Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى حِينٍ

ḳāle hbiTū beǎ'Dukum li beǎ'Din ǎduvvun ve lekum fī l-erDi musteḳarrun ve metāǔn ilā Hīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebuyurdu
2اهْبِطُواhbiTūه ب طİlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek.inin
3بَعْضُكُمْbeǎ'Dukumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbır kısmınız
4لِبَعْضٍli beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmınıza
5عَدُوٌّǎduvvunع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekdüşman olarak
6وَلَكُمْve lekumsizin içindir
7فِي
8الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
9مُسْتَقَرٌّmusteḳarrunق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.yerleşme
10وَمَتَاعٌve metāǔnم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.ve geçinme
11اِلٰىilākadar
12حِينٍHīninح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmekbir süreye

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanrı, inin dedi, bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olacak ve yeryüzünde muayyen bir vakte dek kalmanız mukadder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanrı, inin dedi, bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olacak ve yeryüzünde muayyen bir vakte dek kalmanız mukadder.

Adem Uğur

Allah: Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır, buyurdu.

Ahmed Hulusi

Buyurdu: "Birbirinize (bilinç - beden ikilisi) düşman olarak (kuvveler boyutunda yaşamaktan beden boyutunun şartlarını yaşamaya) inin! Sizin için arzda (beden boyutunda - yeryüzünde) belli bir yaşam süreci ve belli bir süre, nasibinizdekileri almak söz konusudur. "

Ahmet Tekin

Allah: 'Buradan ilişiğinizi keserek yeryüzüne göç edin, birbirinize düşmanlığınız devam edecek. Yeryüzünde bir vakte kadar sizin için bir yaşama yeri, konaklayacak bir yurt, geçiminizi sağlayan şeyler var.' buyurdu.

Ahmet Varol

(Allah da): 'Birbirinize düşman olarak inin. Siz yeryüzünde belli bir süreye kadar kalacak ve orada geçim süreceksiniz' dedi.

Ali Bulaç

(Allah) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

Ali Fikri Yavuz

Allah onlara buyurdu: “- Bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olarak ininiz. Yerde, sizin için bir zamana (ecelinizin sonuna) kadar yerleşip kalmak ve geçinmek var.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"

Bayraktar Bayraklı

Allah: "Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır."

Bekir Sadak

«irbirinize dusman olarak inin, siz yeryuzunde bir muddet icin yerlesip gecineksiniz.»

Celal Yıldırım

«Birbirinize düşman olarak inin ! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşip kalmak ve yararlanıp geçinmek vardır» buyurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, “Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır” buyurdu;

Diyanet İşleri

Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

Diyanet İşleri (eski)

'Birbirinize düşman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz.'

Diyanet Vakfi

Allah: Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır, buyurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Allah) buyurdu: «Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Size bir süreye kadar yeryüzünde yerleşmek ve bir nasip almak var kaderinizde." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki ininiz ba'zınız ba'zınıza düşman olarak, size bir zamana kadar Arzda bir karargah tutmak ve bir nasib almak mukadder

Erhan Aktaş

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Fizilal-il Kuran

Allah dedi ki, «Oradan aşağıya ininiz, şeytan ile siz birbirinizin düşmanısınız, sizler belirli bir süre yeryüzünde barınacak geçineceksiniz.»

Gültekin Onan

(Tanrı ) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

Hamdi Döndüren

Allah dedi: “Birbirinize düşman olarak (oradan) inin! Sizin için yeryüzünde belli bir süreye kadar kalmak ve geçinmek vardır.”

Hasan Basri Çantay

(Allah) dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer (yüzün) de sizin için bir zamana kadar yerleşib kalmak ve geçinmek (mukadderdir)".

Hasib Asutay

(Allah) Buyurdu ki: 'Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma vardır.

Hayrat Neşriyat

(Allah, onlara şöyle) buyurdu: 'Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir zamâna kadar bir yerleşme ve bir faydalanma vardır.'

İbni Kesir

Buyurdu ki: Kimimiz kiminize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde bir müddet yerleşip kalmak ve geçinmek vardır.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine Allah) “Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır.” demişti.

Muhammed Esed

(Allah): "İnin, (bundan böyle) birbirinize düşman olarak!" dedi, "yeryüzünde bir süre için konacak bir yurt ve geçiminizi sağlayacak şeyler bulacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor."

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: «Biriniz birinize düşman olarak (yeryüzüne) ininiz. Sizin için yerde bir zamana kadar bir ikametgâh, bir temettü vardır.»

Ömer Öngüt

Allah: “Birbirinize düşman olarak inin! Siz yeryüzünde bir müddet yerleşip geçineceksiniz. ” buyurdu.

Suat Yıldırım

(24-25) Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkânı veriyorum. Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız."

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "Üçünüz de oradan inin! Her biriniz diğerine düşmandır. Hepiniz için bu topraklarda yerleşecek mekan ve bir süreye kadar geçinme imkanları vardır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "İnin oradan! Biriniz diğerinin hakkına göz dikecek. Sizin için bu topraklarda karar kılınıp yerleşecek yer ve bir süreye kadar da geçineceğiniz şeyler bulunacaktır."

Şaban Piriş

Allah buyurdu ki: -Birbirinize düşman olarak inin! Yeryüzünde belirli bir süreye kadar yerleşip, geçinmek size takdir edildi.

Tefhim-ul Kuran

(Allah) Dedi ki: «Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer yüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır.»

Ümit Şimşek

Allah 'Birbirinize düşman olarak inin,' buyurdu. 'Yeryüzünde sizin için bir vakte kadar bir yerleşim ve nasip vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belirli bir süreye kadar mekan tutmanız ve nimetlenmeniz öngörülmüştür."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) buyurdu: ″Bir-birinizə düşmən olaraq (Cənnətdən yer üzünə) enin! Yerdə sizin üçün bir müddət (əcəliniz çatana qədər) sığınacaq və dolanacaq (yaşayış vasitələri) vardır″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da sprach Er: ʺGeht alle hinab. Der eine ist der Feind des anderen. Auf der Erde habt ihr bis zum bestimmten Zeitpunkt eine Bleibe und Genuß.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er (Allah) sagte: ʺGeht fort! Einer sei des anderen Feind. Und auf der Erde sollt ihr Aufenthalt und Nießbrauch auf Zeit haben.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sprach: ʺHinab mit euch; die einen von euch seien der anderen Feinde. Und es sei euch auf der Erde (nur) ein Aufenthaltsort und eine Versorgung auf Zeit bestimmt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺSteigt hinab! Die einen von euch (Menschen) sind den anderen (Satanen) Feind. Und auf der Erde habt ihr einen Aufenthaltsort und Nießbrauch bis zu einer bestimmten Zeit.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah said: "Upon Our command We down all of you upon, to a lower state with mutual enmity to each other and you shall settle on earth where you make abode and livelihood for a predetermined point of time".

Abdul Haleem

He said, ‘All of you get out! You are each other’s enemies. On earth you will have a place to stay and livelihood- for a time.’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "Get ye down. With enmity between yourselves. On earth will be your dwelling-place and your means of livelihood,- for a time."

Abul A'la Maududi

Allah said: 'Go down; you are enemies one of the other. For you there is dwelling and provision on the earth for a while.'

Aisha Bewley

He said, ‘Go down from here as enemies to each other! You will have residence on the earth and enjoyment for a time. ’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "Get down, one of you is an enemy to the other [i.e. Adam, Hawwâ’ (Eve), and Shaitân (Satan)]. On earth will be a dwelling-place for you and an enjoyment for a time."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Get down, being enemies of one another! On the earth shall be your abode and sustenance for a time. ’

Amatul Rahman Omar

(God) said, `Get down (from this land). Some of you are (indeed) enemies of others, and there will be for you on this earth a habitation and (enjoyment of) provision for a while.'

Arthur John Arberry

Said He, 'Get you down, each of you an enemy to each. In the earth a sojourn shall be yours, and enjoyment for a time.'

Bijan Moeinian

The Lord [after having forgiven them] said: "Now go down to earth [and accomplish your duty there. ] You will be divided into the enemies. Stay there for a while and you will have a [prescribed] provision [to be earned.]"

E. Henry Palmer

He said, 'Go ye down, one of you to the other a foe; but for you in the earth there is an abode, and a provision for a season. '

Edip-Layth

He said, "Descend as enemies to one another; on earth you will have residence and provisions until the appointed time."

George Sale

God said, get ye down, the one of you an enemy unto the other; and ye shall have a dwelling place upon earth, and a provision for a season.

Hamid S. Aziz

He said, "Go you down, each one of you an enemy to the other. In the earth will be your abode, and a provision for a season."

Mahmoud Ghali

Said He, "Get down (all of you), some of you an enemy to (some) others; and in the earth there is for you a repository and an enjoyment for a while. "

Marmaduke Pickthall

He said: Go down (from hence), one of you a foe unto the other. There will be for you on earth a habitation and provision for a while.

Mohamed Ahmed - Samira

"Go, " said God, "one the antagonist of the other, and live on the earth for a time ordained, and fend for yourselves.

Muhammad Asad

Said He: "Down with you, [and be henceforth] enemies unto one another, having on earth your abode and livelihood for a while:

Mustafa Khattab

Allah said, "Descend as enemies to each other.[1] You will find in the earth a residence and provision for your appointed stay."

Progressive Muslims

He said: "Descend; for you are enemies to one another, and in the land you will have residence and provisions until the appointed time. "

Sahih International

[ Allah ] said, "Descend, being to one another enemies. And for you on the earth is a place of settlement and enjoyment for a time."

Sam Gerrans

He said: “Get you down, an enemy to one another. And for you upon the earth are a dwelling-place and provision for a time.”

Shabbir Ahmed

(Self interests of people had given rise to unjust marking of land and individual hoarding. Suppression of the weak had begun). Allah told them that they had fallen down from the high station of humanity. They had ignored the Law that "Mankind is one community" (10:19). From then on, they would live as tribes and nations, enemies to one another, "There will be for you on land an abode and sustenance for a while."

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "Get yourselves down with enmity between yourselves. On earth shall be your place to live and your means of livelihood— For a time."

Taqi Usmani

He said, "Go down, some of you enemies of some; and for you on the earth there will be a dwelling place and enjoyment for a time."

The Monotheist Group

He said: "Descend; for you are enemies to one another; and on the earth you will have residence and provisions until the appointed time."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺDescendez, dit (Allah), vous serez ennemis les uns des autres. Et il y aura pour vous sur terre séjour et jouissance, pour un temps.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê) got: De dakevin xwarê hûn ê ji hev re bi dijminahî bin û heta demeke diyarkirî (heta mirinê) li erdê ji bo we wargeh û jiyanborandin heye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺDaalt af -- elkaar tot vijand -- jullie hebben namelijk op de aarde tijdelijk een verblijfplaats en vruchtgebruik.ʺ

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺDaalt af, jullie zijn elkaars vijanden, en voor jullie is er op de aarde een verblijfplaats en een genieting tot een bepaalde tijd.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Аллах) сказал (Адаму, Хавве и Иблису): «Спуститесь (на Землю), (будучи) врагами друг другу! Для вас на Земле место пребывания и пользование (благами) до (определенного) времени [до Дня Суда]»

Rusça — Osmanov

Он возвестил: ʺСпуститесь [из рая на землю, и ваши потомки будут] врагами друг другу. На земле [теперь] вам пребывать и пользоваться благами временнымиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Gud) sade: ʺNed, alla, (härifrån)! Fiender skall ni vara inbördes. På jorden skall ni under en tid ha er boning och er nödtorftiga försörjning.ʺ