De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
قُلْ اِنِّي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّي وَكَذَّبْتُمْ بِهِ مَا عِنْدِي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِلِينَ
ḳul innī ǎlā beyyinetin min rabbī ve keƶƶebtum bihi mā ǐndī mā testeǎ'cilūne bihi ini l-Hukmu illā li (a)llahi yeḳuSSu l-Haḳḳa ve huve ḣayru l-fāSilīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Ben, sizin yalan saydığınız apaçık, belli-beyan deliline uydum Rabbimin. Çabucak gelmesini istediğiniz azap da benim elimde değil. Hüküm, ancak Allah'ın, doğruyu haber veren odur ve odur ayırt edenlerin en hayırlısı.
Abdulkadir Gölpınarlı
De ki: Ben, sizin yalan saydığınız apaçık, belli-beyan deliline uydum Rabbimin. Çabucak gelmesini istediğiniz azap da benim elimde değil. Hüküm, ancak Allahʼın, doğruyu haber veren odur ve odur ayırt edenlerin en hayırlısı.
Adem Uğur
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Ahmed Hulusi
De ki: "Doğrusu ben Rabbimden apaçık bir delil üzereyim ve siz o hakikati yalanladınız! Acele istediğiniz o (ölüm), benim yanımda değil. . . Hüküm ancak Allah'ındır! Hakk'ı O bildirir! O, (doğru ile yanlışı) ayırt edenlerin en hayırlısıdır. "
Ahmet Tekin
'Ben Rabbimden gelen apaçık hak bir delile, şeriata dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Küstahça çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim elimde değil. Hükümranlık, yargı ve icra yalnızca Allah’a aittir. O hakkı, doğruları, sorumluluk konularını anlatır, gerekçeli, hikmete dayalı, âdil icraat yapar. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin, doğru hüküm verenlerin, isabetli icraat yapanların en hayırlısıdır.' de.
Ahmet Varol
De ki: 'Ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanmaktayım. Sizse onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir. O, doğru haberi bildirir ve (doğruyu yanlıştan) ayıranların en hayırlısıdır.'
Ali Bulaç
De ki: "Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azab) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır."
Ali Fikri Yavuz
De ki: “- Ben, Rabbimden açık bir hüccet (Kur’ân) üzereyim. Siz ise, onu yalanladınız. Acele istediğiniz azab benim elimde değil. Azabı çabuklaştırmak veya geciktirme hususunda hüküm ancak Allah’ındır. O, hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Ali Rıza Safa
De ki: "Kuşkusuz, Efendimden gelen açık bir kanıta dayanıyorum; oysa Onu yalanladınız. İvedi olarak istediğiniz şey, benim yanımda değildir. Yargı, yalnızca Allah'a özgüdür; gerçeği açıklayacaktır. Çünkü O, ayırt edenlerin en iyisidir!"
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir kanıta dayanmaktayım ve siz onu yalanlamış oluyorsunuz. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve en iyi hüküm veren O'dur.
Bekir Sadak
De ki: «Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayim, halbuki siz onu yalanladiniz; acele istediginiz de elimde degildir. Hukum ancak Allah'indir. O, hukmedenlerin en iyisi olarak gercegi anlatir.»
Celal Yıldırım
De ki: Şüphesiz ki ben, Rabbimden (hakkı ve gerçeği yansıtan) açık belge üzereyim ve siz onu yalan saydınız; acele edip isteye durduğunuz azâb da elimde değildir; hüküm ancak Allah'ındır; O hakkı anlatır, O (hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, doğruyu eğriden) ayırd edenlerin en hayırlısıdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
De ki: “Şüphesiz ben, rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah’ındır ve Allah hakkı anlatır; O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Diyanet İşleri
De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
Diyanet İşleri (eski)
De ki: 'Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır.'
Diyanet Vakfi
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
De ki: «Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır».
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise O'na yalan dediniz. Çabuk gelmesini istediğiniz azap benim elimde değil; hüküm ancak Allah'ındır. Gerçeği O anlatır. Hem O, gerçeği batıldan ayırt edenlerin en iyisidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki ben rabbımdan bir beyyine üzerindeyim, siz ise onu tekzib ettiniz, acele istediğiniz azab benim elimde değil, huküm ancak Allahındır, o hakkı anlatır, hem o da'va fasledenlerin en hayırlısıdır
Erhan Aktaş
De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı söyler. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
Fizilal-il Kuran
De ki; «Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Egemenlik, Allah'ın tekelindedir. O gerçeği açıklar ve O ayırd edici hükmü verenlerin en hayırlısıdır.»
Gültekin Onan
De ki: "Ben gerçekten rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azab) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Tanrı'nındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırdedenlerin en hayırlısıdır."
Hamdi Döndüren
De ki: “Bende Rabbim tarafından gelen apaçık bir kanıt vardır. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim elimde değildir. Hüküm ancak Allah’ındır. O, gerçeği haber verir. O, (doğruyu eğriden) ayıranların en iyisidir.”
Hasan Basri Çantay
De ki: "Şübhesiz ben Rabbinden apaçık bir hüccetin (tam) üstündeyim. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çarçabık (gelmesini) istemekde olduğunuz (azab) benim yanımda değildir. Hüküm de Allahdan başkasının değildir ki doğruyu O haber verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır".
Hasib Asutay
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden (gelen) apaçık bir delil üzerindeyim; siz de onu yalanladınız. Acele ettiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır, O gerçeği anlatır ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır.'
Hayrat Neşriyat
De ki: 'Şübhesiz ben, Rabbimden (gelen) apaçık bir delil üzereyim; hâlbuki (siz)onu yalanladınız. Kendisini acele istemekte olduğunuz şey (o azab) yanımda değildir.Hüküm ancak Allah’ındır. (O,) hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.'
İbni Kesir
De ki: Ben, şüphesiz Rabbımdan bir hüccet üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acale istediğiniz şey yanımda değildir. Hüküm; ancak Allah'ındır. Doğrusu O, hakkı verir ve O, ayırdedenlerin en hayırlısıdır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Şüphesiz ki ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım; siz ise onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz (gün) benim yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O gerçeği anlatır ve O doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Muhammed Esed
De ki: "Bakın, ben Rabbimden gelen açık bir kanıta dayanmaktayım; ve (bu şekilde) siz Onu yalanlamış oluyorsunuz! (Bilgisizliğiniz yüzünden) bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil: Hüküm ancak Allaha aittir. O hakikati ilan edecektir, çünkü (hak ile batıl arasında) en iyi hüküm veren Odur."
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Çünkü ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanmaktayım; ve siz bu tavrınızla onu da yalanlamış bulunuyorsunuz; sizin acele gerçekleşmesini istediğiniz şey (de) benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakikati haber verecektir; zira (hak ile batıl arasında) en iyi hükmü O verir."
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben şüphesiz Rabbimden bir beyyine üzerindeyim. Siz ise O'nu tekzîp ettiniz. Sizin alelacele istediğiniz şey benim yanımda değil, hüküm ise ancak Allah'ındır. Hakkı o beyan eder ve o ayırdedenlerin en hayırlısıdır.»
Ömer Öngüt
De ki: “Şüphesiz ki ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim elimde değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O hakkı haber verir ve O, ayırdedenlerin en hayırlısıdır. ”
Suat Yıldırım
De ki: "Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım. Siz ise, onu yalan saydınız. Gelmesi için acele ettiğiniz azap da benim elimde değildir. Azabı çabuklaştırmak veya ertelemek hakkındaki hüküm, ancak Allah’ındır. O doğru haber verir. O doğruyu eğriden ayırt edenlerin, hükmedenlerin en hayırlısıdır."
Süleyman Ateş
De ki: "Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azab) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah'a aittir. (O) gerçeği anlatır ve O, (davayı çözüp) ayırdedenlerin en iyisidir."
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanıyorum ama siz onun karşısında yalana sarılıyorsunuz. Hemen istediğiniz şey (hak ettiğiniz ceza) benim elimde değildir. Onun kararını sadece Allah verir. O, gerçeği tam olarak ortaya koyar. İyi ile kötüyü en iyi ayıran odur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
De ki "Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum ama siz yalan yanlış şeylere sarılıyorsunuz. Sizin hemen istediğiniz şeyi yapmak benim elimde değildir. Kararı verecek olan sadece Allah'tır. Doğruyu O anlatır, en iyi ayıklamayı da O yapar.
Şaban Piriş
Ve yine de ki: -Ben, Rabbimden gelen apaçık bir belge üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey benim yanımda değildir. Hüküm yalnız Allah'a aittir. O ayıranların en hayırlısı olarak gerçeği anlatır.
Tefhim-ul Kuran
De ki: «Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azab) da yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. O doğru haberi verir ve O ayırd edenlerin en hayırlısıdır.»
Ümit Şimşek
De ki: Ben Rabbimden açık bir delil üzereyim; oysa siz onu yalanladınız. Sizin çabuklaştırılmasını istediğiniz şey benim elimde değildir; hükmü ancak Allah verir. O doğruyu bildirir. Doğru ile eğriyi ayırt edenlerin en hayırlısı da Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O'dur."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Mən Rəbbimdən nazil olan açıq-aydın bir dəlilə əsaslanıram. Siz isə onu təkzib etdiniz. Sizin səbirsizliklə can atdığınız əzab məndə deyildir. Hökm yalnız Allaha məxsusdur. Allah haqqı söyləyir və O, ayırd edənlərin ən yaxşısıdır”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
De: ″Mən Rəbbimdən açıq-aydın bir dəlilə (Qurʼana) istinad edirəm. Siz isə onu yalan hesab etdiniz. Sizin tələm-tələsik istədiyiniz (ilahi əzab) məndə (mənim əlimdə) deyildir. Hökm ancaq Allahındır. Haqqı yalnız O bəyan edər. O (haqla batili) ayırd edənlərin ən yaxşısıdır!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sprich: ʺIch bin mir im klaren über meinen Herrn, an Den ihr nicht glaubt. Es liegt nicht in meiner Macht, die von euch schnell geforderten Strafen Gottes zu erwirken. Die Entscheidung liegt nur bei Gott, Der das Rechte tut. Er ist es, Der die besten Entscheidungen trifft.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sag: Ich halte mich an einen klaren Beweis von meinem Herrn, während ihr Ihn der Lüge bezichtigt. Ich verfüge nicht über das, was ihr zu beschleunigen wünscht. Das Urteil gehört allein Allah. Er berichtet die Wahrheit, und Er ist der Beste derer, die entscheiden.
Almanca — M. A. Rassoul
Sprich: ʺIch folge einem klaren Beweis von meinem Herrn, den ihr als Lüge erklärt. Es liegt nicht in meiner Macht (, herbeizuführen), was ihr zu beschleunigen wünscht. Die Entscheidung liegt nur bei Allah. Er legt die Wahrheit dar, und Er ist der beste Richter.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sag: ʺIch folge doch einem klaren Zeichen von meinem HERRN, während ihr Ihn verleugnet habt. Doch ich verfüge nicht über das, was ihr übereilt haben wollt. Denn die Entscheidung (darüber) unterliegt nur ALLAH. ER spricht dieWahrheit und ER ist Der Beste der Richtenden.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Say to them O Muhammad: "I follow the law I received from Allah, the law illuminating the eyes and imparting spiritual and intellectual enlightenment -the Quran- which you have totally denied". "I do not have control over Allah's punishment which you challenge and impertinently urge that it be hastened on." Decisions lay in the hands of Allah; He declares the truth and He is infinitely the best of all who can decide a question, a matter of doubt or discussion and settle a dispute.
Abdul Haleem
Say, ‘I stand on clear proof from my Lord, though you deny it. What you seek to hasten is not within my power. Judgement is for God alone: He tells the truth, and He is the best of judges.’
Abdullah Yusuf Ali
Say: "For me, I (work) on a clear sign from my Lord, but ye reject Him. What ye would see hastened, is not in my power. The command rests with none but Allah: He declares the truth, and He is the best of judges."
Abul A'la Maududi
Say: 'I take stand upon a clear evidence from my Lord and it is that which you have given the lie to. That which you desire to be hastened is not within my power. Judgement lies with Allah alone. He declares the Truth, and He is the best judge.'
Aisha Bewley
Say: ‘I stand on a Clear Sign from my Lord and yet you have denied it. I do not have in my possession what you are in such haste to bring about. Jurisdiction over it belongs to Allah alone. He tells the truth and He is the Best of Deciders.’
Al-Hilali & Khan
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I am on clear proof from my Lord (Islâmic Monotheism), but you deny it (the truth that has come to me from Allâh). I have not gotten what you are asking for impatiently (the torment). The decision is only for Allâh, He declares the truth, and He is the Best of judges."
Ali Quli Qarai
Say, ‘Indeed I stand on a manifest proof from my Lord and you have denied it. What you seek to hasten is not up to me. Judgement belongs only to Allah; He expounds the truth and He is the best of judges.’
Amatul Rahman Omar
Say, `Surely, I take my stand upon clear guidance from my Lord while you have cried lies to it. I have no power over that (punishment) which you seek to hasten before its (fixed time. The judgment rests with none but Allâh. He declares the true judgment and He is the Best of deciders (as to whom, when and how to punish).'
Arthur John Arberry
Say: 'I stand upon a clear sign from my Lord, and you have cried lies to it. Not with me is that you seek to hasten; the judgment is God's alone. He relates the truth, and He is the Best of deciders.'
Bijan Moeinian
Say: "I [believe and] rely upon the clear revelations of the same Lord that you have chosen to deny. It is not in my power to accelerate the punishment of your disobedience that you [mockingly] ask me to subject you to [as a miracle and sign of my prophet hood.] It is God who will decide [when to subject you to your punishment] and He is the best decision maker."
E. Henry Palmer
Say, 'I stand on a manifestation from my Lord, which ye call a lie. I have not with me what ye fain would hasten on, ???MISSING???
Edip-Layth
Say, "I am on a proof from my Lord and you have denied it. I do not have what you hasten towards; the judgment is with God only; He carves out the truth, and He is the best analyzer."
George Sale
Say, 'I take my stand on a clear evidence from my Lord and you reject it. That which you desire to be hastened is not in my power. The decision rest with Allah alone. He explains the truth and He is the Best of Judges.'
Hamid S. Aziz
Say, "I rely on a manifestation (proofs) from my Lord, which you deny. I have not with me that for which you are impatient. The decision is a matter for Allah alone, He declares the Truth and He is the best of Judges."
Mahmoud Ghali
Say, "Surely I am on a supreme evidence from my Lord and you have cried lies to it. In no way do I have whatever you seek to hasten; decidedly the judgment is with none except Allah. He narrates the Truth, and He is The Most Charitable of verdict givers."
Marmaduke Pickthall
Say: I am (relying) on clear proof from my Lord, while ye deny Him. I have not that for which ye are impatient. The decision is for Allah only. He telleth the truth and He is the Best of Deciders.
Mohamed Ahmed - Samira
Tell them: "A clear proof has come to me from my Lord, and Him you deny. But what you wish to be hastened is not within my power. The judgement is only God's. He unfolds the Truth, and is the best of judges."
Muhammad Asad
Say: "Behold, I take my stand on a clear evidence from my Sustainer-and [so] it is to Him that you are giving the lie! Not in my power is that which [in your ignorance] you so hastily demand: judgment rests with none but God. He shall declare the truth, since it is He who is the best judge between truth and falsehood."
Mustafa Khattab
Say, ˹O Prophet,˺ "Indeed, I stand on a clear proof from my Lord—yet you have denied it. That ˹torment˺ you seek to hasten is not within my power. It is only Allah Who decides ˹its time˺. He declares the truth. And He is the Best of Judges."
Progressive Muslims
Say: "I am on a clarity from my Lord and you have denied it. I do not have what you hasten towards; the judgment is with God only; He carves out the truth, and He is the best decider."
Sahih International
Say, "Indeed, I am on clear evidence from my Lord, and you have denied it. I do not have that for which you are impatient. The decision is only for Allah. He relates the truth, and He is the best of deciders."
Sam Gerrans
Say thou: “I am upon clear evidence from my Lord, and you have denied it. I have not that which you seek to hasten; judgment is but for God. He relates the truth, and He is the best to decide.”
Shabbir Ahmed
Say, "I have a manifest Proof from my Lord that you deny. I do not control the retribution you challenge me to bring. Judgment belongs to none but Allah. And no one has the Ultimate Rule. He declares the Truth and He is the Best of deciders."
Syed Vickar Ahamed
Say: "For me, I (work) on a clear Sign from my Lord, but if you reject it, what (punishment) you would see hastened, is not in my power. The Command rests with none but Allah: He declares the Truth and He is the Best of judges."
Taqi Usmani
Say, "I am on clear guidance from my Lord, and you have cried lies to it. That which you demand to be hastened is not up to me. The Decision belongs to none but Allah. He relates the Truth and He is the best of all judges.
The Monotheist Group
Say: "I am on a clarity from my Lord and you have denied it. I do not have what you hasten towards; the judgment is with God only; He narrates the truth, and He is the best decider."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Dis: ʺJe mʹappuie sur une preuve évidente de la part de mon Seigneur, et vous avez traité cela de mensonge. Ce (le châtiment) que vous voulez hâter ne dépend pas de moi. Le jugement nʹappartient quʹà Allah: Il tranche en toute vérité et Il est le meilleur des juges.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bibêje: Bêguman ez ji cem Perwerdegarê xwe ve li ser rêkeke aşkera me û we bawerî pê neanî. Ew ezabê ku hûn divên bi lez bi ser we de bê, ne li ba min e. Ferman tenê ya Xwedê ye. Ew rastiyê tîne zimên û ew çêtirînê heqvebiran e (ku heqan ji hev diqetîne).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zeg: ʺIk steun op een duidelijk bewijs van mijn Heer en jullie loochenen het. Ik heb geen macht over dat wat jullie zouden willen verhaasten. Het oordeel komt alleen God toe. Hij vertelt de waarheid en Hij is de beste van de beslissers.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeg: ik houd mij aan de verklaring, die ik van mijnen Heer heb ontvangen: doch gij hebt logens nopens hem uitgedacht. Wat gij wilt dat verhaast zal worden, is niet in mijne macht; het oordeel behoort alleen aan God. Hij zal de waarheid doen kennen, en hij is de beste beslisser.
Hollandaca — Siregar
Zeg (O Moehammad): ʺVoorwaar, ik berust mij op een duidelijk bewijs van mijn Heer en jullie loochenen bet, ik heb (geen macht) over wat jullie willen verhaasten. Voorwaar, het oordeel is alleen aan Allah, Hij verklaart de Waarheid en Hij is de Beste van de Oordelaars.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Поистине, я (опираюсь) на ясное знамение [доказательство] от своего Господа (которое Он дал мне откровением), а вы считаете это ложью. Нет у меня того, с чем вы торопите [не могу я ускорить наказание Аллаха для вас]. Решение (о наказании и о другом) – только у Аллаха: рассказывает Он истину, и Он – лучший из разъясняющих [Он, по Своей мудрости, разделяет истину от лжи]!»
Rusça — Osmanov
Скажи: ʺЯ следую ясному знамению, ниспосланному Господом моим, а вы отрицаете Его. Я не властен в том, что вы просите ускорить, ибо решение [об этом] выносит только Аллах, который отличает истину [от лжи] - никто так хорошо не различит их, как Онʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Säg: ʺJag stöder mig på ett klart vittnesbörd från min Herre - och detta (vittnesbörd) avvisar ni! Jag har inte makt över det som ni så otåligt begär att jag skall påskynda; det är Gud ensam som dömer och Han skall meddela (oss) sanningen; ingen kan som Han skilja (sanningen från lögnen).ʺ