Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

فَاسْتَقِمْ كَمَا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْا اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

fe steḳim ke mā umirte ve men tābe meǎke ve lā teTğav innehu bimā teǎ'melūne beSīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاسْتَقِمْfe steḳimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdosdoğru olun
2كَمَاke māgibi
3اُمِرْتَumirteا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrolunduğun
4وَمَنْve menve kimseler
5تَابَtābeت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe eden
6مَعَكَmeǎkeseninle birlikte
7وَلَاve lāve
8تَطْغَوْاteTğavط غ يaşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık, dinsizlik, isyan, şiddetli gök gürültüsü ve şimşek fırtınası, patlama, kötülük güçleri, kötülüğe sürüklemek, çok cesur olmak, inatçı direniş, aşırı derecede itaatsiz, ölçüsüz, yozlaşmış, dağın tepesi veya üst kısmı, put/şeytan, kötülüğün kaynağıaşırı gitmeyin
9اِنَّهُinnehuşüphesiz O
10بِمَاbimāşeyleri
11تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız
12بَصِيرٌbeSīrunب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörmektedir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık sen, sana nasıl emredildiyse öylece dosdoğru hareket et ve seninle berâber bulunan ve tövbe etmiş olanlar da dosdoğru hareket etsinler ve taşkınlıkta bulunmayın, çünkü şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsini de görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık sen, sana nasıl emredildiyse öylece dosdoğru hareket et ve seninle berâber bulunan ve tövbe etmiş olanlar da dosdoğru hareket etsinler ve taşkınlıkta bulunmayın, çünkü şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsini de görür.

Adem Uğur

O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.

Ahmed Hulusi

O halde sen hükmolunduğunca hakikati yaşa (istikamet sahibi olmak, hidayetin açığa çıkması sonucu olarak hakikatin yaşanması, demektir. A. H. )! Seninle beraber, tövbe edenler de (hakikati yaşayamamalarına neden olan şeylere tövbe edenler). . . Sakın taşkınlık yapmayın! Çünkü O, yapmakta olduklarınızı (B sırrınca) Basıyr'dir.

Ahmet Tekin

O halde, tevbe ederek seninle beraber olanlarla, günah işlemekten, isyandan vazgeçerek Allah’a itaate yönelenlerle birlikte emrolunduğun gibi ilâhî emirleri doğru uygulayarak itaatte daim ol. Aşırı da gitmeyin, azmayın. O sizin işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.

Ahmet Varol

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol; seninle birlikte tevbe edenler de (dosdoğru olsunlar) ve aşırı gitmeyin. O, yaptıklarınızı görmektedir.

Ali Bulaç

Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.

Ali Fikri Yavuz

Onun için sen, emrolunduğun şekilde, beraberinde tevbe edenlerle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin; çünkü Allah, yaptıklarınızın hepsini kemaliyle görücüdür.

Ali Rıza Safa

Artık, sana buyruk verildiği biçimde dosdoğru ol; seninle birlikte pişmanlık gösterenler de öyle. Aşırı gitmeyin; kuşkusuz, O, yaptıklarınızı Görendir.

Bayraktar Bayraklı

O halde seninle beraber tövbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyiniz. Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.

Bekir Sadak

Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolundugun gibi dosdogru ol. Asiri gitmeyin, dogrusu Allah yaptiklarinizi gorur.

Celal Yıldırım

O halde sen —ve beraberinde tevbe edenlerle birlikte— em-rolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyin. Allah ne yaptıklarınızı şüphesiz ki iyiden iyiye görendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir.

Diyanet İşleri

Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

Diyanet İşleri (eski)

Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görür.

Diyanet Vakfi

O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi doğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de (doğru olsunlar). Aşırı gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde tevbe edenler de böyle olsun ve aşırı gitmeyin! Çünkü O, bütün yaptıklarınızı görür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için emr olunduğun gibi doğruluk et: sen ve beraberinde tevbe eden de aşırı gitmeyin, çünkü o her ne yaparsanız basirdir

Erhan Aktaş

Sen ve tevbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun. Aşırı gitmeyin. O, yaptığınız her şeyi görmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen ve tevbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun. Aşırı gitmeyin. O, yaptığınız her şeyi görmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen ve tövbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun. Aşırı gitmeyin. O, yaptığınız her şeyi görmektedir.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, sana emredildiği gibi dosdoğru ol; yanındaki eski sapıklıklarından tevbe edenler de öyle olsunlar. Sakın ölçüleri aşmayınız. Hiç kuşkusuz Allah bütün yaptıklarınızı görür,

Gültekin Onan

Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte buyrulduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.

Hamdi Döndüren

Artık emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Seninle birlikte tevbe edenler de (dosdoğru olsunlar). Sakın aşırı gitmeyin! Çünkü O, yapmakta olduklarınızı görür!

Hasan Basri Çantay

O halde sen [habibim), maiyyetindeki tevbe edenlerle beraber, emr olunduğun vech ile, dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyle görücüdür.

Hasib Asutay

O halde sen, beraberinde tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı hakkıyla görendir!

Hayrat Neşriyat

O hâlde, emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Berâberindeki tevbe edenler de! Ve(Allah’ın koyduğu) hudûdu aşmayın! Çünki O, ne yaparsanız hakkıyla görendir.

İbni Kesir

Öyleyse sen, emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et. Beraberindeki tevbe edenler de. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptıklarınızı görür.

Mehmet Okuyan

Seninle birlikte tevbe edenlerle beraber emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırıya kaçmayın! O, sizin yaptıklarınızı elbette görendir.

Muhammed Esed

Öyleyse, artık emredildiğin yönde, yanında yer alanlarla birlikte, doğru yolu tutun ve sizden hiç biriniz gurura kapılıp da çizgiyi aşmasın: çünkü, unutmayın, yaptığınız her şeyi O görüyor.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Ve seninle birlikte yürümek için sana uyanlar da (aynı yolu tutsunlar)! Asla sınırı aşmayın! Unutmayın ki O yaptığınız her şeyin farkındadır!

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık emrolunduğun gibi istikamette bulun ve tevbe etmiş, seninle beraber bulunmuş olanlar da. Ve haddi tecâvüz etmeyin, şüphe yok ki O, yapar olduğunuz şeyleri bihakkın görücüdür.

Ömer Öngüt

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptıklarınızı görmektedir.

Suat Yıldırım

Öyleyse ey Resulüm, sen beraberinde olup tövbe edenlerle birlikte, sana nasıl emredilmişse öyle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptığınız her şeyi görmekte olup işlerinizin karşılığını da size verecektir.

Süleyman Ateş

Öyleyse emrolunduğun gibi doğru ol; seninle beraber tevbe edenler de (doğru olsunlar), aşırı gitmeyiniz! Zira O, yaptıklarınızı görmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Seninle birlikte tövbe edenler /dönüş yapanlar da öyle! Sakın taşkınlık etmeyin! O, bütün yaptıklarınızı görür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyleyse sana verilen emre tam olarak uy, seninle birlikte dönüş yapanlar da uysunlar. Sakın taşkınlık etmeyin. Çünkü o, bütün yaptıklarınızı görür.

Şaban Piriş

Sen, yanındaki yönelmiş insanlarla birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Taşkınlık yapmayın. Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görür.

Tefhim-ul Kuran

Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yapmakta olduklarınızı görendir.

Ümit Şimşek

Beraberindeki tevbe edenlerle birlikte, emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin. O sizin bütün yaptıklarınızı görür.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde sen, emrolunduğun gibi dosdoğru yürü! Seninle birlikte tövbe edenler de... Sakın aşırılık edip azmayın! O, yapmakta olduklarınızı görüyor.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sənə əmr edildiyi kimi sən də, səninlə birlikdə tövbə edənlər də doğru yolda olun. Həddi aşmayın, çünki O, sizin nə etdiklərinizi görür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Sənə əmr edildiyi kimi, düz (yolda) ol. Səninlə birlikdə iman gətirənlər (tövbə edib ardınca gedənlər) də düz (yolda) olsunlar. (Allahın əmrlərini pozub) həddi aşmayın, çünki O sizin nə etdiklərinizi görəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bleibe beharrlich auf dem geraden Weg, wie dir befohlen wurde und desgleichen den Gläubigen, die mit dir zu Gott gefunden haben. Überschreitet die Grenzen der Gebote und Verbote nicht durch Über- oder Untertreibung! Er sieht genau, was ihr tut.

Almanca — Der Edle Quran

So verhalte dich recht, wie dir befohlen wurde, (du) und diejenigen, die mit dir bereuen, und lehnt euch nicht auf. Gewiß, was ihr tut, sieht Er wohl.

Almanca — M. A. Rassoul

andle du darum aufrichtig, wie dir befohlen worden ist - und die (sollen aufrichtig handeln,) die sich mit dir bekehrt haben. Und seid nicht aufsässig; wahrlich, Er ist dessen ansichtig, was ihr tut.

Almanca — Muhammad Zaidan

Also benimm dich geradlinig, wie es dir geboten wurde - auch jeder, der mit dir reumütig wurde, und übertretet nicht! ER ist dessen, was ihr tut, allsehend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, you Just tread -O Muhammad- together with those who turned to Allah the path of life and action in the manner ordained and lift to Him your inward sight the best you can so as to be men of singular piety, righteousness and virtue. But do not carry things to excess nor transgress. He is Bassirun (Omnipresent) and He sees all that your minds and souls impel you to do.

Abdul Haleem

So keep to the right course as you have been commanded, together with those who have turned to God with you. Do not overstep the limits, for He sees everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

Therefore stand firm (in the straight Path) as thou art commanded,- thou and those who with thee turn (unto Allah); and transgress not (from the Path): for He seeth well all that ye do.

Abul A'la Maududi

So remain, (O Muhammad), you and those who have returned with you (to the fold of faith and obedience from unbelief and rebellion) steadfast (in adhering to the straight way) as you were commanded. And do not exceed the limits of (service to Allah). For certainly He is aware of all what you do.

Aisha Bewley

Go straight as you have been commanded, and also those who turn with you to Allah, and do not exceed the bounds. He sees what you do.

Al-Hilali & Khan

So stand (ask Allâh to make) you (Muhammad صلى الله عليه و سلم) firm and straight (on the religion of Islâmic Monotheism) as you are commanded and those (your companions) who turn in repentance (unto Allâh) with you, and transgress not (Allâh’s Legal Limits). Verily, He is All-Seer of what you do.

Ali Quli Qarai

So be steadfast, just as you have been commanded— [you] and whoever has turned [to Allah] with you— and do not overstep the bounds. Indeed He sees best what you do.

Amatul Rahman Omar

So stand you upright, as you have been commanded, and (also) those who (have left their evil ways and) turned to Allâh (in repentance) and joined you. Do not exceed the bounds (set by Allâh, O people!). He indeed is Observer of your deeds.

Arthur John Arberry

So go thou straight, as thou hast been commanded, and whoso repents with thee; and be you not insolent; surely He sees the things you do.

Bijan Moeinian

Therefore you (Mohammad) and those who have repented [learn from this and] stick firmly to the right way [as revealed here in Qur’an] and do not disobey as the Lord sees all you do.

E. Henry Palmer

Do thou then be upright, as thou art bidden, and whosoever turns repentantly with thee; and transgress ye not:- verily, He on what ye do doth look.

Edip-Layth

So stand straight as you were commanded together with those who repented with you and do not transgress. He is watcher over what you do.

George Sale

Be thou stedfast therefore, as thou hast been commanded; and let him also be stedfast who shall be converted with thee; and transgress not: For He seeth that which ye do.

Hamid S. Aziz

But, verily, every one will your Lord surely recompense for their works; verily, He is well Informed of what they do!

Mahmoud Ghali

So go straight, as you have been commanded, (you) and whoever repents with you, and do not be inordinate; surely He is Ever-Beholding whatever you do.

Marmaduke Pickthall

So tread thou the straight path as thou art commanded, and those who turn (unto Allah) with thee, and transgress not. Lo! He is Seer of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

So, you and those who turned to God with you, should walk along the straight path as you have been commanded, and do not transgress, for He verily sees whatsoever you do.

Muhammad Asad

Pursue, then, the right course, as thou hast been bidden [by God], together with all who, with thee, have turned unto Him; and let none of you behave in an overweening manner: for, verily, He sees all that you do.

Mustafa Khattab

So be steadfast as you are commanded ˹O Prophet˺, along with those who turn ˹in submission to Allah˺ with you. And do not transgress. Surely He is All-Seeing of what you ˹believers˺ do.

Progressive Muslims

So stand straight as you were commanded and those who repented with you and do not transgress. He is watcher over what you do.

Sahih International

So remain on a right course as you have been commanded, [you] and those who have turned back with you [to Allah ], and do not transgress. Indeed, He is Seeing of what you do.

Sam Gerrans

So take thou a straight path as thou art commanded, and he who has repented with thee, and transgress not; He sees what you do.

Shabbir Ahmed

Therefore, (O Prophet) stand firm as you are commanded, along with those who turn to Allah with you. Remember to be moderate in all your actions. He is watching all that you do.

Syed Vickar Ahamed

So hold firmly (to the Straight Path) as you are commanded— You and those who repent with you and turn (to Allah); And do not transgress away (from the Straight Path): Verily, He is All Seeing (Baseer) of all that you do.

Taqi Usmani

So, stand firm (on faith) as you have been commanded, as well as those who having repented (from disbelief) have joined you, and do not cross the limits. Surely, He is watchful of what you do.

The Monotheist Group

So stand straight as you were commanded, and those who have repented with you, and do not transgress. He is Seer over what you do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Demeure sur le droit chemin comme il tʹest commandé, ainsi que ceux qui sont revenus (à Allah) avec toi. Et ne commettez pas dʹexcès. Car vraiment Il observe ce que vous faites.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nexwe tu û ewên ku digel te tobe kirine; çawa li we ferman hatiye kirin wisa xwe rast û durust bikin û ji endazê neborin. Bêguman Xwedê bi ya ku hûn dikin bîner e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Handel correct zoals aan jou bevolen is en aan wie met jou berouw tonen en wees niet onbeschaamd; Hij doorziet wel wat jullie doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wees gij dus onwrikbaar, zooals u bevolen is, en laat degeen mede standvastig zijn, die met u wordt bekeerd, en zondig niet, want hij ziet wat hij doet.

Hollandaca — Siregar

Wees standvastig, zoals jou en wie met jou berouw toont is bevolen, en overtreed niet. Voorwaar, Hij ziet wat jullie doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Придерживайся же (о, Посланник) прямоты, как велено тебе (Аллахом), и (пусть придерживаются ее) те, кто покаялся (вместе) с тобой, и не преступайте границ (которые установил Аллах), – ведь поистине Он видит то, что вы делаете!

Rusça — Osmanov

Будь же стоек на прямом пути, как тебе велено, вместе с теми, кто обратился [к Аллаху]. И не преступайте [границ дозволенного], ибо, воистину, Он видит то, что вы вершите.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Följ, som du har blivit befalld, den raka vägen - (du) och de som, ångerfulla, med dig har vänt åter till Honom - och överskrid inte (de av Gud fastställda gränserna)! Han ser vad ni gör.