(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

ḳātilūhum yuǎƶƶibhumu (a)llahu bi eydīkum ve yuḣzihim ve yenSurkum ǎleyhim ve yeşfi Sudūra ḳavmin mu'minīne / ve yuƶhib ğayZe ḳulūbihim ve yetūbu (a)llahu ǎlā men yeşā'u ve(a)llahu ǎlīmun Hakīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَاتِلُوهُمْḳātilūhumق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakonlarla savaşın (ki)
2يُعَذِّبْهُمُyuǎƶƶibhumuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azabetsin
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4بِاَيْدِيكُمْbi eydīkumي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitsizin ellerinizle
5وَيُخْزِهِمْve yuḣzihimخ ز يAlçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan etkilenmek.ve onları rezil etsin
6وَيَنْصُرْكُمْve yenSurkumن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakve sizi üstün getirsin
7عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
8وَيَشْفِve yeşfiش ف يİyileştirmek, gidermek, sağlığına kavuşturmak. Şifa - iyileşme, ilaç, şifa verme.ve şifa versin
9صُدُورَSudūraص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğüslerine
10قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplumunun
11مُؤْمِنِينَmu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar
1وَيُذْهِبْve yuƶhibذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekve gidersin
2غَيْظَğayZeغ ي ظkızdırmak, öfkelendirmek, kışkırtmak, kafasını karıştırmak, sinirlendirmek, öfke, hiddet, şiddet, sıkıntı; tencereöfkesini
3قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpyüreklerinin
4وَيَتُوبُve yetūbuت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.ve tevbesini kabul eder
5اللّٰهُ(a)llahuAllah
6عَلٰىǎlā
7مَنْmenkişinin
8يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
9وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
10عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
11حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Savaşın onlarla da Allah, ellerinizle onları azaplandırsın, aşağılatsın onları, onlara karşı yardım etsin size ve inanan topluluğun göğüslerini ferahlatsın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Savaşın onlarla da Allah, ellerinizle onları azaplandırsın, aşağılatsın onları, onlara karşı yardım etsin size ve inanan topluluğun göğüslerini ferahlatsın.

Adem Uğur

Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.

Ahmed Hulusi

Savaşın onlarla (ki), Allah elleriniz olarak onları azaplandırsın, rezil etsin onları; onlara karşı size zafer kazandırsın; (böylece) iman edenler topluluğunun içine şifa versin.

Ahmet Tekin

Onlarla savaşın. Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın, onları rezil rüsvay etsin. Size yardım ederek onlara galip kılsın. Mü’min toplumun gönüllerine ferahlık versin.

Ahmet Varol

Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size zafer versin ve mü'minler topluluğunun gönüllerini ferahlandırsın.

Ali Bulaç

Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, mü'minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.

Ali Fikri Yavuz

Onlarla muharebe edin ki, Allah, sizin ellerinizle kendilerini öldürsün ve böylece azab etsin; onları perişan etsin, size onlara karşı zafer versin ve müminler topluluğunun kalblerini ferahlandırsın;

Ali Rıza Safa

Onlarla savaşın ki, Allah, sizin elinizle onları cezalandırsın, onları aşağılasın ve onlara karşı size yardım etsin. İnanan bir toplumun da gönlüne dinginlik versin.

Bayraktar Bayraklı

Onlarla savaşınız ki, Allah sizin ellerinizle cezalandırsın, rezil etsin onları; sizi onlara karşı galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın!

Bekir Sadak

(14-15) Onlarla savasin ki Allah sizin elinizle onlari azablandirsin, rezil etsin ve sizi ustun getirsin de muminlerin gonullerini ferahlandirsin, kalblerindeki ofkeyi gidersin. Allah dilediginin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.

Celal Yıldırım

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azâb edip kendilerini rüsvay eylesin ; onlara karşı size yardım edip zafer yolunu açsın da inanan bir topluluğun yüreklerini ferahlatıp şifâ versin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onları sizin elinizle cezalandırsın, onları rezil rüsvâ etsin, sizi onlara karşı başarılı kılsın, inananların yüreklerine su serpsin, kalplerindeki öfkeyi yatıştırsın. Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah bilmekte, hikmetle yönetmektedir

Diyanet İşleri

(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

(14-15) Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.

Diyanet Vakfi

Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onların cezasını versin ve onları rezil ve rüsvay etsin, yardımıyla sizi onlara muzaffer kılsın. Ve mümin bir kavmin yüreklerini ferahlandırsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlarla savaşın ki, Allah onları sizin elinizle cezalandırsın, rezil etsin onları, yardımıyla sizi onlara karşı zafere erdirsin, mü'min bir topluluğun yüreklerine su serpsin,

Elmalılı Hamdi Yazır

Muharebe edin onlara ki Allah sizin ellerinizle kendilerini muazzeb kılsın, rüsvay etsin, nusratiyle sizi üzerlerine muzaffer buyursun ve mü'min bir kavmin yüreklerine su serpsin

Erhan Aktaş

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İman Eden halkın göğüslerine şifa versin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İnanan halkın göğüslerine şifa versin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İnanan halkın göğüslerine şifa versin.

Fizilal-il Kuran

Onlarla savaşınız ki, Allah sizin elinizle onları azaba çarptırsın, kendilerini perişan etsin, sizi onlara karşı üstün getirsin de müminlerin kalb yaralarını iyileştirsin, su serpsin.

Gültekin Onan

Onlarla çarpışınız. Tanrı, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, inançlılar kavminin göğsünü şifaya kavuştursun.

Hamdi Döndüren

Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın, alçaltsın, sizi onlara üstün kılsın ve mü’minler toplumunun göğüslerini huzura kavuştursun.

Hasan Basri Çantay

Onlarla muhaarebe edin ki Allah sizin ellerinizle onları azablandırsın, onları rüsvay etsin, size onlara karşı nusret versin, mü'minler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın.

Hasib Asutay

Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin. Onlara karşı size yardım etsin ve mümin bir kavmin kalplerini ferahlatsın.

Hayrat Neşriyat

Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onlara azâb etsin ve onları rezîl etsin, hem onlara karşı size yardım etsin ve mü’minlerden bir topluluğun gönüllerine şifâ versin!

İbni Kesir

Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları azablandırsın, rüsvay etsin ve sizi onlara karşı üstün kılsın ve mü'minler topluluğunun göğüslerini ferahlandırsın.

Mehmet Okuyan

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın, onları rezil etsin; onlara karşı size yardım etsin ve mümin topluluğun kalplerini ferahlatsın!

Muhammed Esed

Savaşın onlarla! Allah sizin elinizle cezalandıracak onları; hor ve hakir kılacak; sizi de onlara karşı yardımıyla destekleyecek; ve inananların içlerini ferahlatıp

Mustafa İslamoğlu

Onlarla savaşın, Allah onlara sizin ellerinizle azap edip onları rezil eder; ve onlara karşı size yardım edip inananların gönlüne ferahlık verir

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ile muharebede bulunun. Onları Allah Teâlâ sizin ellerinizle muazzep kılsın ve onları rüsvay etsin ve onların üzerine size nusret versin ve mü'minler olan bir zümrenin göğüslerine şifa ferahnâsip buyursun.

Ömer Öngüt

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, sizi onlara karşı galip kılsın ve müminlerin gönüllerini ferahlandırsın.

Suat Yıldırım

(14-15) Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın, onları rüsvay etsin, onlara karşı size yardım edip zafer yolunu açsın, müminlerin gönüllerini ferahlatsın, kalplerindeki kin ve öfkeyi gidersin. Allah Teâlâ dilediğine tövbe de nasib eder. Allah alîmdir, hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

Süleyman Ateş

Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onlara azabetsin, onları rezil etsin, sizi onlara üstün getirsin ve inananlar toplumunun göğüslerine şifa versin;

Süleymaniye Vakfı

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin ve onları rezil etsin; size de onlara karşı zafer versin ve inanıp güvenenler topluluğunun içini rahatlatsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlarla savaşın ki sizin ellerinizle Allah onlara azap etsin, onları parçalasın, size zafer versin ve inanıp güvenenler topluluğunun içini rahatlatsın.

Şaban Piriş

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın, rezil etsin. Ve sizi üstün getirerek mümin bir toplumun gönüllerine şifa versin.

Tefhim-ul Kuran

Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, mü'minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.

Ümit Şimşek

Onlarla savaşın ki sizin elinizle Allah onları azaplandırsın ve rezil etsin, onlara karşı size zafer nasip etsin ve mü'minlerin gönüllerini ferahlandırsın.

Yaşar Nuri Öztürk

Savaşın onlarla ki, sizin elinizle Allah onlara azap etsin, onları rezil etsin. Onlara karşı size yardım etsin. Ve inananlar toplumunun göğüslerine şifa ulaştırsın.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlarla vuruşun ki, Allah sizin əllərinizlə onlara əzab versin, onları rüsvay etsin, sizə onların üzərində qələbə çaldırsın, mömin camaatın qəlbini sevindirsin

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlarla vuruşun ki, Allah sizin əlinizlə onlara əzab versin, onları rüsvay etsin, sizə onların üzərində qələbə çaldırıb möʼminlərin ürəklərini fərəhləndirsin.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Zieht in den Kampf gegen sie! Gott wird sie durch eure Hände peinigen und schmählich erniedrigen. Er wird euch über sie siegen lassen und manchem Gläubigen innere Genugtuung gewähren

Almanca — Der Edle Quran

Kämpft gegen sie! Allah wird sie durch eure Hände strafen, sie in Schande stürzen, euch zum Sieg über sie verhelfen und die Brüste von gläubigen Leuten heilenʹ

Almanca — M. A. Rassoul

Bekämpft sie; so wird Allah sie durch eure Hand bestrafen und demütigen und euch gegen sie helfen und den Herzen eines gläubigen Volkes Heilung bringen

Almanca — Muhammad Zaidan

Führt gegen sie den bewaffneten Kampf! ALLAH peinigt sie durch euch, erniedrigt sie, läßt euch über sie siegen und läßtMenschen, dieMumin sind, danach Genugtuung empfinden,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Fight them the good fight of faith; Allah intends to make them suffer at your hands and put them to shame, and make fortune and victory sit on your helm. A victory intended to heal the ill confined in the bosoms of the faithful and pour balm into the festering wounds of their hearts and minds.

Abdul Haleem

Fight them: God will punish them at your hands, He will disgrace them, He will help you to conquer them, He will heal the believers’ feelings

Abdullah Yusuf Ali

Fight them, and Allah will punish them by your hands, cover them with shame, help you (to victory) over them, heal the breasts of Believers,

Abul A'la Maududi

[9:14] Make war on them. Allah will chastise them through you and will humiliate them. He will grant you victory over them, and will soothe the bosoms of those who believe,

Aisha Bewley

Fight them! Allah will punish them at your hands, and disgrace them and help you against them, and heal the hearts of those who have iman.

Al-Hilali & Khan

Fight against them so that Allâh will punish them by your hands and disgrace them and give you victory over them and heal the breasts of a believing people,

Ali Quli Qarai

Make war on them so that Allah may punish them by your hands and humiliate them, and help you against them, and heal the hearts of a faithful folk,

Amatul Rahman Omar

Fight them, Allâh will punish them at your hands and humiliate them and will grant you victory over them, and He will heal (the agonies of) the minds of a believing people.

Arthur John Arberry

Fight them, and God will chastise them at your hands and degrade them, and He will help you against them, and bring healing to the breasts of a people who believe,

Bijan Moeinian

Therefore, fight them; God has decided to punish them with your hands. God will disgrace them, make you victorious and bless the believers with peace.

E. Henry Palmer

kill them! God will torment them by your hands, and disgrace them, and aid you against them, and heal the breasts of a people who believe;

Edip-Layth

Fight them; perhaps God will punish them by your hands, humiliate them, grant you victory over them and heal the chests of an acknowledging people,

George Sale

Attack them therefore; God shall punish them by your hands, and will cover them with shame, and will give you the victory over them; and He will heal the breasts of the people who believe,

Hamid S. Aziz

Fight them! Allah will chastise them by your hands, and disgrace them, and give you victory against them, and He will heal the breasts of a people who believe.

Mahmoud Ghali

Fight them! Allah will torment them at your hands and disgrace them and grant you victory over them, and cure the breasts of a people (who are) believers. .

Marmaduke Pickthall

Fight them! Allah will chastise them at your hands, and He will lay them low and give you victory over them, and He will heal the breasts of folk who are believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Fight them so that God may punish them at your hands, and put them to shame, and help you against them, and heal the wounds of the hearts of believers,

Muhammad Asad

Fight against them! God will chastise them by your hands, and will bring disgrace upon them, and will succour you against them; and He will soothe the bosoms of those who believe,

Mustafa Khattab

˹So˺ fight them and Allah will punish them at your hands, put them to shame, help you overcome them, and soothe the hearts of the believers—

Progressive Muslims

Fight them; perhaps God will punish them by your hands and humiliate them and grant you victory over them and heal the chests of the believing people.

Sahih International

Fight them; Allah will punish them by your hands and will disgrace them and give you victory over them and satisfy the breasts of a believing people

Sam Gerrans

Fight them! God will punish them at your hands and disgrace them, and help you against them, and heal the breasts of people who believe

Shabbir Ahmed

Fight them! Allah will punish them at your hands, and He will humiliate them, and give you victory over them, and He will soothe the bosoms of those who believe. (Soothe from the persecution they have undergone for more than a decade).

Syed Vickar Ahamed

Fight against them! And Allah will punish them with your hands, cover them with shame, help you (to win) over them, heal the chests of believers,

Taqi Usmani

Fight them, so that Allah should punish them at your hands and disgrace them, and help you win against them and bring relief to bosoms of the believing people,

The Monotheist Group

Fight them; perhaps God will punish them by your hands and humiliate them and grant you victory over them and heal the chests of the believing people.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Combattez-les. Allah, par vos mains, les châtiera, les couvrira dʹignominie, vous donnera la victoire sur eux et guérira les poitrines dʹun peuple croyant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Şerê wan bikin, Xwedê dê bi destên we wan bide ezabdan û wan riswa bike, li ser wan we serkeftî bike û dê dilê civateke bawermend şad bike,

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Strijdt tegen hen, dan zal God hen door jullie handen bestraffen en te schande maken en Hij zal jullie tegen hen helpen en de harten van gelovige mensen genezen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Valt hen dus aan; God zal hen door uwe handen straffen; hij zal hen met schaamte bedekken, en zal u de overwinning op hen schenken; en hij zal de borst genezen van hen die gelooven.

Hollandaca — Siregar

Doodt hen; Allah zal hen zeker bestraffen door middel van jullie handen en Hij zal hen vernederen en Hij zal jullie helpen tegen hen en Hij zal de heden van een gelovig volk genezen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сражайтесь (о, верующие) с ними [с неверующими], – накажет их Аллах вашими руками, и опозорит их, и поможет вам против них, и (разгромом неверующих) исцелит груди [души] верующих людей (которые [[Это племя Хузаа и слабые верующие, которые были в Мекке и не могли присоединиться с верующими братьями, которые жили в Медине.]] уже давно страдают от козней этих многобожников),

Rusça — Osmanov

Сражайтесь с ними. Аллах накажет их вашими десницами, ввергнет их в позор и поддержит вас против них. Ведь Он исцеляет сердца людей верующих

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Kämpa mot dem! Gud skall straffa dem genom era händer och förödmjuka dem och hjälpa er till seger över dem. Och Han skall läka (såren i) de troendes bröst