(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰى وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰى فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰى

fe emmā men eǎ'Tā ve tteḳā / ve Saddeḳa bi l-Husnā / fe se nuyessiruhu li l-yusrā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَمَّاfe emmāama
2مَنْmenkim
3اَعْطٰىeǎ'Tāع ط وAlmak, kabul etmek. Ataun - hediye verme, hediye. A'ta - hediye vermek, teklif etmek. Ta'ata (6. fiil) - aldı.(hayır için) verir
4وَاتَّقٰىve tteḳāو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunursa
1وَصَدَّقَve Saddeḳaص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.ve doğrularsa
2بِالْحُسْنٰىbi l-Husnāح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.en güzel(söz)ü
1فَسَنُيَسِّرُهُfe se nuyessiruhuي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.ona kolaylaştırırız
2لِلْيُسْرٰىli l-yusrāي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.en kolayı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık ona en kolay yolu kolaylaştırırız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık ona en kolay yolu kolaylaştırırız.

Adem Uğur

Biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).

Ahmed Hulusi

Böylece ona en kolayı kolaylaştırırız!

Ahmet Tekin

En kolay olan için, hayır için, ona kolaylık ihsan edeceğiz. Başarılı olmayı onda meleke haline getireceğiz. Ona vicdan rahatlığı ve âhiret saadeti müyesser kılacağız.

Ahmet Varol

Ona en kolay olan(a ulaşmay)ı kolaylaştıracağız.

Ali Bulaç

Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.

Ali Fikri Yavuz

Biz, onu, (Allah’ın razı olacağı) en kolay yola hazırlarız.

Ali Rıza Safa

Onu, en kolay olana kolayca iletiriz.

Bayraktar Bayraklı

- Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.

Bekir Sadak

(5-7) Elinde bulunandan verenin, Allah'a karsi gelmekten sakinanin, en guzel soz olan Allah'in birligini dogrulayanin islerini kolaylastiririz.

Celal Yıldırım

(5-6-7) Artık kim (Allah için) verir ve (kötülüklerden) sakınır, en güzel olanı doğrularsa, biz onu, kolayını kolaylaştırıp başarılı kılarız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz ona iyilik yollarını kolaylaştırırız.

Diyanet İşleri

(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.

Diyanet İşleri (eski)

(5-7) Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

Diyanet Vakfi

(5-7) Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz onu en kolay yola muvaffak kılacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu en kolayına kolaylayacağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu yüsraya (en kolayına) kolaylıyacağız

Erhan Aktaş

Ona en kolayı kolaylaştıracağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona en kolayı kolaylaştıracağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona en kolayı kolaylaştıracağız.

Fizilal-il Kuran

Onu en kolay başarıya ulaştırırız.

Gültekin Onan

Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.

Hamdi Döndüren

Biz de ona, en kolay (yolda gitmeyi) kolaylaştırırız.

Hasan Basri Çantay

biz de onu en kolaya hazırlarız.

Hasib Asutay

Onu en kolay olana kolayca iletiriz.

Hayrat Neşriyat

(5-7) Fakat kim (Allah yolunda) verir ve (günahlardan) sakınırsa, ve o en güzel olanı tasdîk ederse, artık (biz) onu, en kolay olana (Cennete) muvaffak kılarız!

İbni Kesir

Biz de onu en kolaya muvaffak kılarız.

Mehmet Okuyan

Kolay olanı (cennete gitmeyi) ona kolaylaştıracağız.

Muhammed Esed

işte onun için (nihai) huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştıracağız.

Mustafa İslamoğlu

işte ona, rahatlık ve mutluluğun zirvesine götüren yolu kolaylaştırırız.

Ömer Nasuhi Bilmen

(6-7) Ve en güzel olanı tasdik etti ise. İmdi ona en kolay olan için kolaylık veririz.

Ömer Öngüt

Biz de ona kolay olanı hazırlarız, (hayra karşı tatlı bir arzu veririz).

Suat Yıldırım

Biz de en kolay yola muvaffak ederiz.

Süleyman Ateş

Ona en kolay (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.

Süleymaniye Vakfı

onun en kolay olana yönelmesini kolaylaştıracağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu en kolaya, kolayca ulaştırırız.

Şaban Piriş

Biz de ona kolay olması için başarı vereceğiz.

Tefhim-ul Kuran

Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.

Ümit Şimşek

Ona iyilik yolunu kolaylaştırırız.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onu ən asan olana nail edəcəyik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz ona ən asan olanı (Cənnəti) müyəssər edəcəyik!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

dem werden Wir den Weg zum Heil leicht machen.

Almanca — Der Edle Quran

so werden Wir ihm den Weg zum Leichteren leicht machen.

Almanca — Muhammad Zaidan

diesem werden WIR es zum Erleichterten leicht machen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We will facilitate his task and lead him to the facile and ready course.

Abdul Haleem

We shall smooth his way towards ease.

Abdullah Yusuf Ali

We will indeed make smooth for him the path to Bliss.

Abul A'la Maududi

We shall facilitate for him the Way to Bliss.

Aisha Bewley

We will pave his way to Ease.

Al-Hilali & Khan

We will make smooth for him the path of ease (goodness).

Ali Quli Qarai

We shall surely ease him into facility.

Amatul Rahman Omar

We will, then, invariably provide for him every facility (for doing good).

Arthur John Arberry

We shall surely ease him to the Easing.

Bijan Moeinian

God will make his path to the salvation easy.

E. Henry Palmer

We will send him easily to ease!

Edip-Layth

We will make the easy path for him.

George Sale

unto him will We facilitate the way to happiness:

Hamid S. Aziz

We will ease his way to ease!

Mahmoud Ghali

Then We will soon ease him to the Easiest.

Marmaduke Pickthall

Surely We will ease his way unto the state of ease.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall ease the way of fortune for him.

Muhammad Asad

for him shall We make easy the path towards [ultimate] ease.

Mustafa Khattab

We will facilitate for them the Way of Ease.

Progressive Muslims

We will make the easy path for him.

Sahih International

We will ease him toward ease.

Sam Gerrans

We will ease him towards ease.

Shabbir Ahmed

We will indeed ease his way to the Ultimate Ease.

Syed Vickar Ahamed

We will indeed make smooth for him the path to happiness.

Taqi Usmani

We will facilitate for him the way to extreme ease (i.e. the comforts of Paradise).

The Monotheist Group

We will make for him the easy path.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous lui faciliterons la voie au plus grand bonheur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî em ê jî riya wî ji bo karê baş sehl bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

hem leggen Wij een gemakkelijke taak op.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dien zullen wij den weg des geluks gemakkelijk maken.

Hollandaca — Siregar

Wij zullen voor hem het gemakkelijke vergemakkelijken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

тому Мы облегчим к легчайшему [тому Аллах облегчит дела совершения благого и повиновения Ему].

Rusça — Osmanov

Мы облегчим [путь] к легчайшему.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

skall Vi göra det lätt (att följa religionens bud).