Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

وَاِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌ

ve in yekādu (e)lleƶīne keferū le yuzliḳūneke bi ebSārihim lemmā semiǔ ƶ-ƶikra ve yeḳūlūne innehu le mecnūnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve
2يَكَادُyekāduك و دneredeyse, az daha (?)neredeyse
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
5لَيُزْلِقُونَكَle yuzliḳūnekeز ل قKaymak, bundan tiksinip geri çekilmek, onu yerinden çıkarmak, keskin veya dikkatli bakmak, kaygan bir yer, kafasını tıraş etmek, pürüzsüz kayaseni devireceklerdi
6بِاَبْصَارِهِمْbi ebSārihimب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgözleriyle
7لَمَّاlemmāzaman
8سَمِعُواsemiǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişittikleri
9الذِّكْرَƶ-ƶikraذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekZikr(Kur'an)'ı
10وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyorlardı
11اِنَّهُinnehuşüphesiz O
12لَمَجْنُونٌle mecnūnunج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkmecnundur

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve az kalmıştı ki kâfirler, Kur'ân'ı duydukları zaman seni gözleriyle yiyip helâk etsinler ve derlerdi ki: Şüphe yok, bu, bir deli elbette.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve az kalmıştı ki kâfirler, Kurʼânʼı duydukları zaman seni gözleriyle yiyip helâk etsinler ve derlerdi ki: Şüphe yok, bu, bir deli elbette.

Adem Uğur

O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o hakikat bilgisini inkar edenler, Zikri (hakikatlerini hatırlatıcıyı) işittiklerinde az kalsın bakışlarıyla seni devireceklerdi! "Muhakkak ki O, bir cin etkisi altındadır" diyorlardı.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, okunması ibadet olan, övünç kaynağı Kurân’ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile yiyeceklerdi. Bir de durmuşlar: 'O, kesinlikle cinlere mahkûm olmuş biridir, delidir.' diyorlar.

Ahmet Varol

O inkar edenler zikri (Kur'an'ı) duyduklarında neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. (Hala senin hakkında): 'O bir delidir' diyorlar.

Ali Bulaç

O inkar edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu o kâfirler, Kur’an’ı işittikleri vakit, (sana olan düşmanlıklarından dolayı) az kalsın gözleri ile seni devireceklerdi. Hâlâ da (senin için): “-Muhakkak O bir mecnûndur.” diyorlar.

Ali Rıza Safa

Üstelik nankörlük edenler, öğretiyi duydukları zaman, gözleriyle seni neredeyse gerçekten devireceklerdi. "Aslında, O, kesinlikle delirmiş!" diyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler Kur'an'ı duyduklarında, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "Bu tam anlamıyla delidir" diyorlardı.

Bekir Sadak

(50-51) Rabbi onu secip iyilerden kildi. Dogrusu inkar edenler, Kuran'i dinlediklerinde nerdeyse seni gozleriyle yikip devireceklerdi. «O delidir» diyorlardi.

Celal Yıldırım

Kâfirler, Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleriyle ye rinden devirecekler ve: «Bu elbette delinin biridir» diyorlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O inkârcılar Kur’an’ı işittikleri zaman, seni gözleriyle devireceklermiş gibi bakar, “Şüphe yok o bir delidir” derler.

Diyanet İşleri

Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

(50-51) Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. 'O delidir' diyorlardı.

Diyanet Vakfi

O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar «o bir deli» diyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve gerçekten o küfredenler o zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı; bir de durmuşlar: "O şüphesiz bir deli." diyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve gerçek o küfr edenler o zikri işittikleri vakıt az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı, bir de durmuşlar o her halde bir mecnun diyorlar.

Erhan Aktaş

Kafirler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "Kuşkusuz o bir delidir." diyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. "O bir delidir." diyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Doğrusu kafirler Kuran'ı dinlediklerinde neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. «O delidir» diyorlardı.

Gültekin Onan

O küfredenler zikri (Kuran'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar.

Hamdi Döndüren

O inkâr edenler, zikri (Kur’an’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi! “O, cinlenmiş birisidir!” diyorlardı.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, o küfredenler zikri işitdikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. Haala da (kin ve hasedlerinden) "O, mutlakaa bir mecnundur" diyorlar.

Hasib Asutay

O inkâr edenler zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. (13) 'O, gerçekten bir delidir' diyorlardı. (13. Ayet göz değmesinin var olduğunun delilidir.)

Hayrat Neşriyat

Doğrusu inkâr edenler Kur’ân’ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi ve (hasedlerinden): 'Şübhesiz ki o, gerçekten bir mecnundur!' diyorlar.

İbni Kesir

Doğrusu o küfredenler, zikri işittiklerinde, az kalsın seni gözleriyle yiyeceklerdi. Ve o, mutlaka bir delidir, diyorlardı.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler(di). “Şüphesiz ki o cinlenmiştir!” diyorlar.

Muhammed Esed

Bu nedenle, hakikati inkara şartlanmış olanlar bu uyarı ve öğüdü her duyduklarında gözleriyle seni öldürecek gibi olsalar ve "(Muhammed mi?) o kesinlikle bir delidir!" deseler bile, (sabırlı ol.)

Mustafa İslamoğlu

İmdi, inkarda ısrar edenler bu ilahi öğüdü duydukları zaman sanki seni gözleriyle devireceklermiş gibi (baksalar) ve "O, kesinkes cin musallat olmuş biridir" deseler de (sabret)!

Ömer Nasuhi Bilmen

(50-51) Fakat onu Rabbi mümtaz kıldı. Artık onu sâlihlerden kılmış oldu. Ve az kaldı ki, o kâfir olanlar, o zikri işittikleri zaman seni gözleriyle kaydırıversinler ve derler ki: «Şüphe yok, o elbette bir mecnûndur.»

Ömer Öngüt

O kâfirler Zikr'i işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi ve: "O bir delidir. " diyorlardı.

Suat Yıldırım

O kâfirler Zikri (Kur’ân’ı) işittikleri zaman, hırslarından neredeyse seni bakışlarıyla kaydıracak, âdeta gözleriyle yiyecekler! Hâlâ da: "o, delinin teki!" derler.

Süleyman Ateş

O inkar edenler Zikr (Kur'an)'ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "O mecnundur" diyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, bu zikri /Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse bakışlarıyla seni öldürecek gibi olurlar ve şöyle derler: "O, kesinlikle cinlerin etkisinde!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler, bu zikri (Kur'an'ı) dinleyince seni gözleriyle yiyecekmiş gibi bakar: "tamamen cinlerin etkisinde" derler.

Şaban Piriş

Kafir olanlar, zikri işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi: -O, kesinlikle delidir, diyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

O küfretmekte olanlar, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle yıkıp devireceklerdi. «O, gerçekten bir delidir» diyorlar.

Ümit Şimşek

Kur'ân'ı işittiklerinde, o kâfirler neredeyse seni gözleriyle yıkacaklardı. Yine de 'O delinin biri' diyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, kafirlər Zikri (Quranı) eşitdikləri zaman öz baxışları ilə az qala səni gözə gətirələr. Onlar çarəsizlikdən: “O, dəlidir!”– deyirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Həqiqətən, kafirlər Qurʼanı eşitdikləri zaman (sənə olan həsədlərindən və qəzəblərindən dolayı) az qala səni gözləri ilə yeyələr. Onlar (sənin barəndə): ″O divanədir!″ – deyirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Ungläubigen den Koran hören, starren sie dich mit Blicken voller Haß an, als wollten sie dich in den Tod stürzen, und sie sagen: ʺEr ist gewiß besessen!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die ungläubig sind, würden dich, wenn sie die Ermahnung hören, mit ihren Blicken wahrlich beinahe ins Straucheln bringen. Und sie sagen: ʺEr ist ja fürwahr besessen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und jene, die ungläubig sind, möchten dich gerne mit ihren (zornigen) Blicken zu Fall bringen, wenn sie die Ermahnung hören; und sie sagen: ʺEr ist gewiß verrückt!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, hätten dich beinahe mit ihren Blicken doch zu Fall gebracht, als sie die Ermahnung hörten, und sie sagen: ʺGewiß, er ist doch geistesgestört.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When the infidels hear you O Muhammad recite the Quran they turn their attention to you and their eyes almost breathe vengeance; their ill-will and their hatred forged in their bosoms that their tongues must vent, have vented your accusation of being a demoniac.

Abdul Haleem

The disbelievers almost strike you down with their looks when they hear the Quran. They say, ‘He must be mad!’

Abdullah Yusuf Ali

And the Unbelievers would almost trip thee up with their eyes when they hear the Message; and they say: "Surely he is possessed!"

Abul A'la Maududi

When the unbelievers hear this Exhortation, they look at you as though they would knock you off your feet with their (hostile) glances. They say: "Surely he is afflicted with madness";

Aisha Bewley

Those who are kafir all but strike you down with their evil looks when they hear the Reminder and say, ‘He is quite mad. ’

Al-Hilali & Khan

And verily, those who disbelieve would almost make you slip with their eyes (through hatred) when they hear the Reminder (the Qur’ân), and they say: "Verily, he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) is a madman!"

Ali Quli Qarai

Indeed the faithless almost devour you with their eyes when they hear the Reminder, and they say, ‘He is indeed crazy. ’

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve would fain have dislodged you (from your God-given mission) with their (angry) looks when they heard the Reminder full of admonition (- the Qur'ân, but you were firm and steadfast). And they say, `He is certainly a mad man.'

Arthur John Arberry

The unbelievers wellnigh strike thee down with their glances, when they hear the Reminder, and they say, 'Surely he is a man possessed!'

Bijan Moeinian

Mohammad, when the disbeliever hear the verses of Qur’an, they look at you in such a way as though their eyes want to eat you up and say: "Mohammad is certainly mad. "

E. Henry Palmer

The misbelievers well-nigh upset thee with their looks when they hear the reminder, and they say, 'Surely he is mad!'

Edip-Layth

Those who have rejected almost attack you with their eyes when they hear the reminder, and they say, "He is crazy!"

George Sale

It wanteth little but that the unbelievers strike thee down with their malicious looks, when they hear the admonition of the Koran; and they say, he is certainly distracted:

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve would almost smite you with their eyes when they hear the Reminder (Quran), and they say, "Most surely he is mad (or possessed).

Mahmoud Ghali

And decidedly the ones who have disbelieved were indeed almost about to trip you with their be holdings as soon as they heard the Remembrance, and they say, "Surely he is indeed a madman. "

Marmaduke Pickthall

And lo! those who disbelieve would fain disconcert thee with their eyes when they hear the Reminder, and they say: Lo! he is indeed mad;

Mohamed Ahmed - Samira

But the unbelievers would like to stare you out of balance when they hear the warning, and say: "Surely he is possessed;"

Muhammad Asad

Hence, [be patient,] even though they who are bent on denying the truth would all but kill thee with their eyes whenever they hear this reminder, and [though] they say, "[As for Mubammad,] behold, most surely he is a madman!"

Mustafa Khattab

The disbelievers would almost cut you down with their eyes when they hear ˹you recite˺ the Reminder,[1] and say, "He is certainly a madman."

Progressive Muslims

And those who have rejected almost attack you with their eyes when they hear the reminder, and they Say: "He is crazy!"

Sahih International

And indeed, those who disbelieve would almost make you slip with their eyes when they hear the message, and they say, "Indeed, he is mad. "

Sam Gerrans

And those who ignore warning almost cause thee to slip with their eyes when they hear the remembrance, and they say: “He is possessed.”

Shabbir Ahmed

And behold, those who deny the Truth, offend you (O Prophet) with their eyes when they hear the Reminder. And they say, "Behold, he is a madman."

Syed Vickar Ahamed

And verily, the unbelievers would almost deceive with their eyes when they hear the Reminder (the Quran); And they say: "Surely, he is possessed!"

Taqi Usmani

And indeed the disbelievers seem to trip you up with their glances when they hear the Reminder, and say, "He is a madman indeed."

The Monotheist Group

And those who have rejected almost attack you with their eyes when they hear the Reminder, and they say: "He is crazy!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Peu sʹen faut que ceux qui mécroient ne te transpercent par leurs regards, quand ils entendent le Coran, ils disent: ʺIl est certes fou!ʺ

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die ongelovig zijn laten jou met hun blikken bijna uitglijden, wanneer zij de vermaning horen en zij zeggen: ʺHij is bezeten.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er ontbreekt slechts weinig aan, of de ongeloovigen zouden u met hunne arglistige blikken nederwerpen, als zij de vermaning van den Koran hooren; en zij zeggen: Hij is zekerlijk bezeten.

Hollandaca — Siregar

En bijna zouden degenen die niet geloven jou omwerpen met hun blikken, wanneer zij de Vermaning horen. En zij zeggen: ʺVoorwaar, hij is zeker bezeten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поистине, те, которые стали неверующими, чуть ли не свалят тебя (о, Пророк) своими (грозными) взорами, когда слышат Напоминание [Коран], и говорят они (о тебе): «Поистине, он ведь одержимый (бесами)!»

Rusça — Osmanov

Воистину, неверные готовы низвергнуть тебя [наземь злыми] взглядами, когда слышат назидание (т. е. Коран), и восклицают: ʺВоистину, Он - одержимый!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Ha tålamod) även om de som förnekar sanningen kastar så hätska blickar mot dig, när de får höra (stycken av) Koranen (att de så när får dig att förlora fattningen) och säger: ʺHan är sannerligen galen!ʺ