Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.

وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَا

ve yuTāfu ǎleyhim bi āniyetin min fiDDetin ve ekvābin kānet ḳavārīrā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيُطَافُve yuTāfuط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmave dolaştırılır
2عَلَيْهِمْǎleyhimyanlarında
3بِاٰنِيَةٍbi āniyetinا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.kablar
4مِنْmin-ten
5فِضَّةٍfiDDetinف ض ضKırmak/delmek/yok etmek, ayırmak/dağıtmak/saçmak/dağıtmak, parçalamak, gümüş, geniş/bol/büyük/cömert yapmak, dağınık haldeki az sayıda insan, felaket/talihsizlikgümüş-
6وَاَكْوَابٍve ekvābinك و بBir kadehten içmek. Kulpsuz bir kupa veya içme kabı, başı büyük ve boynu ince olan, bir şeyin geçmişi veya kaçırılması için iç çekme veya üzüntü veya pişmanlık. Ortası ince olan küçük bir davul veya eli dolduran küçük bir taş.ve kupalar
7كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
8قَوَارِيرَاḳavārīrāق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.billur

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sunulur onlara gümüş kadehler ve sırça sağraklar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve sunulur onlara gümüş kadehler ve sırça sağraklar.

Adem Uğur

Yanlarında gümüşten kaplar ve billûr kupalar dolaştırılır.

Ahmed Hulusi

Gümüşten kaplar ve billur testiler dolaştırılır çevrelerinde.

Ahmet Tekin

Huzurlarında dolu, gümüş tabaklar, dolu billur kupalar dolaştırılır.

Ahmet Varol

Etraflarında gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.

Ali Bulaç

Çevrelerinde gümüşten billur kablar, kupalar dolaştırılır.

Ali Fikri Yavuz

Onlara (hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.

Ali Rıza Safa

Çevrelerinde gümüş tepsiler, şeffaf kadehler dolaştırılır.

Bayraktar Bayraklı

- Çevrelerinde gümüşten kaplar ve kristal kaseler dolaştırılacaktır. Sanki gümüşten yapılmış kristaller. Onları kendi arzularına göre belirleyeceklerdir.

Bekir Sadak

Cevrelerinde gumus kaplar ve billur kaseler dolastirilir.

Celal Yıldırım

Çevrelerinde gümüşten kaplar ve billurdan olan küpler dolaştırılır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(15-16) Her birinin etrafında gümüş kaplar, billûr kadehler, gümüş beyazlığında şeffaf kupalar dolaştırılır; ölçülerini de isteklerine göre belirlerler.

Diyanet İşleri

Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.

Diyanet İşleri (eski)

Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.

Diyanet Vakfi

(15-16) Yanlarında, gümüş kaplar ve billûr kâselerle, gümüş beyazlığında (billûr gibi) şeffaf kupalarla dolaşılır ki, sâkiler bunu (cennet şarabını) ölçüsünce tayin ve takdir ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yanlarında gümüşten kaplar, billur kupalar dolaştırılır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gümüş kaplar ve billur küplerle çevrelerinde dolaşılır,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem dolaşılır üzerlerine gümüşten kaplar ve küplerle ki billurlar

Erhan Aktaş

Gümüşten kaplar ve billur kupalarla aralarında dolaşılır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gümüşten kaplar ve billur kupalarla aralarında dolaşılır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gümüşten kaplar ve billur kupalarla aralarında dolaşılır.

Fizilal-il Kuran

Onlara gümüş tabaklarla ve saydam kadehlerle servis yapılır.

Gültekin Onan

Çevrelerinde gümüşten billur kablar, kupalar dolaştırılır.

Hamdi Döndüren

Aralarında gümüşten kaplar ve billur kupalar dolaştırılır.

Hasan Basri Çantay

Onlara gümüşden billur kablar, kupalar dolaşdırılır.

Hasib Asutay

Yanlarında, gümüş kaplar ve billur kâseler dolaştırılır.

Hayrat Neşriyat

Etraflarında da gümüşten billûr (gibi) olmuş kaplar ve bardaklar dolaştırılır.

İbni Kesir

Çevrelerinde gümüş kupalar ve billur kaseler dolaştırılır.

Mehmet Okuyan

Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kupalar dolaştırılacaktır.

Muhammed Esed

Onlar gümüşten kaplar ve kristal(e benzeyen) kadehlerle karşılanacaklar

Mustafa İslamoğlu

Gümüş (parlaklığında) kaplar ve billur gibi kupalarla kendilerine servis yapılacak;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların üzerlerine gümüşten kaplar ile ve billûrdan küpler ile dolaşılır.

Ömer Öngüt

Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kâseler dolaştırılır.

Suat Yıldırım

(15-16) Etraflarında hizmet edenler gümüş kaplar, billur kâseler, gümüşî parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.

Süleyman Ateş

Yanlarında gümüş kablar, billur kupalar dolaştırılır.

Süleymaniye Vakfı

Çevrelerinde gümüş kaplar ve billurlaşmış testiler dolaştırılacak;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrelerinde gümüş kaplar, billurlaşmış bardaklar dolaştırılır.

Şaban Piriş

Çevrelerinde ise gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.

Tefhim-ul Kuran

Çevrelerinde gümüşten billur kablar, kupalar dolaştırılır.

Ümit Şimşek

Etraflarında gümüş kadehler ve billûr kupalar dolaştırılır.

Yaşar Nuri Öztürk

Çevrelerinde, gümüşten ve billurdan kaplar dolaştırılır. Kupalardır onlar.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Cənnətdəki xidmətçilər) onların ətrafında gümüş qablar və büllur qədəhlərlə dolanacaqlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Becher aus Silber und Kelche, durchsichtig wie Glas, werden unter ihnen herumgereicht,

Almanca — Der Edle Quran

Herumgereicht werden ihnen Gefäße aus Silber und Trinkschalen, die (wie) aus Glas sind,

Almanca — M. A. Rassoul

Und Trinkgefäße aus Silber werden unter ihnen die Runde machen, und Pokale, (durchsichtig) wie Glas

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihnen wird serviert mit Schalen aus Silber und Kelchen, die 3 Gläserne sind,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They are served by handsome attendants for the table, where the food is dished in silver utensils, and the drinks in vessels of exquisite transparency;

Abdul Haleem

They will be served with silver plates

Abdullah Yusuf Ali

And amongst them will be passed round vessels of silver and goblets of crystal,-

Abul A'la Maududi

and there shall be passed around them vessels of silver and goblets of crystal,

Aisha Bewley

Vessels of silver and goblets of pure crystal will be passed round among them,

Al-Hilali & Khan

And amongst them will be passed round vessels of silver and cups of crystal -

Ali Quli Qarai

They will be served around with vessels of silver and goblets of crystal

Amatul Rahman Omar

They shall be served round in vessels of silver and goblets of crystal,

Arthur John Arberry

and there shall be passed around them vessels of silver, and goblets of crystal,

Bijan Moeinian

They are served drinks in silver cups and crystal goblets.

E. Henry Palmer

and they shall be served round with vessels of silver and goblets that are as flagons -

Edip-Layth

They are served upon with bowls of silver and glasses of crystal.

George Sale

And their attendants shall go round about unto them, with vessels of silver, and goblets:

Hamid S. Aziz

And amongst them shall be passed vessels of silver and goblets of crystal,

Mahmoud Ghali

And there will be passed round for them vessels of silver and goblets that were (designed) of crystals,

Marmaduke Pickthall

Goblets of silver are brought round for them, and beakers (as) of glass

Mohamed Ahmed - Samira

Passed round will be silver flagons and goblets made of glass,

Muhammad Asad

And they will be waited upon with vessels of silver and goblets that will [seem to] be crystal –

Mustafa Khattab

They will be waited on with silver vessels and cups of crystal—

Progressive Muslims

And they are served upon with bowls of silver and glasses of crystal.

Sahih International

And there will be circulated among them vessels of silver and cups having been [created] clear [as glass],

Sam Gerrans

Circulated among them will be vessels of silver, and cups as of crystal!

Shabbir Ahmed

And they are served with goblets of silver and cups of crystal.

Syed Vickar Ahamed

And among them will be passed round containers of silver and glasses of crystal—

Taqi Usmani

Circulated among them will be vessels of silver, and cups that will be (as transparent as) crystals,

The Monotheist Group

And they are served upon with bowls of silver and glasses of crystal.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et lʹon fera circuler parmi eux des récipients dʹargent et des coupes cristallines,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xizmetkar) bi kaseyên zîvî û qedehên camî li ber wan digerînin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Een kelk van zilver wordt bij hen rondgegeven en bekers die van kristal zijn,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hunne dienaren zullen bij hen rondgaan met zilveren vaatwerk en bekers.

Hollandaca — Siregar

En onder hen wordt rondgegaan met kruiken van zilver en glazen als van kristal.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И будут обходить их (юные слуги) с сосудами из (чистого) серебра и кубками хрусталя –

Rusça — Osmanov

К ним приблизятся [девы] с сосудами из серебра и чашами из хрусталя,