(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰى وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰى فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰى
ve emmā men beḣile ve steğnā / ve keƶƶebe bi l-Husnā / fe se nuyessiruhu li l-'ǔsrā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık ona da en güç yolu kolaylaştırırız.
Adem Uğur
Biz de onu en zora hazırlarız.
Ahmed Hulusi
Ona en zoru (hakikatten ve Sünnetullah'tan perdeli yaşamayı) kolaylaştırırız!
Ahmet Tekin
Ona da, en zor yolu, başarısızlığı, vicdan azâbını, âhiret azâbını kolaylaştıracağız.
Ahmet Varol
Ona da en zor olan(a ulaşmay)ı kolaylaştıracağız.
Ali Bulaç
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
Ali Fikri Yavuz
Biz de onu, en şiddetli yola (ateşe) hazırlarız.
Ali Rıza Safa
Onu, en zor olana kolayca iletiriz.
Bayraktar Bayraklı
- Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.
Bekir Sadak
(8-10) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan mustagni sayan, en guzel sozu yalanlayan kimsenin gucluge ugramasini kolaylastiririz.
Celal Yıldırım
(8-9-10) Kim de cimrilik edip kendini (Allah'a) muhtaç saymaz ve en güzel olanı yalanlarsa, ona da güçlüğe (uzanan yolu çekici kılıp) kolaylaştırırız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz onu zora sokarız.
Diyanet İşleri
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Diyanet İşleri (eski)
(8-10) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
Diyanet Vakfi
(8-11) Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onu da en zor yola hazırlarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onu da en zor olana hazırlayacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız
Erhan Aktaş
Ona en zoru kolaylaştıracağız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ona en zoru kolaylaştıracağız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ona en zoru kolaylaştıracağız.
Fizilal-il Kuran
Biz de onu en zora yöneltiriz.
Gültekin Onan
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
Hamdi Döndüren
Biz ona da, en güç (yolda gitmeyi) kolaylaştırırız.
Hasan Basri Çantay
biz de ona en güc olanı kolaylaşdırırız.
Hasib Asutay
Onu da en zor olana iletiriz.
Hayrat Neşriyat
(8-10) Ama kim cimrilik eder ve kendini (Allah’ın sevâbına) muhtaç görmezse, ve o en güzel olanı yalanlarsa, onu da en zor olana (Cehenneme) muvaffak kılarız!
İbni Kesir
Biz de ona en güç olanı kolaylaştırırız.
Mehmet Okuyan
Ona da zor olanı (cehenneme gitmeyi) kolaylaştıracağız.
Muhammed Esed
onun için zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız:
Mustafa İslamoğlu
işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;
Ömer Nasuhi Bilmen
Onu da en zor olan için kolayca iletiriz.
Ömer Öngüt
Biz de ona en güç olanı kolaylaştırırız, (hayra karşı bir isteksizlik veririz).
Suat Yıldırım
(9-10) O en güzel kelimeyi (kelime-i tevhidi) yalan sayanı ise, en güç yola sardırırız.
Süleyman Ateş
Ona da en güç (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.
Süleymaniye Vakfı
onun da en zor olana yönelmesini kolaylaştıracağız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu da en zora, kolayca ulaştırırız.
Şaban Piriş
Biz de ona zorluğu kolaylaştırırız.
Tefhim-ul Kuran
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
Ümit Şimşek
Ona da kötülük yolunu kolaylaştırırız.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onun üstünə ən çətin olanı yükləyəcəyik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz ona ən çətin olanı (Cəhənnəmi) müyəssər edəcəyik (onu Cəhənnəm üçün hazırlayacağıq!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
dem machen Wir den beschwerlichen Weg zum ewigen Leiden leicht.
Almanca — Der Edle Quran
so werden Wir ihm den Weg zum Schwereren leicht machen;
Almanca — M. A. Rassoul
dem wollen Wir den Weg zur Drangsal leicht machen.
Almanca — Muhammad Zaidan
diesem werden WIR es zum Erschwerten leicht machen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We will allow his course to what is miserable, unfavourable and bad;
Abdul Haleem
We shall smooth his way towards hardship
Abdullah Yusuf Ali
We will indeed make smooth for him the path to Misery;
Abul A'la Maududi
We shall facilitate for him the way to Hardship,
Aisha Bewley
We will pave his way to Difficulty.
Al-Hilali & Khan
We will make smooth for him the path for evil.
Ali Quli Qarai
We shall surely ease him into hardship.
Amatul Rahman Omar
We will, then, of course make easy for him (the downhill path to) a state of distress,
Arthur John Arberry
We shall surely ease him to the Hardship;
Bijan Moeinian
God will not mind as the devil take over him and lead him to the wrong path.
E. Henry Palmer
We will send him easily to difficulty!
Edip-Layth
We will make the difficult path for him.
George Sale
unto him will We facilitate the way to misery;
Hamid S. Aziz
We will ease his way to misery (adversity)!
Mahmoud Ghali
Then We will soon ease him to the (great) Difficulty.
Marmaduke Pickthall
Surely We will ease his way unto adversity.
Mohamed Ahmed - Samira
For him We shall ease the way of adversity,
Muhammad Asad
for him shall We make easy the path towards hardship:
Mustafa Khattab
We will facilitate for them the path of hardship.
Progressive Muslims
We will make the difficult path for him.
Sahih International
We will ease him toward difficulty.
Sam Gerrans
We will ease him towards hardship,
Shabbir Ahmed
We will indeed ease his way to hardship.
Syed Vickar Ahamed
We will indeed make smooth for him the path to misery;
Taqi Usmani
We will facilitate for him the way to extreme distress.
The Monotheist Group
We will make for him the difficult path.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous lui faciliterons la voie à la plus grande difficulté,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca em ê jî riya wî ji bo karê nebaş sehl bikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
hem leggen Wij een moeilijke taak op.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Dien zulle wij den weg tot de ellende vergemakkelijken.
Hollandaca — Siregar
Wij zullen voor hem het moeilijke vergemakkelijken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
тому Мы облегчим к трудности [[В сборнике хадисов аль-Бухари и Муслима приводится хадис от Али ибн Абу Талиба, который рассказал следующее: Однажды мы присутствовали на погребальной процессии вместе с Пророком. И он сказал: «У каждого из вас уже записано его место, (которое он займет) в Раю или в Аду». Тогда сподвижники спросили: «Что же нам теперь не стараться?» Пророк сказал: «Совершайте дела, ведь каждому облегчено то, к чему он создан. Что касается того, кто должен быть в числе счастливых, то ему будет облегчено совершение дел счастливых, а что касается того, кто должен быть в числе несчастных, то ему будет облегчено совершение дел несчастных. Затем он прочитал аяты из суры «Ночь»: «Что касается того, кто давал и остерегался, и поверил в истинность прекраснейшего, – тому Мы облегчим к легчайшему. А что касается того, кто скупился и обогащался, и не поверил в истинность прекраснейшего, – тому Мы облегчим к трудности».]] [Аллах затруднит путь совершению благих деяний, и это поведет его к Аду].
Rusça — Osmanov
Мы облегчим [путь] к тягчайшему.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(för honom) skall Vi göra det tungt och svårt. -