Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ

ve mā kāne rabbuke li yuhlike l-ḳurā bi Zulmin ve ehluhā muSliHūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğildi
3رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
4لِيُهْلِكَli yuhlikeه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.helak edecek
5الْقُرٰىl-ḳurāق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.o beldeleri
6بِظُلْمٍbi Zulminظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulümle
7وَاَهْلُهَاve ehluhāا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarahalisi (iken)
8مُصْلِحُونَmuSliHūneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.ıslah edici

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbin, ahâlisi, birbirini ıslâh edip duran şehirleri zulümle helâk etmez.

Adem Uğur

Halkı iyi olduğu halde Rabbin, haksızlıkla memleketleri helâk etmez.

Ahmed Hulusi

Senin Rabbin, salih (dürüst) insanların yaşadıkları bölgeleri, haksız olarak helak edecek değildir!

Ahmet Tekin

İdarecileri, halkı iyi ve ıslah iken, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşarlarken, senin Rabbin zulm ile bir memleketi helâk edecek değildir.

Ahmet Varol

Rabbin, ahalisi ıslah edici iken o beldeleri haksız yere helak edecek değildi.

Ali Bulaç

Halkı, ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.

Ali Fikri Yavuz

Memleketlerin halkı, zulümden berî bulundukları halde, Rabbin, asla o memleketleri zulümle helâk etmez.

Ali Rıza Safa

Senin Efendin, halkı erdemli olan kentleri, haksız yere yıkıma uğratmaz.

Bayraktar Bayraklı

Halkı ıslah edici olduğu halde Rabbin haksız yere memleketleri helak etmez.

Bekir Sadak

Rabbin, kasabalarin halki islah olmusken, haksiz yere onlari yok etmez.

Celal Yıldırım

Rabbin, halkından, kendilerini (ve çevrelerini) düzeltenler bulundukça kasabaları haksız yere yok edecek değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbin, halkı iyilik peşinde olan ülkeleri haksız yere helâk edecek değildir.

Diyanet İşleri

Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbin, kasabaların halkı ıslah olmuşken, haksız yere onları yok etmez.

Diyanet Vakfi

Halkı iyi olduğu halde Rabbin, haksızlıkla memleketleri helâk etmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Senin Rabbin, halkları iyi ve ıslahatçı iken, o memleketleri haksız yere helak edecek değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbin ahalisi iyi gidişatlı olan o memleketleri haksızlık yapacak helak edecek değildi ya!

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbın da o memleketleri ahalisi muslihler iken zulmile helak edecek değildi ya

Erhan Aktaş

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

Fizilal-il Kuran

Sözkonusu şehirlerin halkları doğru yoldayken, Rabbin oraları haksızlıkla helak etmiş değildir.

Gültekin Onan

Ahalisi (ehli) ıslah eden kimseler iken, senin rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.

Hamdi Döndüren

Rabbin, kentleri -halkı birbirlerine iyi davrandıkları sürece- zulüm ile helâk edecek değildir!

Hasan Basri Çantay

Senin Rabbin — ehalisi (hem nefislerini, hem yekdiğerini) ıslaahedib dururken de — O memleketleri (sırf) şirk yüzünden helak edecek değildi ya.

Hasib Asutay

Halkı ıslah edici kimseler olduğu halde Rabbin, o memleketleri haksızlıkla helâk etmez. (33) (33. Allah bir ülke içinde, toplumun ıslahı için çalışan kimseler oldukça onları helak etmez. Buna göre halkın yalnız 'Salih olması' yetmiyor. Ayrıca ıslahatçı olmaları da gerekir.)

Hayrat Neşriyat

Rabbin o şehirleri, ahâlisi (kendi hâllerini ve diğer insanları) ıslâh eden kimseler iken, zulümle helâk edecek değildi.

İbni Kesir

Kasabaların halkı ıslah edilip dururken Rabbın haksız yere onları helak etmez.

Mehmet Okuyan

Halkı ıslah ediciler olduğu hâlde, Rabbin haksızlıkla şehirleri (halkları) helak etmez.

Muhammed Esed

Yoksa, senin Rabbin, halkı (birbirlerine karşı) dürüst davrandıkları sürece, bir toplumu (sırf) (çarpık inançları) yüzünden asla helak etmez.

Mustafa İslamoğlu

Değilse, senin Rabbin halkı (birbirlerine karşı) doğru dürüst davrandığı sürece, (sadece) sapık inançları yüzünden uygarlıkları helak etmez.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve senin Rabbin, ahalisi muslih kimse oldukları halde şehirleri bir zulüm sebebiyle helâk eder olmadı.

Ömer Öngüt

Halkı ıslah olmuş (sâlih ve ıslahtan yana) kimseler olsaydı, Rabbin o memleketleri haksız yere helâk edecek değildi.

Suat Yıldırım

Rabbin, halkı dürüst hareket eden, hem kendi nefislerini, hem de birbirlerini düzeltmeye çalışan diyarları, haksız yere asla helâk etmez.

Süleyman Ateş

Halkı uslu kimseler olsaydı, Rabbin o kentleri, zulüm ile helak edecek değildi.

Süleymaniye Vakfı

Doğru düzgün davranan bir halkı varken, Rabbin haksızlık edip o kentleri helak edecek değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa senin Rabbin, kurulu (doğal) düzeni koruyan bir halkı varken, yanlış yapıp, o kentleri işe yaramaz hale getirecek değildir.

Şaban Piriş

Rabbin, halkı dürüst olan ülkeleri haksız yere helak edecek değildir.

Tefhim-ul Kuran

Halkı, ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o ülkeleri zulm ile helak edecek değildi.

Ümit Şimşek

Yoksa Rabbin, ahalisi düzgün kimseler olduğu halde beldeleri haksız yere helâk edecek değildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Halkı iyilik ve barış sevenler olsaydı, Rabbin o kentleri/medeniyetleri zulümle helak edecek değildi ya!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ölkə əhalisi əməlisaleh olduğu bir halda, Rəbbin o ölkəni haqsız yerə məhv etməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məmləkətlərin əhalisi əməlisaleh olduğu ikən Rəbbin onları haqsız yerə məhv etməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dein Herr würde niemals die Städte zu Unrecht vernichten, wenn ihre Bewohner Gutes tun.

Almanca — Der Edle Quran

Und dein Herr hätte die Städte nimmer zu Unrecht vernichtet, während ihre Bewohner Heilstifter waren.

Almanca — M. A. Rassoul

Und dein Herr ist nicht Der, Der die Städte zu Unrecht zerstören würde, wenn ihre Bewohner rechtschaffen wären.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und deinem HERRN gebührt es nicht, eine Ortschaft wegen Unrecht zugrunde zu richten, solange ihre Bewohner gottgefällig Gutes tun.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor would Allah, your Creator, unjustly destroy the towns when their inhabitants are brewing reform and the fundamental truth governs their thoughts.

Abdul Haleem

Your Lord would not destroy any town without cause if its people were acting righteously.

Abdullah Yusuf Ali

Nor would thy Lord be the One to destroy communities for a single wrong-doing, if its members were likely to mend.

Abul A'la Maududi

And your Lord is not such as would wrongfully destroy human habitations while their inhabitants are righteous.

Aisha Bewley

Your Lord would never have destroyed the cities wrongfully as long as their inhabitants were putting things right.

Al-Hilali & Khan

And your Lord would never destroy the towns wrongfully, while their people were right-doers.

Ali Quli Qarai

Your Lord would never destroy the townships unjustly while their inhabitants were bringing about reform.

Amatul Rahman Omar

And your Lord is not the One Who would destroy the townships unjustly (simply for their disbelief) while the inhabitants thereof (live in peace and) set things right.

Arthur John Arberry

Yet thy Lord would never destroy the cities unjustly, while as yet their people were putting things right.

Bijan Moeinian

Your Lord is not such a One as to unjustly destroy any community while their citizens are righteous.

E. Henry Palmer

Thy Lord would not have destroyed the cities unjustly while the people of them were well doers.

Edip-Layth

Your Lord would not destroy the towns wrongfully, while its people were good doers.

George Sale

And thy Lord was not of such a disposition as to destroy the cities unjustly, while their inhabitants behaved themselves uprightly.

Hamid S. Aziz

If only there had been, among the generations before you, men endowed with a remnant of virtue (balance, sobriety, righteousness, good sense) forbidding (warning, preventing) men from corruption in the earth, as did the few whom We saved from them. But the evildoers followed that by which they made (or were made) sapless (they enjoyed, drained and became drained), and were guilty.

Mahmoud Ghali

And in no way would your Lord indeed cause towns to perish with injustice (while) their population are righteous-doers.

Marmaduke Pickthall

In truth thy Lord destroyed not the townships tyrannously while their folk were doing right.

Mohamed Ahmed - Samira

Your Lord would not surely destroy unjustly human habitations so long as the people are righteous.

Muhammad Asad

For, never would thy Sustainer destroy a community for wrong [beliefs alone] so long as its people behave righteously [towards one another].

Mustafa Khattab

And your Lord ˹O Prophet˺ would never destroy a society unjustly while its people were acting rightly.

Progressive Muslims

And your Lord would not destroy the towns wrongfully, while its people were good doers.

Sahih International

And your Lord would not have destroyed the cities unjustly while their people were reformers.

Sam Gerrans

And never would thy Lord destroy the cities in injustice, when their people were those who do right.

Shabbir Ahmed

For, your Lord would never annihilate a community for wrong beliefs alone as long as its people behave righteously towards one another. (The Qur'an is consistent in its theme that people will be rewarded according to what they do YA'AMALOON, and not what they know YA'ALAMOON. The reason that the Book stresses so much on the right belief system, is that humans are strongly influenced in their behavior by what they think and believe).

Syed Vickar Ahamed

And your Lord would not be the One to destroy towns for a single wrong-doing, while the members were likely to become better.

Taqi Usmani

Your Lord is not such that He would destroy the towns unjustly while their people are good in their ways.

The Monotheist Group

And your Lord will not destroy the towns unjustly, while its people are good doers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ton Seigneur nʹest point tel à détruire injustement des cités dont les habitants sont des réformateurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedayê te ne ew e ku bajaran bi neheqî ji holê rake digel ku xelkê wan çaksaz bin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jouw Heer is niet zo dat Hij de steden ten onrechte vernietigt, terwijl hun inwoners zich beteren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En uw Heer was niet geneigd, de steden onrechtvaardig te verwoesten, welker bewoners zich oprecht gedroegen.

Hollandaca — Siregar

En jouw Heer was niet zo dat Hij de steden onrechtvaardig vernietigde, terwijl de bewoners ervan oprechten waren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Господь твой не таков, чтобы погубить селения [их жителей] по несправедливости, в то время когда обитатели их являются творящими благое [Если Аллах Всевышний наказывает какой-либо народ, то это только за их неверие и грехи].

Rusça — Osmanov

Твой Господь не станет несправедливо губить [жителей] городов, если они добродетельны.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Din Herre låter inte ett folk gå under på grund av (människornas) synd, så länge deras strävan är att bättra sig och göra rätt (mot varandra).