Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌ

ǎāmiletun nāSibetun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Çalışıp çabalarlar, zahmete girip yorulurlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Çalışıp çabalarlar, zahmete girip yorulurlar.

Adem Uğur

Durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur,

Ahmed Hulusi

(Örf - adet olarak) çalışmış (ibadet etmiş) boşa yorulmuş!

Ahmet Tekin

Gayrete gelmişlerdir, zahmet çekmektedirler, boşuna yorulurlar.

Ahmet Varol

Çalışmış, yorulmuştur.

Ali Bulaç

Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

Ali Fikri Yavuz

Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.

Ali Rıza Safa

Uğraşmıştır; gücü tükenmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek.Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.

Bekir Sadak

Zor isler altinda bitkin dusmustur.

Celal Yıldırım

Çalışıp didinmiş, boşuna yorulup bitkin düşmüştür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bitkin ve yorgun.

Diyanet İşleri

Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

Diyanet İşleri (eski)

Zor işler altında bitkin düşmüştür.

Diyanet Vakfi

(2-7) O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çalışmış, yorulmuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur

Erhan Aktaş

Bitmiş, tükenmiş olarak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bitmiş, tükenmiş olarak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bitmiş, tükenmiş olarak.

Fizilal-il Kuran

Zor işler altında bitkin düşmüştür.

Gültekin Onan

Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

Hamdi Döndüren

Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur.

Hasan Basri Çantay

Yorucu işler yapandır.

Hasib Asutay

Çalışmış, (boşuna) yorulmuştur. (2) (2. Dünyada saygı göstermeyen, Allah'ın önünde eğilmeyen yüzler, bugün saygı göstermekte, çalışmakta ve boyunlarına, ayaklarına vurulan zincirleri çekerek azap verici işler yapmakta yorulup bitkin düşmektedirler.)

Hayrat Neşriyat

(Meşakkat içinde) çalışmış, yorgun!

İbni Kesir

Zor işler altında bitkin düşmüştür.

Mehmet Okuyan

(Onlar) çalışandır, yorulandır.

Muhammed Esed

(günahın yükü altında) bitkin düşmüş, (korku ile) sarsılmış,

Mustafa İslamoğlu

işi bitmiş, eli kolu dökülmüştür;

Ömer Nasuhi Bilmen

(3-4) Çalışmış, yorgun kalmıştır. Son derece sıcak bir ateşe girecektir.

Ömer Öngüt

Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur.

Suat Yıldırım

Yorgundur, bitkin mi bitkindir!

Süleyman Ateş

Çalışır, yorulur.

Süleymaniye Vakfı

çalışmış, boşuna yorulmuşlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

yorgun argındır.

Şaban Piriş

Çalışmış, boşa yorulmuş,

Tefhim-ul Kuran

Çalışmış, boşuna yorulmuştur.

Ümit Şimşek

Yorulmuştur, bitkindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Çalışmış, boşa yorulmuştur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

üzülüb əldən düşəcək,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Onlar Cəhənnəmin pillələrinə çıxıb-düşməklə boş yerə) zəhmət çəkib yorulacaq;

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

von Menschen, die auf Erden eifrig Frevel begingen.

Almanca — Der Edle Quran

sich abarbeitend und von Mühsal erfüllt,

Almanca — M. A. Rassoul

sie werden sich plagen und abmühen

Almanca — Muhammad Zaidan

arbeitend, erschöpft,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Reflecting the heedless life they spent uselessly, unprofitably and improvidently; and now they look faint and sick with travail and fear.

Abdul Haleem

toiling and weary,

Abdullah Yusuf Ali

Labouring (hard), weary,-

Abul A'la Maududi

be toiling and worn-out;

Aisha Bewley

labouring, toiling endlessly,

Al-Hilali & Khan

Labouring (hard in the worldly life by worshipping others besides Allâh), weary (in the Hereafter with humility and disgrace).[1]

Ali Quli Qarai

wrought-up and weary:

Amatul Rahman Omar

Toil-worn and weary.

Arthur John Arberry

labouring, toilworn,

Bijan Moeinian

Looking exhausted,

E. Henry Palmer

labouring, toiling,-

Edip-Layth

Laboring and weary.

George Sale

labouring and toiling:

Hamid S. Aziz

Toiling, weary,

Mahmoud Ghali

Laboring, toiling,

Marmaduke Pickthall

Toiling, weary,

Mohamed Ahmed - Samira

Labouring, wearied out,

Muhammad Asad

toiling [under burdens of sin], worn out [by fear],

Mustafa Khattab

˹totally˺ overburdened, exhausted,

Progressive Muslims

Labouring and weary.

Sahih International

Working [hard] and exhausted.

Sam Gerrans

Toiling, exhausted,

Shabbir Ahmed

Laboring, exhausted. (They were in motion without action. They toiled without clear direction).

Syed Vickar Ahamed

Working (hard in) weariness—

Taqi Usmani

laboring, exhausted.

The Monotheist Group

Laboring and weary.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

préoccupés, harassés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew dibin karekî zehmet de ji xwe de ketine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die zwoegen en zich afsloven,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Werkende en afgemat van vermoeienis.

Hollandaca — Siregar

Werkend en zwoegend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(и они) работающие и изнуренные [[Их работа – снимание причиняющих им невыносимую боль цепей и колодок, в которые они закованы, так как они ничего не делали ради Аллаха в своей жизни.]],

Rusça — Osmanov

изнуренные [тяготами], измученные.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de släpar på (bördan av sin synd)