İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."

وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهِ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَاءُ وَيَهْدِي اِلَيْهِ مَنْ اَنَابَ

ve yeḳūlu (e)lleƶīne keferū levlā unzile ǎleyhi āyetun min rabbihi ḳul inne (a)llahe yuDillu men yeşā'u ve yehdī ileyhi men enābe

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَقُولُve yeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyorlar
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
4لَوْلَاlevlādeğil miydi?
5اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilmeli
6عَلَيْهِǎleyhiona
7اٰيَةٌāyetunا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir ayet
8مِنْmin-nden
9رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
10قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
11اِنَّinneşüphesiz
12اللّٰهَ(a)llaheAllah
13يُضِلُّyuDilluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.saptırır
14مَنْmenkimseyi
15يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
16وَيَهْدِيve yehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve iletir
17اِلَيْهِileyhikendisine
18مَنْmenkimseyi
19اَنَابَenābeن و بBir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek.yönelen

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar derler ki: Ona Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya. De ki: Şüphe yok ki Allah, dilediğini sapıklığa ve gönlüyle ona, onun tapısına dönenleriyse doğru yola sevk eder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar derler ki: Ona Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya. De ki: Şüphe yok ki Allah, dilediğini sapıklığa ve gönlüyle ona, onun tapısına dönenleriyse doğru yola sevk eder.

Abdullah Aydın

Kafir olanlar: “Peygambere Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır. Kendisine yöneleni de hidayete erdirir.”

Adem Uğur

Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.

Ahmed Hulusi

O hakikat bilgisini inkar edenler: "O'na Rabbinden bir mucize inzal edilseydi ya?" derler. . . De ki: "Muhakkak ki Allah dilediğini saptırır, kendisine dönüp yöneleni de hakikate erdirir. "

Ahmet Davudoğlu

Yine o küfredenler, “O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. De ki: “Hiç şüphesiz Allah dilediği kimseyi şaşırtır; gönlünü kendisine çevirene de hidayet buyurur!”

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler: 'Ona, hak peygamber olduğunun delili olarak Rabbinden maddî bir mûcize indirilmeli değil miydi?' diyorlar. 'Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanır, kendisine gönül vereni, boyun eğeni de doğru yola iletir' de.

Ahmet Varol

İnkâr edenler diyorlar ki: 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?' De ki: 'Doğrusu Allah dilediğini saptırır ve gönülden boyun eğeni de kendine yöneltir.

Ali Arslan

De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, (hakka) yöneleni de kendisine iletir.”

Ali Bulaç

İnkar edenler: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."

Ali Fikri Yavuz

Yine o küfredenler diyorlar ki: “- Peygambere Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya! De ki, Allah dilediği kimseyi şaşırtır ve kendisine kalbi ile yöneleni hidayete erdirir.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, üstelik şöyle dediler: "Efendisinden, Ona, bir mucize indirilmeliydi; öyle değil mi?" De ki: "Kuşkusuz, Allah, dilediğini saptırır; Kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir!"

Arif Pamuk

Kafir olanlar diyorlar ki: "Ona Rabbi tarafından bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır. Kendisine yöneleni de hidayete erdirir."

Ayntabî Mehmet Efendi

O küfredenler: “Rabbi celle şânüh'den, ne olur, O'na bir âyet indirilse!” derler. De ki: “Hakikat, Allahû Tealâ dilediğini idlâl ve kendisine rucû eden kimseyi de dinine (İslâm yoluna) hidayet eder.”

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Allah, istediğini (hak edeni) saptırır, kendisine dönüş yapanı da doğru yola iletir.” (Onun için mucizeler asıl faktör değiller.)

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler,"Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Doğrusu, Allah dileyeni saptırır, bütün benliğiyle kendisine yöneleni de doğru yola iletir."

Bekir Sadak

Inkar edenler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?» derler. De ki: «Dogrusu Allah dileyeni saptirir ve Kendisine yoneleni dogru yola eristirir.»

Bir Heyet

De ki: “Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, Kendisine yöneleni de hidayete eriştirir.”

Celal Yıldırım

O inkâr edenler derler ki: «Ona Rabbinden bir mu'cize indirilseydi ya». De ki: Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve kendisine gönül verip yöneleni de doğru yola eriştirir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkârcılar, “Ona rabbinden bir mûcize indirilseydi ya!” diyorlar. De ki: “Allah dilediğini saptırır; kendisine yöneleni de gerçeğe ulaştırır.”

Diyanet İşleri

İnkar edenler diyorlar ki: "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir."

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenler: 'Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' derler. De ki: 'Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.'

Diyanet Vakfı (1993)

De ki: “Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.”

Diyanet Vakfi

Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine o iman etmeyenler diyorlar ki: «Ona Rabbinden bir âyet indirilseydi ya.» De ki: «Hakikaten Allah, dilediğini şaşırtır ve kendisine gönül vereni de hidayete erdirir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine o küfredenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! De ki: "Gerçekten Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kendisine gönül vereni de hidayete eriştiriyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine o küfredenler diyorlar ki: Ona Rabbından bir ayet indirilseydi ya!.. De ki, hakikat Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kim de gönül verirse kendini hidayet buyuruyor

Erhan Aktaş

Kafirler: "Rabb'inden ona bir ayet indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, hak edeni saptırır, kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler: "Rabb'inden ona bir ayet indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, hak edeni saptırır, kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler: "Rabb'inden ona bir ayet indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, dileyen kimseyi dalalette bırakır, kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."

Fizilal-il Kuran

Kâfirler «Muhammed'e, Rabbi tarafından somut bir mucize, indirilseydi ya» derler. Onlara de ki; «Allah, dilediğini saptırır ve kendisine yöneleni doğru yola iletir.»

Gültekin Onan

Küfredenler: "Ona rabbinden bir ayet indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Tanrı dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."

Hamdi Döndüren

İnkâr edenler, “Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?” diyorlar. De ki: “Gerçekten Allah dilediğini saptırır ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.”

Hasan Basri Çantay

O küfredenler: "Ona (peygambere) Rabbinden bir (azab) mu'cize (si) indirilmeli değil miydi"? derler. De ki: "Şübhesiz Allah kimi dilerse onu dalalete götürür, gönlünü kendine çevirdiklerini ise doğru yola iletir".

Hasan Tahsin Feyizli

De ki (Hâbibim): “Allah, dilediğini sapıklıkta bırakır.”

Hasib Asutay

İnkâr edenler diyorlar ki: 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?' (Resulüm!) De ki: 'Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve yöneleni de kendine iletir.'

Hayrat Neşriyat

Hem inkâr edenler: 'Ona (Muhammed’e) Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' diyor. De ki: 'Şübhesiz ki Allah, dilediğini (kendi isyânı sebebiyle) dalâlete atar; (rızâsına) yöneleni ise kendi (dîni)ne hidâyet eder.'

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

De ki: “Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.”

Hüseyin Kaleli

“Küfredenler de: “Rabbi tarafından ona bir âyet indirilmeli değil miydi” derler. (Habibim)! “Şüphesiz Allâh dileyeceği kimseleri saptırır. Kendisine inabe eden kimselere de hidâyet eder.” de.”

İbni Kesir

Küfredenler dediler ki: Rabbından kendisine bir ayet inidirilmeli değil miydi? De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

İnkar edenler, "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Sen de ki: "Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola iletir."

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar); (kendisine) yöneleni ise doğru yola ulaştırır.”

Muhammed Esed

İmdi, (Peygamber'in getirdiği mesajın) doğruluğunu inkar edenler, "Ona Rabbinden mucizevi bir alamet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen de şöyle de: "Bilin ki, (sapmayı) dileyeni saptıran da, O'na yöneleni Kendisine yaklaştıran da, şüphesiz Allah'tır;

Mustafa İslamoğlu

Yine inkarda direnenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Allah dileyen kimsenin sapmasını diler, kendisine yönelen kimseyi ise doğru yola yönlendirir";

Nedim Yılmaz

İnkâr edenler: “O’na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” diyorlar. De ki: “Allah dilediğini sapıklığa düşürür ve (Hakk’a) yönelene de Kendi (dîni)ne giden yolu gösterir.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kâfir olanlar derler ki: «Ona Rabbinden bir âyet indirilmiş olmalı değil mi idi?» De ki: «Muhakkak Allah Teâlâ dilediğini sapıklığa düşürür ve Hakk'a yöneleni de kendisine hidâyet eder.»

Ömer Öngüt

Kâfirler: “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Şüphesiz ki Allah dilediğini dalâlete düşürür ve Hakk'a inabe edene de hidayet eder. ”

Ömer Rıza Doğrul

Münkir olanlar derler ki: "Niçin ona Rabbi tarafından bir mucize gönderilmiyor?". De ki: Allah dalalete sapmak isteyeni saptırır.

Suat Yıldırım

(27-28) Yine o inkâr edenler diyorlar ki: "Peygambere Rabbi tarafından bir mûcize verilmeli değil miydi?" De ki: "Allah dilediğini bu tür iddiaları sebebiyle saptırır. Kendisine yöneleni de hidâyete erdirir. İşte onlar iman edip gönülleri Allah’ı zikretmekle, O’nu anmakla huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur."

Süleyman Ateş

İnkar edenler: "Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. De ki: "Allah, dilediğini (bu tür sözlerle) saptırır. Yöneleni de kendisine iletir."

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler: "Rabbinden ona bir ayet /mucize indirilseydi ya!" derler. De ki: "Allah, (sapıklığın) gereğini yapanı sapık sayar, kendisine yöneleni de yoluna kabul eder."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) derler ki "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya." De ki "Allah, sapıklığı tercih edeni saptırır, doğruya yöneleni de kendine yöneltir."

Şaban Piriş

İnkar edenler: -O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. De ki: -Kuşkusuz Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.

Talat Koçyiğit

(Ey Muhammed onlara) de ki: “(Mucizenin ne faydası var?) Allah, dilediğini saptırır; hakk'a döneni de kendisine hidayet eder.”

Tefhim-ul Kuran

Küfre sapanlar: «Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!» derler. De ki: «Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir.»

Ümit Şimşek

İnkâr edenler, 'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlar derler ki: "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Allah dilediğini/dileyeni saptırır. Doğruya yöneleni de kendisine iletir."

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini dalâlete düşürür, gönlünü kendine çevirdiklerini de doğru yola iletir.”

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafir olanlar deyirlər: “Niyə ona Rəbbindən bir möcüzə endirilməyib?” De: “Şübhəsiz ki, Allah istədiyini sapdırır. Tövbə edib Ona üz tutan kimsəni isə doğru yola yönəldir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kafir olanlar: ″Məgər Rəbbindən ona bir möʼcüzə endirilməli deyildimi?″ – deyirlər. (Ya Rəsulum!) De: ″Allah istədiyini (haqq yoldan) sapdırır. Tövbə edən (Allahın itaətinə qayıdan) şəxsi isə Öz hidayətinə (Özünün doğru yolu olan islam dininə) qovuşdurur″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen sagen: ʺWarum wird ihm kein wunderbares Zeichen herabgesandt?ʺ Sprich: ʺGott, Der die verborgenen Absichten kennt, läßt irregehen, wen Er will und leitet zu Sich, wer gläubig zu Ihm findet.

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die ungläubig sind, sagen: ʺWenn doch ein Zeichen von seinem Herrn auf ihn herabgesandt würde!ʺ Sag: Allah läßt in die Irre gehen, wen Er will, und leitet zu Sich, wer sich Ihm reuig zuwendet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und jene, die ungläubig sind, sagen: ʺWarum ist ihm von seinem Herrn kein Zeichen herabgesandt worden?ʺ Sprich: ʺAllah läßt zugrunde gehen, wen Er will, und leitet die zu Sich, welche sich bekehren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, sagen: ʺWürde ihm doch eine Aya von seinem HERRN hinabgesandt!ʺ Sag: ʺGewiß ALLAH läßt abirren, wen ER will, und leitet zu Sich denjenigen recht, der sich reumütig besinnt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Yet the infidels insolently say: "If only a sign other than the Quran be revealed to him from Allah, his Creator, to evince both his wisdom and the truth of his mission! Say to them: "Indeed, Allah misleads whom He pleases and He guides those who lift to Him their inward sight,"

Abdul Haleem

The disbelievers say, ‘Why has no miracle been sent down to him from his Lord?’ [Prophet], say, ‘God leaves whoever He will to stray, and guides to Himself those who turn towards Him,

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "Truly Allah leaveth, to stray, whom He will; But He guideth to Himself those who turn to Him in penitence,-

Abul A'la Maududi

Those who have rejected (the message of Muhammad) say: "Why has no sign been sent down upon him from his Lord?" Tell them: "Allah lets go astray those whom He wills, and guides to Himself those who turn to Him."

Aisha Bewley

Those who are kafir say, ‘Why has a Sign not been sent down to him from his Lord?’ Say: ‘Allah misguides whoever He wills and guides to Himself all who turn to Him:

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieved say: "Why is not a sign sent down to him (Muhammad صلى الله عليه و سلم) from his Lord?" Say: "Verily, Allâh sends astray whom He wills and guides unto Himself those who turn to Him in repentance."

Ali Quli Qarai

The faithless say, ‘Why has not some sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘Indeed Allah leads astray whomever He wishes, and guides to Himself those who turn penitently [to Him]

Amatul Rahman Omar

And those who disbelieve say, `Why has no sign (of the destruction of his opponents) been revealed to this (Prophet) from his Lord?' Say, `Verily, Allâh lets him go astray who wishes (to be left in error) and guides to Himself (only) those who turn again and again (to Him);

Arthur John Arberry

The unbelievers say, 'Why has a sign not been sent down upon him from his Lord?' Say: 'God leads astray whomsoever He will, and He guides to Him all who are penitent. '

Bijan Moeinian

The disbelievers (make a joke and) say: "How come God has not blessed this Prophet with a miracle?" Say: “God will lead to the loss whoever He wills (for the simple token that no miracle in the past has proven to change an obdurate mind) and He guides whoever (who is willing to listen to this message which by itself is the greatest miracle and) who submits (to the messages contained in this Book. )

E. Henry Palmer

Those who 'misbelieve say, 'Unless a sign is sent down upon him from his Lord. . . ' Say, 'God leads whom He will astray, but guides unto Him those who turn again.

Edip-Layth

Those who have rejected say, "If only a sign were sent down to him from his Lord!" Say, "God misguides whom He wishes and guides to Him whoever is repenting."

George Sale

The infidels say, unless a sign be sent down unto him from his Lord, we will not believe. Answer, verily God will lead into error whom He pleaseth, and will direct unto Himself him who repenteth,

Hamid S. Aziz

Allah expands his bounty freely to whomsoever He will, or He restricts its measure; and they rejoice in the life of this world, but the life of this world is naught but a temporary comfort compared with the Hereafter.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved say, "If only a sign had been sent down upon him from his Lord!" Say, "Surely Allah leads into error whomever He decides and He guides to Him whomever has turned penitent. "

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve say: If only a portent were sent down upon him from his Lord! Say: Lo! Allah sendeth whom He will astray, and guideth unto Himself all who turn (unto Him),

Mohamed Ahmed - Samira

The unbelievers say: "How is it that no miracle was sent down to him by his Lord?" Say: "God leads whosoever He wills astray, and guides whoever turns to Him in repentance.

Muhammad Asad

NOW THOSE who are bent on denying the truth [of the Prophet's message] say, "Why has no miraculous sign ever been bestowed upon him from on high by his Sustainer?" Say: "Behold, God lets go astray him who wills [to go astray], just as He guides unto Himself all who turn unto Him-

Mustafa Khattab

The disbelievers say, "If only a sign could be sent down to him from his Lord."[1] Say, ˹O Prophet,˺ “Indeed, Allah leaves to stray whoever He wills, and guides to Himself whoever turns to Him—

Progressive Muslims

And those who have rejected Say: "If only a sign were sent down to him from his Lord!" Say: "God misguides whom He wishes and guides to Him whoever is repenting. "

Sahih International

And those who disbelieved say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, [O Muúammad], "Indeed, Allah leaves astray whom He wills and guides to Himself whoever turns back [to Him] -

Sam Gerrans

And those who ignore warning say: “Oh, that a proof were but sent down upon him from his Lord!” Say thou: “God leads astray whom He wills, and guides to Him such as turn back:

Shabbir Ahmed

(These Laws are unwavering. ) Now those who are bent upon denying say, "Why has no miracle ever been bestowed upon him from his Lord?" Say, "People go astray according to Allah's Laws, and attain guidance according to His Laws. (4:88). (Man has been endowed with free will and there is no compulsion or coercion in Religion, whether physical, emotional or intellectual (2:256), (12:108)).

Syed Vickar Ahamed

The disbelievers say (about the Prophet): "Why is not a Sign sent down to him from his Lord?" Say: "Truly Allah leaves to wander whom He wills; But He guides to Himself those who turn to Him in patience (and repentance)—

Taqi Usmani

The disbelievers say, "Why is it that no sign (of their choice) has been sent down to him from his Lord?" Say, “Allah lets go astray whom He wills and gives guidance to those who turn to Him,

The Monotheist Group

Andthose who have rejected say: "If only a sign were sent down to him from his Lord!" Say: "God misguides whom He wishes and guides to Him whoever is repenting."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ont mécru disent: ʺPourquoi nʹa-t-on pas descendu sur lui (Muhammad) un miracle venant de son Seigneur?ʺ Dis: ʺEn vérité, Allah égare qui Il veut; et Il guide vers Lui celui qui se repent,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir bûne dibêjin: De bila ji cem Xwedayê wî mucîzeyek jê re bihata hinartin? Bibêje: Bêguman Xwedê, kî ku delaletê bivê ew wî ji rê dixe (mûcize jî tu feydeyê nadin wî) û kesê (bi tobê) bi bal ve vegere ew wî rasterê dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij die ongelovig zijn zeggen: ʺHad er dan geen teken van zijn Heer tot hem neergezonden kunnen worden?ʺ Zeg: ʺGod brengt wie Hij wil tot dwaling en leidt tot Hem wie zich schuldbewust betoont.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De ongeloovigen zeggen: zoo lang hem geen teeken van zijn Heer wordt nedergezonden, zullen wij niet gelooven. Antwoord: Waarlijk, God zal in dwaling brengen wien het hem behaagt, en zal dengeen tot zich voeren, die berouw toont.

Hollandaca — Siregar

En degenen die ongelovig zijn, zeggen: ʺWaarom is er geen Teken aan hem (Moehammad) neergezonden van zijn Heer?ʺ Zeg: ʺVoorwaar, Allah doet dwalen wie Hij wil, en Hij leidt naar Zich toe wie berouw toont.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И говорят те, которые стали неверными [мекканские многобожники]: «Почему ему [Мухаммаду] не ниспослано (ощущаемое) знамение от его Господа (как например чудеса с которыми пришли пророки Муса и Ииса)?» Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, Аллах вводит в заблуждение, кого пожелает (и тому уже не поможет видение чуда), и наставляет на истинный путь того, кто обра­тился к Нему (желая Его довольства)!»

Rusça — Osmanov

Те, которые не уверовали, говорят: ʺПочему ему (т. е. Мухаммаду) не ниспослано от его Господа знамение?ʺ Отвечай: ʺВоистину, Аллах сбивает с пути [истины] того, кого пожелает, и ведет по нему тех, кто раскаялся [пред Ним],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

FÖRNEKARNA av sanningen säger: ʺVarför har han inte fått ett tecken från sin Herre?ʺ Säg: ʺGud låter dem gå vilse som vill gå vilse och Han leder dem till Sig som vill vända åter till Honom i ånger,