ق ص ر (GṦR) kökünün geçtiği ayetler
Kısalmak, az veya hiç güce sahip olmamak, cimri olmak, yetersiz kalmak, bir şeye ulaşamamak, terk etmek/vazgeçmek/kaçınmak/vazgeçmek/son vermek, uzunluğundan almak, kırpmak/itmek, kısıtlanmış/sınırlandırılmış/sınırlı, belirli sınırlar veya limitler içinde tutmak, kısıtlamak/alıkoymak, engellemek/önlemek, kendini toplamak veya bir araya getirmek, itaatkar, günün son kısmı. kasr (çoğul. kusur) - geniş ve ferah ev, kale, saray.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (11)
Bu kök Kur'an boyunca 11 kez, 8 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
قَاصِرَاتُ3 kez
Saffat 37:48قَاصِرَاتُḳāSirātukendilerini hapsetmiş
Sad 38:52قَاصِرَاتُḳāSirātu(eşlerine) diken
Rahman 55:56قَاصِرَاتُḳāSirātu(eşlerine) diken (dilberler)
قُصُورًا2 kez
A'raf 7:74قُصُورًاḳuSūransaraylar
وَاذْكُرُوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَاءَ مِنْ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّاَكُمْ فِي الْاَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِنْ سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتًا فَاذْكُرُوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِدِينَ
ve ƶkurū iƶ ceǎlekum ḣulefā'e min beǎ'di ǎādin ve bevveekum fī l-erDi tetteḣiƶūne min suhūlihā ḳuSūran ve tenHitūne l-cibāle buyūten fe ƶkurū ālā'e (a)llahi ve lā teǎ'ṧev fī l-erDi mufsidīne
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Furkan 25:10قُصُورًاḳuSūransaraylar
تَبَارَكَ الَّذِي اِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا
tebārake elleƶī in şā'e ceǎle leke ḣayran min ƶālike cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru ve yec'ǎl leke ḳuSūran
Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir.
تَقْصُرُوا1 kez
Nisa 4:101تَقْصُرُواteḳSurūkısaltmanızdan ötürü
وَاِذَا ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَقْصُرُوا مِنَ الصَّلٰوةِۗ اِنْ خِفْتُمْ اَنْ يَفْتِنَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا اِنَّ الْكَافِرِينَ كَانُوا لَكُمْ عَدُوًّا مُبِينًا
ve iƶā Derabtum fī l-erDi fe leyse ǎleykum cunāHun en teḳSurū mine S-Salāti in ḣiftum en yeftinekumu (e)lleƶīne keferū inne l-kāfirīne kānū lekum ǎduvven mubīnen
Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler sizin apaçık düşmanınızdır.
يُقْصِرُونَ1 kez
A'raf 7:202يُقْصِرُونَyuḳSirūneyakalarını bırakmazlar
وَقَصْرٍ1 kez
Hac 22:45وَقَصْرٍve ḳaSrinve saraylar
فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَشِيدٍ
fe keeyyin min ḳaryetin ehleknāhā ve hiye Zālimetun fe hiye ḣāviyetun ǎlā ǔrūşihā ve bi'rin muǎTTaletin ve ḳaSrin meşīdin
Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!
وَمُقَصِّرِينَ1 kez
Fetih 48:27وَمُقَصِّرِينَve muḳaSSirīneve(ya) kısaltarak
لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَاءَ اللّٰهُ اٰمِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا
le ḳad Sadeḳa (a)llahu rasūlehu r-ru'yā bi l-Haḳḳi le tedḣulunne l-mescide l-Harāme in şā'e (a)llahu āminīne muHalliḳīne ru'ūsekum ve muḳaSSirīne lā teḣāfūne fe ǎlime mā lem teǎ'lemū fe ceǎle min dūni ƶālike fetHen ḳarīben
Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi.