(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰى وَجَمَعَ فَاَوْعٰى

ted'ǔ men edbera ve tevellā / ve cemeǎ fe ev'ǎā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1تَدْعُواted'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekçağırır
2مَنْmenkimseyi
3اَدْبَرَedberaد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.sırtını dönen
4وَتَوَلّٰىve tevellāو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakve yüz çevireni
1وَجَمَعَve cemeǎج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.toplayıp
2فَاَوْعٰىfe ev'ǎāو ع يHafızada korumak, akılda tutmak, tutmak, içermek, toplamak, anlamak, öğrenmek, dikkat etmek, bilincini geri kazanmak, depolamak.biriktireni

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve toplayıp biriktireni.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve toplayıp biriktireni.

Adem Uğur

(Servet) toplayıp yığan kimseyi!.

Ahmed Hulusi

Toplayıp da servet yığanı!

Ahmet Tekin

Mallar, servetler biriktirip kesenin ağzını açmayanları, hayra harcamayanları çağırır.

Ahmet Varol

(Mal) biriktirip kasada yığanı.

Ali Bulaç

(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.

Ali Fikri Yavuz

Bir de (mal ve para) biriktirip depoya, kasaya yığanı...

Ali Rıza Safa

Toplayıp biriktirenleri de.

Bayraktar Bayraklı

- Kızaran derileri soyar; sırtını döneni, yüz çevireni ve biriktirip depo edeni çağırır.

Bekir Sadak

(15-18) Hayir, olmaz... Orada sirtini cevirip yuzgeri edeni, malini toplayip kimseye hakkini vermeden saklayani cagiran, deriyi soyup kavuran, alevli ates vardir.

Celal Yıldırım

(17-18) Arkasını döneni, yüzçevirip gideni, mal toplayıp yığanı davet eder.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(17-18) Haktan yüz çevirip uzaklaşmak isteyeni ve mal toplayıp üstüne oturanı kendine çağırır.

Diyanet İşleri

(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

Diyanet İşleri (eski)

(15-18) Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.

Diyanet Vakfi

(17-18) Yüz çevirip geri dönen, (servet) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Mal toplayıp kasada yığanı,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Toplayıp toplayıp kasaya yığanı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve toplayıp toplayıp kasaya yığanı

Erhan Aktaş

Mal, mülk edinip, onu biriktireni.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mal, mülk edinip, onu biriktireni.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mal, mülk edinip, onu biriktireni.

Fizilal-il Kuran

Mal toplayıp kasada yığanı.

Gültekin Onan

(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.

Hamdi Döndüren

Bir de servet toplayıp yığanı.

Hasan Basri Çantay

(mal) birikdirib de kab içinde saklayanı.

Hasib Asutay

(Servet) toplayıp yığanı.

Hayrat Neşriyat

(17-18) (O ateş, Hakk’a) arkasını dönüp (itâatten) yüz çeviren ve (mal) toplayıp dasaklayan kimseyi (kendine) çağırır!

İbni Kesir

Malını toplayıp kap içinde saklayanı da.

Mehmet Okuyan

Arkasını dönüp yüz çevireni ve (mal) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağıracaktır.

Muhammed Esed

ve (servet) biriktirip, (onu öteki insanların elinden) alanları.

Mustafa İslamoğlu

zira o (serveti) toplayıp (paylaşmayarak) biriktiriyordu.

Ömer Nasuhi Bilmen

(17-18) Çağırır, arkasını dönüp yüz çevireni. Ve (malı) toplayıp da, bir kap içinde saklayanı.

Ömer Öngüt

Mal toplayıp yığan kimseyi.

Suat Yıldırım

(17-18) İmana sırtını dönüp haktan yüz çevireni, bir de servet toplayıp yığan ve hayırda harcamayanı o ateş kendine çağırır.

Süleyman Ateş

(Mal) Toplayıp kasada yığanı!

Süleymaniye Vakfı

servet biriktirip saklayanı da...

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mal biriktirip saklayanı da!

Şaban Piriş

Malını toplayıp yığanı...

Tefhim-ul Kuran

(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.

Ümit Şimşek

Malı toplayıp yığanı da.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplayıp kasada yığanı/depolayanı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və mal-dövlət yığıb saxlayanı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və (mal-dövlət) yığıb saxlayanı! (Allahın payını verməyəni; acizə, yoxsula əl tutmayanı!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

der Vermögen anhäufte und hortete und keine Spenden gab.

Almanca — Der Edle Quran

(Besitz) zusammenträgt und dann in Behältern hortet.

Almanca — M. A. Rassoul

und (Reichtum) aufhäuft und hortet.

Almanca — Muhammad Zaidan

und anhäufte, dann (nur für sich) behielt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who hoarded wealth and denied it those who deserved alms, for alms are but the vehicles of prayer.

Abdul Haleem

amasses wealth and hoards it.

Abdullah Yusuf Ali

And collect (wealth) and hide it (from use)!

Abul A'la Maududi

and amassed wealth and covetously hoarded it.

Aisha Bewley

and amassed and hoarded up.

Al-Hilali & Khan

And collect (wealth) and hide it (from spending it in the Cause of Allâh).

Ali Quli Qarai

amassing [wealth] and hoarding [it].

Amatul Rahman Omar

(It will claim) him who amassed (wealth) and withheld (it).

Arthur John Arberry

who amassed and hoarded.

Bijan Moeinian

…. did nothing but making and saving money.

E. Henry Palmer

and who amassed and hoarded!

Edip-Layth

Who hoarded and counted.

George Sale

and shall have amassed riches, and covetously hoarded them.

Hamid S. Aziz

And amasses wealth then locks it up.

Mahmoud Ghali

And (who) gathered (riches); (so he) prudently kept them.

Marmaduke Pickthall

And hoarded (wealth) and withheld it.

Mohamed Ahmed - Samira

Who amasses and then hoards.

Muhammad Asad

and amass [wealth] and thereupon withhold [it from their fellow-men].

Mustafa Khattab

and gathered and hoarded ˹wealth˺.

Progressive Muslims

And who hoarded and counted.

Sahih International

And collected [wealth] and hoarded.

Sam Gerrans

And gathered and hoarded.

Shabbir Ahmed

And hoarded wealth, and withheld it.

Syed Vickar Ahamed

And collect (wealth) and hide it (from use for Allah)!

Taqi Usmani

and accumulated (wealth) and hoarded (it).

The Monotheist Group

And who hoarded and counted.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

amassait et thésaurisait.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gazî yên ku (serwetê) dide ser hev (û zekatê jê nade) dike!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die bijeenbracht en oppotte.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En die rijkdommen verzameld heeft, en deze gierig ophoopt.

Hollandaca — Siregar

Die (rijkdommen) verzamelde en achterhield.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(и) кто собирал (имущество) и копил (его) (не отдавая долю, которую Аллах обязал ему выплачивать).

Rusça — Osmanov

кто сколотил [состояние] и берег его.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och dem som samlade och gömde (rikedomar i sina kassakistor).