Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

وَاَوْفُوا الْكَيْلَ اِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْوِيلًا

ve evfū l-keyle iƶā kiltum ve zinū bi l-ḳisTāsi l-musteḳīmi ƶālike ḣayrun ve eHsenu te'vīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَوْفُواve evfūو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.tam yapın
2الْكَيْلَl-keyleك ي لÖlçmek, tartmak, karşılaştırmak.ölçüyü
3اِذَاiƶāzaman
4كِلْتُمْkiltumك ي لÖlçmek, tartmak, karşılaştırmak.ölçtüğünüz
5وَزِنُواve zinūو ز نtartmak/yargılamak/ölçmektartın
6بِالْقِسْطَاسِbi l-ḳisTāsiق س ط سTeraziterazi ile
7الْمُسْتَقِيمِl-musteḳīmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğru
8ذٰلِكَƶālikebu
9خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyidir
10وَاَحْسَنُve eHsenuح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.ve daha güzeldir
11تَأْوِيلًاte'vīlenا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçsonuç bakımından

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir şey ölçtüğünüz vakit ölçeği tam tutun, tarttığınız şeyi doğru teraziyle tartın. Bu, hem daha hayırlıdır size, hem sonucu daha güzeldir.

Adem Uğur

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.

Ahmed Hulusi

Ölçtüğünüzde ölçüyü tam yapın ve dosdoğru terazi ile tartın (tartıyla aldatmaya gitmeyin). . . Bu hem daha hayırlı ve hem de işin aslına ulaşma bakımından daha güzeldir.

Ahmet Tekin

Ölçtüğünüz zaman, ölçeği tam doldurun. Doğru, sağlam, düzgün ölçü ve tartı âletleriyle ölçüp tartın. Bu daha hayırlıdır. Hem de doğuracağı sonuçlar bakımından daha güzeldir.

Ahmet Varol

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve doğru bir tartıyla tartın. Bu daha hayırlı ve sonuç bakımından da daha güzeldir.

Ali Bulaç

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve dosdoğru bir tartıyla tartın; bu, daha hayırlıdır ve sonuç bakımından daha güzeldir.

Ali Fikri Yavuz

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün, doğru terazi ile tartın. Bu (doğru ölçmek ticaretiniz için) daha hayırlıdır ve netice itibariyle de daha güzeldir.

Ali Rıza Safa

Ölçtüğünüzde, ölçüyü adaletle yapın; doğru olarak tartın. İşte bu daha iyidir; sonuç yönünden de daha güzeldir.

Bayraktar Bayraklı

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutunuz; tartıyı da doğru teraziyle yapınız! Böylesi, daha iyi ve sonuç olarak da daha güzel olacaktır.

Bekir Sadak

Bir seyi olctugunuz zaman, olcuyu tam tutun, dogru teraziyle tartin. Boyle yapmak, sonuc itibariyle daha guzel ve daha iyidir.

Celal Yıldırım

Ölçtüğünüz zaman ölçeği tam olarak yerine getirin ; doğru teraziyle tartın. Bu daha hayırlı ve sonuç yönünden de daha iyidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha iyidir hem de sonucu daha güzeldir.

Diyanet İşleri

Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

Diyanet İşleri (eski)

Bir şeyi ölçtüğünüz zaman, ölçüyü tam tutun, doğru teraziyle tartın. Böyle yapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.

Diyanet Vakfi

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha hayırlıdır ve sonuç itibariyle de daha güzeldir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ölçtüğünüz vakit tam ve doğru terazi ile tartın; bu hem hayırlı, hem de sonuç bakımından daha güzeldir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ölçtüğünüz vakıt da tam ölçün ve doğru terazi ile tartın, bu hem hayırlı hem de akıbetçe daha güzeldir

Erhan Aktaş

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı ve daha iyidir.

Fizilal-il Kuran

Bir şey ölçerken tam ölçünüz, tartılarınızda doğru terazi kullanınız. Bu tutum hem dünyada daha hayırlıdır, hem de ahirete ilişkin sonucu bakımından daha güzeldir.

Gültekin Onan

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve dosdoğru bir tartıyla tartın; bu, daha hayırlıdır ve sonuç bakımından daha güzeldir.

Hamdi Döndüren

Ölçtüğünüzde tam olarak ölçün ve (tarttığınızda da) doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyi hem de sonucu bakımından daha güzeldir.

Hasan Basri Çantay

Ölçdüğünüz vakit da ölçeği tam yapın. Doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha hayırlıdır, hem aakıbeti i'tibariyle daha güzeldir.

Hasib Asutay

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru teraziyle tartın. Bu hem daha iyidir hem de sonuç bakımından da daha güzeldir.

Hayrat Neşriyat

Ölçtüğünüz zaman ise, ölçüyü tam yapın, doğru terâzi ile tartın! Bu (sizin için)daha hayırlıdır ve netîce i'tibâriyle daha güzeldir.

İbni Kesir

Ölçtüğünüz zaman da; ölçüyü tam tutun. Ve dosdoğru ölçekle tartın. Bu, daha hayırlı ve netice itibariyle daha güzeldir.

Mehmet Okuyan

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru bir terazi ile tartın! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla güzel olandır.

Muhammed Esed

Ve ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun; tartıyı da doğru teraziyle yapın: böylesi (sizin için) daha iyi, daha yararlı ve sonuç olarak da daha güzel olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Ve ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun! Tartıp değerlendirdiğinizde (ise) dosdoğru kıstas ile tartıp değerlendirin! Böylesi çok daha yararlı ve sonuç alma açısından çok daha güzeldir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ölçtüğünüz zaman ölçüye tam riâyette bulunun ve dosdoğru terazi ile tartınız. Bu hayırlıdır ve akıbeti daha güzeldir.

Ömer Öngüt

Bir şeyi ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun, doğru terazi ile tartın. Bu daha iyidir, sonu da daha güzeldir.

Suat Yıldırım

Ölçtüğünüz zaman dürüst olun, tam ölçün. Doğru terazi ile tartın. Bu hem ticaretiniz için daha hayırlı, hem de âkıbet yönünden daha güzeldir.

Süleyman Ateş

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

Süleymaniye Vakfı

Ölçerken ölçeği tam doldurun ve doğru tartıyla tartın. Böylesi hayırlı olur ve en güzel sonucu verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ölçerken tam ölçün ve doğru tartıyla tartın. Böylesi hem hayırlıdır hem de sonu daha güzel olur.

Şaban Piriş

Bir şeyi tarttığınız zaman, tam tartın. Doğru terazi ile tartın. Bu hayırlıdır ve sonuç itibariyle de en iyisidir.

Tefhim-ul Kuran

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve dosdoğru bir tartıyla tartın; bu, daha hayırlıdır ve sonuç bakımından daha güzeldir.

Ümit Şimşek

Ölçtüğünüzde tastamam ölçün; tartıyı doğru terazi ile yapın. Bu daha hayırlıdır; neticesi de daha güzeldir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ölçtüğünüz zaman tam ve dürüst ölçün. Hilesiz teraziyle tartın. Bu, hem hayırlı hem de sonuç bakımından güzeldir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ölçdükdə ölçüyə tam riayət edin, çəkdikdə düzgün tərəzi ilə çəkin. Bu, daha xeyirli və nəticə baxımından daha yaxşıdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ölçəndə ölçüdə düz olun, (çəkəndə) düzgün tərəzi ilə çəkin. Bu (sizin üçün) daha xeyirli və nəticə eʼtibarilə daha yaxşıdır!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ihr sollt volles Maß geben und mit der genauen Waage abwiegen. Das ist für euch im diesseitigen Leben und im Jenseits das beste.

Almanca — Der Edle Quran

Und gebt volles Maß, wenn ihr meßt, und wägt mit der richtigen Waage; das ist besser und eher ein guter Ausgang.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gebt volles Maß, wenn ihr abmesst, und wägt mit der richtigen Waage! Dies ist gut und hat ein besseres Ende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Dispense the quantity ascertained by measuring to the full if you happen to sell by a standard measure. And if you are using the method of weighing then you are enjoined to use an accurate and precise balance conforming to a standard, and an exemplar of truth and equity. This is a wise course of action ensuring safety and leading to the intended purpose.

Abdul Haleem

Give full measure when you measure, and weigh with accurate scales: that is better and fairer in the end.

Abdullah Yusuf Ali

Give full measure when ye measure, and weigh with a balance that is straight: that is the most fitting and the most advantageous in the final determination.

Abul A'la Maududi

(xii) Give full measure when you measure, and weigh with even scales. That is fair and better in consequence.

Aisha Bewley

Give full measure when you measure and weigh with a level balance. That is better and gives the best result.

Al-Hilali & Khan

And give full measure when you measure, and weigh with a balance that is straight. That is good (advantageous) and better in the end.

Ali Quli Qarai

When you measure, observe fully the measure, [and] weigh with an even balance. That is better and fairer in outcome.

Amatul Rahman Omar

And give full measure when you measure out, and weigh with a right (and even) balance. That is best and most commendable in the long run.

Arthur John Arberry

And fill up the measure when you measure, and weigh with the straight balance; that is better and fairer in the issue.

Bijan Moeinian

You shall give full measure when you measure, and weigh with a correct scale. You will find such practice the most profitable at the end.

E. Henry Palmer

And give full measure when ye measure out, and weigh with a right balance; that is better and a fairer determination.

Edip-Layth

Give full measure when you deal, and weigh with a balance that is straight. That is good and better in the end.

George Sale

And give full measure, when you measure ought; and weigh with a just balance. This will be better, and more easy for determining every man's due.

Hamid S. Aziz

And give full measure when you measure out, and weigh with a right balance; that is better and fairer in the final determination.

Mahmoud Ghali

And fill up the measure when you measure, and weigh with the straight equitableness; that is more charitable and fairest in interpretation (Or: determination, outcome).

Marmaduke Pickthall

Fill the measure when ye measure, and weigh with a right balance; that is meet, and better in the end.

Mohamed Ahmed - Samira

Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale. This is better, and excellent its consequence.

Muhammad Asad

And give full measure whenever you measure, and weigh with a balance that is true: this will be [for your own] good, and best in the end.

Mustafa Khattab

Give in full when you measure, and weigh with an even balance. That is fairest and best in the end.

Progressive Muslims

And give full measure when you deal, and weigh with a balance that is straight. That is good and better in the end.

Sahih International

And give full measure when you measure, and weigh with an even balance. That is the best [way] and best in result.

Sam Gerrans

And fulfil the measure when you measure, and weigh with the straight balance; that is better, and best in respect of result.

Shabbir Ahmed

(Always be mindful of just dealings. ) Give full measure when you measure, and weigh with even scale. This is the best way and will prove to be best in the end. (81:1-3).

Syed Vickar Ahamed

And give full measure when you measure, and weigh with a balance that is (correct and) straight. That is the most suitable and most helpful in the final evaluation.

Taqi Usmani

And give full measure when you measure, and weigh with a straight balance. That is fair, and better at the end.

The Monotheist Group

And give full measure when you deal, and weigh with a balance that is straight. That is good and better in the end.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et donnez la pleine mesure quand vous mesurez, et pesez avec une balance exacte. Cʹest mieux (pour vous) et le résultat en sera meilleur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema we pîva tam bipîvin û bi mêzîna rast bikêşin. Ev hem (ji aliyê xêrê ve) çêtir e hem ji aliyê encamê ve spehîtir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En geeft volle maat als jullie afmeten en weegt met de juiste weegschaal. Dat is beter voor jullie en een mooiere afsluiting.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En geef volle maat, als gij iets meet, en weeg met eene goede weegschaal. Dit zal beter zijn en gemakkelijker ter bepaling van hetgeen ieder toekomt.

Hollandaca — Siregar

En geeft de volle maat wanneer jullie afwegen en weegt met de juiste weegschaal, dat is beter en een mooiere afsluiting.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И соблюдайте полностью меру, когда отмериваете (для других), и взвешивайте верными весами. Это [справедливость в отмеривании и взвешивании] – лучше (для вас в этом мире) и прекраснее по исходу [как итог] (в Вечной жизни).

Rusça — Osmanov

Наполняйте меру сполна, когда вы отпускаете мерой; взвешивайте на верных весах. Это лучше и благодатнее по своим последствиям.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och mät med fullt mått när ni mäter, och väg med rättvis våg. Det är ett gott (i sig) och det främjar (er eviga välfärd).