Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْ وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

ḣuƶ min emvālihim Sadeḳaten tuTahhiruhum ve tuzekkīhim bihā ve Salli ǎleyhim inne Salāteke sekenun lehum ve(a)llahu semīǔn ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1خُذْḣuƶا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekal
2مِنْmin
3اَمْوَالِهِمْemvālihimم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.onların mallarından
4صَدَقَةًSadeḳatenص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.bir sadaka
5تُطَهِّرُهُمْtuTahhiruhumط ه رTemiz/saf olmak veya olmaya başlamak, kirden arınmak, uzak/mesafeli hale getirmek, temizlemek/yıkamak/arındırmak, sakınmak, kendini uzaklaştırmak, temizlemek/arındırmak, abdest almak.kendilerini temizleyeceğin
6وَتُزَكِّيهِمْve tuzekkīhimز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatve yücelteceğin
7بِهَاbihāonunla
8وَصَلِّve Salliص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranve du'a et
9عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
10اِنَّinneçünkü
11صَلٰوتَكَSalātekeص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükransenin+Namaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
12سَكَنٌsekenunس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmekhuzur verir
13لَهُمْlehumonlara
14وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
15سَمِيعٌsemīǔnس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
16عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mallarından sadaka al da temizle, arıt onları o sadakayla ve duâ et onlara. Şüphe yok ki senin duân, onlara bir sükûn, bir huzur verir ve Allah, her şeyi duyar, bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mallarından sadaka al da temizle, arıt onları o sadakayla ve duâ et onlara. Şüphe yok ki senin duân, onlara bir sükûn, bir huzur verir ve Allah, her şeyi duyar, bilir.

Adem Uğur

Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir.

Ahmed Hulusi

Onların mallarından bir sadaka al ki, böylece onları temizleyesin; onunla kendilerini arındırasın. Onlara yönel, dua et. . . Muhakkak ki senin salatın (yönelişin) onlar için huzur, güven kaynağıdır. Allah Semi'dir, Aliym'dir.

Ahmet Tekin

Onlardan, imanda sadakatlerinin ve kemallerinin ifadesi olan zekât, vergi, ceza, keffaret, sadaka olarak mallarının epeyce bir kısmını (üçte birini) al ki, aldığın mallar onları temizlesin. Bu vesile ile vicdanlarını da arındırsınlar. Onlara hayır duada, mallarının bereketlenmesi duasında bulun. Cenaze namazlarını kıl. Senin duan huzura, güvene, rahmete, dostluğa, berekete vesiledir. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

Ahmet Varol

Onların mallarından sadaka al ki onunla kendilerini temizleyesin ve arındırasın. Onlara dua et. Senin duan onlar için huzur vesilesidir. Allah duyandır, bilendir.

Ali Bulaç

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Onların mallarından bir zekât al ki, onunla kendilerini temize çıkarmış (günahlarından kurtarmış), mallarına bereket vermiş olasın. Bir de onlara dua et; çünkü senin duan onlar için bir rahatlık ve huzurdur. Allah onların itiraflarını (senin de duanı) işitici, kalblerindeki pişmanlığı bilicidir.

Ali Rıza Safa

Onların mallarından karşılıksız bir yardım al; onları arındırıp temizlemiş olursun. Ve onlar için yakarışlarda bulun. Aslında, senin yaptığın yakarışlar, onlara dinginlik verir. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Onların mallarından sadaka al; bununla onları günahlardan temizlersin, onları arındırıp yüceltirsin. Onlar için dua et! Çünkü senin duan onlar için sükunettir, onları yatıştırır. Allah her şeyi işitendir; bilendir.

Bekir Sadak

Mallarinin bir kismini, kendilerini temizleyip aritacak sadaka olarak al, onlara dua et; senin duan onlar icin bir guvendir. Allah isitir ve bilir.

Celal Yıldırım

Onların mallarından zekât al ki, onunla kendilerini temizler ve (günah ile kusurlarını) paklarsın ; ayrıca onlara duâ et, çünkü senin duan onlar için sükûnet ve gönül yatışkanlığıdır. Allah her şeyi işitendir, bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onları arındırmak ve temize çıkarmak üzere mallarından sadaka al! Bir de onlar için dua et; çünkü senin duan onlara huzur verir. Allah her şeyi çok iyi işitmekte ve bilmektedir.

Diyanet İşleri

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Mallarının bir kısmını, kendilerini temizleyip arıtacak sadaka olarak al, onlara dua et; senin duan onlar için bir güvendir. Allah işitir ve bilir.

Diyanet Vakfi

Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların mallarından sadaka al ki, onunla kendilerini temizlersin, tertemiz edersin. Bir de haklarında hayır dua et. Çünkü senin duan kalblerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini hem temizler, hem de arındırırsın. Bir de haklarında dua ediver. Çünkü senin duan onların kalplerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunların mallarından bir sadaka al ki onunla kendilerini hem tathir edersin hem tezkiye, bir de haklarında dua ediver, çünkü senin duan onların kalblerini yatıştırır, Allah semidir alimdir

Erhan Aktaş

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli ol, kuşkusuz senin salatın onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli ol, kuşkusuz senin salatın onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli ol, kuşkusuz senin salatın onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Mallarının bir bölümünü sadaka olarak al ve bu yolla onları temizle, günahlardan arındır. Onlara dua et, çünkü senin duan onlara gönül huzuru sağlar. Allah her şeyi işitir ve bilir.

Gültekin Onan

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Tanrı işitendir, bilendir.

Hamdi Döndüren

Onların mallarından sadaka al ki, kendilerini temizleyesin, o mal ile onları paklayasın. Onlara dua et. Çünkü senin duan onlar hakkında sükûnete sebeptir. Allah, çok iyi işiten, çok iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

Onların mallarından sadaka al ki bununla kendilerini (günahlarından) temizlemiş, bununla onları (n hasenatını) bereketlendirmiş, (kendilerini muhlisler mertebesine yükseltmiş) olasın. Onlara düa et. Çünkü senin düan onlar için (onların yürekleri için medar-ı) sükunetdir. Allah (onların itiraflarını) hakkıyle işiden, (peşimanlıklarını) çok iyi bilendir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan, onlar için sükûnettir (onların kalplerini yatıştırır). Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Hayrat Neşriyat

Onların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini (günahlardan)temizleyesin ve onları arındırasın. Hem onlar için duâ et! Çünki senin duân onlar için(kalblerini) bir yatıştırmadır. Allah ise, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.

İbni Kesir

Onların mallarından sadaka al ki, bununla onları temizleyip arıtmış olasın. Ve onlara dua et. Şüphesiz ki senin duan onlar için bir sükunettir. Allah; Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Okuyan

Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizlersin, onları arındırırsın. Onlara salât et (destek ol)! Şüphesiz ki senin salâtın (desteğin) onlar için huzur ve güven (kaynağı)dır. Allah duyandır, bilendir.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (ey Peygamber, bundan sonra artık) onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et, ki belki bunu yapmakla onların salah bulmalarına, arınmalarına önayak olursun. Ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlar için bir huzur (vesilesi) olacaktır. (Ve bütün bunların da üstünde bil ki,) Allah her şeyin, herkesin özünü bilen mutlak bilgi sahibi olarak olup biten her şeyi işitmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onların Allah'a sadakatlerini ifade için mallarından bir miktar sadaka al; bu sayede, onların temizlenmelerine ve inkişafına yol açmış olursun. Ve onları dua ile destekle; çünkü senin duan, onlar için bir gönül ferahlığıdır: Hem Allah tüm (duaları) işitir ve (kime neyi vereceğini) çok iyi bilir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onların mallarından bir sadaka al, onunla kendilerini temizlemiş, tezkiye etmiş olursun. Ve onlara dua et, şüphe yok ki, senin duan onlar için bir sükûnettir ve Allah Teâlâ kemaliyle işiticidir, bilicidir.

Ömer Öngüt

Onların mallarından sadaka al ki, bununla kendilerini temizlemiş, bereketlendirmiş olasın. Onlara duâ et. Şüphesiz ki senin duân onlar için sekinettir (huzur kaynağıdır). Allah işitendir, bilendir.

Suat Yıldırım

Onların mallarından zekât al ki, bununla onları temizleyesin ve arındırasın. Onlar için dua da et.Çünkü senin onlar lehine duan, onlar için büyük bir huzur ve tatmin kaynağıdır. Allah her şeyi hakkıyla işitir, bilir.

Süleyman Ateş

Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, yücelteceğin bir sadaka al ve onlara du'a et; çünkü senin du'an, onlara huzur verir. Allah işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

(Ey Muhammed!) Onların hepsinin mallarından sadaka al. Bu sadaka ile onları hem arındırmış hem geliştirmiş olursun. Ayrıca onlara sürekli destek ol; çünkü senin desteğin onların içlerini rahatlatır. Daima dinleyen ve bilen Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mallarından sadaka al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun. Onlara sürekli destek ol, senin desteğin onları rahatlatır. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.

Şaban Piriş

Mallarının bir kısmını kendilerini temizleyip, arındıracak sadaka olarak al, ve onlar için dua et. Senin duan, onlar için bir huzurdur. Allah işitendir, bilendir.

Tefhim-ul Kuran

Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.

Ümit Şimşek

Onları temizleyip arındırmak için mallarından bir miktar sadaka al ve onlar için dua et. Senin duan onlar için bir tesellîdir. Allah ise herşeyi işitir, herşeyi bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip aklayasın. Onlar için dua et, çünkü senin duan onlar için bir sükunettir. Allah Semi'dir, Alim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların mallarından sədəqə götür ki, bununla onları pak edib təmizə çıxarasan. Onlar üçün dua et. Çünki sənin duan onlar üçün bir təskinlikdir. Allah Eşidəndir, Biləndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Onların mallarından sədəqə (zəkat) al. Bununla onları (günahlarından) təmizləmiş, pak etmiş (mallarına bərəkət vermiş, əməllərinin savabını artırmış) olarsan. Onlardan ötrü dua et, çünki sənin duan onlar üçün bir arxayınçılıqdır (rahatlıqdır). Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nimm von ihrem Vermögen Sadaqa-Spenden, um sie rein zu machen und zu läutern und bete für sie, bringen ihnen doch deine Gebete innere Ruhe! Gott hört alles und ist allwissend.

Almanca — Der Edle Quran

Nimm von ihrem Besitz ein Almosen, mit dem du sie rein machst und läuterst, und bete für sie, denn dein Gebet ist für sie eine Beruhigung! Allah ist Allhörend und Allwissend.

Almanca — M. A. Rassoul

Nimm Almosen von ihrem Besitz, auf daß du sie dadurch reinigen und läutern mögest. Und bete für sie; denn dein Gebet verschafft ihnen Beruhigung. Und Allah ist Allhörend, Allwissend.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nimm von ihrem Vermögen eine Sadaqa, mit der du sie reinigst und (ihre Belohnung) vermehrst, und sprich für sie Bittgebete, denn dein Bittgebet ist eine Beruhigung für sie. Und ALLAH ist allhörend, allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Take O Muhammad from their wealth a sum of money, an offering to set them upon the course of purity of thought and action and to impart sanctity to them, Pray Allah to forgive them; your invocatory prayer pacifies their minds and souls and frees them from mental and spiritual disturbance and from the conflict arising from their sense of guilt, Allah is Sami'un and 'Alimun.

Abdul Haleem

In order to cleanse and purify them [Prophet], accept a gift out of their property [to make amends] and pray for them- your prayer will be a comfort to them. God is all hearing, all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

Of their goods, take alms, that so thou mightest purify and sanctify them; and pray on their behalf. Verily thy prayers are a source of security for them: And Allah is One Who heareth and knoweth.

Abul A'la Maududi

[9:103] (O Prophet)! "Take alms out of their riches and thereby cleanse them and bring about their growth (in righteousness), and pray for them. Indeed your prayer is a source of tranquillity for them." Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Aisha Bewley

Take zakat from their wealth to purify and cleanse them and pray for them. Your prayers bring relief to them. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

Take Sadaqah (alms) from their wealth in order to purify them and sanctify them with it, and invoke Allâh for them. Verily! Your invocations are a source of security for them; and Allâh is All-Hearer, All-Knower.

Ali Quli Qarai

Take charity from their possessions to cleanse them and purify them thereby, and bless them. Indeed your blessing is a comfort to them, and Allah is all-hearing, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) take a portion of their possessions as Zakât so that you may thereby purify them (of their evils) and enhance them in their virtuous deeds, and pray for them, your prayer is indeed a (source of) solace for them. And Allâh is All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

Take of their wealth a freewill offering, to purify them and to cleanse them thereby, and pray for them; thy prayers are a comfort for them; God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

Accept their charitable offerings (which may purify and cleanse them), guide them to the right path and pray for them as your prayers will comfort them; God hears everything and knows everything.

E. Henry Palmer

Take from their wealth alms to cleanse and purify them thereby; and pray for them; verily, thy prayer is a repose for them; for God both hears and knows.

Edip-Layth

Take from their money a charity to purify them and improve them with it, and support them. Your support is tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.

George Sale

Take alms of their substance, that thou mayest cleanse them, and purify them thereby; and pray for them; For thy prayers shall be a security of mind unto them; and God both heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

Take alms from their wealth, so that you may purify them and make them grow thereby; and pray for them; verily, your prayer is a source of security for them. Allah is Hearer and Knower.

Mahmoud Ghali

Take of their riches a donation to purify them and to cleanse them thereby; and pray for them; surely your prayer is sereneness (i. e., tranquility) for them; and Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Take alms of their wealth, wherewith thou mayst purify them and mayst make them grow, and pray for them. Lo! thy prayer is an assuagement for them. Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

Accept the offerings they make from their wealth in order to cleanse and purify them for progress, and invoke blessings upon them. Your blessings will surely bring them peace, for God hears all and knows everything.

Muhammad Asad

[Hence, O Prophet,] accept that [part] of their possessions which is offered for the sake of God, so that thou mayest cleanse them thereby and cause them to grow in purity, and pray for them: behold, thy prayer will be [a source of] comfort to them-for God is all-hearing, all-knowing.

Mustafa Khattab

Take from their wealth ˹O Prophet˺ charity to purify and bless them, and pray for them—surely your prayer is a source of comfort for them. And Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

Take from their money a charity to purify them and develop them with it, and reach out to them. Your reaching out is a tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.

Sahih International

Take, [O, Muúammad], from their wealth a charity by which you purify them and cause them increase, and invoke [ Allah 's blessings] upon them. Indeed, your invocations are reassurance for them. And Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

Take thou charity of their wealth to cleanse them, and to increase them in purity thereby; and perform thou the duty befitting them; thy duties are an assuagement for them; and God is hearing and knowing.

Shabbir Ahmed

Accept their contribution for the community. Purify their thoughts with proper education and training so that their "Self" may grow. Help them! Your support is a great source of peace in their hearts. Allah is Hearer, Knower. (Let the believers adopt the Divine qualities in their human capacity).

Syed Vickar Ahamed

From their goods (you) take charity, like this you might purify and cleanse them holy; And pray for them. Surely your prayers bring peace to them: And Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

Take Sadaqah (obligatory alms) out of their wealth through which you may cleanse and purify them, and pray for them. Indeed, your prayer is a source of peace for them. And Allah is (All-) Hearing, (All-) Knowing.

The Monotheist Group

Take from their money a charity to purify them and develop them with it, and make contact with them; for your contact is a tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Prélève de leurs biens une Sadaqa par laquelle tu les purifies et les bénis, et prie pour eux. Ta prière est une quiétude pour eux. Et Allah est Audient et Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji malên wan zekatê wergire, wan pê (ji gunehan) pak û paqij bike û ji bo wan dua bike. Bêguman duayên te ji wan re dilrihetî ye. Xwedê bihîzer e, zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Neem van hun bezittingen een aalmoes waarmee jij hen zult reinigen en louteren en bid de salaat voor hen; jouw gebeden zijn een geruststelling voor hen en God is horend en wetend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Neem aalmoezen van hunne bezittingen aan, opdat gij hen moogt zuiveren en van hunne zonden reinigen; bid voor hen; want uwe gebeden zullen hen gerust stellen, en God hoort en weet alles.

Hollandaca — Siregar

Neem van de bezittingen de zakkât, jij reinigt en zuivert hen daarmee (O Moehammad), en verricht een smeekbede, want jouw smeekbede is een geruststelling voor hen. En Allah is Alhorend, Alwetend.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Возьми (о, Пророк) с имуществ их [смешавших праведные и плохие деяния и обратившихся с покаянием к Аллаху] милостыню, которой ты очистишь их (от скверны греха) и исправишь их [поднимешь их от положения лицемеров до положения искренних в Вере]. И помолись [обратись с мольбой] за них, ведь твоя молитва [мольба] – успокоение для них, а Аллах – слышащий (каждую мольбу и речь) (и) знающий (положение и намерение Своих рабов)!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Tag då emot något av dem som offergåva (Muhammad); så renar du dem (från synd) och hjälper dem att växa (i rättfärdighet). Och be för dem - dina böner ger dem trygghet och tröst; Gud hör allt, vet allt.