(30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذِي ثَلٰثِ شُعَبٍ لَا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ
inTaliḳū ilā Zillin ƶī ṧelāṧi şuǎbin / lā Zelīlin ve lā yuğnī mine l-lahebi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (78 / 78 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ne gölgelendirir sizi o, ne alevden korur.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ne gölgelendirir sizi o, ne alevden korur.
Adem Uğur
Ki ne gölgelendiren ne de alevden koruyandır.
Ahmed Hulusi
Ne (ateşten) gölgelendirir ve ne de (renk renk) alevden kurtarır!
Ahmet Tekin
Dumanlar ne gölge sağlar, ne alevi engeller.
Ahmet Varol
O ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Ali Bulaç
Ne gölge altında barındırır, ne (yakıcı) alevden korur.
Ali Fikri Yavuz
Ne gölgelendirir, ne alevden korur, (sırf size bir azab...)
Ali Rıza Safa
Gölgelendirmez ve alevden korumaz.
Bayraktar Bayraklı
- Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.
Bekir Sadak
(30-31) «olge yapmayan ve atesten de korumayan cehennem dumaninin uc kollu golgesine gidin.»
Celal Yıldırım
O, ne gölgelendiricidlr, ne de yükselen alevden korur..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(30-31) Korumayan, ateşe karşı da bir faydası dokunmayan üç parçalı bir gölgeye doğru yol alın.
Diyanet İşleri
(30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."
Diyanet İşleri (eski)
(30-31) 'gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin.'
Diyanet Vakfi
(30-31) Üç kola ayrılmış, (ama) ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne gölgelendirir ne alevden korur
Erhan Aktaş
Gölge yapmayan ve alevden de korumayan.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Gölge yapmayan ve alevden de korumayan.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gölge yapmayan ve alevden de korumayan.
Fizilal-il Kuran
Serinlik sağlamayan ve alevden korumayan gölgeye!
Gültekin Onan
Ne gölge altında barındırır, ne (yakıcı) alevden korur.
Hamdi Döndüren
O ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Hasan Basri Çantay
(Ki o), gölgelendirici değildir. (Onları) alevden de korumaz.
Hasib Asutay
Ki ne gölgelendirir ne de alevden korur.
Hayrat Neşriyat
(O,) ne gölgelendiricidir ne de alevden korur.
İbni Kesir
Gölge yapmaz ve alevden korumaz.
Mehmet Okuyan
Üç katlı, gölge etmeyen ve ateşten korumayan bir karanlığa doğru yürüyün!”
Muhammed Esed
hiçbir (serinliği) olmayan ve ateşten korumayan (gölgeye),
Mustafa İslamoğlu
Serinletmeyen ve ateşin alevinden korumayan (acayip bir gölgeye);
Ömer Nasuhi Bilmen
(30-31) Üç kola ayrılmış olan bir gölgeye gidiniz. Ne gölgelendiricidir ve ne de alevden koruyabilir.
Ömer Öngüt
O, ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Suat Yıldırım
Gidin ama, o, ateşten sizi korumaz, gölgelik olmaz.
Süleyman Ateş
Ki ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
Süleymaniye Vakfı
gölgelendirmeyen /serinletmeyen ve alevden de korumayan gölgeye.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Gölgelendirmeyen, alevden de korumayan yere.
Şaban Piriş
Gölgelendirmez, alevden de korumaz.
Tefhim-ul Kuran
Ne gölge altında bulundurur, ne de (yakıcı) alevden korur.
Ümit Şimşek
Bir gölge ki ne serinlik verir, ne alevden korur.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne gölgelendirir ne alevden korur.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O (sizə) nə kölgəlik olar, nə də (sizi) alovdan qoruyar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Weder spendet sie Schatten, noch schützt sie gegen die Flammen.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
der kein (wirklicher) Schattenspender ist und nicht (als Schutz) gegen die Flammen nützt.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
der weder Schatten spendet noch vor der Flamme schützt.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
der weder schattig ist, noch vor den Flammen schützt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Which neither screen, nor hide nor protect from the heat or from the blazing flames streaming in avalanches,
Abdul Haleem
no shade does it give, nor relief from the flame;
Abdullah Yusuf Ali
"(Which yields) no shade of coolness, and is of no use against the fierce Blaze.
Abul A'la Maududi
which neither provides (cooling) shade nor protection against the flames;
Aisha Bewley
but gives no shade or protection from the flames,
Al-Hilali & Khan
Neither shady, nor of any use against the fierce flame of the Fire."
Ali Quli Qarai
which is neither shady nor is of any avail against the flame.
Amatul Rahman Omar
`(Which is) neither affording shade (to you) nor protects (you) from the flame. '
Arthur John Arberry
unshading against the blazing flame
Bijan Moeinian
The clouds which do not provide any coolness nor protect you from the heat.
E. Henry Palmer
that shall not shade nor avail against the flame!
Edip-Layth
Neither does it give shade, nor does it avail from the flames.
George Sale
and shall not shade you from the heat, neither shall it be of service against the flame;
Hamid S. Aziz
Neither having the coolness of the shade nor availing against the flame.
Mahmoud Ghali
With no plenteous shade and of no avail against the flames;
Marmaduke Pickthall
(Which yet is) no relief nor shelter from the flame.
Mohamed Ahmed - Samira
Neither shady nor protecting against the blazing Fire.
Muhammad Asad
that will offer no [cooling] shade and will be of no avail against the flame
Mustafa Khattab
providing neither coolness nor shelter from the flames.
Progressive Muslims
Neither does it shade, nor does it avail from the flames.
Sahih International
[But having] no cool shade and availing not against the flame. "
Sam Gerrans
“Neither shading, nor availing against the flame!”
Shabbir Ahmed
Giving neither cooling shade nor shelter from the Flame.
Syed Vickar Ahamed
"(Which gives) no shade with coolness, and is of no use against the fierce Fire.
Taqi Usmani
that neither has a comfortable shade, nor is it of any use against the scorching heat.
The Monotheist Group
Neither does it shade, nor does it avail from the flames.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew li ser we ne dibe sî û sîwan, ne jî we ji pêtê dojehê diparêze.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die geen schaduw geeft en die niet tegen de vuurgloed helpt.ʺ
Hollandaca — Siregar
Die geen schaduw geeft en die niet baat tegen het vlammende Vuur.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
не тенистой [эта тень не укрывает от жары Дня Суда], и не избавляет [не защищает] она от пламени!»
Rusça — Osmanov
Нет у него (т. е. дыма) тени, и не избавляет он от огня.