Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.

وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِهِ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ

ve mā meneǎhum en tuḳbele minhum nefeḳātuhum illā ennehum keferū bi(a)llahi ve bi rasūlihi ve lā ye'tūne S-Salāte illā ve hum kusālā ve lā yunfiḳūne illā ve hum kārihūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2مَنَعَهُمْmeneǎhumم ن عEngellemek, alıkoymak, durdurmak, önlemek, engelleyici olmak, yasaklamak, reddetmek veya geri çevirmek, aynı zamanda korumak veya savunmak veya muhafaza etmek, tartışmak veya itiraz etmek, direnmek veya dayanmak, güçlendirmek veya tahkim etmek, bir şeyi erişilemez veya yaklaşılamaz veya erişimi zor hale getirmek.engel olan
3اَنْen
4تُقْبَلَtuḳbeleق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabul edilmesine
5مِنْهُمْminhumkendilerinden
6نَفَقَاتُهُمْnefeḳātuhumن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.sadakalarının
7اِلَّٓاillāsadece şudur
8اَنَّهُمْennehumonların
9كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar etmeleridir
10بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ı
11وَبِرَسُولِهِve bi rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve elçisini
12وَلَاve lāve
13يَأْتُونَye'tūneا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelmemeleridir
14الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
15اِلَّاillādışında
16وَهُمْve humonlar
17كُسَالٰىkusālāك س لTembel, aylak, miskin, ağır, isteksiz, uyuşuk olmak.üşene üşene
18وَلَاve lāve
19يُنْفِقُونَyunfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.sadaka vermemeleri
20اِلَّاillādışında
21وَهُمْve humonlar
22كَارِهُونَkārihūneك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmakistemeye istemeye

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mal harcayışlarının kabûlüne mâni olan da ancak onların Allah'ı ve Peygamberini inkâr edip kâfir oluşları, namazı, ancak üşene üşene kılışları ve zorla, istemeyerek Tanrı uğrunda mallarını verişleridir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mal harcayışlarının kabûlüne mâni olan da ancak onların Allahʼı ve Peygamberini inkâr edip kâfir oluşları, namazı, ancak üşene üşene kılışları ve zorla, istemeyerek Tanrı uğrunda mallarını verişleridir.

Adem Uğur

Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir.

Ahmed Hulusi

İnfaklarının (Allah için yaptıkları harcamaların) onlardan kabul edilmesine engel şudur: Onlar, Esma'sıyla onların hakikati olarak Allah'ı ve Rasulünü inkar edenlerden oldular; salata ancak tembel tembel gelirler ve ancak istemeye istemeye bağışta bulunurlar.

Ahmet Tekin

Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, sadece, Allah’ı ve Rasulünü inkârda ısrar etmeleri, üşene üşene namaza gelmeleri, kerhen, istemeyerek Allah yolunda mallarını harcamalarıdır.

Ahmet Varol

Sadakalarının kabul edilmesine engel olan tek şey, onların Allah'ı ve Peygamberini inkâr etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve istemeye istemeye sadaka vermeleridir.

Ali Bulaç

İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.

Ali Fikri Yavuz

Harcadıklarının, onlardan kabul edilişine engel ancak şudur: Allah’a, Peygambere küfretmeleridir. Namaza ancak tenbel tenbel geliyorlar, verdiklerini de ancak istemiyerek veriyorlar.

Ali Rıza Safa

Yardımlaşmak amacıyla harcadıklarının kabul edilmesine engel olan şey, Allah'a ve O'nun elçisine nankörlük etmeleri, namaza üşenerek gelmeleri ve yardımları isteksiz yapmalarıdır.

Bayraktar Bayraklı

Verdiklerinin kabul olmasına engel olan hususlar, özellikle Allah'ı ve Peygamberini inkar etmeleri, namaza üşenerek gelmeleri ve istemeyerek sadaka vermeleridir.

Bekir Sadak

Verdiklerinin kabul olunmasina engel olan, Allah'i ve peygamberini inkar etmeleri, namaza tembel tembel gelmeleri, istemeye istemeye vermeleridir.

Celal Yıldırım

Harcadıklarının kendilerinden kabul edilmesini ancak, Allah'ı ve Peygamberini inkâr etmeleri, üşenerek namaza gelmeleri ve bir de istemeyerek (mallarını hayır işlerinde) sarfetmeleri engellemiştir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yaptıkları harcamaların kabul edilmesine engel olan esas sebep de şudur: Onlar Allah’ı ve peygamberini tanımadılar; namaza da ancak üşene üşene gelirler ve harcamalarını gönülsüz olarak yaparlar.

Diyanet İşleri

Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.

Diyanet İşleri (eski)

Verdiklerinin kabul olunmasına engel olan, Allah'ı ve Peygamberini inkar etmeleri, namaza tembel tembel gelmeleri, istemeye istemeye vermeleridir.

Diyanet Vakfi

Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnfakların onlardan kabul olunmamasına sebep, gerçekte Allah'a ve Resulüne inanmamaları, namaza ancak üşene üşene gelmeleri, verdiklerini de ancak istemeye istemeye vermeleridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların verdiklerinin kabul edilmesine engel olan, yalnızca Allah'a ve Peygamberine küfretmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve verdiklerini de ancak istemeyerek vermeleridir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerinden nefakalarının kabul olunmasına mani' olan da sırf şudur: çünkü bunlar Allaha ve Resulüne küfrettiler ve namaza ancak üşene üşene geliyorlar, verdiklerini de ancak istemiyerek veriyorlar

Erhan Aktaş

İnfaklarının kabul edilmesine engel şey, onların, Allah'a ve Resul'üne karşı küfretmeleri, salata üşene üşene gelmeleri ve istemeyerek infak etmeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnfaklarının kabul edilmesine engel şey, onların, Allah'a ve Resul'üne karşı küfretmeleri, salata üşene üşene gelmeleri ve istemeyerek infak etmeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnfaklarının kabul edilmesine engel şey, Onların, Allah'a ve Rasul'üne karşı küfretmeleri, salata üşene üşene gelmeleri ve istemeyerek infak etmeleridir.

Fizilal-il Kuran

Verdikleri sadakaların kabul edilmesini engelleyen tek sebep şudur; Onlar Allah'a ve Peygamber'e inanmadılar, namaza ancak uyuşuk uyuşuk dururlar ve verdikleri sadakaları istemeyerek verirler.

Gültekin Onan

İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Tanrı'ya ve elçisine küfretmeleri, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.

Hamdi Döndüren

Onların Allah’ı ve Peygamber’ini inkâr ederek küfre düşmeleri, namaza üşenerek gelmeleri ve istemeyerek bağışta bulunmalarıdır ki, yaptıkları bağışların kabul edilmesine engel olmuştur.

Hasan Basri Çantay

Nafakalarının onlardan kabul edilmesini men'eden de (başkası değil) onların Allaha ve resulüne küfretmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleridir. Onlar iştahsız olmadıkça da harcamazlar.

Hasib Asutay

Onların (münafıkların) harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve peygamberini inkâr etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcama yapmalarından başka bir şey değildir.

Hayrat Neşriyat

Onların harcamalarının, kendilerinden kabûl edilmesine mâni' olan, gerçekten onların Allah’ı ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak tenbel tenbel gelmeleri ve(mallarını) ancak isteksiz kimseler olarak harcamalarından başka bir şey değildir.

İbni Kesir

Verdiklerinin onlardan kabul edilmesini engelleyen şudur: Onlar, Allah'a ve Rasulüne küfretmişlerdir. Namaza tembel tembel gelirler ve mallarını da istemeye istemeye infak ederler.

Mehmet Okuyan

Onların infaklarının (verdiklerinin) kabul edilmesini engelleyen sebep, onların Allah’ı ve Elçisini inkâr etmeleri, namaza sadece üşenerek gelmeleri ve sadece istemeyerek infakta bulunmalarından (vermelerinden) başka bir şey değildir.

Muhammed Esed

Onların yaptığı harcamaların kendilerinden (bir iyilik olarak) kabul edilmesinde biricik engel, onların Allahı ve Onun Elçisini tanımaktan kaçınır bir eğilim göstermeleri, (dolayısıyla) namaza ancak üşene üşene katılmaları ve (iyi amaçlar için) ancak gönülsüzce harcamalarıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onların hayır için harcadıklarının kabülüne tek engel, Allah'a ve O'nun Elçisi'ne ısrarla nankörlük etmeleridir; onlar namaza hep üşene üşene katılırlar ve onlar her daim gönülsüzce hayır yaparlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlardan infak ettikleri şeylerin kabul edilmesine mani olan şey de, onların Allah Teâlâ'yı ve peygamberini inkâr etmiş olmalarıdır ve onlar namaza ancak üşenici oldukları halde gelirler ve onlar ancak kerih görür oldukları halde infakta bulunurlar.

Ömer Öngüt

Onların infaklarının kabul olunmasına ancak şu mâni olmuştur: Onlar Allah'ı ve Resul'ünü inkâr etmişlerdir. Namaza üşene üşene gelirler, verdiklerini de istemeye istemeye verirler.

Suat Yıldırım

Bu teberrûlarının kabul edilmemesinin tek sebebi şudur:Çünkü onlar Allah’a ve Resulüne karşı inkâr ve nankörlük içindedirler. Namaza ancak üşene üşene gelirler. Yardımda bulunurken de istemeye istemeye, gönülsüz verirler.

Süleyman Ateş

Sadakalarının kabul edilmesine engel olan sadece şudur: Onlar Allah'a ve elçisine karşı nankörlük ettiler; namaza da üşene üşene gelirler ve istemeye istemeye sadaka verirler.

Süleymaniye Vakfı

Yaptıkları harcamanın kabulüne engel olan sadece Allah'ı ve elçisini görmezlikte direnmeleridir. Bunlar namaza ancak üşenerek gelirler ve yaptıkları harcamayı da ancak gönülsüz yaparlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıkları harcamaların kabulüne tek engel, Allah'ı ve Elçisini görmezlik etmeleri, üşenerek namaza gelmeleri ve harcamalarını gönülsüzce yapmalarıdır.

Şaban Piriş

Verdiklerinin kabul olunmasına engel olan, Allah'ı ve resulünü inkar etmeleri, namaza tembel tembel gelmeleri ve istemeyerek vermeleridir.

Tefhim-ul Kuran

İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve Resulünü tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.

Ümit Şimşek

Onların bağışlarının kabulüne engel olan şey, Allah'ı ve Resulünü inkâr etmiş olmaları, namaza üşenerek kalkmaları ve bağışlarını gönülsüzce yapmalarıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnfaklarının onlardan kabul edilmesini engelleyen sadece şudur: Onlar, Allah'a ve resulüne nankörlük ettiler. Namaza ancak üşene üşene gelirler, infak edip dağıttıklarını da içlerinden gelmeyerek verirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların sərf etdiklərinin qəbul olunmasına yalnız o mane olur ki, onlar Allaha və Onun Elçisinə küfr edir, namaza tənbəlliklə qalxır və mallarını könülsüz xərcləyirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların xərclədiklərinin qəbul olunmasına mane olan yalnız Allahı və Onun Peyğəmbərini inkar etmələri, namaza tənbəl-tənbəl gəlmələri və istəməyə-istəməyə xərcləmələridir.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ihre Spenden werden nicht angenommen, weil sie Gott und Seinen Gesandten verleugnen, nur zögernd zum Gebet gehen und nur widerwillig spenden.

Almanca — Der Edle Quran

Und nichts (anderes) verhindert, daß ihre Ausgaben von ihnen angenommen werden, als daß sie Allah und Seinen Gesandten verleugnen, sich nur schwerfällig zum Gebet begeben und nur widerwillig ausgeben.

Almanca — M. A. Rassoul

Ihre Spenden werden nur deshalb nicht angenommen, weil sie nicht an Allah und an Seinen Gesandten glauben und nur träge zum Gebet kommen und ihre Spenden nur widerwillig geben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The reason for refusing to acknowledge their contributions is their unforgivable grave offence against Allah; an offence no amount of money can expiate. They deny Allah and His Messenger, they perform their act of worship with an attitude of mind dispirited and despondent and they spend in Allah's service with great disinclination and reluctance.

Abdul Haleem

The only thing that prevents what they give from being accepted is the fact that they defy God and His Messenger, perform the prayer only lazily, and give only grudgingly.

Abdullah Yusuf Ali

The only reasons why their contributions are not accepted are: that they reject Allah and His Messenger; that they come to prayer without earnestness; and that they offer contributions unwillingly.

Abul A'la Maududi

[9:54] Nothing prevents that their expendings be accepted except that they disbelieve in Allah and His Messenger, and whenever they come to the Prayer they do so lazily, and whenever they spend they do so grudgingly.

Aisha Bewley

Nothing prevents what they give from being accepted from them but the fact that they have rejected Allah and His Messenger, and that they only come to salat lethargically, and that they only give reluctantly.

Al-Hilali & Khan

And nothing prevents their contributions from being accepted from them except that they disbelieved in Allâh and in His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and that they came not to As-Salât (the prayer) except in a lazy state,[1] and that they offer not contributions but unwillingly.

Ali Quli Qarai

Nothing stops their charities from being accepted except that they have no faith in Allah and His Apostle and do not perform the prayer but lazily, and do not spend but reluctantly.

Amatul Rahman Omar

And nothing prevents their contributions from being accepted except that they (practically) disbelieve in Allâh and His Messenger and they perform not the Prayer but lazily and they spend not (in the cause of Allâh) but reluctantly.

Arthur John Arberry

And naught prevents that their expendings should be accepted from them, but that they believe not in God and His Messenger, and perform not the prayer save lazily, and that they expend not without they are averse.

Bijan Moeinian

The reason for which their offerings will not be accepted is because of their attitudes: They have not truly believed in God and His prophet, they participate in daily prayers reluctantly and they participated in charities out of hypocrisy.

E. Henry Palmer

But nought hinders their alms-giving from being accepted save that they misbelieve in God and His Apostle, and perform not prayer save lazily, and expend not in alms save reluctantly.

Edip-Layth

What prevented the acceptance of their spending was that they rejected God and His messenger, and they do not attend to the contact prayer except lazily, and they do not spend except unwillingly.

George Sale

And nothing hindreth their contributions from being accepted of them, but that they believe not in God and his apostle, and perform not the duty of prayer, otherwise than sluggishly; and expend not their money for God's service, otherwise than unwillingly.

Hamid S. Aziz

But naught hinders their contributions from being accepted save that they disbelieve in Allah and His Messenger, and perform not prayer save lazily (unmindfully), and spend not in charity save reluctantly.

Mahmoud Ghali

And nothing has prevented that their expendings should be accepted from them except that they have disbelieved in Allah and in His Messenger, and they do not come up to prayer except lazily, and they do not expend except while they are hating (that). (Literally: and they are of that)

Marmaduke Pickthall

And naught preventeth that their contributions should be accepted from them save that they have disbelieved in Allah and in His messenger, and they come not to worship save as idlers, and pay not (their contribution) save reluctantly.

Mohamed Ahmed - Samira

Nothing prevents the acceptance of what they spend except that they do not believe in God and His Apostle, and come to worship but languidly and spend only grudgingly.

Muhammad Asad

For, only this prevents their spending from being accepted from them: they are bent on refusing to acknowledge God and His Apostle, and never pray without reluctance, and never spend [on righteous causes] without resentment.

Mustafa Khattab

And what prevented their donations from being accepted is that they have lost faith in Allah and His Messenger, they never come to prayer except half-heartedly, and they never donate except resentfully.

Progressive Muslims

And what prevented what they would spend from being accepted from them except that they rejected God and His messenger, and they do not attend to the contact-method except lazily, and they do not spend except unwillingly.

Sahih International

And what prevents their expenditures from being accepted from them but that they have disbelieved in Allah and in His Messenger and that they come not to prayer except while they are lazy and that they do not spend except while they are unwilling.

Sam Gerrans

And there prevents their expenditures being accepted from them only that they denied God and His messenger, and come not to the duty save as idlers, and spend not save unwillingly.

Shabbir Ahmed

What prevents their contributions from being accepted is this: They do not truly believe in Allah and His Messenger. They only claim to believe (2:8). They join you in congregations of prayer only half-heartedly and just to be seen of men (4:142), (107:5). And they contribute only with great reluctance in their hearts. (Islam involves only willing submission to Allah (2:256).

Syed Vickar Ahamed

And the (only) reasons why their offerings (and contributions) are not accepted are: That they reject Allah and His Messenger (Muhammad); That they come to prayer in laziness; And that they make (their) offerings unwillingly.

Taqi Usmani

Nothing has prevented their spending from being accepted from them but that they have disbelieved in Allah and in His Messenger, and they do not come to the Salāh but lazily, and do not spend but without volition.

The Monotheist Group

And what prevented what they would spend from being accepted from them except that they rejected God and His messenger, and they do not attend the contact prayer except lazily, and they do not spend except unwillingly.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce qui empêche leurs dons dʹêtre agréés, cʹest le fait quʹils nʹont pas cru en Allah et Son messager, quʹils ne se rendent à la Salât que paresseusement, et quʹils ne dépensent (dans les bonnes œuvres) quʹà contrecœur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew tiştê ku nahêle sedeqe û xêrên wan qebûl bibe, ji bilî ku wan bawerî bi Xwedê û Peyxemberê wî neanîn û nimêj her bi tiralî û sistayî kirin û ku ji neçarî malê xwe xerc kirin pê ve ne tiştekî din bû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En dat hun bijdragen aangenomen werden, werd alleen maar verhinderd doordat zij geen geloof hechten aan God en Zijn gezant, alleen maar onachtzaam tot de salaat komen en slechts onwillig bijdragen geven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En niets verhindert hunne gaven aan te nemen, dan dat zij niet in God en zijn apostel gelooven, en dat zij het gebed niet anders dan onachtzaam verrichten, en hun geld voor Gods geloof slechts onwillig besteden.

Hollandaca — Siregar

En er is niets dat de aanvaarding van hun bijdragen tegenhoudt dan het feit dat zij waarlijk niet in Allah en zijn Boodschapper geloven, en dat zij niet tot de shalât komen, tenzij schoorvoetend, en dat zij geen bijdragen geven, behalve met weerzin.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И препятствует принятию от них их расходов [пожертвований] только то, что они стали неверующими в Аллаха и Его посланника, и что они приходят на молитву только ленивыми и (то, что) расходуют они только по принуждению [не надеясь на награду за обязательные расходования и не боясь наказания Аллаха за оставление его].

Rusça — Osmanov

Тому, чтобы были зачтены их жертвоприношения [в борьбе во имя Аллаха], препятствует то, что они не веруют в Аллаха и Его Посланника, совершают молитву нехотя и делают жертвоприношения [во имя Аллаха] не по доброй воле.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Skälen till att deras gåvor och bidrag inte tas emot är dessa och inga andra: de tror inte på Gud och på Hans Sändebud, de går inte till bön annat än i sakta mak och när de ger (till goda ändamål) ger de högst motvilligt.