Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

اِنَّ الَّذِينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَرِيقِ

inne (e)lleƶīne fetenū l-mu'minīne ve l-mu'mināti ṧumme lem yetūbū fe lehum ǎƶābu cehenneme ve lehum ǎƶābu l-Harīḳi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3فَتَنُواfetenūف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.işkence eden(ler)
4الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan erkeklere
5وَالْمُؤْمِنَاتِve l-mu'minātiا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inanan kadınlara
6ثُمَّṧummesonra, ayrıca
7لَمْlem
8يَتُوبُواyetūbūت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe etmeyenler
9فَلَهُمْfe lehumonlar için vardır
10عَذَابُǎƶābuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
11جَهَنَّمَcehennemeجهنمcehennem
12وَلَهُمْve lehumve Onların
13عَذَابُǎƶābuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
14الْحَرِيقِl-Harīḳiح ر قAteşe çekerek yakmak, kavurmak. Bir şeyi törpülemek, bir şeyin bir parçasını diğeriyle sürtmek, (dişleri) gıcırdatmak, dişleri gıcırdatarak gıcırtılı ses çıkarmak, son lokmasına kadar yemek, huyu kötü olmak, bir şeyin üzerine ateşle iz veya baskı yapmak, bir kişiyi veya şeyi ateşle yakmak, bir şeyi veya kişiyi tekrar tekrar yakmak, yanma acısına sebep olmak, bir kişiyi veya insanları üzmek/sıkıntı vermek/rahatsız etmek/taciz etmek/incitmek, bir kişiyi suçlamak veya azarlamak veya kınamak, itibarını zedelemek, bitki örtüsünü (soğuk hava veya hava durumu ile) büzmek/küçültmek/kurutmak/mahvetmek, bir kişiyi veya şeyi yok etmek/mahvolmak, yanmak veya yanmış olmak.yangın

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kadın ve erkek, inananları azaplandıranlar, sonra da tövbe etmeyenler yok mu, onlaradır cehennem azâbı ve onlaradır yakıp kavuran azap.

Adem Uğur

Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki, iman eden erkeklere ve iman eden kadınlara işkence yapıp, tövbe de etmeyenler var ya, onlar için cehennemin azabı vardır ve onlar için yakıcı azabı vardır.

Ahmet Tekin

Şuurlu, kâmil mü’min erkeklerin ve şuurlu kâmil mü’min kadınların temel hak ve hürriyetlerini engelleyerek, baskı, zulüm ve işkence yapan güç ve iktidar sahiplerine, sonra da bundan vazgeçip Allah’a itaate yönelmeyenlere, tevbe etmeyenlere cehennem azâbı vardır. Onlara cehennemin en harlı yeri ayrılmıştır.

Ahmet Varol

Gerçekten mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip de sonra tevbe etmeyenler var ya; onlar için cehennem azabı vardır. Yine onlar için yakıcı ateş azabı vardır.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azab onlaradır.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki, mümin erkeklerle mümin kadınlara eziyet edenler, sonra da tevbe etmiyenler (var ya), işte onlara cehennem azabı var ve onlara yangın azabı var...

Ali Rıza Safa

Aslında, inanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence yaptılar. Sonra pişmanlık göstermediler. Artık, onlar için, cehennem cezası vardır. Ve onlar için, yakıcı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, inanan erkekler ile inanan kadınlara işkence edenlere ve sonra tövbe etmeyenlere, cehennem azabı ve orada yanma cezası vardır.

Bekir Sadak

Ama inanmis erkek ve kadinlara iskence ederek onlari dinlerinden cevirmege ugrasanlar, eger tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabi vardir. Yakici azap da onlaradir.

Celal Yıldırım

O kimseler ki, inanan erkek ve kadınlara (dinlerinden dönmeleri için) işkencede bulundular, sonra da (bu yaptıklarından dolayı) tövbe etmediler ; onlar için Cehennem azabı vardır; o çok yakıcı azâb onlar içindir

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de sonra tövbe etmeyenler var ya, işte onları cehennem azabı, yakıcı azap beklemektedir.

Diyanet İşleri

Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnanan erkeklere ve inanan kadınlara eziyet edip de sonra tevbe etmeyenlere kesinlikle cehennem azabı vardır ve de yangın azabı!

Elmalılı Hamdi Yazır

O kimseler ki mü'minin ve mü'minata fitne yapmışlar, sonra da tevbe etmemişlerdir muhakkak artık onlara Cehennem azabı var ve onlara yangın azabı vardır

Erhan Aktaş

Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnanan erkeklere ve kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

İnanmış erkek ve kadınlara işkence edip, sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler, var ya. Şüphesiz onlar için cehennem azabı vardır. Yakıp kavuran azap ta onlaradır,

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, inançlı (erkek)lerle inançlı (kadın)lara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azab onlaradır.

Hamdi Döndüren

İnanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence yapıp, sonra tevbe etmeyenler için cehennem azabı var. Onlara yangın azabı da vardır!

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, erkek mü'minlerle kadın mü'minleri belaye uğratanlar, sonra da tevbe etmeyenler (yok mu?) onlar için cehennem azabı vardır, onlar için bir de yangın azabı.

Hasib Asutay

Şüphesiz mümin erkek ve mümin kadınlara işkence edip, sonra tevbe etmeyenler var ya, onlar için cehennem azabı vardır, (4) onlar için yangın azabı (da) vardır. (5) (4. Küfürlerinden dolayı.) (5. Müminleri yaktıkları için.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara (îmanlarından vazgeçmeleri için) işkence edip de, sonra (yaptıklarına) tevbe etmeyenler yok mu, işte onlar için Cehennem azâbı vardır, hem onlar için (bu dünyada da) yangın azâbı vardır (ki o ateş, kendilerini de yakmıştır)!

İbni Kesir

Şüphesiz ki mü'min erkekleri ve mü'min kadınları belaya uğratanlar sonra da tevbe etmemiş olanlar, işte onlar için cehennem azabı vardır. Ve yakıcı azab da onlaradır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe etmeyenlere cehennem azabı vardır; onlar için yakıcı azap vardır.

Muhammed Esed

İnanan erkekler ile inanan kadınlara işkence edenlere ve sonra hiçbir pişmanlık duymayanlara gelince, onları cehennem azabı beklemektedir; evet, yakıcı azap beklemektedir onları!

Mustafa İslamoğlu

Bakın, mü'min erkekler ve mü'min kadınlara işkence yapıp da sonra pişman olmayanlar var ya: elbet onlar derin bir mahrumiyet gayyasını boylayacaklar ve onları harlı ateşin azabı bekleyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o kimseler ki, mü'minleri ve mü'mineleri belaya düşürmüşlerdir, sonra da tevbe etmemişlerdir. Artık onlar için cehennem azabı ve onlar için yangın azabı vardır.

Ömer Öngüt

İnanmış erkek ve kadınlara fitne yoluyla işkence edip, sonra tevbe etmeyenlere cehennem azabı vardır ve onlar için yangın azabı vardır.

Suat Yıldırım

Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de, sonra tövbe etmeyenler var ya. İşte onlara cehennem azabı var, yangın azabı var.

Süleyman Ateş

İnanmış erkek ve kadınlara işkence edip sonra (yaptıklarına) tevbe etmeyenler (yok mu), onlar için cehennem azabı vardır ve onlar için yangın azabı vardır.

Süleymaniye Vakfı

Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara işkence eden, sonra da tövbe etmeyen /dönüş yapmayanların hak ettikleri Cehennem azabıdır. Onların hak ettikleri yangın azabıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mümin erkeklerle mümin kadınları o çukurda yakıp da tevbe etmeyenlerin payına düşen Cehennem azabı ve yangın azabıdır.

Şaban Piriş

Erkek ve kadın mü'minleri ateşe atıp, sonra da tevbe etmeyenlere, onlara cehennem azabı vardır. Onlara yakıcı azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar sonra da tevbe etmeyenler (yok mu); işte onlar için cehennem azabı vardır ve yakıcı azab onlar içindir.

Ümit Şimşek

Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara işkence eden ve bundan tevbe etmemiş olanlar için Cehennem azabından başka bir de yangın azabı vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, inanan erkeklerle inanan kadınlara işkence edip sonra da tövbe etmemiş olanlar için, cehennem azabı vardır. Onlar için yangın azabı da vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O kəslər ki, mömin kişi və qadınları yandırmaqla sınağa çəkmiş, sonra da tövbə etməmişlər, onlara Cəhənnəm əzabı və onları yandırıb-yaxacaq od əzabı hazırlanmışdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, möʼmin kişi və qadınları (dinlərdən döndərmək üçün) bəlaya düçar edən, sonra da tövbə etməyən kimsələri cəhənnəm əzabı və yandırıb-yaxın atəş əzabı gözləyir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die die gläubigen Männer und Frauen mit Qualen geprüft haben, ihre Untaten danach nicht reuevoll verwarfen, denen steht die Hölle zu, in der sie die Strafe des Verbrennens erleiden werden.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, diejenigen, die die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen in Versuchung bringen und hierauf nicht in Reue umkehren, für sie wird es die Strafe der Hölle geben, und für sie wird es die Strafe des Brennens geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen, die die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen heimsuchen und es dann nicht bereuen - für sie ist die Strafe der Gahannam, und für sie ist die Strafe des Brennens (bestimmt)

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, für diejenigen, die die Mumin-Männer und Mumin-Frauen der Fitna aussetzen, dann nicht bereuen, ist die Peinigung von Dschahannam und die Peinigung des Verbrennens bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who persecuted the believers among the men and the women and did not repent, shall have the painful requital in Hell and shall suffer the blazes.

Abdul Haleem

For those who persecute believing men and women, and do not repent afterwards, there will be the torment of Hell and burning.

Abdullah Yusuf Ali

Those who persecute (or draw into temptation) the Believers, men and women, and do not turn in repentance, will have the Penalty of Hell: They will have the Penalty of the Burning Fire.

Abul A'la Maududi

Surely those who tormented the believing men and the believing women and then did not repent, theirs shall be the chastisement of Hell, and theirs shall be the chastisement of burning.

Aisha Bewley

Those who persecute men and women of the muminun, and then do not make tawba, will have the punishment of Hell, will have the punishment of the Burning.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who put into trial the believing men and believing women (by torturing them and burning them), and then do not turn in repentance (to Allâh), then they will have the torment of Hell, and they will have the punishment of the burning Fire.

Ali Quli Qarai

Indeed those who persecute the faithful men and women, and then do not repent, for them there is the punishment of hell, and for them there is the punishment of burning.

Amatul Rahman Omar

Those who (deliberately) persecute the believing men and women and then do not repent, shall suffer the punishment of Gehenna and they shall suffer the torment of (heart) burning (in the present life).

Arthur John Arberry

Those who persecute the believers, men and women, and then have not repented, there awaits them the chastisement of Gehenna, and there awaits them the chastisement of the burning.

Bijan Moeinian

Those who persecute the believers, and do not take advantage of the time that God has given them to repent, they will suffer in the Hell and will be thrown in the Hellfire.

E. Henry Palmer

Verily, those who make trial of the believers, men and women, and then do not repent, for them is the torment of hell, and for them is the torment of the burning!

Edip-Layth

Those who have put the acknowledging men and women under ordeal, and then did not repent, they will have the retribution of hell, and they will have the retribution of burning.

George Sale

Verily for those who persecute the true believers of either sex, and afterwards repent not, is prepared the torment of hell; and they shall suffer the pain of burning.

Hamid S. Aziz

Verily, those who persecute (or mislead or tempt) the believers, men and women, and then do not repent, for them is the penalty of Hell: they will have the torment of the burning Fire!

Mahmoud Ghali

Surely the ones who tempted the male believers and the female believers, (and) thereafter they have not repented, then they will have the torment of Hell, and they will (also) have the torment of the burning.

Marmaduke Pickthall

Lo! they who persecute believing men and believing women and repent not, theirs verily will be the doom of hell, and theirs the doom of burning.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely for those who persecute believers, men and women, and do not repent afterwards, is the punishment of Hell, and the punishment of burning.

Muhammad Asad

Verily, as for those who persecute believing men and believing women, and thereafter do not repent, hell's suffering awaits them: yea, suffering through fire awaits them!

Mustafa Khattab

Those who persecute the believing men and women and then do not repent will certainly suffer the punishment of Hell and the torment of burning.

Progressive Muslims

Those who have put the believing men and women under ordeal, and then did not repent, they will have the retribution of Hell, and they will have the retribution of burning.

Sahih International

Indeed, those who have tortured the believing men and believing women and then have not repented will have the punishment of Hell, and they will have the punishment of the Burning Fire.

Sam Gerrans

Those who subject the believing men and the believing women to means of denial, then repent not: they have the punishment of Gehenna — and they have the punishment of the consuming fire.

Shabbir Ahmed

Behold, those who persecute the believing men and the believing women, and then repent not, theirs, verily, is the doom of Hell - yes, theirs is the doom of burning.

Syed Vickar Ahamed

Those who are cruel or unkind to (or draw into evil) the believing men and women, and do not turn in repentance, will have the penalty of Hell: They will have the penalty of the burning Fire.

Taqi Usmani

Surely, those who persecuted the believing men and the believing women, then did not repent, -for them there is the torment of Jahannam (Hell), and for them there is the torment of burning.

The Monotheist Group

Those who have persecuted the believing males and the believing females, and then did not repent, they will have the retribution of Hell, and they will have the retribution of the burning.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui font subir des épreuves aux croyants et aux croyantes, puis ne se repentent pas, auront le châtiment de lʹEnfer et le supplice du feu.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku li mêr û jinên bawermend şkence kirine û paşê tobe jî nekirin, vêca ji bo wan ezabê cehnemê û ezabê bişewat heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die gelovige mannen en vrouwen aan verzoeking blootstellen en dan geen berouw tonen, voor hen is de bestraffing van de hel, voor hen is de bestraffing met het vuur.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, voor hen, die de ware geloovigen van beiderlei kunne vervolgen, en daarna geen berouw betoonen, is de marteling der hel gereed gemaakt, en zij zullen de pijn der verbranding ondergaan.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die de gelovige mannen en vrouwen bestraften en daarna geen berouw toonden, voor hen is de bestraffing van de Hel en voor hen is de verbrandende bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине те, которые испытывали (сжигая заживо) верующих (мужчин) и верующих (женщин) (не давая им никакого выбора, кроме неверия или смерти), а потом не раскаялись (в своих злодеяниях) [не перестали быть неверующими и мучить верующих], – то для них (будет) наказание в Геенне [в Аду], и им (будет) (еще дополнительное) наказание (адским) огнем.

Rusça — Osmanov

А тем, которые подвергли верующих, мужчин и женщин, испытанию [сожжением] и не раскаялись, уготовано наказание адом, наказание огнем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som utsätter troende män och kvinnor för (svåra) prövningar och som inte därefter känner ånger, skall utlämnas åt helvetets straff, ja, de skall utlämnas åt eldens plåga!