Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."
قَالُوا بَلٰى قَدْ جَاءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا فِي ضَلَالٍ كَبِيرٍ
ḳālū belā ḳad cā'enā neƶīrun fe keƶƶebnā ve ḳulnā mā nezzele (a)llahu min şey'in in entum illā fī Delālin kebīrin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Evet derler, andolsun ki geldi bize korkutucu da yalanladık onu ve Allah dedik, hiçbir şeyi indirmemiştir; siz ancak, pek büyük bir sapıklığa düşmüşsünüz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Evet derler, andolsun ki geldi bize korkutucu da yalanladık onu ve Allah dedik, hiçbir şeyi indirmemiştir; siz ancak, pek büyük bir sapıklığa düşmüşsünüz.
Adem Uğur
Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
Ahmed Hulusi
(Cehennem ehli de) der ki: "Evet, gerçekten bize bir uyarıcı geldi de biz inanmayıp reddettik! 'Allah hiçbir şey inzal etmemiştir; sizin yaptığınız çok büyük bir sapıklıktır' dedik. "
Ahmet Tekin
Onlar: 'Elbette geldi. Bize sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı geldi. Biz onu yalanladık. Allah’ın amellerimize değer kazandıran bir şeyler indirdiği yok, siz, olsa olsa, büyük bir dalâlet, bir yanılgı içindesiniz demiştik.' derler.
Ahmet Varol
Derler ki: 'Evet. Bize bir uyarıcı gelmişti. Ama biz yalanladık ve: 'Allah bir şey indirmedi. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' dedik.'
Ali Bulaç
Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."
Ali Fikri Yavuz
Onlar derler ki: “- Evet, doğrusu bize, azab ile korkutan bir peygamber geldi de, biz, O’nu yalanladık ve : Allah hiç bir şey indirmemiştir; siz muhakkak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik.”
Ali Rıza Safa
Şöyle diyecekler: "Evet, öyle! Bize uyarıcı gelmişti; yine de biz yalanladık. Üstelik şunu söyledik: ‘Allah, hiçbir şey indirmemiştir. Siz, yalnızca büyük bir sapkınlık içindesiniz!' "
Bayraktar Bayraklı
Onlar şöyle cevap verecekler: "Evet, doğrusu bize uyarıcı bir peygamber gelmişti; fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa, bir sapıklık içindesiniz!' demiştik."
Bekir Sadak
Onlar: «Evet; dogrusu bize bir uyarici geldi, fakat biz yalanladik ve Allah hicbir sey indirmemistir, siz buyuk bir sapiklik icindesiniz demistik» derler.
Celal Yıldırım
Onlar da: «Evet bize gerçekten uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah birşey indirmemiştir, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik» diye cevap verirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şöyle cevap verirler: “Evet, doğrusu bize bir uyarıcı (peygamber) gelmişti; fakat biz onu yalancılıkla itham etmiş ve ‘Allah hiçbir şey göndermemiştir; siz gerçekten büyük bir sapkınlık içindesiniz!’ demiştik.”
Diyanet İşleri
Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve 'Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."
Diyanet İşleri (eski)
Onlar: 'Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik' derler.
Diyanet Vakfi
Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derler: «Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz.» dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Evet, bize gocundurucu (uyarıcı) bir peygamber geldi; ama biz ona inanmadık ve "Allah hiçbir şey indirmedi. Siz büyük sapıklık içindesiniz." diye yalanladık." derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet, doğrusu bize kocundurucu bir Peygamber (bir nezir) geldi, fakat biz ona inanmadık ve Allah, hiçbir şey indirmedi, siz büyük bir dalal içindesiniz diye tekzib ettik, derler.
Erhan Aktaş
Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, "Evet, bize uyarıcı geldi, fakat biz onu yalanladık. Allah, hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz." dedik.
Fizilal-il Kuran
Onlar; «Evet, doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz büyük bir sapıklık içindesiniz» dedik.
Gültekin Onan
Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Tanrı hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik."
Hamdi Döndüren
Onlar derler: “Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık, ‘Allah bir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz!’ dedik.”
Hasan Basri Çantay
Onlar "Evet, dediler (derler), gerçek bize, (bu) azab ile korkutan peygamber gelmişdir. Fakat biz (onları) yalan saydık ve Allah hiç birşey indirmemişdir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz dedik".
Hasib Asutay
Derler ki: 'Evet, doğrusu bize bir uyarıcı gelmişti; fakat (onu) yalanlamış ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. (4) Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik.' (4. Sizin söylediklerinize dair.)
Hayrat Neşriyat
(Onlar) derler ki: 'Evet! Gerçekten bize bir korkutucu geldi, fakat biz yalanladık ve(onlara): 'Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz!’ dedik.'
İbni Kesir
Onlar: Evet, doğrusu bize bir uyarıcı geldi, ama biz yalanladık ve: Allah, hiç bir şey indirmemiştir. Siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik, derler.
Mehmet Okuyan
Onlar (cehennemdekiler) şöyle diyecekler: “Evet, elbette bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz (onu) yalanlamış ve “Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz sadece büyük bir sapkınlık içindesiniz!” demiştik.
Muhammed Esed
Onlar: "Evet" diyecekler, "aslında bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz o'nu(n söylediklerini) yalanladık ve o'na: 'Allah (vahiy yoluyla) hiçbir şey indirmiş değildir! Siz (kendinizi uyarıcı olarak görenler) büyük bir yanılgı içindesiniz! dedik".
Mustafa İslamoğlu
"Evet, doğrusu bize bir uyarıcı gelmişti; fakat biz onu yalanladık ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz (elçiler) büyük bir şaşkınlık içindesiniz" demiştik" itirafında bulunacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
(8-9) Az kalır ki, (cehennem) öfkesinden dolayı parçalansın, her ne vakit, içine bir tâife atılınca onlara cehennem bekçileri sormuş olurlar ki: «Sizlere bir korkutucu (Peygamber) gelmedi mi?» Derler ki: «Evet.. Muhakkak ki bize bir korkutucu (peygamber) geldi, fakat biz tekzîp ettik ve dedik ki: «Allah bir şey indirmemiştir.» «Siz başka değil, ancak büyük bir sapıklık içindesiniz.»
Ömer Öngüt
Onlar şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı geldi amma, biz onu yalanladık ve: 'Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz. ' dedik. "
Suat Yıldırım
Onlar şöyle cevap verirler: "Evet, bizi uyaran oldu, ama biz onu yalancı saydık ve Rahman hiçbir vahiy indirmedi, siz besbelli bir sapıklık içindesiniz." dedik.
Süleyman Ateş
Dediler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve: 'Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' dedik."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Evet" derler; "bize uyarıcı geldi ama biz yalana sarıldık; Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz" dedik.
Şaban Piriş
-Evet, bir uyarıcı gelmişti, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik derler.
Tefhim-ul Kuran
Onlar: «Evet» derler. «Bize gerçekten bir uyarıcı, korkutucu geldi. Fakat biz yalanladık ve: -Allah hiçbir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir şaşkınlık (ve sapıklık) içindesiniz, dedik.»
Ümit Şimşek
'Evet,' derler. 'Bize uyarıcı geldi. Ama biz yalanladık. Ve dedik ki: 'Allah'ın birşey indirdiği yok; siz büyük bir şaşkınlıktasınız.' '
Yaşar Nuri Öztürk
Derler ki: "Gelmedi olur mu? Bize uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık. Ve: 'Allah bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz, başka değil!' şeklinde konuştuk."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar deyəcəklər: “Əlbəttə, bizə qorxudan bir peyğəmbər gəlmişdi. Amma biz onu yalançı sayıb: “Allah heç bir şey nazil etməyib, siz də ancaq böyük bir azğınlıq içindəsiniz”– demişdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar deyəcəklər: ″Bəli, bizə (Allahın əzabı ilə) qorxudan peyğəmbər gəlmişdi. Amma biz (onu) yalançı sayıb demişdik: ″Allah heç bir şey (vəhy) nazil etməmişdir. Siz sadəcə olaraq (haqdan) çox azmısınız!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie werden sagen: ʺDoch, ein Warner ist zu uns gekommen, aber wir ziehen ihn der Lüge und sagten: ʹGott hat nichts herabgesandt; ihr seid in schwerem Irrtum.ʹ ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sie werden sagen: ʺJa doch, zu uns kam bereits ein Warner; aber wir haben (ihn) der Lüge bezichtigt und gesagt: , Allah hat nichts offenbart; ihr befindet euch nur in großem Irrtumʹ.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Sie werden sagen: ʺDoch, sicherlich, es kam ein Warner zu uns, aber wir leugneten es und sagten: ʺAllah hat nichts herabgesandt; ihr befindet euch bloß in einem großen Irrtum.ʺʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺDoch, mit Sicherheit! Bereits kam zu uns ein Warner, dann leugneten wir ab und sagten: ʺALLAH sandte nichts nach und nach hinab, ihr seid doch nur in einem großen Irregehen.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Yes indeed", they will say, "we had received a man who was a spectacle and a warning to us all, but we declared everything stated to be untrue. We refused to admit that Allah had ever sent down any divinely inspired message, and we thought that in their counsel there remained evident falsehood".
Abdul Haleem
They will reply, ‘Yes, a warner did come to us, but we did not believe him. We said, "God has revealed nothing: you are greatly misguided".’
Abdullah Yusuf Ali
They will say: "Yes indeed; a Warner did come to us, but we rejected him and said, 'Allah never sent down any (Message): ye are nothing but an egregious delusion!'"
Abul A'la Maududi
They will say: "Yes, a warner came to us, but we gave the lie to him and said: 'Allah has revealed nothing. You are surely in huge error.'
Aisha Bewley
They will say, ‘Yes indeed, a warner did come to us but we denied him and said, "Allah has sent nothing down. You are just greatly misguided."’
Al-Hilali & Khan
They will say: "Yes, indeed a warner did come to us, but we belied him and said: ‘Allâh never sent down anything (of revelation); you are only in great error.’"
Ali Quli Qarai
They will say, ‘Yes, a warner did come to us, but we impugned [him] and said, ‘Allah did not send down anything; you are only in great error. ’
Amatul Rahman Omar
They will say, `No doubt, a Warner did come to (warn) us but we cried lies (to him) and we said, "Allâh has revealed nothing, you are only in great error". '
Arthur John Arberry
They say, 'Yes indeed, a warner came to us; but we cried lies, saying, "God has not sent down anything; you are only in great error.
Bijan Moeinian
They will reply: "Yes, indeed a Warner came to us but we mocked at him saying: God has not revealed anything to you; you and your followers are indeed wrong. "
E. Henry Palmer
They shall say, 'Yea! a warner came to us, and we called him liar, and said, "God has not sent down aught; ye are but in great error!"'
Edip-Layth
They would say, "Yes indeed; a warner did come to us, but we rejected and said, God did not reveal anything, you are being led astray."
George Sale
They shall answer, yea, a warner came unto us: But we accused him of imposture, and said, God hath not revealed any thing; ye are in no other than a great error:
Hamid S. Aziz
They shall say, "Yea! Indeed there came to us a Warner, but we rejected him and said, 'Allah has not revealed anything, you are only suffering from delusions. '"
Mahmoud Ghali
They say, "Yes indeed, a Warner has already come to us; yet we cried lies and said, ?In no way has Allah been sending down anything whatever; decidedly you are in (nothing) except a great error. "'
Marmaduke Pickthall
They say: Yea, verily, a warner came unto us; but we denied and said: Allah hath naught revealed; ye are in naught but a great error.
Mohamed Ahmed - Samira
And they will answer: "Surely; a warner came to us, but we denied him, and said: 'God did not send down any thing; you are greatly deluded, in fact. '"
Muhammad Asad
They will reply: "Yea, a warner did indeed come unto us, but we gave him the lie and said, 'Never has God sent down anything [by way of revelation]! You [self-styled warners] are but lost in a great delusion!"'
Mustafa Khattab
They will reply, "Yes, a warner did come to us, but we denied and said, ‘Allah has revealed nothing. You are extremely astray.’"
Progressive Muslims
They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray. "
Sahih International
They will say, " Yes, a warner had come to us, but we denied and said, ' Allah has not sent down anything. You are not but in great error.' "
Sam Gerrans
They will say: “Verily, a warner came to us, but we denied and said: ‘God has not sent down anything; you are only in great error.’”
Shabbir Ahmed
They will say, "Yes, verily, a Warner did come to us but we denied him saying that Allah has not revealed anything! You are but lost in a great error. "
Syed Vickar Ahamed
And they will say: "Yes, indeed a warner did come to us but we rejected him and said (to him), Allah did not send down any (Message): You are making a serious error!"
Taqi Usmani
They will say, "Yes, a warner had come to us, but We had rejected, and said, ‘Allah has not revealed anything. You are only in great error.’"
The Monotheist Group
They said: "Yes indeed; a warner did come to us, but we disbelieved and said: God did not reveal anything, you are being led astray."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils dirent: ʺMais si! un avertisseur nous était venu certes, mais nous avons crié au mensonge et avons dit: Allah nʹa rien fait descendre: vous nʹêtes que dans un grand égarementʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Di bersiva xwe de, gotin: Rast e, birastî pêxember ji bo me hatin, vêca me bawerî bi wan neanî û me got: Xwedê tu pêxember neşandine. Hûn bes di nav jirêderketineke mezin de ne!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dan zeggen zij: ʺJa zeker, er is een waarschuwer tot ons gekomen, maar wij hebben
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen antwoorden: Ja, er kwam een gezant tot ons; maar wij beschuldigden hem van bedrog en zeiden: God heeft niets geopenbaard. Gij verkeert slechts in eene groote dwaling.
Hollandaca — Siregar
Zij zeggen: ʺWelzeker, er is waarlijk een waarschuwer tot ons gekomen, maar toen loochenden wij. En wij zeiden: ʺAllah heeft niets neergezonden, jullie verkeren slechts in grote dwaling.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [бросаемые в Ад] говорят (отвечая ангелам-стражам Ада): «Да, приходил к нам увещеватель [посланник от Аллаха] (который предостерегал нас), но мы отвергли его и сказали (о тех знамениях, с которыми он пришел): «Ничего Аллах не ниспосылает (людям), ведь вы [кто говорит о таком] только в великом заблуждении».
Rusça — Osmanov
Они отвечают: ʺДа, увещеватель к нам приходил, но мы отвергли его и заявили: ʺАллах ничего не ниспосылал, а вы пребываете в глубоком заблужденииʺʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
”Jo, det kom en varnare till oss, men vi beskyllde honom för lögn och sade: ʹGud har aldrig uppenbarat något (budskap). Ni tar miste, (du och de som följer dig).ʹ”