Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَا اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

ve leḳad ƶera'nā li cehenneme keṧīran mine l-cinni ve l-insi lehum ḳulūbun lā yefḳahūne bihā ve lehum eǎ'yunun lā yubSirūne bihā ve lehum āƶānun lā yesmeǔne bihā ulāike ke l-en'ǎāmi bel hum eDellu ulāike humu l-ğāfilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2ذَرَأْنَاƶera'nāذ ر اÜretmek, yaratmak, dağıtmak, çoğaltmak, yaymak, ekmek, çok sayıda, çocuklar, döller.yarattık
3لِجَهَنَّمَli cehennemeلجهنمcehennem için
4كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.birçok
5مِنَmine
6الْجِنِّl-cinniج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcin
7وَالْاِنْسِve l-insiا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.ve insan
8لَهُمْlehumvardır
9قُلُوبٌḳulūbunق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalbleri
10لَا
11يَفْقَهُونَyefḳahūneف ق هİlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak.fakat anlamazlar
12بِهَاbihāonlarla
13وَلَهُمْve lehumve Onların
14اَعْيُنٌeǎ'yununع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözleri
15لَا
16يُبْصِرُونَyubSirūneب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıfakat görmezler
17بِهَاbihāonlarla
18وَلَهُمْve lehumve Onların
19اٰذَانٌāƶānunا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretkulakları
20لَا
21يَسْمَعُونَyesmeǔneس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakfakat işitmezler
22بِهَاbihāonlarla
23اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
24كَالْاَنْعَامِke l-en'ǎāmiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.hayvanlar gibidir
25بَلْbelhatta
26هُمْhumonlar
27اَضَلُّeDelluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.daha da sapıktır
28اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
29هُمُhumuonlardır
30الْغَافِلُونَl-ğāfilūneغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşangafiller

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki biz, cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık; onların kalpleri vardır; düşünmezler onunla; gözleri vardır, görmezler o gözlerle; kulakları vardır, duymazlar o kulaklarla. Onlar dört ayaklı hayvanlara benzerler, hattâ daha da sapıktır onlar. Onlardır gaflette kalanların ta kendileri.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki biz, cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık; onların kalpleri vardır; düşünmezler onunla; gözleri vardır, görmezler o gözlerle; kulakları vardır, duymazlar o kulaklarla. Onlar dört ayaklı hayvanlara benzerler, hattâ daha da sapıktır onlar. Onlardır gaflette kalanların ta kendileri.

Adem Uğur

Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki cinn ve insten çoğunu cehennem yaşamı için yaratıp, çoğalttık! Ki onların kalpleri (şuurları) var, (hakikati) kavrayamazlar; gözleri var bunların, onlarla baktıklarını değerlendiremezler; kulakları var, onlarla duyduklarını kavrayamazlar!. . İşte bunlar en'am (evcil hayvanlar) gibidirler; belki daha da şaşkın! Onlar gafillerin (gılaf içinde - kozalarında yaşayanların) ta kendileridir!

Ahmet Tekin

Andolsun biz, hakkı ve hayrı anlamazlıktan gelen, akılları ve kalpleri; Allah’ın birliğinin, kudretinin, düzeninin delillerini görmezlikten gelen gözleri; Allah’ın kitabını, peygamberinin tebliğini, öğütlerini duymazlıktan gelen kulakları olan; özgürce seçme hakkına sahip cin ve insan neslinin hak dine itibar etmeyen çoğunu, sonuçta cehennemi boylayacaklarını bile bile yaratıp çoğalttık. İşte onlar hayvanlar gibidir, duyu organlarında insanlara mahsus mânâ ve anlayış bulunmaz. Belki hayvanlardan daha başıboş, daha şaşkın, daha başıbozuk, daha çok helâke maruzdurlar. Onlar, işte onlar tam manasıyla gaflet içindedirler.

Ahmet Varol

Cehennem için de insanlardan ve cinlerden pek çok kimse yarattık ki onların kalpleri vardır, onlarla anlamazlar, gözleri vardır onlarla görmezler ve kulakları vardır onlarla duymazlar. Bunlar hayvanlar gibi hatta daha aşağıdırlar. İşte bunlar gafillerdir.

Ali Bulaç

Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Yemin olsun ki, cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır; bu kalblerle gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır; onlarla görmezler (ibret almazlar). Kulakları vardır; onlarla nasihat dinlemezler. İşte bunlar, hayvanlar gibidir; doğrusu daha sapık ve şaşkındırlar. Gafil olanlar da işte bunlardır.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, insanlardan ve cinlerden çoğunu cehennem için yarattık. Onların yürekleri vardır; onunla anlamazlar. Ve onların gözleri vardır; onunla görmezler. Onların kulakları da vardır; onunla duymazlar. İşte onlar, hayvanlar gibidir, üstelik daha da şaşkındır. Aymazlık içinde olanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, kalpleri olup düşünmeyen, gözleri olup görmeyen, kulakları olup dinlemeyen cinleri ve insanları cehennem için yarattık. Bunlar hayvan gibidirler; hatta daha da aşağıdırlar. İşte gafil olanlar böyleleridir.

Bekir Sadak

And olsun ki, cehennem icin de bircok cin ve insan yarattik; onlarin kalbleri vardir ama anlamazlar; gozleri vardir ama gormezler; kulaklari vardir ama isitmezler. Iste bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapiktirlar. Iste bunlar gafillerdir.

Celal Yıldırım

Şanıma and olsun ki, cin ve insanlardan birçoğunu Cehennem için yarattık; kalbleri vardır onunla (hakkı) anlamazlar, gözleri vardır onunla (hakikati) görmezler, kulakları vardır, onunla (doğruyu) işitmezler. İşte bunlar (bu şuursuzlar) hayvanlar gibidir, belki daha da sapık ve şaşkındırlar, işte gafiller ancak bunlardır!.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.

Diyanet İşleri

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık; onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. İşte bunlar gafillerdir.

Diyanet Vakfi

Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, onunla gerçeği anlamazlar, gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır ama onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkındırlar. İşte o gafiller ancak bunlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için Cinn-ü İnsten bir çoğunu Cehennem için yarattık, onların öyle kalbleri vardır ki onlarla doymazlar, ve öyle gözleri vardır ki onlarla görmezler ve öyle kulakları vardır ki onlarla işitmezler, işte bunlar behaim gibi, hatta daha şaşkındırlar, işte bunlar hep o gafiller

Erhan Aktaş

Gerçek şu ki, cinnden ve insten çoğalttıklarımızın çoğu Cehennem'liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da bilinçsizdirler. İşte gafil olanlar bunlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçek şu ki, cinnden ve insten çoğalttıklarımızın çoğu Cehennemliktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da bilinçsizdirler. İşte gafil olanlar bunlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçek şu ki, cinnden ve insten yaratılmış olanların birçoğu Cehennem'liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da basittiler. İşte gafil olanlar bunlardır.

Fizilal-il Kuran

Andolsun ki, birçok cini ve insanı cehennemlik olarak yarattık. Onların kalpleri var. Fakat anlamazlar, gözleri var, fakat görmezler, kulakları var, fakat işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler.

Gültekin Onan

Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalpleri vardır fakat bununla kavramazlar; gözleri vardır fakat bununla görmezler; kulakları vardır fakat bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha da aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Hamdi Döndüren

Biz cehennem için birçok cin ve insan yarattık. Onların kalpleri var, ama onlarla anlamazlar; gözleri var, ama onlarla görmezler; kulakları var, ama onlarla işitmezler. Onlar dört ayaklı hayvanlar gibidir. Belki daha da şaşkındırlar. İşte gâfil olanlar bunlardır.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz cin ve insden bir çoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalbleri vardır, bunlarla idrak etmezler; gözleri vardır, bunlarla görmezler; kulakları vardır, bunlarla işitmezler. Onlar dört ayaklı hayvanlar gibidir. Hatta daha sapıkdırlar. Onlar gaflete düşenlerin ta kendileridir.

Hasib Asutay

Andolsun ki, biz cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır onlarla görmezler; kulakları vardır onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha şaşkındırlar. İşte bunlar gafillerin tâ kendileridir.

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, cinlerden ve insanlardan birçoğunu (kendi irâdeleriyle hak edecekleri üzere) Cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, (ancak kendi küfürleri sebebiyle artık) onlarla (hakkı zevk edip) anlamazlar; onların gözleri vardır (ama) onlarla(Allah’ın delîllerini) görmezler; onların kulakları da vardır, (ama) onlarla (İlâhî nasîhatleri)işitmezler! İşte onlar hayvanlar gibidir; hattâ daha da aşağıdırlar. İşte onlar, gafillerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz cinn ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır; anlamazlar, gözleri vardır; görmezler, kulakları vardır; duymazlar. Onlar; hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar; gafillerin kendilerdir.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki (akıl eden) kalpleri olmasına rağmen onlarla anlamayan, gözleri olmasına rağmen onlarla görmeyen, kulakları olmasına rağmen onlarla duymayan, sadece hayvanlar (diğer canlılar) gibi, hatta daha da şaşkın bir hâlde bulunan ve sonunda habersizmiş gibi davranan pek çok cin ve insanı cehennem için hazırlamışızdır.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitmeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı: Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, görünen görünmeyen iradeli varlıklar içinden akleden kalpleri olup da kavramayan, gözleri olup da görmeyen, kulakları olup da işitmeyen birçoklarını cehennemlik yapmışızdır. Hayvan gibidir onlar, belki daha da aşağı! Onlar gaflete gömülmüş olan zavallılardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, cinden ve insten çoklarını cehennem için yarattık, onların kalbleri vardır ki, onlar ile anlayamazlar ve onların gözleri vardır ki, onlar ile göremezler ve onların kulakları vardır ki, onlar ile işitemezler. Onlar hayvanlar gibidirler, belki onlar daha sapıktırlar. İşte gâfil olanlar onlardır.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz cinlerden ve insanlardan pek çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, fakat o kalplerle anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapık ve şaşkındırlar. Ve işte onlar gafillerdir.

Suat Yıldırım

Biz cehennem için cinlerden ve insanlardan öyle kimseler yarattık ki onların kalpleri vardır ama bu kalplerle idrâk etmezler, gözleri vardır onlarla görmezler, kulakları vardır onlarla işitmezler. Hasılı onlar hayvanlar gibi, hatta onlardan da şaşkındırlar. İşte asıl gafil olanlar onlardır.

Süleyman Ateş

Andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalbleri var, fakat onlarla anlamazlar; gözleri var, fakat onlarla görmezler; kulakları var, fakat onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da sapık... Ve işte gafiller onlardır!

Süleymaniye Vakfı

Cinlerin ve insanların çoğunu sanki cehennemlik olsunlar diye yetiştirdik. Onların kalpleri vardır ama onunla (gerçeği) kavramazlar; gözleri vardır ama ilerisini görmezler; kulakları vardır ama söz dinlemezler. Onlar en'am (koyun, keçi, sığır ve deve) gibidirler. Hatta daha aşağı seviyededirler. Gerçeklere ilgisiz kalanlar işte onlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Cinlerin ve insanların çoğunu sanki Cehennem odunu olsunlar diye yetiştirdik. Onların da kalpleri vardır ama (gerçeği) kavramazlar, gözleri de vardır ama ilerisini görmezler, kulakları da vardır ama (söz) dinlemezler. Onlar en'am (koyun, keçi, sığır ve deve) gibidirler. Aslında daha düşük seviyededirler. Onlar tam bir gaflet içindedirler.

Şaban Piriş

Cinlerden ve insanlardan çoğunu cehennemlik kıldık. Çünkü onların kalpleri vardır. Onunla anlayış göstermezler. Gözleri vardır, onunla görmezler, kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan da aşağıdırlar. İşte onlar gafillerdir.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık.) Kalbleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Ümit Şimşek

Cinlerden de, insanlardan da Biz pek çok Cehennemlikler yarattık. Onların kalpleri vardır, anlamazlar; gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, işitmezler. Onlar hayvan gibi, hattâ daha da şaşkındırlar. Onlar gafillerin tâ kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki biz, insanlardan ve cinlerden birçoğunu cehennem için yarattık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Cəhənnəm üçün bir çox cinlər və insanlar yaratdıq. Onların qəlbləri var, onunla anlamazlar; gözləri var, onunla görməzlər; qulaqları var, onunla eşitməzlər. Onlar heyvan kimidirlər, hətta daha çox azğınlıqdadırlar. Qafil olanlar da məhz onlardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz cinlərdən və insanlardan bir çoxunu Cəhənnəm üçün yaratdıq. Onların qəlbləri vardır, lakin onunla (Allahın birliyini sübut edən dəlilləri, özlərinin dini borc və vəzifələrini) anlamazlar. Onların gözləri vardır, lakin onunla (Allahın möʼcüzələrini) görməzlər. Onların qulaqları vardır, lakin onunla (öyüd-nəsihət) eşitməzlər. Onlar heyvan kimidirlər, bəlkə də, (ondan) daha çox zəlalətdədirlər. Qafil olanlar da məhz onlardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben viele Menschen und Dschinn für die Hölle vorgesehen, die Verstand haben, den sie aber nicht benutzen, um die Wahrheit zu erkennen. Sie haben Augen, mit denen sie nicht sehen und Ohren, mit denen sie nicht hören. Sie ähneln dem Vieh, vielmehr sind sie in ihrer Verirrung noch niedriger. Das sind fürwahr die Achtlosen.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben ja schon viele von den Ginn und den Menschen für die Hölle erschaffen. Sie haben Herzen, mit denen sie nicht verstehen; sie haben Augen, mit denen sie nicht sehen; und sie haben Ohren, mit denen sie nicht hören. Jene sind wie das Vieh. Aber nein! Sie irren noch weiter ab. Jene sind (überhaupt) die Unachtsamen.

Almanca — M. A. Rassoul

Wir haben viele Ginn und Menschen erschaffen, deren Ende Gahannam sein wird! Sie haben Herzen, mit denen sie nicht begreifen, und sie haben Augen, mit denen sie nicht sehen, und sie haben Ohren, mit denen sie nicht hören; sie sind wie das Vieh; nein, sie irren noch eher (vom Weg) ab. Sie sind wahrlich unbedacht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits erschufen WIR für Dschahannam viele von den Dschinn und den Menschen. Sie haben Herzen, mit denen sie keine Einsicht gewinnen, und Augen, mit denen sie (die Wahrheit) nicht erblicken, und Ohren, mit denen sie (die Ermahnung) nicht hören. Diese sind wie die Anʹam , nein, sondern sie sind noch abirrender! Diese sind die wirklichen Achtlosen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have disposed to the abode in Hell many of the Jinn and mankind whom We had foreknown to be losers; they carry hearts stigmatized with dullness of comprehension and eyes lacking perception and they have no ears for admonition. These are they standing similitude exact of cattle, in fact even worse, and these are the heedless of all truth.

Abdul Haleem

We have created many jinn and people who are destined for Hell, with hearts they do not use for comprehension, eyes they do not use for sight, ears they do not use for hearing. They are like cattle, no, even further astray: these are the ones who are entirely heedless.

Abdullah Yusuf Ali

Many are the Jinns and men we have made for Hell: They have hearts wherewith they understand not, eyes wherewith they see not, and ears wherewith they hear not. They are like cattle,- nay more misguided: for they are heedless (of warning).

Abul A'la Maududi

And certainly We have created for Hell many of the jinn and mankind; they have hearts with which they fail to understand; and they have eyes with which they fail to see; and they have ears with which they fail to hear. They are like cattle - indeed, even more astray. Such are utterly heedless.

Aisha Bewley

We created many of the jinn and mankind for Hell. They have hearts they do not understand with. They have eyes they do not see with. They have ears they do not hear with. Such people are like cattle. No, they are even further astray! They are the unaware.

Al-Hilali & Khan

And surely, We have created many of the jinn and mankind for Hell. They have hearts wherewith they understand not, and they have eyes wherewith they see not, and they have ears wherewith they hear not (the truth). They are like cattle, nay even more astray; those! They are the heedless ones.

Ali Quli Qarai

Certainly We have created for hell many of the jinn and humans: they have hearts with which they do not understand, they have eyes with which they do not see, they have ears with which they do not hear. They are like cattle; rather they are more astray. It is they who are the heedless.

Amatul Rahman Omar

And, verily, We have created many of the jinns and the ordinary people whose end is Gehenna. They have hearts wherewith they do not understand and they have eyes but they do not see with them (the truth), and they have ears but they do not hear (the Messages) with them. They are like cattle, nay, they are (even) worse. It is these who are utterly heedless (to the warnings).

Arthur John Arberry

We have created for Gehenna many jinn and men: they have hearts, but understand not with them; they have eyes, but perceive not with them; they have ears, but they hear not with them. They are like cattle; nay, rather they are further astray. Those -- they are the heedless.

Bijan Moeinian

There are so many Jinns (extra-terrestrials) and humans who behave as though they are created just to end up in Hell! They have conscious, but their conscious is insensitive to the facts; they have eyes, but they do not want to see; they have ears, but they do not want to hear. They are like the animal. Even worse than that: they simply do not care.

E. Henry Palmer

We have created for hell many of the ginn and of mankind; they have hearts and they discern not therewith; they have eyes and they see not therewith; they have ears and they hear not therewith; they are like cattle, nay, they go more astray! these it is who care not.

Edip-Layth

We have committed to hell many Jinns and humans. They have hearts, yet they do not comprehend; they have eyes yet they do not see; they have ears yet they do not hear. They are like cattle; no, they are even more astray. These are the heedless ones.

George Sale

Verily, We have created many of the jinn and the men whose end shall be Hell. They have hearts wherewith they understand not and they have eyes wherewith they see not and they have ears wherewith they hear not. They are like cattle; nay, they are even more astray. They are indeed altogether heedless.

Hamid S. Aziz

We have created for hell many of the Jinn and of Mankind; they have heart and they discern not therewith; they have eyes and they see not therewith; they have ears and they hear not therewith; they are like cattle, nay, more misguided, for they are heedless (or care not).

Mahmoud Ghali

And indeed We have already propagated for Hell many of the jinn and humankind; they have hearts with which they do not comprehend, and they have eyes with which they do not behold, and they have ears with which they do not hear. Those are like the cattle; no indeed, they are further in error. Those are they (who are) heedless..

Marmaduke Pickthall

Already have We urged unto hell many of the jinn and humankind, having hearts wherewith they understand not, and having eyes wherewith they see not, and having ears wherewith they hear not. These are as the cattle - nay, but they are worse! These are the neglectful.

Mohamed Ahmed - Samira

Many of the jinns and human beings have We destined for Hell, who possess hearts but do not feel, have eyes but do not see, have ears but do not hear, like cattle, even worse than them. They are people unconcerned.

Muhammad Asad

And most certainly have We destined for hell many of the invisible beings and men who have hearts with which they fail to grasp the truth, and eyes with which they fail to see, and ears with which they fail to hear. They are like cattle -nay, they are even less conscious of the right way: it is they, they who are the [truly] heedless!

Mustafa Khattab

Indeed, We have destined many jinn and humans for Hell. They have hearts they do not understand with, eyes they do not see with, and ears they do not hear with. They are like cattle. In fact, they are even less guided! Such ˹people˺ are ˹entirely˺ heedless.

Progressive Muslims

And We have committed to Hell many Jinn and humans; they had hearts with which they did not comprehend, and they had eyes with which they did not see, and they had ears with which they did not hear. They are like cattle; no, they are even more astray. These are the unaware ones.

Sahih International

And We have certainly created for Hell many of the jinn and mankind. They have hearts with which they do not understand, they have eyes with which they do not see, and they have ears with which they do not hear. Those are like livestock; rather, they are more astray. It is they who are the heedless.

Sam Gerrans

And We have created for Gehenna many among the domini and the servi: they have hearts wherewith they understand not; and they have eyes wherewith they see not; and they have ears wherewith they hear not. Those are like cattle; nay, — they are further astray — it is they who are the heedless.

Shabbir Ahmed

Our Law has committed to Hell numerous people, rural and urban; they are living the life of hell. They have hearts that they use not to understand. They have eyes with which they see not, and ears with which they hear not. They are like cattle. Nay, they are even worse. Such are the people who have chosen to live through life in total darkness of ignorance.

Syed Vickar Ahamed

We have made many jinns' and men for Hell: They have hearts with which they do not understand, they have eyes with which they do not see, and they have ears with which they do not hear (the truth). They are like cattle— No (even) more lost: Because they are careless (of warning).

Taqi Usmani

Surely We have created for Hell a lot of people from among Jinn and mankind. They have hearts wherewith they do not understand, eyes wherewith they do not see, and ears wherewith they do not hear. They are like cattle. Rather, they are much more astray. They are the heedless.

The Monotheist Group

And We have given to Hell many of the Jinn and mankind; they had hearts with which they did not understand, and they had eyes with which they did not see, and they had ears with which they did not hear. They are like livestock; no, they are even more astray. These are the unaware ones.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons destiné beaucoup de djinns et dʹhommes pour lʹEnfer. Ils ont des cœurs, mais ne comprennent pas. Ils ont des yeux, mais ne voient pas. Ils ont des oreilles, mais nʹentendent pas. Ceux-là sont comme les bestiaux, même plus égarés encore. Tels sont les insouciants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, me ji cin û însanan gelek kes ji bo dojehê afirandin. Dilê wan heye tê nagihin û çavê wan heye pê nabînin û guhê wan heye pê nabihîzin. Ha ew, mîna heywanan e, belkî hê jî rêşaştir in. Ew, her yên bêhay bi xwe ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben veel djinn en mensen voor de hel geschapen. Zij hebben harten waarmee zij niet begrijpen, zij hebben ogen waarmee zij niet zien en zij hebben oren waarmee zij niet horen. Zij zijn als het vee, nee zij dwalen nog erger. Zij zijn het die onoplettend zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben voor de hel een groot aantal geniussen en menschen geschapen die harten hebben, waarmede zij niets verstaan; die oogen hebben, waarmede zij niets zien; die ooren hebben waarmede zij niets hooren. Deze zijn gelijk de redelooze dieren; zij dwalen zelfs meer dan de redelooze dieren. Dit zijn de achteloozen.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben velen van de Djinnʹs en de mensen voor de Hel geschapen. Zij bezitten harten waarmee zij niet begrijpen en zij bezitten ogen waarmee zij niet zien en zij bezitten oren waarmee zij niet horen, zij zijn degenen die als het vee zijn. Zij dwalen zelfs nog erger. Zij zijn degenen die de achtelozen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы сотворили [[Еще за пятьдесят тысяч лет до сотворения всего сущего, Аллах Всевышний знал, что будет происходить с Его творениями. И Он записал все это у Себя. Поэтому смысл этого аята не в том, что Аллах Всевышний создал кого-то специально для Ада, а в том, что из тех, кого Он создал есть те, кто выбирает себе этот путь.]] для Геенны [Ада] много джиннов и людей: у них сердца, которыми они не понимают [они не надеются на награду Аллаха и не боятся Его наказания], глаза, которыми они не видят (знамения Аллаха), уши, которыми не слышат (аяты Книги Аллаха). Такие (люди) – как скоты, даже более заблудшие (так как животные видят в чем им польза и что опасно для них). Такие (люди) – находящиеся в беспечности.

Rusça — Osmanov

Мы сотворили много джиннов и людей [, предназначив их] для ада. У них - сердца, которые не разумеют, глаза, которые не видят, уши, которые не слышат. Они подобны скотам и даже еще более заблудшие. Невежды они [в делах религии].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har sänt skaror av osynliga väsen och människor till helvetet: de har hjärtan som ingenting förstår, ögon som ingenting ser och öron som ingenting hör. De är som kreatur, nej, de är ännu vilsnare: de är de tanklösa, de likgiltiga.