İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ هَدَى اللّٰهُ فَبِهُدٰيهُمُ اقْتَدِهْ قُلْ لَا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْرًا اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْعَالَمِينَ

ulāike (e)lleƶīne hedā (a)llahu fe bi hudāhumu ḳtedih ḳul lā eselukum ǎleyhi ecran in huve illā ƶikrā li l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeİşte onlar
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdir
3هَدَىhedāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet ettikleridir
4اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
5فَبِهُدٰيهُمُfe bi hudāhumuه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.onların yoluna
6اقْتَدِهْḳtedihق د وYaklaşmak, tat ve koku bakımından hoş ve lezzetli olmak. İktida (8. kip) - taklit etmek, kopyalamak, uygun şekilde takip etmek.uy
7قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
8لَا
9اَسْـَٔلُكُمْeselukumس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksizden istemiyorum
10عَلَيْهِǎleyhiona karşılık
11اَجْرًاecranا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karbir ücret
12اِنْindeğildir
13هُوَhuveO
14اِلَّاillāancak
15ذِكْرٰىƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir öğüttür
16لِلْعَالَمِينَli l-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlere

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, Allah'ın doğru yola sevkettiği kimselerdir, sen de onların yoluna uy. De ki: Ben, yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum, bu, ancak âlemlere bir öğüt.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, Allahʼın doğru yola sevkettiği kimselerdir, sen de onların yoluna uy. De ki: Ben, yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum, bu, ancak âlemlere bir öğüt.

Adem Uğur

İşte o peygamberler Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.

Ahmed Hulusi

İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. . . Sen de onların gerçekliğine uy! De ki: "Ona (tebliğ etmeye) karşılık sizden bir ecir istemiyorum. . . O sadece insanlara (alemlere) hatırlatmadır!"

Ahmet Tekin

İşte o peygamberler de, Allah’ın hidâyet rehberiyle doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Sen de onların ümmetlerine gösterdiği doğru yolu, tek hak dini, din ve tevhid anlayışını, sana vahyedilen kitapta ibka edilen şeriatlarını ümmetine anlatarak, öğreterek onların takipçisi ol. 'Ben Kur’ân’a ve tebliğ görevime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu Kuran âlemler için, insanlar ve cinler için kesinlikle bir öğüttür.' de.

Ahmet Varol

Bunlar Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir ki sen de onların doğru yollarına uy. De ki: 'Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Bu sadece alemlere bir hatırlatmadır.'

Ali Bulaç

İşte Allah'ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir."

Ali Fikri Yavuz

O Peygamberler, Allah’ın hidayetine eriştirdiği kimselerdir. Sen de onların gittiği yoldan yürü. (Onların tevhid yolunda bulun.) De ki: “-sizi bu tevhide (Kur’an’a) çağırmama sizden bir ücret istemem. O Kur’an, âlemler için (insan ve cinleri irşad için) ancak bir öğüddür.

Ali Rıza Safa

İşte Onlar, Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir. Artık, sen de Onların yolunu izle. De ki: "Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. O, evrenler için yalnızca bir öğretidir!"

Bayraktar Bayraklı

İşte o peygamberler, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy! De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, alemler için sadece bir öğüttür."

Bekir Sadak

Iste bunlar Allah'in dogru yola eristirdikleridir, onlarin yoluna uy, «Sizden buna karsilik bir ucret istemem, bu sadece herkes icin bir hatirlatmadir» de. *

Celal Yıldırım

İşte bunlar Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimselerdir; sen de onların yoluna uy. De ki: Buna karşılık sizden bir mükâfat istemem. O (Kur'ân) âlemler için ancak bir öğüt, bir hatırlatmadır.

Diyanet İşleri

İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."

Diyanet İşleri (eski)

İşte bunlar Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir, onların yoluna uy, 'Sizden buna karşılık bir ücret istemem, bu sadece herkes için bir hatırlatmadır' de.

Diyanet Vakfi

İşte o peygamberler Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki: «Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir öğüttür.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte o peygamberler, Allah'ın kendilerini doğrudan yola eriştirdiği kimselerdir. Sen de onların gittiği yoldan yürü! De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O Kur'an sadece alemleri irşad için ilahi bir hatıradır."

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o Peygamberler Allahın hidayetine iriştirdiği kimseler, sen de onların gittiği yoldan yürü, ben, de: Buna karşı sizden bir ecr istemem, o mahza alemini irşad için ilahi bir yadigardır

Erhan Aktaş

İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."

Fizilal-il Kuran

İşte onlar Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Sen de onların yolunu izle ve de ki; «Ben bu Kur'an'a karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum, o bütün alemlere yönelik bir hatırlatmadan başka bir şey değildir.»

Gültekin Onan

İşte Tanrı'nın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kuran), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir."

Hamdi Döndüren

İşte bunlar Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy! De ki: “Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Çünkü bu (Kur’an), âlemlere bir öğütten ibarettir.”

Hasan Basri Çantay

Onlar (o peygamberler) Allahın hidayet etdiği kimselerdir. O halde sen de onların gitdiği doğru yolu tutub ona uy. De ki: "Ben buna karşı (bu risalet vazifesini ifa etmeme mukaabil) sizden hiç bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemler için öğüdden başka bir şey değildir".

Hasib Asutay

İşte onlar (o peygamberler) Allah'ın hidâyete erdirdiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. De ki: Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.

Hayrat Neşriyat

İşte onlar (o peygamberler), Allah’ın hidâyete erdirdiği kimselerdir; (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık (sen de) onların hidâyetine tâbi' ol! De ki: '(Ben) ona (Kur’ân’a) karşı sizden bir ücret istemiyorum! O, ancak âlemler (ve bütün asırlar) için bir nasîhattir.'

İbni Kesir

İşte bunlar; Allah'ın hidayet ettikleridir. Öyleyse sen de onların hidayetine uy. De ki: Ben bunlara karşı sizden hiçbir ücret istemem. Bu, ancak alemler için bir öğüttür.

Mehmet Okuyan

İşte onlar (peygamberler), Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Sen de onların yoluna uy! De ki: “Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Bu (Kur’an), âlemler için ancak bir hatırla(t)madır.”

Muhammed Esed

Allahın doğru yola ulaştırdığı insanlara. Öyleyse onların rehberliğine uy (ve) de ki: "Sizden bu (hakikat bilgisi) için hiçbir karşılık istemiyorum. Unutmayın ki o bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!"

Mustafa İslamoğlu

işte şu Allah'ın doğru yolu gösterdiği insanları... O halde sen de onların rehberliğine uy! (Ve) de ki: "Sizden bunun için bir karşılık beklemiyorum. Unutmayın ki o, bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte onlar, Allah Teâlâ'nın hidâyet ettiği zâtlardır. Sen de onların bu tarik-i hidayetini takip et. De ki: «Sizden bunun üzerine bir ücret istemem, o âlemler için bir mev'izeden başka değildir.»

Ömer Öngüt

O peygamberler Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. O halde sen de onların gittiği doğru yolu tutup onlara uy, o yoldan yürü. De ki: “Ben buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. ” Bu, âlemler için ancak bir öğüttür.

Suat Yıldırım

İşte onlar Allah’ın hidâyet verdiği kimselerdir. Sen de onların yolundan yürü ve de ki: "Ben risaleti tebliğden dolayı sizden bir ücret beklemiyorum. O, bütün milletler için bir öğütten, irşaddan ibarettir."

Süleyman Ateş

İşte onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece alemlere bir öğüttür."

Süleymaniye Vakfı

İşte onlar, Allah'ın rehber /kitap verdiği kimselerdir. Sen de onların rehberine /kitaplarına uy. De ki: "Ben yaptığım bu iş için sizden bir karşılık beklemiyorum. O, alemler için sadece bir öğüt ve akılda tutulması gereken bilgidir!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, Allah'ın yola gelmiş saydığı kimselerdir; sen de onların yoluna gir. De ki "Ben Kur'an'ı tebliğe karşılık sizden bir karşılık beklemiyorum. O, herkes için sadece bir öğüt ve doğru bilgidir, o kadar."

Şaban Piriş

Onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Bu nedenle sen de onların yoluna tabi ol ve "Ben, sizden bir ücret istemiyorum" de, "bu sadece, toplumlar için bir uyarı/öğüttür."

Tefhim-ul Kuran

İşte Allah'ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: «Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir.»

Ümit Şimşek

Onlar, Allah'ın hidayet verdiği kimselerdir; sen de onların yolundan yürü. De ki: Tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu Kur'ân, bütün çağlara ve bütün milletlere bir öğüttür.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyleleri, Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O sadece alemlere bir öğüttür."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bunlar Allahın doğru yola yönəltdiyi kəslərdir. Sən də onların haqq yoluna yönəl. De: “Mən bunun əvəzinə sizdən heç bir mükafat istəmirəm. Bu Kitab aləmlər üçün yalnız bir xatırlatmadır”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (adları çəkilən peyğəmbərlər) Allahın doğru yola yönəltdiyi kimsələrdir. Sən də onların haqq yolunu tutub get. De: ″Mən bunun (islam dinin təbliği) müqabilində sizdən bir əvəz istəmirəm. Bu (Qurʼan) aləmlər (bütün bəşəriyyət) üçün yalnız bir moizədir (öyüd-nəsihətdir)″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das sind diejenigen, die Gott rechtgeleitet hat. So folge ihrem Weg und richte dich nach ihrem Vorbild! Sprich: ʺIch verlange von euch keinen Lohn dafür, daß ich euch den Koran verkünde; er ist eine Ermahnung, die allen gilt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Das sind diejenigen, die Allah rechtgeleitet hat. So nimm ihre Rechtleitung zum Vorbild! Sag: Ich verlange von euch keinen Lohn dafür. Es ist nur eine Ermahnung für die Weltenbewohner.

Almanca — M. A. Rassoul

Das sind jene, die Allah rechtgeleitet hat: so folge ihrer Rechtleitung. Sprich: ʺIch verlange von euch dafür keinen Lohn. Es ist ja nichts anderes als eine Ermahnung für die Welten.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Diese sind diejenigen, die ALLAH rechtleitete, so folge ihrer Rechtleitung! Sag: ʺIch erbitte von euch dafür keinen Lohn.ʺ Es ist doch nur eine Ermahnung für die Geschöpfe.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These are they whose hearts have been touched with the divine hand; they proved to be worthy of Allah's grace and prerogatives. Therefore, take them O Muhammad as a guide, follow their example and espouse their opinions. And say to your people: " I do not charge you a price for imparting to you Allah's revelations or disclosures, wisdom or practical divinity; the Quran - is simply the fountain - head of all truth that puts mankind in mind of reality".

Abdul Haleem

Those were the people God guided, ‘[Prophet], follow the guidance they received.’ Say, ‘I ask no reward for it from you: it is a lesson for all people.’

Abdullah Yusuf Ali

Those were the (prophets) who received Allah's guidance: Copy the guidance they received; Say: "No reward for this do I ask of you: This is no less than a message for the nations."

Abul A'la Maududi

(O Muhammad!) Those are the ones Allah guided to the right way. Follow, then, their way, and say: 'I ask of you no reward (for carrying on this mission); it is merely an admonition to all mankind.'

Aisha Bewley

They are the ones Allah has guided, so be guided by their guidance. Say, ‘I do not ask you for any wage for it. It is simply a reminder to all beings.’

Al-Hilali & Khan

They are those whom Allâh had guided. So follow their guidance. Say: "No reward I ask of you for this (the Qur’ân). It is only a reminder for the ‘Âlamîn (mankind and jinn)."

Ali Quli Qarai

They are the ones whom Allah has guided. So follow their guidance. Say, ‘I do not ask you any recompense for it. It is just an admonition for all the nations.’

Amatul Rahman Omar

It is these whom Allâh has guided; so follow their guidance. Say, `I ask you no reward for bringing this (guidance). This is nought but a reminder for all mankind.

Arthur John Arberry

Those are they whom God has guided; so follow their guidance. Say: 'I ask of you no wage for it; it is but a reminder unto all beings.'

Bijan Moeinian

The above mentioned were guided the same way that you (Mohammad/ Muslims) will be guided. O Mohammad, Say: "I am not going to charge you anything for this [service of] guidance of yours. This is a universal gift of the Lord (to whoever who wants to accept it.)"

E. Henry Palmer

It is these that God hath guided, and by their guidance be thou led. Say, 'I will not ask you for it a hire: it is naught save a reminder to the worlds.'

Edip-Layth

These are the ones guided by God; so let their guidance be an example. Say, "I do not ask you for a wage; this is but a reminder for the worlds."

George Sale

These it is whom Allah guide aright, so follow thou their guidance. Say, 'I ask not of you any reward for it. This is naught but an admonition for all mankind.'

Hamid S. Aziz

It is these that Allah hath guided, and by their guidance be you led. Say (O Muhammad), "I ask of you no fee for it. Lo! It is naught save a reminder to the worlds."

Mahmoud Ghali

Those are they whom Allah has guided; so emulate their guidance. Say, "I do not ask you (any) reward for it; decidedly it is (nothing) except a Reminding to the worlds."

Marmaduke Pickthall

Those are they whom Allah guideth, so follow their guidance. Say (O Muhammad, unto mankind): I ask of you no fee for it. Lo! it is naught but a Reminder to (His) creatures.

Mohamed Ahmed - Samira

Those were the people who were guided by God; so follow their way. Say: "I ask no recompense of you for this. It is but a reminder for all the people of the world."

Muhammad Asad

to those whom God has guided. Follow, then, their guidance, [and] say: "No reward do I ask of you for this [truth]: behold, it is but an admonition unto all mankind!"

Mustafa Khattab

These ˹prophets˺ were ˹rightly˺ guided by Allah, so follow their guidance. Say, "I ask no reward of you for this ˹Quran˺—it is a reminder to the whole world."

Progressive Muslims

These are the ones guided by God; so let their guidance be an example. Say: "I do not ask you for a wage; this is but a reminder for the worlds."

Sahih International

Those are the ones whom Allah has guided, so from their guidance take an example. Say, "I ask of you for this message no payment. It is not but a reminder for the worlds."

Sam Gerrans

Those are they whom God has guided; so follow thou their guidance. Say thou: “I ask of you for it no reward; it is only a reminder to all mankind.”

Shabbir Ahmed

Those were the ones guided by Allah, so follow their guidance. Say, (O Messenger), "I ask of you no wage for this. This (Guidance in the Qur'an) is but a Reminder to all nations."

Syed Vickar Ahamed

These were the (prophets) who received the guidance from Allah: Copy the guidance they received; Say: "I do not ask from you any reward for this: This is not less than a Message for (all the creations of) the worlds. "

Taqi Usmani

Those are the people whom Allah has guided. So, it is their guidance that you should follow. Say, "I ask you no reward for it. It is nothing but an advice for all the worlds."

The Monotheist Group

These are the ones guided by God; so let their guidance be an example. Say: "I do not ask you for any wage; this is but a reminder for the worlds."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Voilà ceux quʹAllah a guidés: suis donc leur direction. Dis: ʺJe ne vous demande pas pour cela de salaireʺ. Ce nʹest quʹun rappel à lʹintention de tout lʹunivers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha ew pêxember in, ew ên ku Xwedê ew li ser heqiyê rasterê kirine, nexwe tu jî bide ser riya wan. Bibêje: Ez ji bo (ragihandina Qur’anê) tiştekî ji we naxwazim. Ew ji alemê re bes şîret û pend e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zijn het die God op het goede pad geleid heeft; volg dus hun leidraad. Zeg: ʺIk vraag jullie er geen loon voor. Het is slechts een vermaning voor de wereldbewoners.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit zijn de personen, die door God werden geleid; volg daarom hunne richting. Zeg tot de bewoners van Mekka: Ik vraag van u geene belooning voor het prediken van den Koran; het is slechts eene waarschuwing aan alle schepselen.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn degenen die Allah Leiding gaf: volgt dus hun leiding. Zeg: ʺIk vraag U er geen beloning voor, het is slechts een vermaning voor de werelden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Такие [эти пророки] – это те, которых наставил Аллах (на Истинную Веру), и по их руководству следуй (и ты) (о, Посланник)! Скажи (этим многобожникам): «Не прошу я у вас за это [за призыв к поклонению только Аллаху] награды: (ведь награда моя только у Аллаха). Это [Коран] – только напоминание для миров [для всех людей]».

Rusça — Osmanov

Они - те, которых Аллах ведет прямым путем. Следуй же [, Мухаммад,] их прямому пути. Скажи: ʺЯ не прошу у вас платы за следование Корану, который - не что иное, как наставление для обитателей мировʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

åt dem som Gud vägledde. Följ deras exempel (Muhammad) och säg: ʺJag begär inte ersättning av er för detta (budskap); det är ingenting mindre än en påminnelse till alla folk.ʺ