Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
وَمَا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ
ve mā ehleknā min ḳaryetin illā ve le hā kitābun meǎ'lūmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz hiçbir şehri helâk etmedik ki helâk edeceğimiz zaman, malûm ve mukadder olmasın.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve biz hiçbir şehri helâk etmedik ki helâk edeceğimiz zaman, malûm ve mukadder olmasın.
Adem Uğur
Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.
Ahmed Hulusi
Biz hiçbir bölgeyi belli bir yazgısı olmaksızın helak etmedik.
Ahmet Tekin
Biz, yalnız hakkında yazılı sicilleri, kaderleri, yazgıları belli olan memleketleri helâk ettik.
Ahmet Varol
Hiçbir kasabayı helak etmedik ki, kendisi için bilinen bir yazı (ecel) olmasın.
Ali Bulaç
Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.
Ali Fikri Yavuz
Biz, hiç bir memleketi, (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helâk etmedik.
Ali Rıza Safa
Bilinen bir kitabı olmadan, hiçbir kenti yıkıma uğratmadık.
Bayraktar Bayraklı
Biz, hiçbir toplumu ilahi kitaptan haberdar kılmadan helak etmedik.
Bekir Sadak
Yok ettigimiz her hangi bir kasabanin elbette belli bir yazisi vardir.
Celal Yıldırım
Hiç bir kasabayı yok etmedik ki, onun bilinen belli bir yazısı olmasın.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz hiçbir toplumu, kendilerine gönderilmiş belli bir kitap olmadan helâk etmedik.
Diyanet İşleri
Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
Diyanet İşleri (eski)
Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.
Diyanet Vakfi
Helâk ettiğimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkında (bizce) bilinen bir yazgı olmasın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz, hiçbir memleketi herhalde bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz hiç bir memleketi her halde ma'lum bir yazısı olmaksızın helak etmedik
Erhan Aktaş
Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı olmaksızın helak etmedik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı olmaksızın helak etmedik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı olmaksızın helak etmedik.
Fizilal-il Kuran
Yok ettiğimiz her beldenin mutlaka uğradığı akıbete ilişkin belirli bir yazısı vardır.
Gültekin Onan
Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.
Hamdi Döndüren
Biz hiçbir kenti helâk etmedik ki onun (önceden) bilinen bir yazısı olmasın.
Hasan Basri Çantay
Biz hiçbir memleketi, onun (levh-i mahfuzda) ma'lum (ve mukadder) bir yazısı olmaksızın, helak etmedik.
Hasib Asutay
Hiçbir ülkeyi, onun bilinen bir yazgısı olmaksızın helâk etmedik.
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (biz) hiçbir şehri, kendisi için belli bir kitab (kader) olmadan helâk etmedik.
İbni Kesir
Biz, hiç bir kasabayı bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.
Mehmet Okuyan
Helak ettiğimiz hiçbir şehir yoktur ki hakkında (bizce) bilinen (belirlenmiş) bir yasa olmasın.
Muhammed Esed
Biz, çünkü, hiçbir toplumu, (önceden) ilahi bir kelamdan bütünüyle haberli kılmadan helak etmedik;
Mustafa İslamoğlu
Zira Biz hiçbir memleketi, (önceden) bilinip anlaşılan ilahi bir vahye muhatap kılmadıkça helake sürüklememişizdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hiçbir ülkeyi helâk etmedik ki, illâ onun için malum bir kitap vardır.
Ömer Öngüt
Biz hiçbir memleketi yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın.
Suat Yıldırım
Bizim imha ettiğimiz her memleket hakkında mutlaka daha önce kararlaştırılmış, malum bir vade vardır.
Süleyman Ateş
Biz hiçbir kenti yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın (helak ettiğimiz her ülkenin yazılmış, tesbit edilmiş bir süresi vardır. O süre dolunca onları yok etmişizdir).
Süleymaniye Vakfı
Helak ettiğimiz her kentin mutlaka yazıya geçmiş belirli bir kaydı vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz hiç bir kenti belli bir kitabı olmadan etkisizleştirmedik.
Şaban Piriş
Bilinen bir yazgısı olmayan hiçbir ülkeyi yok etmedik.
Tefhim-ul Kuran
Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık.
Ümit Şimşek
Biz hiçbir beldeyi, katımızda bilinen ecelleri dolmadan helâk etmedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmaksızın ortadan kaldırmadık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Məhv etdiyimiz hər bir diyarın məlum bir yazısı var idi (həlak olacaqları vaxt əvvəlcədən müəyyən edilmişdi).
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz heç bir məmləkəti (heç bir ölkənin əhalisini) əcəli (lövhi-məhfuzda onun üçün müəyyən edilmiş vaxt) gəlib çatmamış məhv etmədik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben nie eine städtische Gemeinschaft vernichtet, ohne den Zeitpunkt genau vorbestimmt zu haben.
Almanca — Der Edle Quran
Und wir haben keine Stadt vernichtet, ohne daß sie eine festgelegte Frist gehabt hätte.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir haben nie eine Stadt zerstört, ohne daß ihr eine wohlbekannte Frist bemessen gewesen wäre.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR haben keine Ortschaft zugrunde gerichtet, ohne daß es für sie eine bekannte Festlegung gab.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We never destroyed a city, a people or a nation arbitrarily but according to a justified act. There and then their end is being predetermined and unalterably decreed.
Abdul Haleem
Never have We destroyed a community that did not have a set time;
Abdullah Yusuf Ali
Never did We destroy a population that had not a term decreed and assigned beforehand.
Abul A'la Maududi
Whenever We destroyed a town, a definite term had previously been decreed for it.
Aisha Bewley
We did not destroy any city without it having a set time.
Al-Hilali & Khan
And never did We destroy a township but there was a known decree for it.
Ali Quli Qarai
We did not destroy any town but that it had a known term.
Amatul Rahman Omar
And never did We destroy a township but it had a decree made known.
Arthur John Arberry
Never a city have We destroyed, but it had a known decree,
Bijan Moeinian
Every town which God destroyed, was given a prescribed time for re-thinking and repentance (as a sign of God’s mercy. )
E. Henry Palmer
We never destroyed a city without it had its noted doom.
Edip-Layth
We have not destroyed any town except that it had an appointed time.
George Sale
We have not destroyed any city, but a fixed term of repentance was appointed them.
Hamid S. Aziz
We never did destroy a community but there was a fixed term decreed for it.
Mahmoud Ghali
And in no way did We cause any town to perish except that it had a known (prescribed) Book.
Marmaduke Pickthall
And We destroyed no township but there was a known decree for it.
Mohamed Ahmed - Samira
Not one habitation have We destroyed but at the time determined for it.
Muhammad Asad
And never have We destroyed any community [for its wrongdoing] unless a divine writ had (previously] been made known to it;
Mustafa Khattab
We have never destroyed a society without a destined term.
Progressive Muslims
We have not destroyed any town except that it had an appointed time.
Sahih International
And We did not destroy any city but that for it was a known decree.
Sam Gerrans
And We destroyed no city save it had a known writ;
Shabbir Ahmed
And Our Law of Requital annihilated no community or township before the period of respite was over (13:38).
Syed Vickar Ahamed
And We never destroyed a population that did not have a term already decided (written) and allocated.
Taqi Usmani
We did not destroy any town without having a pre-determined time for it.
The Monotheist Group
Wehave not destroyed any town except that it had an appointed time.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Or Nous ne détruisons aucune cité sans quʹelle nʹait eu (un terme fixé en) une Ecriture connue.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben geen stad vernietigd zonder dat er voor haar een vastgestelde voorbeschikking was.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij hebben geene stad verwoest, zonder dat een vastgestelde tijd van berouw voor haar bepaald werd.
Hollandaca — Siregar
En Wij hebben nooit een stad vernietigd, behalve op een vastgestelde tijdstip.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (прежде) Мы не губили [[Многобожники, не веря пророку Мухаммаду, просили, чтобы он явил им наказание от Аллаха, о котором он их предостерегал.]] ни одного селения без того, чтобы у него [у селения] не было известного предписания [определенного срока].
Rusça — Osmanov
Мы не подвергали гибели ни одно поселение, если это не было предначертано [Нами].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi har aldrig låtit ett folk förgås utan att först utsätta en frist för dem.