O, ilk ve sondur. Zahir ve Batın'dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

huve l-evvelu ve l-āḣiru ve Z-Zāhiru ve l-bāTinu ve huve bi kulli şey'in ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هُوَhuveO
2الْاَوَّلُl-evveluا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilktir
3وَالْاٰخِرُve l-āḣiruا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımve sondur
4وَالظَّاهِرُve Z-Zāhiruظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmakve zahirdir
5وَالْبَاطِنُve l-bāTinuب ط نKarnı şişkin olmak, şişmek, göbeklenmek, karın, iç kısım, gizli anlam, derinlik, vadi, iç yüz, batınve batındır
6وَهُوَve huveve O
7بِكُلِّbi kulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
8شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
9عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve odur her şeyden önce var olan ve her şeyden sonra kalan ve her şeye üstün olup delilleriyle bilinen ve her şeyi bilen de duygularla bilinmeyen ve o, her şeyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve odur her şeyden önce var olan ve her şeyden sonra kalan ve her şeye üstün olup delilleriyle bilinen ve her şeyi bilen de duygularla bilinmeyen ve o, her şeyi bilir.

Adem Uğur

O ilktir, sondur, zahirdir, batındır. O, her şeyi bilendir.

Ahmed Hulusi

"HU"dur, Evvel, Ahir, Zahir, Batın ("HU"dan gayrı olarak hiçbir şey yoktur)! O Bi-külli şey'in (Esma'sıyla her şey'i yaratmış olan olarak) Aliym'dir (Bilen'dir şeylerin tamamını)!

Ahmet Tekin

O, başlangıcı olmayan ezelî ilk varlıktır, bâki olan ebedî varlıktır, varlığı sayısız delillerle açık, kudreti, üstünlüğü, hükümranlığı aşikârdır. Her şeyde gizlidir, her şeyin içyüzünü bilir. Her şey O’nun bilgisi, planı, iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.

Ahmet Varol

O evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. [1] O her şeyi bilendir.

Ali Bulaç

O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O, her şeyi bilendir.

Ali Fikri Yavuz

O, (her şeyden önce mevcud olan) evveldir; ve (her şey helâk olduktan sonra geriye kalacak) âhirdir. (Varlığı sayısız delillerle) zâhirdir ve (akılların idrak edemiyeceği zatı ise) bâtındır. O, her şeyi bilendir.

Ali Rıza Safa

O, Başlangıcı Olmayandır; Sonsuz Olandır. Her Şeyde Görünendir; Gözlerden Gizlenendir. Çünkü O, her şeyi Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

O, ilktir, sondur, açık olandır, gizli olandır. O, her şeyi bilendir.

Bekir Sadak

O her seyden oncedir; kendisinden sonraya hicbir seyin kalmiyacagi son'dur; varligi asikardir; gercek mahiyeti insan icin gizlidir. O her seyi bilir.

Celal Yıldırım

O, Evvel'dir (O'ndan önce hiçbir şey yoktur ve O'nun öncesi de yoktur). Âhir'dir (her şey O'nda son bulur, O'nun sonu ve sınırı yoktur). Zâhir'dir (sıfatlarının tezahürüyle, ilim ve kudretinin tecelli ve eserleriyle varlığı ortada açık olarak bilinmektedir). Bâtın'dır (zâtı ve mahiyeti kavranamaz, niceliği ve nasıltığı bilinemez, idrâk edilemez). O, her şeyi bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O, evvel ve âhir, zâhir ve bâtındır. O her şeyi bilir.

Diyanet İşleri

O, ilk ve sondur. Zahir ve Batın'dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

O her şeyden öncedir; kendisinden sonraya hiçbir şeyin kalmayacağı son'dur; varlığı aşikardır; gerçek mahiyeti insan için gizlidir. O her şeyi bilir.

Diyanet Vakfi

O ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. O, her şeyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır. O herşeyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, ilk ve sondur; görünen ve görünmeyendir. Hem O her şeyi bilendir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Odur, evvel-ü ahir ve zahir-ü batın, hem o her şey'e alimdir

Erhan Aktaş

O, Evvel'dir ve Ahir'dir; Zahir'dir, Batın'dır. Ve O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, Evvel'dir ve Âhir'dir; Zahir'dir, Batın'dır. Ve O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, Evvel'dir ve Âhir'dir; Zahir'dir, Batın'dır. Ve O, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

O hem ilktir hem sondur; hem açıktır hem gizlidir. O herşeyi bilir.

Gültekin Onan

O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O, her şeyi bilendir.

Hamdi Döndüren

O, ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. O, her şeyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

O, hem evveldir, hem ahirdir, hem zaahirdir, hem baatındır. O, herşey'i kemaliyle bilendir.

Hasib Asutay

O ilktir, sondur, zahirdir, batındır. O, her şeyi bilendir. (1) (1. Başlangıcı ve sonu yoktur, varlığı delillerle açıktır, zatı ve niteliği ise akıl ve duyguların idrakinden gizlidir.)

Hayrat Neşriyat

O, Evvel (herşeyden önce var olan)dır, Âhir (herşeyin helâkinden sonra bâki kalan)dır, Zâhir (delilleriyle varlığı apaçık olan)dır ve Bâtın (akılların O’nu idrâk edemediği, Zât’ının hakikati bilinmeyen)dir. Ve O, herşeyi hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

O; hem Evvel'dir, hem Ahir'dir, hem Zahir'dir, hem Batın'dır. Ve O; her şeyi bilendir.

Mehmet Okuyan

O ilktir, sondur; apaçıktır, içkindir. O her şeyi bilendir.

Muhammed Esed

O, İlk ve Sondur; hem Dış Görüntüdür hem İç Gerçeklik ve O, her şeyin bilgisine sahiptir.

Mustafa İslamoğlu

el-Evvel ve el-Ahir'dir; ez-Zahir ve el-Batın'dır; ve O her şeyi en iyi bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(2-3) Göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir. Diriltir ve öldürür ve O, her şey üzerine tamamen kâdirdir. O, evveldir ve ahirdir ve zahirdir ve batındır ve O, her şeye alîmdir.

Ömer Öngüt

O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır. O, her şeyi bilendir.

Suat Yıldırım

Evvel O’dur, Âhir O. Zahir O’dur, Batın O! O her şeyi hakkıyla bilir.

Süleyman Ateş

O, ilktir (kendisinden önce hiçbir varlık yoktur,) sondur (kendisinden sonra hiçbir varlık yoktur. Her şey yok olurken O kalacaktır,) zahirdir (delilleriyle varlığı gün gibi açıktır,) batındır (zatının hakikati gizlidir, akıllar O'nun özünü idrak edemez,) O, her şeyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı

O, evvel (varlığının başlangıcı olmayan), ahir (varlığının sonu olmayan), zahir (varlığı açık olan) ve batın (hiçbir varlığın tam manasıyla kavrayamayacağı yapıya sahip) olandır. O, her şeyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İlk O'dur, sonraki de O. Açıkta olan O'dur, duyulardan uzak olan da O'dur. O, her şeyi bilendir.

Şaban Piriş

İlk ve son O'dur. Ortaya koyan ve gizleyen de O'dur. O, her şeyi bilendir.

Tefhim-ul Kuran

O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Bâtındır. O, her şeyi bilendir.

Ümit Şimşek

Evvel de Odur, Âhir de. Zâhir de Odur, Bâtın da. O herşeyi hakkıyla bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Evvel'dir O, başlangıcı yoktur; Ahir'dir O, sonu yoktur; Zahir'dir O, her şeyde belirir; Batın'dır O, gözlerden gizlenmiştir. Her şeyi en güzel biçimde bilendir o.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əvvəl də, Axır da, Zahir də, Batin də Odur. O, hər şeyi bilir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əvvəl də, axır da, zahir də, batin də Odur. O, hər şeyi biləndir! (Allah Öz əzəli elmi və qüdrəti ilə hər şeyi görüb bildiyi halda, Özü görünməz, dərkolunmazdır. Allahın varlığı aşkar, mahiyyəti isə tamamilə gizlidir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist der Erste und der Letzte, der Sichtbare, der Verborgene. Sein Wissen umfaßt alles.

Almanca — Der Edle Quran

Er ist der Erste und der Letzte, der Offenbare und der Verborgene. Und Er weiß über alles Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

Er ist der Erste und der Letzte, der Sichtbare und der Verborgene, und Er ist der Kenner aller Dinge.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER ist Der immer Dagewesene, Der immer Bleibende, Der Offenkundige und Der Inwendige. Und ER ist über alles allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is the First and the Foremost, He is the Last and the Utmost, He is infinite, He is beyond and above all, yet exposed to the mental view and accessible to appeals, and He is beyond and below all to give support to all in all; His marvels are inherent in the whole and He is the Omnipresent Who holds prescience of all events, He is the ultimate goal and He is AL-Alim (the Omniscient) who knows all.

Abdul Haleem

He is the First and the Last; the Outer and the Inner; He has knowledge of all things.

Abdullah Yusuf Ali

He is the First and the Last, the Evident and the Immanent: and He has full knowledge of all things.

Abul A'la Maududi

He is the First and the Last, and the Manifest and the Hidden, and He has knowledge of everything.

Aisha Bewley

He is the First and the Last, the Outward and the Inward. He has knowledge of all things.

Al-Hilali & Khan

He is the First (nothing is before Him) and the Last (nothing is after Him), the Most High (nothing is above Him) and the Most Near (nothing is nearer than Him). And He is the All-Knower of every thing.

Ali Quli Qarai

He is the First and the Last, the Manifest and the Hidden, and He has knowledge of all things.

Amatul Rahman Omar

He is (from) the very First (there was nothing before Him), and (He will exist to) the Last (there will be nothing after Him), and when nothing remains He will remain (He being an eternal Being). He is the Supreme Being (subordinate to no one). And (whereas He comprehends everything) He is Incomprehensible. He has full knowledge of every thing.

Arthur John Arberry

He is the First and the Last, the Outward and the Inward; He has knowledge of everything.

Bijan Moeinian

He is the First in the existence and He will be the Last Who will exist. He is the Outermost and He is the Innermost, He has the full knowledge of everything.

E. Henry Palmer

He is the first and the last; and the outer and the inner; and He all things doth know!

Edip-Layth

He is the First and the Last, the Evident and the Innermost. He is fully aware of all things.

George Sale

He is the first, and the last; the manifest, and the hidden: And He knoweth all things.

Hamid S. Aziz

He is the First and the Last and the Evident (or Outer) and the Imminent (or Hidden or Inner), and He is Aware of all things.

Mahmoud Ghali

He is The First and The Last, and The Outward and The Inward; (Or: The Topmost and The Innermost) and He is Ever-Knowing of everything.

Marmaduke Pickthall

He is the First and the Last, and the Outward and the Inward; and He is Knower of all things.

Mohamed Ahmed - Samira

He is the first and He the last, the transcendent and the immanent; and He has knowledge of everything.

Muhammad Asad

He is the First and the Last, and the Outward as well as the Inward: and He has full knowledge of everything.

Mustafa Khattab

He is the First and the Last, the Most High and Most Near,[1] and He has ˹perfect˺ knowledge of all things.

Progressive Muslims

He is the First and the Last, the Evident and the Innermost. And He is fully aware of all things.

Sahih International

He is the First and the Last, the Ascendant and the Intimate, and He is, of all things, Knowing.

Sam Gerrans

He is the First and the Last, and the Outer and the Inner; and He knows all things.

Shabbir Ahmed

He has no beginning and He has no ending. He is the Evident in His Attributes and the Hidden in His Person. And He is the Knower of all things. (Time and Space are His creation the totality of which is beyond the grasp of human intellect).

Syed Vickar Ahamed

He is the First (Awal) and (He is) the Last (Aakir), and the All Present, [Omnipresent, the All Evident (Za’hir)]: And (He is) the Hidden (Ba’tin), and He is the All Knower (Aleem) of all the (minutest) things.

Taqi Usmani

He is the First and the Last, and the Manifest and the Hidden, and He is All-Knowing about every thing.

The Monotheist Group

He is the First and the Last, the Evident and the Innermost. And He is fully aware of all things.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest Lui le Premier et le Dernier, lʹApparent et le Caché et Il est Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, yê pêşîn e (ku berî Wî tiştek tune bû), yê paşîn e (ku di piştî Wî re tiştek tune ye), yê zahir e (ku di ser Wî re tu tişt tune ye û dîtbar e), yê batin e (ku nayê dîtin û nedîtbar e) û Ew, bi her tiştî zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij is de eerste en de laatste, de zichtbare en de verborgene en Hij is alwetend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is de eerste en de laatste: de blijkbare en de verborgene, en hij kent alle dingen.

Hollandaca — Siregar

Hij is de Eerste en de Laatste, Az Zhâhir en Al Bâthin. En Hij is Alwetend over alle zaken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он [Аллах] – Первый [до Него никого не было] и Последний [нет после Него никого], Явный и Скрытый, и Он о всякой вещи [обо всем] знает.

Rusça — Osmanov

Он - и первый, и последний, явный и сокровенный, Он ведает обо всем сущем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han är den Förste och den Siste; Han är den Uppenbare och den Dolde och Han har kännedom om allt.