Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

وَاَطِيعُوا اللّٰهَ وَاَطِيعُوا الرَّسُولَ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ

ve eTīǔ (a)llahe ve eTīǔ r-rasūle fe in tevelleytum fe innemā ǎlā rasūlinā l-belāğu l-mubīnu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَطِيعُواve eTīǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.o halde ita'at edin
2اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
3وَاَطِيعُواve eTīǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve ita'at edin
4الرَّسُولَr-rasūleر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçiye
5فَاِنْfe ineğer
6تَوَلَّيْتُمْtevelleytumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdönerseniz
7فَاِنَّمَاfe innemāşüphesiz
8عَلٰىǎlādüşen
9رَسُولِنَاrasūlināر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçimize
10الْبَلَاغُl-belāğuب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakduyurmaktır
11الْمُبِينُl-mubīnuب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçıkça

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve itâat edin Allah'a ve Peygambere; yüz çevirecek olursanız artık Peygamberimize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden ibârettir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve itâat edin Allahʼa ve Peygambere; yüz çevirecek olursanız artık Peygamberimize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden ibârettir.

Adem Uğur

Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.

Ahmed Hulusi

Allah'a itaat edin, Rasul'e itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, Rasulümüzün üstüne düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.

Ahmet Tekin

Allah’a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. İlâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah’a itaat edin, sünnetini uygulayın, tebliğine, teşriine riayet edin, eğer itaatten yüz çevirir, güç ve iktidarınızı kullanarak halkı istediğiniz istikamette yönlendirirseniz, Allah’ın azâbından kurtulamazsınız. Bilesiniz ki, Rasulümüzün aşikâre bir tebliğ sorumluluğu vardır.

Ahmet Varol

Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz Peygamberimizin üzerine düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Ali Bulaç

Allah'a itaat edin ve Resule de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız, artık elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme)dir.

Ali Fikri Yavuz

(İmandan sonra) Allah’a itaat edin; Peygambere itaat edin. Eğer (itaat etmekten) yüz çevirirseniz, Peygamberimize düşen sadece açık bir tebliğdir. (Görevi bundan ibarettir, onu da yapmıştır.)

Ali Rıza Safa

Allah'a boyun eğin ve elçiye boyun eğin! Yüz çevirirseniz, artık elçimizin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a itaat ediniz, Peygambere de itaat ediniz. Yüz çevirirseniz biliniz ki Peygambermize düşen, apaçık bir duyurmadır.

Bekir Sadak

Allah'a itaat edin; eger bundan yuz cevirirseniz bilin ki Peygamberimize dusen apacik tebligdir.

Celal Yıldırım

Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin. Eğer yüzçevirirlerse. bizim Peygamberimize gereken sadece açık tebliğdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin. Sırt çevirirseniz bilin ki elçimizin görevi açık bir tebliğden ibarettir.

Diyanet İşleri

Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'a itaat edin; eğer bundan yüz çevirirseniz bilin ki Peygamberimize düşen apaçık tebliğdir.

Diyanet Vakfi

Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İman edin de Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer aksine giderseniz bilin ki Resulümüzün görevi açık bir tebliğden ibarettir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edin de Allaha itaat eyleyin ve Resulüne itaat eyleyin eğer aksine giderseniz Resulümüze aid olan sade açık bir tebliğden ibarettir.

Erhan Aktaş

Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resul'ümüze düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Resul'ümüze düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a itaat edin, Rasul'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Rasul'ümüze düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir.

Fizilal-il Kuran

Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.

Gültekin Onan

Tanrı'ya itaat edin ve Resüle de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız artık elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme)dir.

Hamdi Döndüren

Allah’a itaat edin, elçiye itaat edin! Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık duyurmaktır!

Hasan Basri Çantay

Allaha itaat edin. Peygambere itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz peygamberimizin üstüne düşen (vazife) ancak apaçık bir tebliğdir.

Hasib Asutay

Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz (bilin ki) elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.

Hayrat Neşriyat

Hem Allah’a itâat edin; peygambere de itâat edin! Buna rağmen yüz çevirirseniz, artık Resûlümüze düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

İbni Kesir

Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız; bilin ki peygamberimize düşen, apaçık tebliğdir.

Mehmet Okuyan

Allah’a itaat edin; Elçi'ye de itaat edin! Yüz çevirirseniz (bilin ki) Elçimize düşen görev, sadece apaçık tebliğdir.

Muhammed Esed

Öyleyse Allah'a ve Elçi'ye itaat edin! Eğer yüz çevirip uzaklaşırsanız (bilin ki) Elçimiz'in görevi, yalnızca bu mesajı açık bir şekilde iletmektir.

Mustafa İslamoğlu

Allah'a itaat edin ve Elçi'ye de itaat edin! Ama eğer yüz çevirirseniz, o takdirde Elçi'mize düşen (vahyi) açık ve net olarak tebliğ etmektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah'a itaat ediniz ve Peygambere itaat ediniz. Eğer yüz çevirir iseniz, artık biliniz ki bizim Peygamberimizin üzerine teveccüh eden, şüphe yok ki apaçık tebliğden ibarettir.

Ömer Öngüt

Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirecek olursanız biliniz ki, Resul'ümüze düşen apaçık bir tebliğdir.

Suat Yıldırım

Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki Elçimizin görevi sadece açık bir tebliğden ibarettir.

Süleyman Ateş

Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin. Eğer dönerseniz (bilin ki) Elçimize düşen, açıkça duyurmaktır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a gönülden boyun eğin, elçisine de gönülden boyun eğin. Eğer yüz çevirirseniz (bilin ki) elçimizin görevi açık bir tebliğden /ayetleri bildirmekten ibarettir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a boyun eğin, Elçisine boyun eğin. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize, açık açık bildirme dışında bir görev düşmez.

Şaban Piriş

O halde Allah'a itaat edin, elçisine itaat edin. Eğer yüz çevirseniz, elçimize düşen ancak açıkça tebliğ etmektir.

Tefhim-ul Kuran

Allah'a itaat edin ve Resule de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız, artık elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık olan bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme)dir.

Ümit Şimşek

Hem Allah'a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirecek olursanız, elçimize düşen, açıkça bildirmekten ibarettir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a itaat edin, resule de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz resulümüze düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allaha və Onun Elçisinə itaət edin! Əgər üz çevirsəniz, bilin ki, Elçimizin öhdəsinə düşən yalnız açıq bir təbliğdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allaha itaət edin, Onun Peyğəmbərinə itaət edin; hər kəs (itaətdən) üz döndərsə, (bilsin ki) Peyğəmbərimizin öhdəsinə düşən yalnız açıq-aşkar təbliğdir! (O heç kəsi zorla iman gətirməyə məcbur edən deyildir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gehorcht Gott und gehorcht dem Gesandten! Wenn ihr euch abwendet, so obliegt Unserem Gesandten nur die eindeutige Verkündung.

Almanca — Der Edle Quran

Und gehorcht Allah und gehorcht dem Gesandten. Wenn ihr euch jedoch abkehrt, so obliegt Unserem Gesandten nur die deutliche Übermittlung (der Botschaft).

Almanca — M. A. Rassoul

Und gehorcht Allah und gehorcht dem Gesandten. Doch wenn ihr euch (von ihm) abkehrt, dann obliegt Unserem Gesandten nur die Pflicht zur deutlichen Verkündigung.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gehorcht ALLAH und gehorcht dem Gesandten! Solltet ihr dann euch abwenden, so obliegt Unserem Gesandten nur das deutliche Verkünden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You people had better obey Allah and His Messenger, and if you should turn a deaf ear and turn aside from the path of righteousness and direct your actions and thoughts away from it, then be it remembered that Our Messenger is entrusted only with relating the message and the elucidation of its text.

Abdul Haleem

so obey God and the Messenger. If you turn away, remember that Our Messenger’s duty is only to make plain his message.

Abdullah Yusuf Ali

So obey Allah, and obey His Messenger: but if ye turn back, the duty of Our Messenger is but to proclaim (the Message) clearly and openly.

Abul A'la Maududi

Obey Allah and obey the Messenger. But if you turn away from obedience, (then know that) Our Messenger has no other duty than to clearly convey the Truth.

Aisha Bewley

Obey Allah and obey the Messenger. But if you turn your backs, the Messenger is only responsible for clear transmission.

Al-Hilali & Khan

Obey Allâh, and obey the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم); but if you turn away, then the duty of Our Messenger is only to convey (the Message) clearly.

Ali Quli Qarai

Obey Allah and obey the Apostle; but if you turn away, then Our Apostle’s duty is only to communicate in clear terms.

Amatul Rahman Omar

Obey Allâh and obey the Messenger. But if you turn away (paying no heed) then (bear in mind that) Our Messenger is responsible only for the plain conveying ( the Messages).

Arthur John Arberry

And obey God, and obey the Messenger; but if you turn your backs, it is only for the Messenger to deliver the Manifest Message.

Bijan Moeinian

Therefore, follow God and the prophet. If [under the pressure of hardship] you choose the disobedience, know that the only mission of my prophet is to relay my words to you in plain language.

E. Henry Palmer

So obey God and obey the Apostle: but if ye turn your backs - our Apostle has only his plain message to preach!

Edip-Layth

Obey God and obey the messenger. If you turn away, then it is only required of Our messenger to deliver clearly.

George Sale

Wherefore obey God, and obey the apostle; But if ye turn back, verily the duty incumbent on our apostle is only public preaching.

Hamid S. Aziz

And obey Allah and obey the Messenger, but if you turn back, then the duty of Our Messenger is only to deliver the Message openly and clearly.

Mahmoud Ghali

And obey Allah and obey the Messenger; yet if you turn away, then surely it is for Our Messenger only (to deliver) the evident proclamation.

Marmaduke Pickthall

Obey Allah and obey His messenger; but if ye turn away, then the duty of Our messenger is only to convey (the message) plainly.

Mohamed Ahmed - Samira

Obey God and obey His Apostle. If you turn away, the duty of the Apostle is to convey the message clearly.

Muhammad Asad

Pay heed, then, unto God, and pay heed unto the Apostle; and if you turn away, [know that] Our Apostle's only duty is a clear delivery of this message:

Mustafa Khattab

Obey Allah and obey the Messenger! But if you turn away, then Our Messenger’s duty is only to deliver ˹the message˺ clearly.

Progressive Muslims

Obey God and obey the messenger. And if you turn away, then it is only required of Our messenger to deliver clearly.

Sahih International

And obey Allah and obey the Messenger; but if you turn away - then upon Our Messenger is only [the duty of] clear notification.

Sam Gerrans

And obey God and obey the Messenger; but if you turn away — then upon Our messenger is only the clear notification.

Shabbir Ahmed

Obey Allah and obey the Messenger (the Central Authority). But if you turn away, the duty of Our Messenger is only to convey the Message clearly.

Syed Vickar Ahamed

And obey Allah, and obey His Messenger: But if you turn away, the duty of Our Messenger is only to announce (the Message) clearly and openly.

Taqi Usmani

Obey Allah, and obey the Messenger. But if you turn away, then Our Messenger has only to convey the message clearly.

The Monotheist Group

Obey God and obey the messenger. And if you turn away, then it is only required of Our messenger to deliver clearly.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Obéissez à Allah et obéissez au Messager et si vous vous détournez... il nʹincombe à Notre messager que de transmettre en clair (son message).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Guhdariya Xwedê û Pêxemberî wî bikin. Eger hûn berê xwe (ji îmanê) vegerênin, êdî bizanin ku bes wezîfeya pêxemberê me, ragihandineke ronak û aşkera ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Gehoorzaamt God en gehoorzaamt de gezant, maar als jullie je afkeren, dan heeft Onze gezant alleen maar de plicht van de duidelijke verkondiging.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gehoorzaamt dus God en gehoorzaamt den gezant; maar indien gij u afwendt, waarlijk, de plicht van onzen gezant is slechts, in het openbaar te prediken.

Hollandaca — Siregar

En gehoorzaamt Allah en gehoorzaamt de Boodschapper. Als jullie je afwenden, dan is aan Onze Boodschapper slechts de duidelijke verkondiging.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И повинуйтесь (о, люди) Аллаху (во всем том, что Он повелевает и запрещает) и повинуйтесь Посланнику (в том, что он доводит до вас от своего Господа)! А если отвернетесь (от повиновения Аллаху и Его посланнику), то (знайте, что) на Нашем посланнике (лежит обязанностью) только разъясняющее доведение.

Rusça — Osmanov

Повинуйтесь Аллаху, повинуйтесь Посланнику. А если вы не [желаете] повиноваться, то ведь посланникам надлежит лишь передать ясное откровение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Lyd Gud och lyd Sändebudet! Om ni vänder honom ryggen (skall ni veta att) det bara åligger Vårt Sändebud att klart framföra det budskap (som anförtrotts åt honom).