Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
اَلَّذِينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا فِيهَا اَلَّذِينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِرِينَ
(e)lleƶīne keƶƶebū şuǎyben ke en lem yeğnev fīhā (e)lleƶīne keƶƶebū şuǎyben kānū humu l-ḣāsirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şuayb'i yalanlayanlar, sanki oralarda hiç oturmamışlar, hiç yaşamamışlardı, Şuayb'i yalanlayanlar, asıl zarara uğramışlardı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şuaybʼi yalanlayanlar, sanki oralarda hiç oturmamışlar, hiç yaşamamışlardı, Şuaybʼi yalanlayanlar, asıl zarara uğramışlardı.
Adem Uğur
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibiydiler. Asıl ziyana uğrayanlar Şuayb'ı yalanlayanların kendileridir.
Ahmed Hulusi
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibi (yok oldular). . . Şuayb'ı yalanlayanlar, hüsrana uğrayanlar oldular.
Ahmet Tekin
Şuayb’i yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç yaşamamış, hiç güzel gün görmemiş gibiydiler. Şuayb’i yalanlayanlar, işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.
Ahmet Varol
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Asıl zarara uğrayanlar Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.
Ali Bulaç
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orda 'hiç refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular: Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl büyük hüsrana uğradılar.
Ali Fikri Yavuz
Şuayb’ı tekzip edenler, sanki evlerinde bir şenlik tutmamışlardı. Şuayb’ı yalanlıyanlardır ki, onlar ziyan görenler olmuşlardır.
Ali Rıza Safa
Şuayb'ı yalanlayanlar, orada hiç yaşamamış gibi oldular; Şuayb'ı yalanlayanlar, yıkıma uğradılar.
Bayraktar Bayraklı
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Böylece Şu'ayb'ı yalanlayanlar; işte asıl ziyana uğrayanlar onlar oldular!
Bekir Sadak
suayb'i yalanlayanlar, yurtlarinda sanki hic yasamamislar gibi oldular, izleri bile kalmadi. Mahvolanlar,suayb'i yalanlayanlar oldu.
Celal Yıldırım
(91-92) Bunun üzerine onları müthiş sarsıntı yakalayıverdi ve (böylece) kendi yurtlarında oldukları yerde dizüstü çöküp kaldılar; Şuâyb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç şen-şatır yaşamamış gibi oldular. Şuâyb'ı yalanlayanlar ziyana uğrayanların tâ kendileri oldular.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç yurt tutmamış gibi oldular. Böylece asıl hüsrana uğrayanlar, Şuayb’ı yalanlayanlar oldu.
Diyanet İşleri
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
Diyanet İşleri (eski)
Şuayb'ı yalanlayanlar, yurtlarında sanki hiç yaşamamışlar gibi oldular, izleri bile kalmadı. Mahvolanlar, Şuayb'ı yalanlayanlar oldu.
Diyanet Vakfi
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibiydiler. Asıl ziyana uğrayanlar Şuayb'ı yalanlayanların kendileridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç şenlik tutmamış gibi oldular. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç safa sürmemiş gibi oldular. Asıl zarara düşenler, Şuayb'ı yalanlayanlar olmuşlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şuaybı tekzib edenler sanki orada bir şenlik tutmamışlardı, Şuaybı tekzib edenler, husrane düşenler onlar olmuşlardı
Erhan Aktaş
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi yok oldular. Asıl kaybedenler Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi yok oldular. Asıl kaybedenler Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi yok oldular. Asıl kaybedenler Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.
Fizilal-il Kuran
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl hüsrana uğrayanlar, asıl mahvolanlar oldular.
Gültekin Onan
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç 'refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl kaybedenler onlar oldular (büyük hüsrana uğradılar).
Hamdi Döndüren
Şuayb’ı yalan sayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular! Şuayb’ı yalan sayanlar, işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.
Hasan Basri Çantay
Şuaybı yalanlayanlar zaten (yurdlarında) oturmuşlar gibi oldular. Şuaybı yalanlayanlardır ki en büyük zarara uğrayanlar onlar olmuşlardır.
Hasib Asutay
Şuayb'i yalanlayanlar, sanki orada (yurtlarında), hiç oturmamış gibidirler. Asıl ziyana uğrayanlar Şuayb'i yalanlayanların tâ kendileridir.
Hayrat Neşriyat
Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç oturmamışlardı! (Evet!) Şuayb’ı yalanlayanlar, kendileri hüsrâna uğrayanlar oldular.
İbni Kesir
Şuayb'ı yalanlayanlar, zaten yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlamış olanlar; hüsrana uğrayanlar, işte onlar oldular.
Mehmet Okuyan
Şuayb’ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç kalmamış gibiydiler; Şuayb’ı yalanlayanlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Muhammed Esed
Onlar ki Şuaybı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi: Sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Onlar ki, Şuaybı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi. Kendileri kaybeden kimseler oldular!
Mustafa İslamoğlu
Onlar ki Şuayb'i yalanlıyorlardı; kendilerine yalan oldular... Onlar ki Şuayb'i yalancı çıkarıyorlardı; kaybeden yine onlar oldu...
Ömer Nasuhi Bilmen
Şuayb'ı tekzîp edenler, sanki orada hiç kalmamışlar gibi oldular. Şuayb'i yalanlayanlardır ki, en büyük zarara uğrayanlar onlar olmuşlardır.
Ömer Öngüt
Şuayb'i yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Asıl ziyana uğrayanlar, Şuayb'i yalanlayanlar oldu.
Suat Yıldırım
Şuayb’ı yalancı sayanlar... onlar değildi sanki vatanlarında, şen şakrak dolaşanlar!Şuayb’ı yalancı sayıp perişan etmek isteyenler... asıl perişan olanlar, işte onlar oldular.
Süleyman Ateş
Şu'ayb'i yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şu'ayb'i yalanlayanlar... işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.
Süleymaniye Vakfı
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlardı. Asıl kaybedenler, Şuayb'ı yalancı sayanlar oldu.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Şuayb'ı yalan sayanlar orada hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalan sayanlar asıl kaybedenler oldular.
Şaban Piriş
(91-92.) Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.
Tefhim-ul Kuran
Şuayb'ı yalanlamakta olanlar, sanki orda 'hiç refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular; Şuayb'ı yalanlamakta olanlar, asıl büyük hüsrana uğrayanlar oldular.
Ümit Şimşek
Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibiydi. Asıl ziyan edenler, Şuayb'ı yalanlayanlar oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Şuayb'ı yalanlayanlar sanki o yerde hiç şenlik kurmamışlardı. Şuayb'ı yalanlayanlar hüsrana saplananların ta kendileriydi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şueybi yalançı sayanlar, sanki orada yaşamamışdılar. Şueybi yalançı sayanların özləri ziyana uğrayanlardan oldular.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Şüeybi yalançı adlandıranlar, sanki orada (evlərində) heç bir şənlik (neʼmət) içində yaşamamışdılar. Şüeybi təkzib edənlərin özləri ziyana uğrayanlar oldular.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Es sah so aus, als hätten die Ungläubigen, die Schuʹaib der Lüge bezichtigten, nie dort gelebt. So waren die Ungläubigen, die Schuʹaib der Lüge bezichtigt hatten, die Verlorenen.
Almanca — Der Edle Quran
Diejenigen, die Suʹaib der Lüge bezichtigen, waren, als hätten sie (überhaupt) nicht darin gewohnt. Diejenigen, die Suʹaib der Lüge bezichtigten, waren (nun) selbst die Verlierer.
Almanca — M. A. Rassoul
Diejenigen, die Suaib der Lüge beschuldigt hatten, wurden (so zugerichtet), als hätten sie nie darin gewohnt. Diejenigen, die Suaib der Lüge beschuldigt hatten, waren selbst die Verlierer.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diejenigen, die Schuʹaib der Lüge bezichtigt haben, als hätten sie dort nicht gewohnt. Diejenigen, die Schuʹaib der Lüge bezichtigt haben, sie waren gewiß die wirklichen Verlierer.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Consequently, those who treated Shu'aib as one who passes himself off as someone other than he is, were inflicted with an irretrievable disaster that they looked as if they had never dwelt nor flourished whereat they perished; those who treated Shu'aib as an imposter were born to be great losers.
Abdul Haleem
it was as if those who had rejected Shuayb had never lived there; it was those who had rejected Shuayb who were the losers-
Abdullah Yusuf Ali
The men who reject Shu'aib became as if they had never been in the homes where they had flourished: the men who rejected Shu'aib - it was they who were ruined!
Abul A'la Maududi
Those who had charged Shu'ayb with lying became as though-they had never lived there; it is they who became utter losers.
Aisha Bewley
As for those who denied Shu‘ayb, it was as if they had never lived there. It was the people who denied Shu‘ayb who were the lost.
Al-Hilali & Khan
Those who belied Shu‘aib, became as if they had never dwelt there (in their homes). Those who belied Shu‘aib, they were the losers.
Ali Quli Qarai
Those who impugned Shu‘ayb became as if they had never lived there. Those who impugned Shu‘ayb were themselves the losers.
Amatul Rahman Omar
Those who cried lies to Shu`aib became (so extinct) as though they had never dwelt therein. Those alone who had cried lies to Shu`aib were the losers.
Arthur John Arberry
those who cried lies to Shuaib, as if never they dwelt there; those who cried lies to Shuaib, they were the losers.
Bijan Moeinian
Those who rejected Sha'ib, were so wiped out as if they had never existed. Those who rejected Shu'aib [for the fear of being ruined,] were [completely] ruined.
E. Henry Palmer
Those who called Shohaib a liar, (were) as though they had not dwelt therein! - Those who called Shohaib a liar, they were the losers then!
Edip-Layth
Those who denied Shuayb, it is as if they never prospered therein. Those who denied Shuayb, they were the losers.
George Sale
Those who accused Shu'aib of lying became as if they had never dwelt therein. Those who accused Shu'aib of lying -- it was they who were the losers.
Hamid S. Aziz
Those who denied Shu'eyb, became as though they had not dwelt there! - Those who had denied Shu'eyb, they were the losers!
Mahmoud Ghali
The ones who cried lies to Shuaayb were as if they had not flourished in it; the ones who cried lies to Shuaayb were they (who) were the losers.
Marmaduke Pickthall
Those who denied Shu'eyb became as though they had not dwelt there. Those who denied Shu'eyb, they were the losers.
Mohamed Ahmed - Samira
They who called Shu'aib a liar (disappeared) as though they had never existed; and those who called Shu'aib a liar were the ones who were ruined!
Muhammad Asad
they who had given the lie to Shu'ayb - as though they had never lived there: they who had given the lie to Shu'ayb -it was they who were the losers!
Mustafa Khattab
Those who rejected Shu’aib were ˹wiped out˺ as if they had never lived there. Those who rejected Shu’aib were the true losers.
Progressive Muslims
Those who denied Shu'ayb, it is as if they never prospered therein. Those who denied Shu'ayb, they were the losers.
Sahih International
Those who denied Shu'ayb - it was as though they had never resided there. Those who denied Shu'ayb - it was they who were the losers.
Sam Gerrans
Those who denied Shuʿayb, as though they had never lived therein; those who denied Shuʿayb, it was they who were the losers.
Shabbir Ahmed
Those who denied Shoaib became as though they had never lived there. Those who denied Shoaib, were the losers.
Syed Vickar Ahamed
The men who rejected Shu’aib became as if they had never been in the homes where the had grown up (in joy and happiness): The men who rejected Shu’aib— Were ruined!
Taqi Usmani
Those who rejected Shu‘aib became as if they never dwelt there. Those who rejected Shu‘aib were themselves the losers.
The Monotheist Group
Those who denied Shu'ayb, it is as if they had never prospered therein. Those who denied Shu'ayb, they were the losers.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku bi Şu‘eyb pêxember bawerî neanîbûn, (wisa koka wan hatibû birîn) her wekî ew di vî gundî de nebûn û tê de nejiyabûn. Ew ên ku wan bi Şu‘eyb bawerî neanîbûn, yên ku zerar kiribûn her ew bi xwe bûn.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die Sjoeʹaib van leugens betichtten waren alsof zij er niet lang woonachtig waren geweest. Zij die Sjoeʹaib van leugens betichtten waren zelf de verliezers.
Hollandaca — Siregar
Degenen die Sjoeʹaib loochenden werden alsof zij nooit in haar (de stad) hadden gewoond. Degenen die Sjoeʹaib loochenden, zij zijn de verliezers.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Те, которые отвергли Шуайба [отказались признать его пророком], как будто бы и не жили там! Те, которые отвергли (пророка) Шуайба, – они оказались в убытке (и в этом мире и в Вечной жизни)!
Rusça — Osmanov
Тех, кто не признал Шуʹайба [посланником], будто и не было там никогда; те, которые не признали Шуʹайба пророком, они-то и оказались потерпевшими убыток.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de som hade kallat Shu`ayb lögnare - (det var) som om de aldrig hade levt där i välstånd och trygghet - de som kallade Shu`ayb lögnare, de var nu förlorarna!