(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.

وَاَنْزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَاتِ مَاءً ثَجَّاجًا لِنُخْرِجَ بِهِ حَبًّا وَنَبَاتًا وَجَنَّاتٍ اَلْفَافًا

ve enzelnā mine l-muǎ'Sirāti māen ṧeccācen / li nuḣrice bihi Habben ve nebāten / ve cennātin elfāfen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنْزَلْنَاve enzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.ve indirdik
2مِنَmine-dan
3الْمُعْصِرَاتِl-muǎ'Sirātiع ص رSıkmak/sıkıştırmak/bükmek, bir şeyi çekmek. İ'sar - kasırga, şiddetli rüzgar, sağanak yağmur, kasırga. Mu'sirat - yağmur yağdıran bulutlar, yağmur bulutları. Asr - çağ, zaman, öğleden sonra, tarih, çağların ardışıklığı, akşam, yüzyıl, dönem, ölçülebilir zaman, başlangıcı ve sonu olmayan sınırsız zamanı ifade eden dahr (Dal-ha-Ra) sözcüğünden farklı olarak ardışık dönemlerden oluşan. Asran - gece ve gündüz, sabah ve akşam.sıkışan(bulut)lar-
4مَاءًmāenم و هsu, yağmursu
5ثَجَّاجًاṧeccācenث ج جAkmak/dökmek veya yağmur gibi yağmak, fışkırmak (örn. kan), dökülmek veya akıtılmak, sıvı seli.şarıl şarıl
1لِنُخْرِجَli nuḣriceخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkaralım diye
2بِهِbihionunla
3حَبًّاHabbenح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.dane(ler)
4وَنَبَاتًاve nebātenن ب تÜretmek (ağaç), filizlenmek, büyümek, filiz vermek (bitki), büyümek (çocuk). Nawaabit - insan veya hayvanların yavruları.ve bitki(ler)
1وَجَنَّاتٍve cennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkve bahçeler
2اَلْفَافًاelfāfenل ف فYuvarlamak, katlamak, sarmak, dahil etmek, birleştirmek, dolaşık olmak (ağaçlar), yığılmak, sık/yoğun ve bereketli/bol şekilde birleşmek.birbirine sarmaş dolaş

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Akıttık da o sâyede tohumları, otları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Akıttık da o sâyede tohumları, otları.

Adem Uğur

Size tohumlar, bitkiler yetiştirmek için

Ahmed Hulusi

Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.

Ahmet Tekin

Tohumları ve otları çıkarıp yetiştirmek için sular indirdik.

Ahmet Varol

Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.

Ali Bulaç

Bununla taneler ve bitkiler bitirip çıkaralım diye.

Ali Fikri Yavuz

Onunla çıkaralım diye, daneler, otlar,

Ali Rıza Safa

Onunla, çekirdekler ve bitkiler yetiştirmek için.

Bayraktar Bayraklı

-Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için,yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?

Bekir Sadak

(14-16) Taneler, bitkiler, agaclari sarmas dolas bahceler yetistirmek icin, yogunlasmis bulutlardan bol yagmur yagdirdik.

Celal Yıldırım

(14-15-16) (Rüzgârın te'siriyle) sıkışıp yoğunlaşan bulutlardan döne ve (çeşitli) bitki çıkarmak; sarmaşık bahçeler yetiştirmek için bol bol yağmur indirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(14-15-16) Size tohumlar, bitkiler, sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler bitirmemiz için yoğun bulutlardan oluk gibi boşalan sular indirdik.

Diyanet İşleri

(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.

Diyanet İşleri (eski)

(14-16) Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

Diyanet Vakfi

(14-16) Size tohumlar, bitkiler, (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için üstüste yığılıp sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çıkaralım diye onunla taneler ve otlar

Erhan Aktaş

Onunla tahıl ve bitkiler yetiştirelim diye;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onunla tahıl ve bitkiler yetiştirelim diye;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onunla tahıl ve bitkiler yetiştirelim diye;

Fizilal-il Kuran

(15-16) Onunla taneler, bitkiler ve birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaçlı bahçeler çıkaralım.

Gültekin Onan

Bununla taneler ve bitkiler bitirip çıkaralım diye.

Hamdi Döndüren

Ki onunla çıkaralım; tohumlar, bitkiler,

Hasan Basri Çantay

(15-16) Onunla dane, nebat ve (ağadan birbirine) sarmaşmış bağçeler çıkaralım diye.

Hasib Asutay

Ki onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.

Hayrat Neşriyat

(15-16) Tâ ki onunla dâneler, bitkiler ve sarmaş dolaş olmuş bahçeler çıkaralım.

İbni Kesir

Ki onunla taneler ve bitkiler çıkaralım.

Mehmet Okuyan

Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

Muhammed Esed

(indirdik) ki onunla taneler ve bitkiler yetiştirelim,

Mustafa İslamoğlu

ki onunla tohumlar ve bitkiler bitirelim;

Ömer Nasuhi Bilmen

(15-16) Onunla daneler ve otlar çıkaralım (diye). Ve sarmaşık bahçeler yetiştirelim diye.

Ömer Öngüt

Ki o su ile daneler ve bitkiler çıkaralım.

Suat Yıldırım

(14-16) Size hububat, tohumlar, bitkiler ve ağaçları birbirine sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye, sıkışıp yoğunlaşmış bulutlardan bol bol yağmur indirdik.

Süleyman Ateş

Ki onunla çıkaralım: Dane(ler), bitki(ler),

Süleymaniye Vakfı

Onunla daneler ve bitkiler çıkaralım diye.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

daneyi ve bitkiyi onunla çıkaralım,

Şaban Piriş

Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.

Tefhim-ul Kuran

Bununla taneler ve bitkiler bitirip çıkaralım diye

Ümit Şimşek

Onunla taneler, bitkiler,

Yaşar Nuri Öztürk

Ki çıkaralım onlardan daneler ve otlar;

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onunla dən və bitki yetişdirək,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

damit Wir Korn und vielfältige Pflanzen hervorbringen

Almanca — Der Edle Quran

um damit Korn und Gewächse hervorzubringen

Almanca — M. A. Rassoul

auf daß Wir damit Korn und Kraut hervorbringen

Almanca — Muhammad Zaidan

damit WIR mit ihm Getreide und Gewächs hervorsprießen lassen

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To bring forth therewith grains and vegetation,

Abdul Haleem

to bring forth with it grain, plants,

Abdullah Yusuf Ali

That We may produce therewith corn and vegetables,

Abul A'la Maududi

so that We may thereby bring forth grain and vegetation,

Aisha Bewley

so that by it We might bring forth grains and plants

Al-Hilali & Khan

That We may produce therewith corn and vegetations,

Ali Quli Qarai

that with it We may bring forth grains and plants,

Amatul Rahman Omar

That We may bring forth therewith (all kinds of) grain and vegetation,

Arthur John Arberry

that We may bring forth thereby grain and plants,

Bijan Moeinian

To produce plants and grains

E. Henry Palmer

to bring out thereby the grain and herb

Edip-Layth

To bring out with it seeds and plants.

George Sale

that We may thereby produce corn, and herbs,

Hamid S. Aziz

That We may bring forth thereby corn and vegetable,

Mahmoud Ghali

That We may bring out thereby grain and growth,

Marmaduke Pickthall

Thereby to produce grain and plant,

Mohamed Ahmed - Samira

That We may produce from it grain and vegetation,

Muhammad Asad

so that We might bring forth thereby grain, and herbs,

Mustafa Khattab

producing by it grain and ˹various˺ plants,

Progressive Muslims

To bring out with it seeds and plants

Sahih International

That We may bring forth thereby grain and vegetation

Sam Gerrans

That We might bring forth thereby grain and plants,

Shabbir Ahmed

Thereby to bring forth grain and plant.

Syed Vickar Ahamed

That We may produce with it, corn and vegetables,

Taqi Usmani

so that We bring out therewith grain and vegetation,

The Monotheist Group

To bring out with it seeds and plants,

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

pour faire pousser par elle grains et plantes

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo Em bi wê, tene û giya hêşîn bikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

om daarmee graan en planten voort te brengen

Hollandaca — Salomo Keyzer

Om daardoor graan en kruiden voort te brengen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

чтобы Мы взрастили при помощи нее [той воды] зерна и растения

Rusça — Osmanov

дабы взрастить ею злаки, травы

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och frambringar därmed säd och (annan) växtlighet