Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

وَاللّٰهُ مِنْ وَرَائِهِمْ مُحِيطٌ

ve(a)llahu min verāihim muHīTun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاللّٰهُve(a)llahufakat Allah
2مِنْmin
3وَرَائِهِمْverāihimو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.onları arkalarından
4مُحِيطٌmuHīTunح و طKorumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana acımak veya sevgi beslemek, bir insanın işlerini üstlenmek/gözetmek/idare etmek, uzaklaşmak, ayrılmak ve karşı gelmek, akraba bağını korumak ve sahiplenmek, bir şeyi kendine çekmek veya sıkıştırmak ve korumak, bir şeyi çevrelemek/kuşatmak, bir şeyi kendi hakimiyet ve himayesi altında tutmak, bir şeyi tekeline almak, bir insanı bir şeye yönlendirmeye veya eğilmeye çalışmak, bir insanı hileli veya kurnazca bir şekilde kandırmaya çalışmak (yani ondan istediği ve reddedildiği bir konuda), bir insanı veya şeyi çevrelemek/kuşatmak/sarmak/kapatmak/engellemek, bir insanın veya şeyin yanlarını kucaklamak veya kuşatmak, bir şeyi veya birini kendi hakimiyetinde veya gücünde tutmak, yok etmek veya yıkıma neden olmak, bir şeyin her yanını kuşatmak (ve kaçış olanağı bırakmamak), bir şeyi tamamen kendine almak ve başkalarını bundan mahrum bırakmak, bir şeyi dışarıdan ve içeriden tümüyle kavramak veya bilmek, bir şeyin en ince ayrıntısına varmak, bir şeyi kapsamlı ve eksiksiz bilmek, sağduyuyla veya öngörüyle veya iyi muhakemeyle bir rotayı veya bir şeyi takip etmek, tedbir almak, en güvenli yolu seçmek, en başarılı yolları aramak, en güvenli yöntemi seçmek.kuşatmıştır

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah'sa yaptıkları işin ardından onları kavramış, kuşatmıştır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Allahʼsa yaptıkları işin ardından onları kavramış, kuşatmıştır.

Adem Uğur

Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Ahmed Hulusi

Allah, onların verasından (derunlarından) ihata edendir!

Ahmet Tekin

Hâlâ, Allah’ın ablukası altında olduklarının farkında değiller mi?

Ahmet Varol

Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Ali Bulaç

Allah ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.

Ali Fikri Yavuz

Halbuki, Allah (kendilerini, ilim ve kudreti ile) arkalarından kuşatmıştır.

Ali Rıza Safa

Oysa Allah, arkalarından Kuşatandır.

Bayraktar Bayraklı

Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Bekir Sadak

Oysa Allah onlari ardlarindan cevirmistir.

Celal Yıldırım

Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Diyanet İşleri

Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Diyanet İşleri (eski)

Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.

Diyanet Vakfi

Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki Allah arkalarından kuşatmış

Erhan Aktaş

Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

Fizilal-il Kuran

Halbuki Allah onları artlarından kuşatmıştır.

Gültekin Onan

Tanrı ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.

Hamdi Döndüren

Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.

Hasan Basri Çantay

Halbuki Allah, arkalarından (onları) kuşatıcıdır.

Hasib Asutay

Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Hayrat Neşriyat

(19-20) Hayır! O inkâr edenler (hâlâ) bir yalanlama içindedirler! Hâlbuki Allah, onları arkalarından kuşatıcıdır. (Geriye dönüşleri yoktur.)

İbni Kesir

Allah ise onları arkadan kuşatandır.

Mehmet Okuyan

(Fakat) Allah onları arkalarından kuşatandır.

Muhammed Esed

halbuki Allah onları, farkında olmadıkları halde, (ilmi ve kudreti ile) kuşatır.

Mustafa İslamoğlu

Allah ise onları hiç hesaba katmadıkları yerden çepeçevre kuşatandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki Allah, arkalarından kuşatıcıdır.

Ömer Öngüt

Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.

Suat Yıldırım

Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın hükmünden kaçamazlar. Zira Allah, ilmi ve kudretiyle onları, arkalarından kuşatmıştır.

Süleyman Ateş

Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.

Süleymaniye Vakfı

Allah onları çepeçevre kuşatmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama Allah bunları da çepeçevre kuşatmıştır.

Şaban Piriş

Allah ise onların arkasındadır. Onları kavramıştır.

Tefhim-ul Kuran

Allah ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.

Ümit Şimşek

Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah ise onları arkalarından kuşatmış bulunuyor.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Allah onları arxadan əhatə etmişdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Doch Gott umzingelt sie mit Seiner Allmacht.

Almanca — Der Edle Quran

Doch Allah ist hinter ihnen her, (sie) umfassend.

Almanca — M. A. Rassoul

und Allah ist hinter ihnen her (und) umfaßt sie von allen Seiten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ALLAH ist vor ihnen allumfassend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah hangs on their rear and besets them on all sides.

Abdul Haleem

God surrounds them all.

Abdullah Yusuf Ali

But Allah doth encompass them from behind!

Abul A'la Maududi

although Allah surrounds them.

Aisha Bewley

while Allah is encircling them from behind.

Al-Hilali & Khan

And Allâh encompasses them from behind! (i.e. all their deeds are within His Knowledge, and He will requite them for their deeds).

Ali Quli Qarai

and Allah besieges them from all around.

Amatul Rahman Omar

And Allâh encompasses (them from all sides, ) from behind (and from in front of) them (to punish them).

Arthur John Arberry

and God is behind them, encompassing.

Bijan Moeinian

… the disease of "denial" and God is fully aware of their situation.

E. Henry Palmer

but God is behind them - encompassing!

Edip-Layth

God, after them, is Encompassing.

George Sale

But God encompasseth them behind, that they cannot escape.

Hamid S. Aziz

But Allah is behind them - encompassing!

Mahmoud Ghali

And Allah is beyond them Supremely Encompassing.

Marmaduke Pickthall

And Allah, all unseen, surroundeth them.

Mohamed Ahmed - Samira

But God surrounds them from all sides.

Muhammad Asad

but all the while God encompasses them [with His knowledge and might] without their being aware of it.

Mustafa Khattab

But Allah encompasses them from all sides.

Progressive Muslims

And God after them is encompassing.

Sahih International

While Allah encompasses them from behind.

Sam Gerrans

But God is behind them, encompassing.

Shabbir Ahmed

But Allah surrounds them without them conceiving it. ('Minwwaraihim' = From behind them = Without them conceiving it).

Syed Vickar Ahamed

And Allah does overtake them from behind!

Taqi Usmani

Allah has encompassed them from all sides.

The Monotheist Group

AndGod after them is encompassing.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

alors quʹAllah, derrière eux, les cerne de toutes parts.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê hay ji wan heye, dê wan jî mîna leşkerê Firewn û Semûd têk bibe (ji ber Xwedê mecala revê jî tune).

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar God overvalt hen van achteren, en omsingelt hen, (zoodat zij niet kunnen ontvluchten).

Hollandaca — Siregar

En Allah omsingelt hen van achteren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

а Аллах объемлет их сзади! [Они не смогут убежать от Аллаха, и находятся под Его могуществом и Он может в любой миг подвергнуть этих арабов такому же наказанию как и прежних противников истины.]

Rusça — Osmanov

а Аллах объемлет их деяния [знанием], -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

men Gud har dem i Sin makt fastän de inte är medvetna om det.