyen herhangi bir varlık." Sonra da "Bizi kim geri çevirecek?" diyecekler. De ki: "Size ilk defa fıtrat belirlemiş olan." Alaylı alaylı başlarını sallayarak: "Ne zamandır o?" diyecekler. De ki: "Belki de pek yakın bir zamanda."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Veya göğüslerinizde büyüyen herhangi bir varlık." Sonra da, "Bizi kim geri çevirecek?" diyecekler. De ki: "Size ilk defa fıtrat belirlemiş olan." Alaylı alaylı başlarını sallayarak: "Ne zamandır o?" diyecekler. De ki: "Belki de pek yakın bir zamanda."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya göğüslerinizde büyüyen herhangi bir varlık." Sonra da, "Bizi kim geri çevirecek?" diyecekler. De ki: "Size ilk defa fıtrat belirlemiş olan." Alaylı alaylı başlarını sallayarak: "Ne zamandır o?" diyecekler. De ki: "Belki de pek yakın bir zamanda."

Fizilal-il Kuran

İster (canlılık olayı ile ilişkili olabileceğini) hafızalarınızın almadığı başka bir yaratık olunuz.» Diyecekler ki «Bizi kim yeniden diriltecek? De ki «Sizi ilk kere yoktan vareden... O zaman şaşkın şaşkın başlarını sallayarak «Peki ne zaman?» diyecekler. Onlara de ki; «Belki de yakında.»

Gültekin Onan

"Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun)." "Bizi kim (hayata) geri çevirebilir" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratan (fataraküm)." Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: "Ne zamanmış o?" De ki: "Umulur ki pek yakında."

Hamdi Döndüren

“Ya da gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun!” O zaman diyecekler ki: “Bizi kim tekrar döndürebilir?” De ki: “Sizi ilk kez yaratan!” (döndürür). Bunun üzerine sana alaylı alaylı başlarını sallayarak, “Bu ne zaman olacak?” derler. De ki: “Çok yakında olabilir!”

Hasan Basri Çantay

Yahud göğüslerinizde (akıllarınızca) büyüyen her hangi bir halk (olun, mutlakaa diriltileceksiniz). "O halde bizi kim (dirilterek) geri çevirecek?" diyecekler. Sen de de ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan (kudret saahibi diriltecekdir)". O vakit sana başlarını sallayacaklar da: "(istihza ile) Ne vakit o?" diyecekler. Söyle ki: "Yakın olması me'muldür".

Hasib Asutay

Ya da kalplerinizde büyüyen herhangi bir yaratık olun. Onlar, 'Bizi yeniden kim geri döndürebilir?' diyecekler. De ki: Sizi ilk kez yaratan. Bu defa da sana başlarını sallayarak, 'Ne zaman olacak bu?' diyecekler. De ki: Umulur ki yakında.

Hayrat Neşriyat

'İsterse gönlünüzde büyüyen (dirilmesi size imkânsız gelen) herhangi bir mahlûk!(Allah sizi mutlaka diriltecektir.)' Buna rağmen diyecekler ki: 'Bizi tekrar (hayâta) kim döndürecek?' De ki: 'Sizi ilk def'a yaratan!' Bunun üzerine sana (alaylı alaylı) başlarını sallayacaklar ve: 'Ne zaman o?' diyecekler. De ki: 'Umulur ki yakın olabilir!'

İbni Kesir

Veya gözünüzde büyüttüğünüz bir yaratık olun. Diyecekler ki: Bizi tekrar kim diriltir? De ki: Sizi ilk defa yaratmış olan. Sana başlarını sallayacaklar ve ne zaman o? diyecekler. De ki: Yakın olması umulur.

Mehmet Okuyan

İsterse göğüslerinizde (kalplerinizde) büyüyen (abarttığınız varlıklardan) herhangi bir yaratık olun!” (Müşrikler) “Bizi tekrar (hayata) döndürecek (olan) kimmiş?” deyince, (onlara) de ki: “Sizi ilk kez yaratan.” Onlar, sana (alaycılıkla) başlarını sallayarak “O (diriltilme) ne zamanmış!” diyecekler. De ki: “Belki de çok yakındır.”

Muhammed Esed

hatta isterseniz aklınıza gelebilecek (hayata, dirime) daha uzak (başka) bir unsura dönüşün (yine de ölümden sonra diriltileceksiniz). Ve bunun üzerine (eğer), "Bizi kim (hayata) geri döndürecek?" diye soracak (olur)lar (sa), de ki: "Peki, sizi ilk defa var eden kimdi?" Ve sonra sana (inanmamış bir tavırla) başlarını sallayıp, "Bu ne zaman olacak?" diye sorarlar(sa), (onlara) de ki: "Belki, çok yakında!",

Mustafa İslamoğlu

ya da mahlukat içerisinde aklınıza gelebilecek (hayata) en uzak (başka) bir varlığa!.." Bundan sonra kalkıp da "Kimmiş bizi yeniden diriltecek olan?" diye soracak olurlarsa, "Sizi ilk defa yaratan Kimse!" diye cevapla. Bunun üzerine, kafalarını (kinayeli kinayeli) sallayarak "Peki, bu ne zaman gerçekleşecekmiş bakayım?" diye sana soracak olurlarsa, de ki: "Kim bilir (!) belki de çok yakında gerçekleşecektir:

Ömer Nasuhi Bilmen

«Veya göğüslerinizde büyütülenden hangi bir halk (olunuz, her halde diriltileceksinizdir).» Diyeceklerdir ki: «O halde bizi kim geri getirecektir?» De ki: «Sizi ilk defa yaratmış olan zât» (geri getirecektir). Artık sana başlarını sallayacaklar ve diyeceklerdir ki: «O ne zaman?» De ki: «Yakın olması umulur.»

Ömer Öngüt

“İsterse gönlünüzde büyüttüğünüz herhangi bir yaratık olun. ” Diyecekler ki: “Bizi tekrar kim diriltecektir?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan!” Bunun üzerine sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve: “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olması umulur. ”

Suat Yıldırım

(50-51) De ki: "İster taş olun, ister demir. İsterse yeniden dirilmesi aklınızca imkânsız gibi görünen herhangi bir yaratık, ne olursanız olun, mutlaka diriltilip kaldırılacaksınız." "O halde" diyecekler, "kimdir bizi diriltecek olan?" De ki: "Sizi ilk defa yoktan yaratan!" Bu sefer, alay ederek başlarını sallayacak da: "Ne zamanmış o?" diyecekler. De ki: "Belki de yakındır."

Süleyman Ateş

"İster gönlünüzde büyüyen, (aklınıza tuhaf gelen) herhangi bir yaratık, (ne olursanız olun, Allah sizi mutlaka diriltecektir). "Bizi kim tekrar (hayata) döndürebilir?" diyecekler. "Sizi ilk defa yaratan (döndürür)" de. Sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve: "Ne zaman o?" diyecekler. "Pek yakın olabilir" de.

Süleymaniye Vakfı

veya sinenizde büyük olan bir mahluk (yine de diriltileceksiniz)!" "Bize kim yeniden hayat verecek?" diyecekler. De ki: "Sizi en başta bölünme kanununa göre yaratan." Sana başlarını sallayarak "Peki ne zaman?" diyecekler. De ki: "Belki çok yakında olabilir!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsterse içinizde büyüttüğünüz(kurguladığınız) bir yaratık haline gelin (Yeniden diriliş yine de gerçekleşecektir)." Diyecekler ki "Bizi hayata kim döndürecek?" De ki "Baştan yaratılışınızın kuralını koyan." Şaşkın bir biçimde baş sallayarak diyecekler ki "Peki ne zaman?" De ki "Belki pek yakında."

Şaban Piriş

(50-51) De ki: -İster taş olun, ister demir! İsterse kalplerinizde tasavvur ettiğiniz hayal ötesi bir yaratık olun! Diyecekler ki: -Bizi tekrar kim diriltecek? De ki: -Sizi ilk defa yaratan! Bunun üzerine sana başlarını sallayarak: -O, ne zaman olacak? diyecekler. De ki: -Yakın olsa gerek!

Tefhim-ul Kuran

«Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun) .» «Bizi kim (hayata) geri çevirebilir» diyecekler. De ki: «Sizi ilk defa yaratan.» Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: «Ne zamanmış o?» De ki: «Umulur ki pek yakında.»

Ümit Şimşek

'Yahut aklınızca canlanması çok daha zor birşey olun.' Onlar 'Kim bizi tekrar diriltecek?' diyecekler. Sen de ki: 'Kim sizi daha önce yoktan yarattıysa O diriltecek.' Alayla başlarını sallayıp 'Ne zamanmış o?' diyecekler. Sen de ki: 'Bakarsınız, pek yakındır.

Yaşar Nuri Öztürk

"İsterseniz gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık olun." Diyecekler ki: "Peki bizi yeniden kim yaratacak?" De ki: "Sizi ilk kez yaratan kimse, o." Bunun üzerine başlarını sana doğru alaylı bir biçimde sallayarak şöyle konuşacaklar: "Ne zaman o?" De ki: "Çok yakın olabilir!"

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

və ya sizə nəhəng görünən bir məxluq olun, yenə də Allah sizi diriltməyə qadirdir”. Onlar deyəcəklər: “Bizi həyata kim qaytaracaq?” De: “İlk dəfə sizi yaradan!” Onlar istehza ilə başlarını yırğalayıb: “Bəs bu nə vaxt olacaqdır?”– deyəcəklər. De: “Bəlkə də, yaxın zamanda oldu!”

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

oder zu einer anderen Schöpfung, die ihr für nicht auferweckbar haltet.ʺ Sie werden sagen: ʺWer wird uns wiedererwecken?ʺ Sage: ʺEr, Der euch zuerst erschuf.ʺ Sie werden dann mit dem Kopf schütteln und sagen: ʺUnd wann?ʺ Sage: ʺVielleicht bald!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

oder sonst eine Schöpfung von der Art seid, die nach eurem Sinn am schwersten wiegt.ʺ Dann werden sie sagen: ʺWer soll uns ins Leben zurückrufen?ʺ Sprich: ʺEr, Der euch das erste Mal erschuf.ʺ Dann werden sie ihre Köpfe vor dir schütteln und sagen: ʺWann geschieht es?ʺ Sprich: ʺVielleicht geschieht es gar bald.

Almanca — Muhammad Zaidan

oder eine Schöpfung, die eurem Verstand nach noch härter ist!ʺ Dann werden sie sagen: ʺWer erweckt uns wieder?ʺ Sag: ʺDerjenige, Der euch das erste Mal erschuf.ʺ Sie werden dann dir gegenüber ihre Köpfe schütteln und sagen: ʺWann ist es?ʺ Sag: ʺMöglicherweise wird es bald sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Or any other material you have in mind and you know it is beyond animation" There and then they shall say: "who will then restore us to life?" Say to them: "He who brought you into being and caused you to exist in the first creation". There, they shall shake their heads to you in doubt and ask: "When". Say to them: "It may well be quite soon".

Abdul Haleem

or any other substance you think hard to bring to life.’ Then they will say, ‘Who will bring us back?’ Say, ‘The One who created you the first time.’ Then they will shake their heads at you and say, ‘When will that be?’ Say, ‘It may well be very soon:

Abdullah Yusuf Ali

"Or created matter which, in your minds, is hardest (to be raised up),- (Yet shall ye be raised up)!" then will they say: "Who will cause us to return?" Say: "He who created you first!" Then will they wag their heads towards thee, and say, "When will that be?" Say, "May be it will be quite soon!

Abul A'la Maududi

or any other form of creation you deem hardest of all (to recreate from)." They will certainly ask: "Who will bring us back (to life)?" Say: "He Who created you in the first instance." They will shake their heads at you and inquire: "When will that be?" Say: "Perhaps that time might have drawn near;

Aisha Bewley

Or indeed any created thing that you think is harder still!’ They will say, ‘Who will bring us back again?’ Say: ‘He who brought you into being in the first place. ’ They will shake their heads at you and ask, ‘When will it happen?’ Say: ‘It may well be that it is very near.’

Al-Hilali & Khan

"Or some created thing that is yet greater (or harder) in your breasts (thoughts to be resurrected, even then you shall be resurrected)." Then, they will say: "Who shall bring us back (to life)?" Say: "He Who created you first!" Then, they will shake their heads at you and say: "When will that be?" Say: "Perhaps it is near!"

Ali Quli Qarai

or a creature more fantastic to your minds!’ They will say, ‘Who will bring us back?’ Say, ‘He who originated you the first time. ’ They will nod their heads at you, and say, ‘When will that be?’ Say, ‘Maybe it is near!

Amatul Rahman Omar

`Or some other creation yet more hard (that you can possibly conceive) in your mind, (even then you shall be raised to a new life). ' Thereupon they will say, `Who will restore us (to life)?' Say, `The same Who originated you the first time.' At this, then, they will shake their heads at you (expressing wonder and disbelief in being raised) and will say, `When will it come to pass?' Say, `May be it is near.'

Arthur John Arberry

or some creation yet more monstrous in your minds!' Then they will say, 'Who will bring us back?' Say: 'He who originated you the first time. ' Then they will shake their heads at thee, and they will say, 'When will it be?' Say: 'It is possible that it may be nigh,

Bijan Moeinian

Say: "The One Who created you at first place. " Then they will shake their heads at you [as a sign of making fun of ] and say: “When will this happen?” Say: “Perhaps sooner than you think!”

E. Henry Palmer

`or a creature, the greatest your breasts can conceive -!' Then they shall say, 'Who is to restore us?' Say, 'He who originated you at first;' and they will wag their heads and say, 'When will that be?' Say, 'It may, perhaps, be nigh. '

Edip-Layth

"Or a creation that is held dear in your chests." They will say, "Who will return us?" Say, "The One who initiated you the first time." They will shake their heads to you and say, "When is this?" Say, "Perhaps it is near."

George Sale

or some creature more improbable in your opinions to be raised to life. But they will say, who shall restore us to life? Answer, He who created you the first time: And they will wag their heads at thee, saying, when shall this be? Answer, peradventure it is nigh.

Hamid S. Aziz

"Or a created thing which, in your mind, is greater (or harder to reproduce) yet you shall be raised" Then they shall say, "Who is to restore us?" Say, "He who originated you at first;" Then they will wag their heads and say, "When will that be?" Say, "It may, perhaps, be soon. "

Mahmoud Ghali

Or (some) creation from among that which is (yet) greatly (admired) in your breasts!" Then they will soon say, "Who will bring us back?" Say, "The one who originated you the first time. " Then they will wag their heads at you and they will say, "When will it be?" Say, "It may be drawing near."

Marmaduke Pickthall

Or some created thing that is yet greater in your thoughts! Then they will say: Who shall bring us back (to life). Say: He Who created you at the first. Then will they shake their heads at thee, and say: When will it be? Say: It will perhaps be soon;

Mohamed Ahmed - Samira

Or some other created thing which may seem to you most difficult (to create)!" They will then say: "Who will revert us back?" Say: "He who originated you in the first place. " They will shake their heads at you and say: "When will that be?" Say: "In the near future, perhaps,

Muhammad Asad

or any [other] substance which, to your minds, appears yet farther removed [from life]!" And [if] thereupon they ask, "Who is it that will' bring us back [to life]?"-say thou: "He who has brought you into being in the first instance. " And [if] thereupon they shake their heads at thee [in disbelief] and ask, "When shall this be?"-say thou: "It may well be soon,

Mustafa Khattab

or whatever you think is harder to bring to life!" Then they will ask ˹you˺, "Who will bring us back ˹to life˺?” Say, “The One Who created you the first time.” They will then shake their heads at you and ask, “When will that be?” Say, “Perhaps it is soon!”

Progressive Muslims

"Or a creation that is held dear in your chests. " They will Say: "Who will return us" Say: "The One who initiated you the first time." They will shake their heads to you and Say: "When is this" Say: "Perhaps it is near."

Sahih International

Or [any] creation of that which is great within your breasts. " And they will say, "Who will restore us?" Say, "He who brought you forth the first time." Then they will nod their heads toward you and say, "When is that?" Say, "Perhaps it will be soon -

Sam Gerrans

“Or a creation of what is great within your breasts!” And they will say: “Who will bring us back?” Say thou: “He who created you the first time.” Then they will shake their heads at thee and say: “When is it?” Say thou: “It may be that it is near:

Shabbir Ahmed

"Or fossilize into forms as far away from life as you can imagine, you shall be raised up. " Then they might say, "Who shall bring us back to life?" Tell them, "He Who initiated you in the first place." They will then shake their heads and say, "When will that be?" Say, "It may be sooner than you think!"

Syed Vickar Ahamed

"Or (be any) created matter which to you, is greater (and harder) in your hearts (to be raised up— Still you shall be raised up)!" Then they will (still) say: "Who will cause us to come back (alive)?" Say: "He, Who created you first!" Then they will shake their heads towards you and say, "When will that be?” Say, "May be, it is near!

Taqi Usmani

or any creation you deem harder in your hearts." Thereupon they will ask, "Who will bring us back?” Say, “The One who created you for the first time.” So, they will shake their heads before you and say, “When shall that be?” Say, “May be, it is near.”

The Monotheist Group

"Or a creation that is held dear in your chests." They will say: "Who will return us?" Say: "The One who initiated you the first time." They will shake their heads to you and say: "When is this?" Say: "Perhaps it is near."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ou toute autre créature que vous puissiez concevoir.ʺ Ils diront alors: ʺQui donc nous fera revenir?ʺ - Dis: ʺCelui qui vous a créés la première foisʺ. Ils secoueront vers toi leurs têtes et diront: ʺQuand cela?ʺ Dis: ʺIl se peut que ce soit proche.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yan jî hûn bibin mexlûqekî ku hûn heyîna jiyanê tê de mezin û dûr dibînin. Vêca ewê bibêjin: Ka kî dê me dîsa vegerîne (jiyanê)? Bibêje: Ew ê ku cara pêşîn hûn ji tuneyî afirandine (dê we dîsa vegerîne jiyanê). Li ser vê ew dê bi tinaz serê xwe li te bihejînin û bibêjin: Ew (saxkirin) çi çaxî ye? Bibêje: Teqez ew nêz e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

of iets anders geschapens wat jullie in je hart nog moeilijker lijkt!ʺ Maar dan zullen zij zeggen: ʺWie zal ons dan terugbrengen?ʺ Zeg: ʺHij die jullie de eerste maal geschapen heeft!ʺ Dan zullen zij tegen jou hun hoofd schudden en zeggen: ʺWanneer is dat dan?ʺ Zeg: ʺMisschien dat het dichtbij is.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Of zelfs van iets, wat, volgens uwe meening, onmogelijk zou kunnen opgewekt worden. Maar zij zullen zeggen: Wie zal ons doen herleven? Antwoord: Hij die u de eerste maal schiep. En zij zullen hun hoofd om u schudden, zeggende: Wanneer zal dit plaats hebben? Antwoord: Misschien is het nabij.

Hollandaca — Siregar

Of een schepping waarvan het in jullie harten het moeilijkst lijkt.ʺ Dan zullen zij zeggen: ʺWie doet ons terugkeren?ʺ Zeg: ʺDegene Die jullie de eerste keer schiep.ʺ Dan zullen zij hun hoofd naar jou schudden, en zeggen: ʺʹWanneer is dat?ʺ Zeg: ʺHet kan nabij zijn!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

или (таким) творением, которая велика в ваших грудях [воскрешение которой трудно представить], (то Аллах все равно воскресит вас)». И скажут они: «Кто же вернет нас (к жизни) (после того, как мы исчезнем)?» Скажи (им): «(Вернет вас) Тот, Который создал вас в первый раз (из небытия)». И (услышав это) они качают своими головами из-за тебя [от твоих слов] и скажут: «Когда (случится) это (воскрешение)?» Скажи: «Может быть оно уже близко [[Все, что непременно произойдет, является близким.]]».

Rusça — Osmanov

или новым творением, которое вашим сердцам кажется великим [, непременно будете воскрешены]ʺ. И спросят они тогда: ʺКто же нас возродит?ʺ Отвечай: ʺТот, кто сотворил вас в первый разʺ. Но они покачают головами [в знак неверия] и спросят: ʺКогда же [настанет] это?ʺ Отвечай: ʺБыть может, наступит скоро,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

eller skapade av vad ni ser som ännu oförenligare (med tanken på liv).ʺ Då kommer de att fråga: ʺVem skall skapa oss på nytt?ʺ - (och du skall) svara: ʺDen som först skapade er.ʺ Då ruskar de på huvudet åt dig och frågar: ʺNär skall detta ske?ʺ - (och då) svarar du: ʺKanske är tiden nära;