De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

قُلْ هَلُمَّ شُهَدَاءَكُمُ الَّذِينَ يَشْهَدُونَ اَنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ هٰذَا فَاِنْ شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَالَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَهُمْ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

ḳul helumme şuhedā'ekumu (e)lleƶīne yeşhedūne enne (a)llahe Harrame hāƶā fe in şehidū fe lā teşhed meǎhum ve lā tettebiǎ' ehvā'e (e)lleƶīne keƶƶebū bi āyātinā ve(e)lleƶīne lā yu'minūne bi l-āḣirati ve hum bi rabbihim yeǎ'dilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2هَلُمَّhelummeل م مToplamak, biriktirmek, yığmak, bir araya getirmek, açgözlülükle almak, küçük suçlar, istem dışı suçlar, küçük hatalar, kasıtsız günahlarhaydi getirin
3شُهَدَاءَكُمُşuhedā'ekumuش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.tanrılarınızı
4الَّذِينَ(e)lleƶīneo ki
5يَشْهَدُونَyeşhedūneش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidlik edecek
6اَنَّenne
7اللّٰهَ(a)llaheAllah'ın
8حَرَّمَHarrameح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.yasakladığına
9هٰذَاhāƶābunu
10فَاِنْfe ineğer
11شَهِدُواşehidūش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidlik ederlerse
12فَلَاfe lā
13تَشْهَدْteşhedش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.sen şahidlik etme
14مَعَهُمْmeǎhumonlarla beraber
15وَلَاve lāve
16تَتَّبِعْtettebiǎ'ت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyma
17اَهْوَٓاءَehvā'eه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayallerkeyiflerine
18الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
19كَذَّبُواkeƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlayan(ların)
20بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizi
21وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselerin
22لَا
23يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inanmayanların
24بِالْاٰخِرَةِbi l-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirete
25وَهُمْve humve onlar
26بِرَبِّهِمْbi rabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerine
27يَعْدِلُونَyeǎ'dilūneع د لAdil ve hakkaniyetli davranmak, eşitlik ve orantıyla hareket etmek, uygun şekilde düzenlemek, göreli büyüklüğe göre ayarlamak, adaleti tesis etmek, eşit tutmak, eşdeğer ödemek, doğru şekilde düzenlemek, düzeltmek, doğru yoldan sapmak, yan çizmek, yoldan çıkmak. adlun - adalet, hakkaniyet, doğruluk, karşılık, fidye, eşdeğer, tazminat, onun yerine.eş tutmaktadırlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Allah'ın, şunu harâm ettiğine tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım. Fakat gelirler de tanıklık ederlerse sen, onlarla berâber tanıklık etme ve putları, Rableriyle bir tutup âhirete inanmayarak âyetlerimizi yalanlayanların dileklerine uyma.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Allahʼın, şunu harâm ettiğine tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım. Fakat gelirler de tanıklık ederlerse sen, onlarla berâber tanıklık etme ve putları, Rableriyle bir tutup âhirete inanmayarak âyetlerimizi yalanlayanların dileklerine uyma.

Adem Uğur

De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.

Ahmed Hulusi

De ki: "Hadi, Allah şunu haram etmiştir diye şahitlik eden şahitlerinizi getirin!". . . Eğer şahitlik ettiler ise, sen onlar ile beraber şahitlik etme. . . (Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanların ve geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenlerin boş hayallerine tabi olma! Onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar.

Ahmet Tekin

'Allah şunu yasak etti diyen, bilgi sahibi şâhitlerinizi, önderlerinizi getirin. Eğer onlar şâhitlik ederlerse, sen onlarla birlikte olup şâhitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete, ebedî yurda iman etmeyenlerin şahsî arzu ve ihtiraslarına, bâtıla uyma. Onlar, başkalarını Rablerine denk tutuyorlar.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Allah'ın bunları haram kıldığına şahitlik eden şahitlerinizi getirin.' Onlar şahitlik edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma. Onlar başkalarını Rabblerine denk tutmaktadırlar.

Ali Bulaç

De ki: "Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar, şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.

Ali Fikri Yavuz

Onlara söyle: “- Bu haram saydıklarınızı, Allah haram ettiğine dair şahidlik edecek olan şahidlerinizi getirin.” Eğer onlar, yalan yere şahidlik ederlerse, sen onlarla beraber bulunup kendilerini tasdik etme. Âyetlerimizi yalan sayanların, ahirete inanmıyanların arzularına tabi olma. Onlar, Rablerine putları eş tutuyorlar.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın, bunları yasakladığına tanıklık edecek tanıklarınızı getirin!" Tanıklık ederlerse, onlarla birlikte tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve sonsuz yaşama inanmayanların isteklerine uyma. Onlar, Efendilerine, başkalarını ortaklar koşuyorlar.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getiriniz!" Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar Rabblerine eş tutuyorlar.

Bekir Sadak

De ki: «Allah'in bunu haram kildigina sahidlik edecek sahidlerinizi getirin". sahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sozlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanlarin ve ahirete inanmayanlarin heveslerine uyma; onlar Rablerine baskalarini esit tutuyorlar. *

Celal Yıldırım

De ki: Allah'ın bunu haram kıldığına tanıklık edecek şahitlerinizi haydi getirin ! Eğer şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; bizim âyetlerimizi yalanlayanların ve Âhirete de inanmayanların heveslerine uyma ; onlar (putlarını) Rablerine denk tutarlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Allah şunu yasak etti diye şahitlik edecek tanıklarınızı getirin.” Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte (bu yalana) şahitlik etme; âyetlerimizi yalan sayanların ve âhiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar rablerine başkalarını eş tutuyorlar.

Diyanet İşleri

De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Allah'ın bunu haram kıldığına şahidlik edecek şahidlerinizi getirin'. Şahidlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların heveslerine uyma; onlar Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar.

Diyanet Vakfi

De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Haydi, Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin.». Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. Çünkü onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Haydi, Allah'ın bunu haram kıldığına şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!" Eğer gelir, şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme, ayetlerimizi yalanlayanların, o ahirete inanmayanların çarpık arzularına uyma! Nasıl uyarsın ki, onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin, de: Allah bunu haram etti diye şehadet edecek şahidlerinizi getirin, eğer gelir şehadet ederlerse sen onlarla beraber şehadet etme, ayetlerimizi tekzib edenlerin, o Ahırete inanmıyanların hevalarına tabi' olma, nasıl olursun ki bunlar rablarına başkasını denk tutuyorlar

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş tutuyorlar.

Fizilal-il Kuran

De ki; Allah'ın bu yasakları koyduğuna şahitlik edecek tanıklarınızı getiriniz bakalım. Eğer onlar bu yolda şahitlik ederlerse, sakın şahitliklerini onaylama. Ayetlerimizi yalanlayanların, ahirete inanmayanların ve Rabblerine eş koşanların keyfi arzularına uyma.

Gültekin Onan

De ki: "Gerçekten Tanrı'nın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların hevalarına uyma; onlar [birtakım güçleri ve varlıkları] rablerine denk tutmaktadırlar.

Hamdi Döndüren

De ki: “Haydi, Allah’ın bunu yasakladığına tanıklık edecek tanıklarınızı getirin!” Eğer onlar yine de tanıklık ederlerse, sen onlarla birlikte tanıklık etme! Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların tutkularına uyma! Çünkü onlar, Rablerine başkalarını denk tutuyorlar!

Hasan Basri Çantay

"(Haydin), de, muhakkak Allah bunu haram etdi diye bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin". Eğer onlar (yalan yere) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber olub da (sözlerini) tasdıyk etme. Ayetlerimizi yalan sayanların, ahirete de inanmayanların heva (ve heves) ine uyma. Onlar (putlarını) Rableriyle bir sayarlar.

Hasib Asutay

De ki: Haydi Allah şunu haram etti diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayan ve âhirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Haydi, 'Şübhesiz Allah bunu haram kıldı’ diye şâhidlik edecek şâhidlerinizi getirin!' Buna rağmen şâhidlik ederlerse, sakın onlarla berâber şâhidlik etme! Hem âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete îmân etmeyenlerin (nefsî) arzularına uyma! Çünki onlar, (putları) Rablerine denk tutuyorlar.

İbni Kesir

De ki: Muhakkak Allah, şunu haram kıldı diye, bildiğini söyleyecek şahidlerinizi getirin. Eğer onlar şahidlik ederlerse; sende onlarla beraber olup tasdik etme. Onlar Rabblarına başkalarını denk tutuyorlar.

Mehmet Okuyan

De ki: “Allah şunu yasakladı diye şahitlik edecek şahitlerinizi getirin!” Onlar (yalan yere) şahitlik ederlerse, sen onlarla birlikte şahitlik etme! Ayetlerimizi yalanlayan ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar, (başka varlıkları) Rablerine denk tutuyorlar.

Muhammed Esed

De ki: "Allahın (bütün) bunları yasakladığına dair şahitlik yapacak şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar (çekinmeden yalan) şahitlik yaparlarsa sakın onların bu düzmece şahitliklerine katılmayın; ve mesajlarımızı yalanlayanların, öteki dünyaya inanmayanların ve başka güçleri Rablerine denk görenlerin hatalı görüşlerine uymayın!

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Haydi, Allah'ın bütün bunları haram kıldığına tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım!" Eğer onlar yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların bu tanıklığını onaylama ve mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete inanmayacakların keyfi düşüncelerine uyma! Zira onlar, mevhum güçleri Rablerine denk tutuyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Haydi, 'Allah Teâlâ bunları muhakkak haram kıldı' diye şehâdet edecek olan şahitlerinizi getiriniz.» Şayet onlar şehâdet ederlerse sen onlar ile beraber şehâdette bulunma ve âyetlerimizi tekzîp edenlerin ve ahirete inanmayanların hevâlarına tâbi olma. Ve onlar, başkalarını Rablerine denk tutarlar.

Ömer Öngüt

De ki: “Allah'ın bunu haram ettiğine dair şâhitlik edecek şâhitlerinizi getirin. ” Eğer onlar şâhitlik ederlerse, sen onlarla beraber şâhitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların hevâ ve heveslerine uyma. Onlar (taptıklarını) Rablerine denk tutuyorlar.

Suat Yıldırım

"Haydi" de, "Allah’ın bunu haram kıldığına dair tanıklık edecek şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar yalan yere şahitlik ederlerse, sakın sen onlarla birlikte tanıklık etme.Âyetlerimizi yalan sayanların ve âhireti tasdik etmeyenlerin keyiflerine uyma!Nasıl uyarsın ki onlar başkalarını, kendilerinin Rabbi olan Allah’a eşit tutmaktadırlar.

Süleyman Ateş

De ki: "Haydi Allah'ın bunu yasakladığına şahidlik edecek tanrılarınızı getirin." Eğer (onlar) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber şahidlik etme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. (Nasıl uyarsın ki) onlar, Rablerine eş tutmaktadırlar.

Süleymaniye Vakfı

De ki "Şunları Allah'ın haram kıldığına şahitlik eden şahitlerinizi getirin." Eğer şahitlik ederlerse, sakın onlarla birlikte şahitlik etme. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar (kendilerini veya başkalarını) Rablerine denk tutarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Sizin haram kıldıklarınızı haram kılanın aslında Allah olduğuna dair şahitlerinizi getirin bakalım. Eğer şahitlik ederlerse onlarla birlikte bulunarak sakın ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanların arzularına uyma. Çünkü Ahirete inanmayanlar, kendilerini Rablerine denk tutarlar.

Şaban Piriş

De ki: -Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin. (Yalan yere) şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rab'lerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin.» Şayet onlar,şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku) larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.

Ümit Şimşek

De ki: Bunları Allah'ın haram ettiğine tanıklık edecek bütün şahitlerinizi getirin. Ancak onlar şahitlik etseler bile sen onlarla şahitlik etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhirete inanmayıp da başkalarını Rablerine denk tutanların heveslerine uyma.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Şahidlərinizi gətirin şəhadət versinlər ki, bunu Allah haram buyurmuşdur”. Əgər onlar şəhadət versələr, sən onlarla birlikdə şəhadət vermə. Ayələrimizi yalan sayanların və axirətə inanmayanların istəklərinə uyma. Onlar başqalarını öz Rəbbinə tay tuturlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Bunu (haram saydıqlarınızı) Allah haram buyurmuşdur deyə, şəhadət verəcək şahidlərinizi gətirin!″ Şayəd onlar (yalandan) şahidlik etsələr, sən onlarla birlikdə şahidlik etmə, ayələrimizi yalan hesab edənlərin və axirətə inanmayanların nəfslərinin istəklərinə uyma. Onlar (bütləri) öz Rəbbinə tay tutarlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sage ihnen: ʺBringt eure Zeugen herbei, die bezeugen können, daß Gott verboten hat, was ihr behauptet!ʺ Wenn sie es bezeugen, so glaube es nicht! Folge nicht den Launen derjenigen, die Unsere eindeutigen Zeichen für Lügen halten, die nicht an das Jenseits glauben und Gott andere Gottheiten beigesellen, die sie für Seinesgleichen halten!

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Bringt eure Zeugen her, die bezeugen, daß Allah dies verboten hat! Wenn sie (es) dann bezeugen, so bezeuge (es) nicht mit ihnen. Und folge nicht den Neigungen derjenigen, die Unsere Zeichen für Lüge erklären und die nicht an das Jenseits glauben und ihrem Herrn (andere) gleichsetzen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺHer mit euren Zeugen, die bezeugen, Allah habe dies verboten!ʺ Wenn sie (dies) bezeugen, so lege du nicht mit ihnen Zeugnis ab und folge nicht den Neigungen derer, die Unsere Zeichen für Lüge erklärt haben, und (den Neigungen) derer, die nicht an das Jenseits glauben und die andere Wesen ihrem Herrn gleichsetzen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺBringt eure Zeugen herbei, die bezeugen, daß ALLAH dies sicher für haram erklärte.ʺ Und sollten sie ein Zeugnis ablegen, so bezeuge es nicht mit ihnen, und folge nicht den Neigungen derjenigen, die Unsere Ayat verleugnen, und derjenigen, die den Iman an das Jenseits nicht verinnerlichen. Und diese setzen ihrem HERRN etwas Ebenbürtiges bei.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Bring your witnesses who are able to testify that Allah has forbidden all that you presumed He has". And should they bear witness to this effect, then do not give credence to their testimony, they are lying, nor act upon their desires or the desires of those denying Our revelations and signs and the truth of the Hereafter who equalize Allah, with creatures of their fancy incorporating them with Him as a corporate deity.

Abdul Haleem

Say, ‘Bring your witnesses to testify that God has forbidden all this.’ If they do testify, do not bear witness with them. Do not follow the whims of those who have denied Our revelation, who do not believe in the Hereafter, and who set up equals with their Lord.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Bring forward your witnesses to prove that Allah did forbid so and so." If they bring such witnesses, be not thou amongst them: Nor follow thou the vain desires of such as treat our signs as falsehoods, and such as believe not in the Hereafter: for they hold others as equal with their Guardian-Lord.

Abul A'la Maududi

Say to them: 'Call your witnesses to testify that Allah forbade such-and-such.' Then if they do testify, neither testify with them nor follow the desires of those who have given the lie to Our signs and who do not believe in the Hereafter and set up equals with their Lord.

Aisha Bewley

Say: ‘Produce your witnesses to testify that Allah made this haram. ’ If they do testify, do not testify with them and do not follow the whims and desires of people who deny Our Signs, and who do not have iman in the Next World and make others equal to their Lord.

Al-Hilali & Khan

Say: "Bring forward your witnesses, who can testify that Allâh has forbidden this. Then if they testify, testify not you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) with them. And you should not follow the vain desires of such as treat Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) as falsehoods, and such as believe not in the Hereafter, and they hold others as equal (in worship) with their Lord."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Bring your witnesses who may testify that Allah has forbidden this. ’ So if they testify, do not testify with them, and do not follow the desires of those who deny Our signs, and those who do not believe in the Hereafter and equate [others] with their Lord.

Amatul Rahman Omar

Say, `Bring your witnesses who can testify that Allâh has forbidden the thing (you forbid yourselves). ' Then supposing they testify this, do not bear them out, nor follow the caprice of those who treat Our Messages as lies and who do not believe in the Hereafter and who set up equals to their Lord.

Arthur John Arberry

Say: 'Produce your witnesses, those who testify God has forbidden this. ' Then if they testify, bear not witness with them; and do not thou follow the caprices of those who cried lies to Our signs, and who believe not in the world to come, and ascribe equals to their Lord.

Bijan Moeinian

Say: "Bring those witnesses of yours who claim that God has prohibited such and such thing. " If they [go so far that they] come up with such witnesses [who are willing to falsely testify, ] Do not join them; you should never follow the vain desires of those who deny My Revelations [and come up with their own falsified commandments which they attribute to God,] do not believe in Hereafter and raise the others [such as Jesus Christ] to the level of God.

E. Henry Palmer

Say, 'Come on then with your witnesses, who bear witness that God has prohibited these!' but if they do bear witness, bear thou not witness with them; nor follow the lust of those who say our signs are lies, and those who do not believe in the last day, or those who for their Lord make peers.

Edip-Layth

Say, "Bring forth your witnesses who bear witness that God has forbidden this." If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our signs, and those who do not acknowledge the Hereafter; and they make equals with their Lord!

George Sale

Say, produce your witnesses, who can bear testimony that God hath forbidden this. But if they bear testimony of this, do not thou bear testimony with them, nor do thou follow the desires of those who accuse our signs of falsehood, and who believe not in the life to come, and equalize idols with their Lord.

Hamid S. Aziz

Say, "Bring forward your witnesses to prove that Allah has forbidden these!" But if they do bring such witnesses, bear you not witness with them; nor follow the vain desires of those who say Our Signs (revelations) are lies, and those who believe not in the Hereafter, or those who for their Lord make equals.

Mahmoud Ghali

Say, "Bring forward your witnesses who bear witness that Allah has prohibited this. " So, in case they bear witness, (then) do not bear witness with them, and do not ever follow the prejudices of the ones who have cried lies to Our signs, and the ones who do not believe in the Hereafter, and they (unjustly) set up equals to their Lord.

Marmaduke Pickthall

Say: Come, bring your witnesses who can bear witness that Allah forbade (all) this. And if they bear witness, do not thou bear witness with them. Follow thou not the whims of those who deny Our revelations, those who believe not in the Hereafter and deem (others) equal with their Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "Bring your witnesses to testify that God has forbidden this (and this). " Then even if they testify, you should not testify with them; and do not follow the wishes of those who deny Our signs and believe not in the Hereafter, and make others the equal of their Lord.

Muhammad Asad

Say: "Bring forward your witnesses who could bear witness that God has forbidden [all] this!" -and if they bear witness [falsely], do not bear witness with them; and do not follow the errant views of those who have given the lie to Our messages, nor of those who believe not in the life to come, and who regard other powers as their Sustainer's equals!

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Bring your witnesses who can testify that Allah has forbidden this." If they ˹falsely˺ testify, do not testify with them. And do not follow the desires of those who deny Our proofs, disbelieve in the Hereafter, and set up equals with their Lord.

Progressive Muslims

Say: "Bring forth your witnesses who bear witness that God has forbidden this. " If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our revelations, and those who do not believe in the Hereafter; and they make equals with their Lord!

Sahih International

Say, [O Muúammad], "Bring forward your witnesses who will testify that Allah has prohibited this. " And if they testify, do not testify with them. And do not follow the desires of those who deny Our verses and those who do not believe in the Hereafter, while they equate [others] with their Lord.

Sam Gerrans

Say thou: “Bring your witnesses who bear witness that God has made this unlawful.” Then if they bear witness, bear thou not witness with them; and follow thou not the vain desires of those who deny Our proofs and those who believe not in the Hereafter; and they ascribe equals to their Lord.

Shabbir Ahmed

Say, "Come, bring forward your witnesses who can bear witness that Allah forbade all this. And if they bear witness falsely, do not bear witness with them. You shall not follow the opinions of those who deny our Revelations, nor of those who believe not in the life to come, and deem others equal with their Lord.

Syed Vickar Ahamed

Say: "Bring forward your witnesses to prove that Allah did forbid such and such. " Even if they bring such witnesses, you do not be among them, nor you follow their vain desires, desires of those who treat Our Signs as lies, and of those who do not believe in Hereafter: And they hold others as equal with their guardian-Lord.

Taqi Usmani

Say, "Bring your witnesses who testify that Allah has prohibited this." Then, if they testify, (O prophet), do not be a witness to them, and do not follow the desires of those who have given the lie to Our signs and those who do not believe in the Hereafter, and who equate others with their Lord.

The Monotheist Group

Say: "Bring forth your witnesses who bear witness that God has made this unlawful." If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our revelations, and those who do not believe in the Hereafter; and they make equals with their Lord!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺAmenez vos témoins qui attesteraient quʹAllah a interdit cela.ʺ Si ensuite ils témoignent, alors toi, ne témoigne pas avec eux et ne suis pas les passions de ceux qui traitent de mensonges Nos signes et qui ne croient pas à lʹau-delà, tandis quʹils donnent des égaux à leur Seigneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: De haydê şahidên xwe bînin; ew ên ku şahdehiyê didin ku Xwedê ev tiştên han heram kirine. Êdî eger li ser vê yekê bibine şahid vêca tu digel wan nebe şahid. Nede dûv hewesên wan kesên ku ayetên me înkar dikin û wan kesên ku bi axretê bawerî nayînin û ew ji Rebê xwe re şirîkan çêdikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺKomt op met jullie getuigen die kunnen getuigen dat God dit verboden heeft.ʺ Maar als zij getuigenis afleggen, getuig dan niet met hen en volg de neigingen niet van hen die Onze tekenen loochenen en niet van hen die niet in het hiernamaals geloven en zeggen dat hun Heer gelijken heeft.

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺKomt met jullie getuigen die kunnen getuigen dat Allah dat verboden heeft verklaard.ʺ Als zij dan getuigen, getuig dan niet met hen. En volg niet de begeerten van degenen die Onze Verzen loochenen, en evenmin degenen die niet in het Hiernamaals geloven, terwijl zij deelgenoten toekennen aan hun Heer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Приведите ваших свидетелей, которые засвидетельствуют, что Аллах запретил это [то, что вы называете запретным]!» Если они [приведенные свидетели] и засвидетельствуют (сказав ложь), то ты не свидетельствуй вместе с ними [не признавай это истиной] и не следуй за прихотями тех, которые отвергли Наши знамения (запретив то, что Аллах дозволил и дозволив то, что Он запретил) и которые не веруют в Вечную жизнь и они к Господу своему приравнивают (других)!

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺЗовите ваших свидетелей, которые засвидетельствуют, что Аллах запретил [есть] то [, что вы называете]ʺ. И если даже они засвидетельствуют [то], ты к ним не присоединяйся и не потворствуй прихотям тех, которые отвергают Наши знамения и не веруют в потустороннюю жизнь. Они-то и приравнивают к Господу своему [другие божества].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺKalla fram era vittnen som kan bekräfta att Gud har förbjudit detta.ʺ Om de vittnar, vittna då inte tillsammans med dem och foga dig inte efter vad de önskar och tycker som påstår att Våra budskap är lögn och som inte tror på ett evigt liv och sätter andra vid sin Herres sida.ʺ