"Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak) kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum."

ويَاقَوْمِ لَا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًا اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَمَا اَنَا۬ بِطَارِدِ الَّذِينَ اٰمَنُوا اِنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَلٰكِنِّٓي اَرٰيكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ

ve yā ḳavmi lā eselukum ǎleyhi mālen in ecriye illā ǎlā (a)llahi ve mā enā bi Tāridi (e)lleƶīne āmenū innehum mulāḳū rabbihim ve lākinnī erākum ḳavmen techelūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ويَاقَوْمِve yā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve EY/HEY/AH kavmim
2لَا
3اَسْـَٔلُكُمْeselukumس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksizden istemiyorum
4عَلَيْهِǎleyhibunun karşılığında
5مَالًاmālenم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.bir mal
6اِنْin
7اَجْرِيَecriyeا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karbenim ecrim
8اِلَّاillāyalnızca
9عَلَىǎlāaittir
10اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
11وَمَاve māve değilim
12اَنَا۬enāben
13بِطَارِدِbi Tāridiط ر دSürmek, uzaklaştırmak, birini dışarı çıkarmak, kovmak, uzağa sürmek, uzaklaştıran kişi, sürgün etmek/kovmak, üzerine yüklenmek, saldırmak/hücum etmek, avlamak/takip etmek.kovacak
14الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
15اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden(leri)
16اِنَّهُمْinnehumşüphesiz onlar
17مُلَاقُواmulāḳūل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.kavuşacaklardır
18رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabblerine
19وَلٰكِنِّٓيve lākinnīancak ben
20اَرٰيكُمْerākumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.sizi görüyorum
21قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir topluluk olarak
22تَجْهَلُونَtechelūneج ه لCahil olmak, bir şeyden haberdar olmamak, aptal veya akılsız olmak, şiddetle kaynamak, cahillik taklidi yapmak, bilmezlikten gelmek, birini hesaba katmak veya değer vermek, kargaşa veya istikrarsızlık yaratmak, yanlış davranış sergilemek, bilgiden yoksun olmak, bir şeyi gerçekte olduğundan farklı zannetmek, bir şeyi yapılması gerektiği şekilden farklı yapmak, bilgi olmadan ilerlemek, bir şeyi görmezden gelmek, pagan olmak.cahillik eden

Tüm mealler

Meal seçin (65 / 65 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey kavmim, bu yüzden bir mal da istemem sizden; ecrim, ancak Allahʼa ait ve ben, inananları kovacak da değilim; şüphe yok ki onlar, Rablerine kavuşacaklar, fakat sizi görüyorum ki bilgisiz bir kavimsiniz.

Ahmed Hulusi

"Ey halkım. . . Bunun için sizden bir karşılık istemiyorum. . . Benim yaptığımın karşılığı ancak Allah'a aittir. . . Ben, (siz onları aşağı görseniz de) iman edenleri yanımdan uzaklaştıramam! Muhakkak ki onlar Rablerine kavuşacaklardır. . . Fakat ben sizi cahillik eden bir halk olarak görüyorum. "

Ali Bulaç

"Ey Kavmim, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum. Benim ecrim, yalnızca Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim. Onlar gerçekten Rablerine kavuşacaklar. Ancak ben sizi, cahillik etmekte olan bir kavim görüyorum.

Ali Rıza Safa

"Ey toplumum! Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. Benim ödülümü, ancak Allah verir. İnananları kovacak da değilim. Kuşkusuz, onlar, Efendilerine kavuşacaklar. Fakat bilisiz bir toplum olduğunuzu görüyorum!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey kavmim! Allah'ın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ödülüm ancak Allah'a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim; çünkü onlar Rabblerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir kalabalık olarak görüyorum."

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey kavmim! Buna karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ecrim sadece Allah’a aittir. (Siz istiyorsunuz diye) ben iman edenleri kovacak değilim; onlar (imanları sayesinde) rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi bilgisizliğe gömülmüş bir topluluk olarak görüyorum.

Diyanet İşleri

"Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak) kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum."

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kavmim, ben sizden buna karşı bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım yalnızca Allah'a aittir ve ben, o iman edenleri kovacak değilim. Kesinlikle onlar Rablerine kavuşacaklar, ama ben sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ey kavmim! Buna karşı ben sizden bir mal istemiyorum, benim ecrim ancak Allaha aiddir, ve ben o iyman edenleri koğacak değilim, elbette onlar rablarına kavuşacaklar, ve lakin ben sizi cahillik eder bir kavim görüyorum

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Buna karşı sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Siz, hor görüyorsunuz diye, iman edenleri yanımdan kovacak değilim. Onlar, Rabb'lerine kavuşacaklardır. Fakat ben, sizi cahillik eden bir halk olarak görüyorum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Buna karşı sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Siz, hor görüyorsunuz diye, iman edenleri yanımdan kovacak değilim. Onlar, Rabb'lerine kavuşacaklardır. Fakat ben, sizi cahillik eden bir halk olarak görüyorum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkım! Buna karşı sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah'a aittir. Siz, hor görüyorsunuz diye, iman edenleri yanımdan kovacak değilim. Onlar, Rabb'lerine kavuşacaklardır. Fakat ben, sizi cahillik eden bir topluluk olarak görüyorum."

Gültekin Onan

"Ey kavmim, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum. Benim ecrim yalnızca Tanrı'ya aittir. Ben inananları kovacak değilim. Onlar gerçekten rablerine kavuşacaklar. Ancak ben sizi cahillik etmekte olan bir kavim görüyorum."

Hamdi Döndüren

“Ey kavmim! Bunun için sizden bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım yalnız Allah’a aittir. Ben iman edenleri de (sizin isteğinize uyarak) yanımdan kovacak değilim. Çünkü onlar da Rablerine kavuşacaklardır. Ama ben sizi gerçekten, bilgisiz bir toplum olarak görüyorum!”

Hasan Basri Çantay

Ey kavmim, bundan (bu tebliğlerimden) dolayı sizden hiç bir mal istemiyorum. Benim mükafatım Allahdan başkasına aid değildir ve ben iman edenleri tardedici de değilim. Çünkü onlar muhakkak ki Rablerine kavuşanlardır. Ancak ben sizi cahillik eder bir kavm görüyorum".

Hasib Asutay

Ey kavmim! Buna karşılık ben sizden bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah 'a aittir. Ben iman edenleri (yanımdan) kovacak değilim. (8) Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum. (8. Nuh (a.s.)'un kavminden ileri gelenler iman eden yoksulları küçük görüyor ve onları yanından kovmasını istiyorlardı. Nitekim Kureyş müşrikleri de Resulullah'tan aynı şeyi istemişlerdi.)

İbni Kesir

Ey kavmim: buna karşılık olarak sizden hiç bir mal istemiyorum. Benim ücretim yalnız Allah'a aittir. İnananları da kovacak değilim. Çünkü onlar, Rabblarına kavuşacaklardır. Ne var ki ben; sizi, cahil bir kavim olarak görüyorum.

Mehmet Okuyan

Ey kavmim! Buna (tebliğe) karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim ödülüm yalnızca Allah’a aittir. Ben iman edenleri kovacak değilim. Şüphesiz ki onlar, Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum.

Muhammed Esed

"Ey kavmim; üstelik bu mesaj(ı size ulaştırdığım) için sizden bir çıkar da ummuyorum; benim (çabalarımın) karşılığı ancak Allah katındadır. Ayrıca, ben imana erişenler(in hiç birini) yanımdan kovmayacağım. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklar(ını biliyorlar); ama size gelince, sizin (doğrudan eğriden habersiz, yol yordam) bilmez bir topluluk olduğunuzu görüyorum!

Mustafa İslamoğlu

İmdi ey kavmim! (Çabama karşılık) sizden bir bedel beklentisi içerisinde değilim! Benim (çabamın) karşılığı Allah'a aittir. Dahası, (bana) güvenip inanan kimseleri de etrafımdan uzaklaştıracak değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklar(ına inanıyorlar). Ve fakat bu arada, ben de sizin cahilce davranan bir topluluk olduğunuzu düşünüyorum.

Süleyman Ateş

"Ey kavmim, buna karşı ben sizden bir mal istemiyorum, benim ücretim Allah'a aittir. Ve (siz istemiyor, hor görüyorsunuz diye) ben, inananları (yanımdan) kovacak değilim. Çünkü onlar Rablerinin huzuruna gidecek(yaptıklarının hesabını verecek)lerdir. (Herkes kendi amelinden sorumludur. Onları niçin kovayım?) Fakat ben sizi, cahillik eden bir kavim görüyorum."

Süleymaniye Vakfı

Ey halkım! Buna /yaptığım göreve karşılık sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim sadece Allah'a aittir. Ben inanıp güvenenleri kovacak da değilim. Onlar Rablerine varacaklardır. Fakat ben sizi, cahilce davranan bir halk olarak görüyorum.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey halkım! Buna karşılık sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretimi sadece Allah verir. Ben inanıp güvenenleri kovacak da değilim. Onlar Rablerine kavuşacaklardır. Ben sizi, kendini bilmez bir toplum olarak görüyorum."

Şaban Piriş

-Ey Halkım, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum. Benim ücretimi Allah verecektir. Ben, inanan kimseleri kovamam. Onlar, elbette Rab'lerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin cahillik eden bir halk olduğunuzu görüyorum.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hem ben sizden buna karşı bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah'tandır. Ama ben iman edenleri paylayıp kovamam. Çünkü onlar Rablerine varacaklar. Ama sizin cehalete batmış bir toplum olduğunuzu görüyorum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey qövmüm! Mən buna görə sizdən var-dövlət istəmirəm. Mənim mükafatım ancaq Allaha aiddir. Mən iman gətirənləri qovan deyiləm. Çünki onlar Rəbbi ilə qarşılaşacaqlar. Lakin mən sizin cahil adamlar olduğunuzu görürəm.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey camaatım! Mən peyğəmbərliyi təbliğ etməyə görə sizdən bir mal, mükafat istəmirəm. Mənim mükafatım ancaq Allaha aiddir. Mən iman gətirənləri qovan deyiləm. Onlar (qiyamət günü) öz Rəbbi ilə qarşılaşacaqlar. Lakin mən sizi cahil bir tayfa görürəm!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O mein Volk! Ich fordere von euch dafür keinen Lohn. Mein Lohn obliegt Gott allein. Ich werde keineswegs die aus meiner Nähe verstoßen, die an meine Botschaft glauben, weil ihr sie für niedrig haltet. Sie werden Gott, ihrem Herrn, im Jenseits begegnen. Ich sehe, daß ihr ein Volk von Unwissenden seid.

Almanca — Der Edle Quran

Und, o mein Volk, ich verlange von euch keinen Besitz dafür. Mein Lohn obliegt nur Allah. Und ich werde nicht diejenigen, die glauben, abweisen; sie werden ihrem Herrn begegnen. Aber ich sehe, ihr seid Leute, die töricht sind.

Almanca — M. A. Rassoul

0 mein Volk, ich verlange von euch kein Entgelt dafür. Mein Lohn ist allein bei Allah. Und ich werde gewiß nicht jene, die glauben, verstoßen. Sie werden ihrem Herrn begegnen. Allein, ich erachte euch für ein Volk, das unwissend ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Meine Leute! Ich verlange von euch dafür kein Vermögen. Mein Lohn obliegt doch nur ALLAH. Und ich werde diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben, nicht vertreiben. Gewiß, sie werden ihrem HERRN begegnen. Doch ich sehe, daß ihr Leute seid, die unwissend sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"My people", he said: "I do not charge you a price for what I relate to you of Allah's divine message nor for the divine knowledge imparted to me. The reward for divine service rests only in the hands of Allah". "Nor can I dismiss those whose hearts have been touched with the divine hand or send them away on account of your despicable opinion of them or of viewing them with contempt. They shall meet with Allah, their Creator. in Day of Judgment when I shall have much to answer for". "But then I can see that you people are indeed in want of intellect and spiritual knowledge".

Abdul Haleem

My people, I ask no reward for it from you; my reward comes only from God. I will not drive away the faithful: they are sure to meet their Lord. I can see you are foolish.

Abdullah Yusuf Ali

"And O my people! I ask you for no wealth in return: my reward is from none but Allah: But I will not drive away (in contempt) those who believe: for verily they are to meet their Lord, and ye I see are the ignorant ones!

Abul A'la Maududi

My people! I seek no recompense from you. My recompense is only with Allah. Nor will I drive away those who believe. They are destined to meet their Lord. But I find you to be an ignorant people.

Aisha Bewley

My people! I do not ask you for any wealth for it. My wage is the responsibility of Allah alone. I will not chase away those who have iman. They are surely going to meet their Lord. However, I see you as ignorant people.

Al-Hilali & Khan

"And O my people! I ask of you no wealth for it, my reward is from none but Allâh. I am not going to drive away those who have believed. Surely, they are going to meet their Lord, but I see that you are a people that are ignorant.

Ali Quli Qarai

O my people! I do not ask you any material reward for it. My reward lies only with Allah. But I will not drive away those who have faith. Indeed they will encounter their Lord. But I see that you are an ignorant lot.

Amatul Rahman Omar

`And O my people! I ask you in return for this (- my teaching) no wealth. My reward is due only from Allâh. I am not at all one to drive away those who believe, for they are going to meet their Lord (to be blessed) and I see you are a people who are acting through lack of knowledge.

Arthur John Arberry

O my people, I do not ask of you wealth for this; my wage falls only upon God. I will not drive away those who believe; they shall surely meet their Lord. But I see you are an ignorant people.

Bijan Moeinian

"My people, I am not asking you for any compensation [for this most valuable service of mine. ] Lord will pay me for that. I do not mistreat the believers [the way that you treat them.] After all, they have to meet their Lord [and complain about being mistreated.] The ignorant people like you have my pity."

E. Henry Palmer

'O my people! I do, not ask you for wealth in return for it; my hire is only from God; nor do I repulse those who believe; verily, they shall meet their Lord. But I see you, a people who are ignorant.

Edip-Layth

"My people, I do not ask you for money, my reward is with God. Nor will I turn away those who acknowledge, for they will meet their Lord. But I see that you are a people who are ignorant."

George Sale

O my people, I ask not of you any riches, for my preaching unto you: My reward is with God alone. I will not drive away those who have believed: Verily they shall meet their Lord, at the resurrection; but I perceive that ye are ignorant men.

Hamid S. Aziz

Noah said, "O my people! Bethink you, if I rely upon a manifest Sign from my Lord, and there come to me mercy from Him, and you are blind to it (or it has been made obscure to you); can we compel you to accept it while you are averse to it?

Mahmoud Ghali

And O my people, I do not ask you wealth for (this); decidedly my reward is on no one except Allah. And in no way will I drive away the ones who have believed; surely they will be meeting their Lord. But I see you are an ignorant people.

Marmaduke Pickthall

And O my people! I ask of you no wealth therefor. My reward is the concern only of Allah, and I am not going to thrust away those who believe - Lo! they have to meet their Lord! - but I see you a folk that are ignorant.

Mohamed Ahmed - Samira

I do not demand for it any wealth from you, O my people. My reward is with God. And I will not drive those away who believe. They have also to meet their Lord. But I see you are an ignorant people.

Muhammad Asad

"And, O my people, no benefit do I ask of you for this [message]: my reward rests with none but God. And I shall not repulse [any of] those who have attained to faith. Verily, they [know that they] are destined to meet their Sustainer, whereas in you I see people without any awareness [of right and wrong]!

Mustafa Khattab

O  my people! I do not ask you for a payment for this ˹message˺. My reward is only from Allah. And I will never dismiss the believers, for they will surely meet their Lord. But I can see that you are a people acting ignorantly.

Progressive Muslims

"And my people, I do not ask you for money, my reward is with God. Nor will I turn away those who believe, for they will meet their Lord. But I see that you are a people who are ignorant."

Sahih International

And O my people, I ask not of you for it any wealth. My reward is not but from Allah. And I am not one to drive away those who have believed. Indeed, they will meet their Lord, but I see that you are a people behaving ignorantly.

Sam Gerrans

And: “O my people: I ask of you for it no wealth; my reward is only upon God. And I am not one to drive away those who heed warning; they are going to meet their Lord. But I see you are a people in ignorance.”

Shabbir Ahmed

"O My people! No benefit do I ask you for this. My reward rests with none but Allah. And I am not going to repulse any of the believers (39:40), (63:8). Verily, they know that they are destined to meet their Lord, whereas in you I see people who are wandering in the darkness of ignorance."

Syed Vickar Ahamed

"And O my people! I do not ask you for wealth in return: My reward is from no one except Allah: But I will not drive (send) away those who believe: Surely, they are going to meet their Lord, and I see that you are the ignorant ones!

Taqi Usmani

And, O my people, I do not demand from you any wealth for it. My reward is with none but Allah. And I am not the one who could drive the believers away. Surely, they will be meeting their Lord (gracefully), but I do see your behavior is that of ignorance.

The Monotheist Group

"And my people, I do not ask you for money, my wage is from God. Nor will I turn away those who believe, for they will meet their Lord. But I see that you are a people who are ignorant."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O mon peuple, je ne vous demande pas de richesse en retour. Mon salaire nʹincombe quʹà Allah. Je ne repousserai point ceux qui ont cru, ils auront à rencontrer leur Seigneur. Mais je vous trouve des gens ignorants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî miletê min! Ez li ser ragihandina fermanên Xwedê tu malî ji we naxwazim. Bes xelata min ji cem Xwedê ye. Ez bawermendan (ji civata xwe) naqewirînim. Bêguman ew dê bigihine Xwedayê xwe. Lê belê ez dibînim ku hûn miletekî nezan in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En, mijn volk, ik vraag jullie er geen betaling voor. Slechts God is belast met mijn loon. En ik jaag hen die geloven niet weg; zij zullen hun Heer ontmoeten. Maar ik zie dat jullie mensen zijn die niets weten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O mijn volk! ik vraag geene rijkdommen van u, voor het onderricht dat ik u heb gegeven; mijne belooning komt alleen van God. Ik wil degenen niet verdrijven die geloofd hebben; waarlijk, zij zullen voor hunnen Heer verschijnen op den dag der opstanding; maar ik zie dat gij onwetenden zijt.

Hollandaca — Siregar

En: ʺO mijn volk, ik vraag jullie hiervoor geen rijkdom, mijn beloning is slechts bij Allah. En ik zal de ongerlovigen nimmer wegjagen. Voorwaar, zij zullen hun Heer zeker ontmoeten, maar ik zie dat jullie een onwetend volk zijn.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, народ мой! Не прошу я [Нух] у вас за это [за мой призыв к признанию только Аллаха богом] богатства: ведь награда моя только у Аллаха. И не буду я прогонять тех, которые уверовали: ведь они встретят своего Господа (в День Суда). Но я вижу, что вы – люди, которые являются невежественными (так как вы повелеваете мне прогонять сторонников Аллаха).

Rusça — Osmanov

О мой народ! Я не прошу у вас [вознаграждения] богатством за сообщение вам откровения: меня вознаградит один лишь Аллах. Я не буду отвергать тех, которые уверовали, ибо они уверовали в то, что предстанут перед Господом своим. А вы, как я вижу, - люди невежественные.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Mitt folk! Jag begär ingen ersättning av er för detta (budskap); jag väntar ingen lön från någon annan än Gud. Och jag kommer inte att stöta bort dem som antar tron; de är ju kallade att möta sin Herre. Men jag ser att ni är människor utan begrepp (om rätt och orätt).