Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları inkar etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ فَاِنْ يَكْفُرْ بِهَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ فَقَدْ وَكَّلْنَا بِهَا قَوْمًا لَيْسُوا بِهَا بِكَافِرِينَ
ulāike (e)lleƶīne āteynāhumu l-kitābe ve l-Hukme ve n-nubuvvete fe in yekfur bihā hā'ulā'i fe ḳad vekkelnā bihā ḳavmen leysū bihā bi kāfirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bunlar, kendilerine kitap, hükmetme yetkisi ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. Kâfirler, bunları tanımazlar, inkâr ederlerse zâten biz, kâfir olmayacak bir topluluğu onların yerine geçmeye memûr etmişizdir.
Adem Uğur
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Ahmed Hulusi
İşte Onlar, kendilerine Kitap (Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi), Hüküm ve Nübüvvet verdiğimiz kimselerdir. . . Eğer onlar (halk) bu verdiklerimizi inkar ederlerse; bütün bunları inkar etmeyecek bir halkı onlara vekil kılarız.
Ahmet Tekin
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra, şeriat ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer Kureyş müşrikleri, bunları inkâra devam ederlerse, bu sorumlulukları, kitabı, şeriatı, peygamberi kesinlikle inkâr etmeyecek toplumlara havale ederiz.
Ahmet Varol
Bunlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunlar, onları inkar ederlerse, (bilsinler ki) biz onları inkar etmeyecek bir topluluğu onlara vekil kılmışızdır. [8]
Ali Bulaç
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunları tanımayıp küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) inkara sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.
Ali Fikri Yavuz
İşte onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şu KUREYŞ kavmi, buna nankörlük ediyorsa (kâfir oluyorsa), biz onların yerine, peygamberleri ve kitabları inkâr etmiyecek bir kavmi vekil ederiz.
Ali Rıza Safa
İşte Onlar, kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, yine de Onu inkar ederlerse, artık, Onu inkar etmeyecek bir toplumu yerlerine getiririz.
Bayraktar Bayraklı
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer kafirler bunları inkar ederlerse, şüphesiz, yerlerine bunları inkar etmeyecek bir toplum getiririz.
Bekir Sadak
Kendilerine kitap, hukum ve peygamberlik verdiklerimiz iste bunlardir. Kafirler onlari inkar ederlerse, inkar etmeyecek bir milleti onlara vekil kilariz.
Celal Yıldırım
İşte bunlar kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (Mekke müşrikleri) bunları tanımaz da inkâr ederlerse, inkarcı olmayan bir kavmi (imân edenleri) buna vekil kılmışızdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şimdi onlar bu söylenenleri inkâr ederlerse muhakkak ki yerlerine, bunları inkâr etmeyecek bir topluluk getiririz.
Diyanet İşleri
Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları inkar etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.
Diyanet İşleri (eski)
Kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Kafirler onları inkar ederlerse, inkar etmeyecek bir milleti onlara vekil kılarız.
Diyanet Vakfi
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bunlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimseler! Şimdi şu karşıdakiler buna inanmıyorlarsa, yerlerine bunları inkar etmeyen bir milleti getirmişizdir!
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bunlar kendilerine kitab, huküm, nübüvvet verdiğimiz kimseler, şimdi şu karşıdakiler buna körlük ediyorlarsa biz ona körlük etmiyen bir ümmeti müvekkel kılmışız
Erhan Aktaş
İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nubuvvet verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları küfrederlerse yerlerine bunları küfretmeyecek bir halkı vekil etmişizdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nubuvvet verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları küfrederse, yerlerine bunları küfretmeyecek bir halkı vekil etmişizdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nübüvvet verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları inkar ederlerse, yerlerine bunları inkar etmeyecek bir kavmi vekil etmişizdir.
Fizilal-il Kuran
Bunlar kendilerine kitap, egemenlik ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şu adamlar bunları inkâr ederlerse onlara, kendilerini inkâr etmeyen başka bir topluluğun desteğini sağlarız.
Gültekin Onan
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunlara küfrederlerse, andolsun, biz buna (karşı) kafir olmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır / kılarız.
Hamdi Döndüren
Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şimdi onlar, bunu inkâr ederlerse, yerlerine mutlaka bunları inkâr etmeyecek bir topluluk getiririz!
Hasan Basri Çantay
Onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizde. Şimidi bunlar (Kureyş kavmi) bunları (bu delilleri) tanımayıb da kafir olurlarsa (zaten) biz ona, bunu inkar etmeyen bir kavmi vekil (ve me'mur) kılmışızdır.
Hasib Asutay
İşte onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (Kureyş kavmi) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Hayrat Neşriyat
İşte onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Fakat bunlar (o müşrikler) onları (kitap, hikmet ve peygamberliği) inkâr ederse, artık muhakkak ki(biz,) onları inkâr eden kimseler olmayan bir kavmi (Muhâcir ve Ensâr’ı ve nice ehl-i îmânı)onlara (îmân etmeye) vekil kılmışızdır.
İbni Kesir
Onlar; kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Şimdi bunlar, onları tanımayıp da küfrederlerse; Biz, onu inkar etmeyen bir kavmi buna vekil kılmışızdır.
Mehmet Okuyan
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. Onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse elbette yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Muhammed Esed
(Ama) Biz, onlara vahyi, sağlam muhakemeyi ve peygamberliği bahşettik. Ve şimdi inançsızlar bu hakikatleri inkar etmeyi tercih edebilirler, (ama bilin ki) Biz onları, asla reddetmeyecek olan insanlara bahşetmekteyiz;
Mustafa İslamoğlu
(Ne ki) Biz onlara vahiy, (onunla) hükmederek yetenek ve peygamberlik verdik. Eğer onlar bu hakikatleri inkar ediyorlarsa, iyi bilsinler ki Biz (çoktan) onların yerine başka bir topluluğu vekil kıldık: onlar asla bu hakikatlerin inkarcısı olmazlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir. Şimdi şu kavimler, eğer bu delilleri inkar ederlerse artık Biz ona münkir olmayan bir kavmi tevkil etmişizdir.
Ömer Öngüt
İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer o kâfirler bu verdiklerimizi inkâr ederlerse, şüphesiz ki inkârcı olmayan bir kavmi buna vekil kılarız (yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir kavim getiririz).
Suat Yıldırım
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet, hükümranlık ve nübüvvet verdiğimiz şahsiyetlerdir. Şimdi o müşrikler bu nübüvveti inkâr ederlerse, biz nübüvveti inkâr etmeyip ona sahip çıkan bir topluluk görevlendiririz.
Süleyman Ateş
İşte onlar, kendilerine Kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şunlar, (yani Kureyş kavmi), bunları inkar ederse, (bilsinler ki) biz, bunları inkar etmeyecek (koruyacak) bir toplumu, bunlara vekil bırakmışızdır.
Süleymaniye Vakfı
İşte bunlar kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bu insanlar onları (onlara verilen kitapları, hikmeti ve onların nebiliğini) görmezlikte direnirlerse, görmezlik etmeyecek bir topluluğu, onları korumakla görevlendiririz[2].
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Adı geçenler, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şu insanlar bütün bunları görmezlik ederlerse, biz onları, görmezlik etmeyecek bir topluluğun korumasına bırakırız.
Şaban Piriş
Kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz işte bu kimselerdir. Bunu işte onlar inkar ederse, biz de onları inkar etmeyecek bir kavmi vekil kılarız.
Tefhim-ul Kuran
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer onlar bunları tanımayıp küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) küfre sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.
Ümit Şimşek
Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şu müşrikler onları inkâr etseler de, Biz zaten kitabı, hüküm ve peygamberliği, onları inkâr etmeyen bir topluluğa emanet etmişizdir.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlardır kendilerine kitap, hükmetme gücü ve peygamberlik verdiklerimiz. Şimdi şu insanlar bütün bunları inkar ederlerse biz, bunları inkar etmeyecek bir topluluğu onlara vekil ederiz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bunlar, Kitab, hikmət və peyğəmbərlik verdiyimiz kəslərdir. Əgər kafirlər ayələri inkar etsələr, Biz onları inkar etməyən bir qövmə həvalə edərik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar Bizim kitab, hökm və peyğəmbərlik verdiyimiz kimsələrdir. Əgər (indi) bunlar (Qüreyş müşrikləri və başqa kafirlər) bu dəlilləri dansalar, Biz onlara həmin dəlilləri inkar etməyən bir tayfanı müvəkkil edərik (onların yerinə dəlillərimizi inkar etməyəcək bir zümrə gətirərik).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das sind diejenigen, denen Wir das Buch, die Urteilskraft und das Prophetentum gewährt haben. Wenn die Widersacher, die mit dir streiten, es leugnen, so haben Wir Leute damit betraut, die es nicht im geringsten leugnen.
Almanca — Der Edle Quran
Das sind diejenigen, denen Wir die Schrift, das Urteil und das Prophetentum gegeben haben. Wenn aber diese es verleugnen, so haben Wir damit schon (andere) Leute betraut, die dem gegenüber nicht ungläubig sind.
Almanca — M. A. Rassoul
Diese sind es, denen Wir die Schrift gaben und die Weisheit und das Prophetentum. Wenn diese das aber leugnen, so vertrauen Wir es einem Volke an, das es nicht leugnet.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diese sind diejenigen, denen WIR die Schrift zuteil werden ließen, die Weisheit und das Prophetentum. Und sollten diese (deine Leute) dem gegenüber Kufr betreiben, werden WIR dann dafür eine Gemeinschaft als Wakil einsetzen, die dem gegenüber keinen Kufr betreibt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These were they to whom We entrusted the Book, the spirit of truth guiding people into all truth and ministering to their material and spiritual lives. We graced them with the divinely - given wisdom and sovereignty and with the special prerogative of Prophethood. If these people* - reject these divinely - given advantages, others have been entrusted with them; they fulfilled the requirements and proved worthy of the trust. * Meccans
Abdul Haleem
Those are the ones to whom We gave the Scripture, wisdom, and prophethood. Even if these people now disbelieve in them, We have entrusted them to others who do not disbelieve.
Abdullah Yusuf Ali
These were the men to whom We gave the Book, and authority, and prophethood: if these (their descendants) reject them, Behold! We shall entrust their charge to a new people who reject them not.
Abul A'la Maududi
Those are the ones to whom We gave the Book, and judgement and prophethood. And if they refuse to believe in it now, We will bestow this favour on a people who do believe in it.
Aisha Bewley
They are the ones to whom We gave the Book, Judgement and Prophethood. If these people reject it We have already entrusted it to a people who did not.
Al-Hilali & Khan
They are those whom We gave the Book, Al-Hukm (understanding of the religious laws), and Prophethood. But if these disbelieve therein (the Book, Al-Hukm and Prophethood), then, indeed We have entrusted it to a people (such as the Companions of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) who are not disbelievers therein.
Ali Quli Qarai
They are the ones whom We gave the Book, the judgement and prophethood. So if these disbelieve in them, We have certainly entrusted them to a people who will never disbelieve in them.
Amatul Rahman Omar
It is these (Messengers) to whom We gave the Scripture, the decisive authority and the prophethood. But if these (the so called preservers of the Book) reject these (blissful things - the Book, the authority and the prophecy, it matters little) for We have now entrusted them to a people (-the Muslims) who are not at all ungrateful for these (blessings).
Arthur John Arberry
Those are they to whom We gave the Book, the Judgment, the Prophethood; so if these disbelieve in it, We have already entrusted it to a people who do not disbelieve in it.
Bijan Moeinian
The above mentioned were the ones who are given the Scripture, prophet hood and wisdom. Now if they (the Jews) choose to disregard this guidance (Qur'an), then I have to entrust this (mission of spreading the will of God) to another nation (as it was entrusted to the Muslims.)
E. Henry Palmer
It is to these we give the Book and judgment and prophecy; and if these disbelieve therein we have given them in charge to a people who shall not disbelieve.
Edip-Layth
Those to whom We have given the book, the law, and the prophethood, if they reject it, then We will entrust it to a people who will not reject it.
George Sale
It is to these whom We gave the Book and dominion and Prophethood. But if they are ungrateful for these favours it matters not, for We have now entrusted them to a people who are not ungrateful for them.
Hamid S. Aziz
It is to these We gave the Book and the Judgment and Prophethood. But if they disbelieve therein, then, indeed, We shall entrust it to a people who will not disbelieve. (See Matthew 8:11-12, Galatians 3:7-16)
Mahmoud Ghali
Those are they to whom We brought the Book, and the Judgment, and the Prophethood; yet, in case these disbelieve in it, then We have already entrusted it to a people who are not disbelievers in it (at all).
Marmaduke Pickthall
Those are they unto whom We gave the Scripture and command and prophethood. But if these disbelieve therein, then indeed We shall entrust it to a people who will not be disbelievers therein.
Mohamed Ahmed - Samira
Those were the people to whom We gave the Book and the Law and the Prophethood. But if they reject these things We shall entrust them to a people who will not deny.
Muhammad Asad
[but] it was to them that We vouchsafed revelation, and sound judgment, and prophethood. And now, although the unbelievers may choose to deny these truths, [know that] We have entrusted them to people who will never refuse to acknowledge them-
Mustafa Khattab
Those were the ones to whom We gave the Scripture, wisdom, and prophethood. But if these ˹pagans˺ disbelieve in this ˹message˺, then We have already entrusted it to a people who will never disbelieve in it.[1]
Progressive Muslims
Those to whom We have given the Scripture, and the law, and the prophethood, if they reject it, then We will entrust it to a people who will not reject it.
Sahih International
Those are the ones to whom We gave the Scripture and authority and prophethood. But if the disbelievers deny it, then We have entrusted it to a people who are not therein disbelievers.
Sam Gerrans
Those are they to whom We gave the Writ and judgment and prophethood; so if these deny them, We have already entrusted them to people who do not deny them.
Shabbir Ahmed
They were the ones to whom We gave the Scripture, Sound Judgment and Prophethood. Now, if these people reject these truths, We have entrusted these truths to people who will not refuse to acknowledge them.
Syed Vickar Ahamed
These were the men to whom We gave the Book, authority, and prophet hood: If these (their descendants) reject them, look! We shall entrust their charge to a new People who do not reject them (the Book, and authority, and prophet hood).
Taqi Usmani
They are those whom We have given the Book and wisdom and prophethood. So, if these people disbelieve this (concept of Prophet-hood), then (be not grieved, because) We have deputed for (believing in) it a people who do not reject it.
The Monotheist Group
Those to whom We have given the Book, and the law, and the prophethood, if they reject it, then We will entrust it to a people who will not reject it.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest à eux que Nous avons apporté le Livre, la sagesse et la prophétie. Si ces autres-là nʹy croient pas, du moins Nous avons confié ces choses à des gens qui ne les nient pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha ew in, ew pêxemberên ku me kitêb, hikmet û pêxemberî daye wan. Vêca eger ev ên ha (xelkê Mekkeyê) baweriyê pê neyînin, jixwe me ew sipartibû qewmekî ku ew hîç înkara wê nakin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zijn het aan wie Wij het boek, de oordeelskracht en het profeetschap gegeven hebben, maar als dezen hier er niet in geloven, dan vertrouwen Wij het aan mensen toe die daaraan niet ongelovig zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Deze zijn de personen, welken wij de schrift gaven en wijsheid, en profetie; doch indien deze daarin niet gelooven, zullen wij de zorg daarvoor aan een volk opdragen, dat daarin zal gelooven.
Hollandaca — Siregar
Zij zijn degenen die Wij de Schrift en de Wijsheid en het Profeetschap gaven en indien zij er ongelovig aan zijn: waarlijk, Wij vertrouwen het toe aan een volk dat er niet ongelovig aan is.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Эти (пророки) являются теми, которым Мы даровали Книгу, мудрость [знание и понимание Закона Аллаха] и пророчество [избрали их для доведения до людей откровения Аллаха]. Если окажутся неверующими в них [в аяты Корана] эти [мекканцы и другие], то Мы поручили их [аяты Корана] людям, которые в них не являются неверующими [веруют полностью в Книгу Аллаха, и это мухаджиры, ансары и те, кто последовал за ними до Дня Суда].
Rusça — Osmanov
Это - те, кому Мы даровали Писание, мудрость и пророчество. Если же [найдутся] такие люди, которые не уверуют в то, что было, то ведь есть [другие], кому Мы вверили все, о чем было сказано, и они не отвергают его.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det var dessa män som Vi skänkte uppenbarelsen och klart omdöme och kallade till profeter. Och om dessa (av ditt folk) förnekar Våra (budskap), har Vi anförtrott dem åt dem som inte var förnekare -