(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰى فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰى
ve emmā men ḣāfe meḳāme rabbihi ve nehā n-nefse ǎni l-hevā / fe inne l-cennete hiye l-me'vā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve ama kim, Rabbinin durağından korkup da nefsi, dileğinden çekmişse.
Adem Uğur
Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için,
Ahmed Hulusi
Rabbinin makamından korkan ve nefsini boş geçici sonsuzlukta hiçbir getirisi olmayan davranışlardan koruyana gelince;
Ahmet Tekin
Rabbinin, işlediği ameller, hak ettiği mükâfatlar ve cezalar üzerindeki hükümranlığının, her şeyi ortaya koyarak, hükmünü icra edeceğinin endişesini duyan, azamet ve celâlinden korkanlar ve nefislerini, ihtirasları adına, bâtıl adına konuşmaktan, bâtılı savunmaktan, ihtiraslardan, günahlardan ve haramlardan men edenlerin de yurtları vardır.
Ahmet Varol
Kim de Rabbinin makamından [2] korkar ve nefsini kötü arzularından alıkoyarsa,
Ali Bulaç
Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,
Ali Fikri Yavuz
Fakat her kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi, şehevattan alıkoymuşsa,
Ali Rıza Safa
Fakat Efendisinin karşısında durmaktan kim korkar ve benliğini kötü tutkulardan korursa.
Bayraktar Bayraklı
- Ama, kim Rabbinin makamından korkup da, kendini kötülüklerden alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
Bekir Sadak
(40-41) Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kotulukten alikoymussa, varacagi yer suphesiz cennettir.
Celal Yıldırım
(40-41) Kim de Rabbının (yüce) makamından korkmuş da nefsini havaî şeylerden alıkoymuşsa, şüphesiz ki Cennet onun varacağı yerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(40-41) Rabbinin huzurunda (hesap vermekten) korkan ve nefsine kötü arzuları yasaklayana gelince, onun barınağı da şüphe yok ki cennetin ta kendisidir.
Diyanet İşleri
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
Diyanet İşleri (eski)
(40-41) Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
Diyanet Vakfi
(40-41) Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise şüphesiz cennet yegâne barınaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,
Elmalılı Hamdi Yazır
Her kim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise
Erhan Aktaş
Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından uzak tutana,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini hevasından uzak tutana,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Fakat Rabb'inin huzurunda suçlu olmaktan korkarak, kendisini tutkularından uzak tutana,
Fizilal-il Kuran
Ancak kim Rabbinin huzurunda durup hesap vermekten korkmuş ve nefsini kötü heveslerden menetmişse.
Gültekin Onan
Kim rabbinin makamından korkar ve nefsi hevadan sakındırırsa,
Hamdi Döndüren
Buna karşılık kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş ve nefsini kötü tutkulardan menetmişse,
Hasan Basri Çantay
Amma, kim Rabbinin makaamından korkdu, nefsini heva (ve hevesin) den alıkoyduysa,
Hasib Asutay
Ama kim Rabbinin makamından korkar ve nefsini kötü arzulardan sakındırırsa,
Hayrat Neşriyat
(40-41) Kim de (kıyâmet günü) Rabbisinin makamından (huzûrunda durmaktan)korkmuş ve nefsi(ni), (kötü) arzulardan men' etmişse, artık şübhesiz (o kimse için) varılacak olan yer, ancak Cennettir!
İbni Kesir
Kim de Rabbının makamından korkup da nefsini heveslerden alıkoyduysa;
Mehmet Okuyan
Rabbinin makamından korkan ve kendisini arzulara (uymaktan) alıkoyanlara gelince, şüphesiz ki böylelerinin barınağı da cennettir.
Muhammed Esed
Ama Rabbinin huzurunda korku ile duranın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın
Mustafa İslamoğlu
Ama Rabbinin yüce makamından korkan ve kendini nefsine (kulluktan) alıkoyan kimseler var ya:
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat kim ki, Rabbinin makamından korkmuş ve nefsini hevâdan nehyetmiş ise.
Ömer Öngüt
Rabbinin huzurunda durmaktan korkan ve nefsini hevâ ve hevesten alıkoyan kimseye gelince,
Suat Yıldırım
Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,
Süleyman Ateş
Ama kim Rabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler)den men etmişse
Süleymaniye Vakfı
Kim de Rabbinin huzuruna (günahla) çıkmaktan korkmuş ve kötü arzularını engellemişse,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse
Şaban Piriş
Ama, kim de Rabbinin makamından korkup, kendisini heveslerine uymaktan alıkoymuşsa..
Tefhim-ul Kuran
Kim de Rabbinin makamından korkar ve nefsi de heva (istek ve tutkular)dan sakındırırsa,
Ümit Şimşek
Kim Rabbinin huzurunda durmaktan korkup da nefsini kötü heveslerden alıkoymuşsa,
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinin yüceliğinden korkup nefsini boş heveslerden yasaklamış olan içinse,
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Amma kim (qiyamət günü) Rəbbinin hüzurunda durmaqdan qorxmuş və nəfsinə istəyini (şəfvəti) qadağan etmişsə,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wer sich vor Gottes Herrlichkeit fürchtet und sich den Gelüsten verwehrt,
Almanca — Der Edle Quran
Was aber jemanden angeht, der den Stand seines Herrn gefürchtet und seiner Seele die (bösen) Neigungen untersagt hat,
Almanca — M. A. Rassoul
Wer aber das Stehen vor seinem Herrn gefürchtet hatte und die eigne Seele von niedrem Gelüst abhielt
Almanca — Muhammad Zaidan
Und hinsichtlich desjenigen, der die Vorstellung vor seinem HERRN fürchtet und die Seele der Zuneigung enthalten ließ,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But he who feared the moment of audience of his Creator and endeavoured to make his pious principles and his words together accord, and restrained himself from vanities and discord. .
Abdul Haleem
for anyone who feared the meeting with his Lord and restrained himself from base desires,
Abdullah Yusuf Ali
And for such as had entertained the fear of standing before their Lord's (tribunal) and had restrained (their) soul from lower desires,
Abul A'la Maududi
But he who feared to stand before his Lord, and restrained himself from evil desires,
Aisha Bewley
But as for him who feared the Station of his Lord and forbade the lower self its appetites,
Al-Hilali & Khan
But as for him who feared standing before his Lord, and restrained himself from impure evil desires and lusts.
Ali Quli Qarai
But as for him who is awed to stand before his Lord and forbids the soul from [following] desire,
Amatul Rahman Omar
But as for the one who fears to stand before his Lord and restrains himself from evil desires,
Arthur John Arberry
But as for him who feared the Station of his Lord and forbade the soul its caprice,
Bijan Moeinian
As for him who minds to face his Lord and, …
E. Henry Palmer
But as for him who feared the station of his Lord, and prohibited his soul from lust,
Edip-Layth
As for the one who reveredd the majesty of his Lord, and restrained himself from desire.
George Sale
But whoso shall have dreaded the appearing before his Lord, and shall have refrained his soul from lust;
Hamid S. Aziz
And as for him who had feared standing in the presence of his Lord and restrains his soul from lust (or low desires),
Mahmoud Ghali
And as for him who feared the station of his Lord (i. e., punishment from his lord) and forbade the self (its) prejudices,
Marmaduke Pickthall
But as for him who feared to stand before his Lord and restrained his soul from lust,
Mohamed Ahmed - Samira
But he who feared standing before his Lord, and restrained his self from vain desires,
Muhammad Asad
But unto him who shall have stood in fear of his Sustainer's Presence, and held back his inner self from base desires,
Mustafa Khattab
And as for those who were in awe of standing before their Lord and restrained themselves from ˹evil˺ desires,
Progressive Muslims
And as for the one who reverenced the majesty of his Lord, and restrained himself from desire.
Sahih International
But as for he who feared the position of his Lord and prevented the soul from [unlawful] inclination,
Sam Gerrans
And as for him who feared the station of his Lord and restrained his soul from vain desire:
Shabbir Ahmed
But the one who feared standing before his Sustainer and restrained his selfish desire,
Syed Vickar Ahamed
And for those who had felt the fear of standing before their (Almighty) Lord and had restrained (their) souls from lowly desires,
Taqi Usmani
whereas for the one who feared to stand before his Lord, and restrained his self from the (evil) desire,
The Monotheist Group
And as for he who feared the station of his Lord, and prohibited the self from desire.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et pour celui qui aura redouté de comparaître devant son Seigneur, et préservé son âme de la passion,
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar dan zal voor wie vreesde om voor zijn Heer te staan en zich zijn persoonlijke neigingen ontzegde
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar hij die de verschijning voor zijn Heer zal hebben gevreesd, en zijne ziel in hare lusten zal hebben bedwongen.
Hollandaca — Siregar
En wat betreft degene die de macht van zijn Heer vreesde en zijn ziel weerhield van slechte begeerten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А кто боялся предстать перед Господом своим (в Судный День) и удерживал себя (свою душу) от прихоти [от совершения запретного],
Rusça — Osmanov
Тому же, кто страшился предстать перед Господом своим, кто удерживал себя от [пагубной] страсти,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men den som bävade vid tanken att en Dag stå (till svars) inför sin Herre och som kunde lägga band på sina begär