Sen, ona yöneliyorsun.
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰى
fe ente lehu teSaddā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık sen onun üstüne düştükçe düşüyorsun.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık sen onun üstüne düştükçe düşüyorsun.
Adem Uğur
Sen ona yöneliyorsun,
Ahmed Hulusi
Sen ona ilgi gösteriyorsun!
Ahmet Tekin
Evet, sen onların üstüne düşüyorsun.
Ahmet Varol
Sen ona yakın ilgi gösteriyorsun.
Ali Bulaç
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
Ali Fikri Yavuz
Sen, ona dönüb sözüne kulak veriyorsun.
Ali Rıza Safa
Sen, onunla ilgileniyorsun.
Bayraktar Bayraklı
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Bekir Sadak
(5-6) Ama sen, kendisini ogutten mustagni goren kimseyi karsina alip ilgileniyorsun.
Celal Yıldırım
(5-6) Ama öğüt almaya ihtiyaç duymayanı ise, sen ona yönelip ilgi duyuyorsun.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(5-6) Sen ise kendini her bakımdan ihtiyaçsız görenle ilgileniyorsun.
Diyanet İşleri
Sen, ona yöneliyorsun.
Diyanet İşleri (eski)
(5-6) Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun.
Diyanet Vakfi
(5-7) Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen ona yöneliyorsun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sen onun sesine özeniyorsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen onun sadasına özeniyorsun
Erhan Aktaş
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
Fizilal-il Kuran
Sen onunla ilgileniyorsun!
Gültekin Onan
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
Hamdi Döndüren
Sen ona yöneliyorsun!
Hasan Basri Çantay
İşte sen onu karşına alıyor (ona yöneliyor) sun.
Hasib Asutay
Sen, ona yöneliyorsun.
Hayrat Neşriyat
(5-6) (Servetinin gurûruyla) kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen kimseye gelince, işte sen (îmâna gelir de İslâma kuvvet verir mi diye) ona yöneliyorsun!
İbni Kesir
İşte sen, onu karşına alıyorsun.
Mehmet Okuyan
Kendini zengin (ihtiyaçsız) gören bu kişiye gelince, sen ona yöneliyorsun.
Muhammed Esed
sen bütün ilgiyi ona gösterdin,
Mustafa İslamoğlu
Sen bütün ilgini ona yönelttin;
Ömer Nasuhi Bilmen
(5-6) Amma istiğnada bulunan kimseye gelince. İmdi sen ona teveccüh ediyorsun.
Ömer Öngüt
İşte sen ona yöneliyorsun.
Suat Yıldırım
(5-6) Ama irşada ihtiyaç duymayana ise, ona dönüp itibar ediyorsun.
Süleyman Ateş
Sen ona yöneliyorsun.
Süleymaniye Vakfı
sen bütün ilgini ona yöneltiyorsun!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sanki ona değil, duvara konuşuyorsun!
Şaban Piriş
Sen, yöneliyorsun ona..
Tefhim-ul Kuran
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
Ümit Şimşek
Sen ona yöneliyorsun.
Yaşar Nuri Öztürk
Ki sen ona yöneliyorsun;
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
sən ona diqqət yetirirsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sən üzünü ona tərəf çevirirsən (onun sözünə qulaq asırsan).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
auf den gehst du zu.
Almanca — Der Edle Quran
so widmest du dich ihm,
Almanca — M. A. Rassoul
dem kommst du (bereitwillig) entgegen
Almanca — Muhammad Zaidan
dem kommst du entgegen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You give him attention, hoping he would submit.
Abdul Haleem
you go out of your way––
Abdullah Yusuf Ali
To him dost thou attend;
Abul A'la Maududi
you attend to him,
Aisha Bewley
you give him your complete attention,
Al-Hilali & Khan
To him you attend;
Ali Quli Qarai
you attend to him,
Amatul Rahman Omar
To this one you were very attentive,
Arthur John Arberry
to him thou attendest
Bijan Moeinian
gave your preference in discussion, there is no blame on you,…
E. Henry Palmer
thou dost attend to him;
Edip-Layth
To him you attended.
George Sale
thou receivest respectfully;
Hamid S. Aziz
To him do you attend.
Mahmoud Ghali
To him then you (are eager) to attend,
Marmaduke Pickthall
Unto him thou payest regard.
Mohamed Ahmed - Samira
You pay full attention,
Muhammad Asad
to him didst thou give thy whole attention,
Mustafa Khattab
you gave him your ˹undivided˺ attention,
Progressive Muslims
You were addressing yourself to him.
Sahih International
To him you give attention.
Sam Gerrans
To him thou attendest,
Shabbir Ahmed
Unto him you give attention.
Syed Vickar Ahamed
You attend to him;
Taqi Usmani
you are anxious to pursue him,
The Monotheist Group
You were addressing yourself to him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
tu vas avec empressement à sa rencontre.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu pê ve dimînî û wî bernadî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
aan hem wijd je alle tijd.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Ontvangt gij gij met eerbied;
Hollandaca — Siregar
Aan hem schenk jij alle aandacht.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
то к нему ты (о, Пророк) поворачиваешься [уделяешь внимание].
Rusça — Osmanov
ты поворачиваешься приветливо,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
till honom lyssnade du uppmärksamt,