(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

خَافِضَةٌ رَافِعَةٌ اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّا وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّا فَكَانَتْ هَبَاءً مُنْبَثًّا وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةً

ḣāfiDetun rāfiǎtun / iƶā rucceti l-erDu raccen / ve busseti l-cibālu bessen / fe kānet hebā'en munbeṧṧen / ve kuntum ezvācen ṧelāṧeten

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1خَافِضَةٌḣāfiDetunخ ف ضAlçaltmak, çöktürmek, aşağılamak, üstesinden gelmek, kolay/sakin/nazik olmak, sakin/kolay ve bereketli bir yaşam sürmek, ses tonu yumuşak veya nazik olmako alçaltıcıdır
2رَافِعَةٌrāfiǎtunر ف عYükseltmek, yukarı kaldırmak, yüceltmek, övmek, yukarı almak, kaldırmak/vinçle çekmek, yüceltmek, Kha-Fa-Daad'ın zıttı [56:3], dikmek, yüksek/görkemli yapmak, alıp taşımak, görünür kılmak, yüceltmek, ilerletmek, bir şeyi yakına getirip sunmak veya teklif etmek, öne sürmek, uzaklaştırmak, kaybolmak, geriye doğru izlemek, onurlandırmak, saygı göstermek, tanıtmak, arıtmak, bilinir kılmak, yukarı çıkmak, yüksek rütbe/durum/halyükselticidir
1اِذَاiƶāzaman
2رُجَّتِruccetiر ج جSallanmak/hareket etmek/titremek, karmaşa içinde olmak, kafası karışık olmak. Rajjan - gürleme, stok. Rijriyatun - bir savaştaki çok sayıda taraf.sarsıldığı
3الْاَرْضُl-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer
4رَجًّاraccenر ج جSallanmak/hareket etmek/titremek, karmaşa içinde olmak, kafası karışık olmak. Rajjan - gürleme, stok. Rijriyatun - bir savaştaki çok sayıda taraf.şiddetle sarsılarak
1وَبُسَّتِve bussetiب س سKırmak, parçalamak, karıştırmak, ezmek/ufalamak/berelemek/dövmek, toz haline gelmek, düzleştirmek, karıştırıp çalkalamak, nemlendirmekve serpildiği (zaman)
2الْجِبَالُl-cibāluج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakdağlar
3بَسًّاbessenب س سKırmak, parçalamak, karıştırmak, ezmek/ufalamak/berelemek/dövmek, toz haline gelmek, düzleştirmek, karıştırıp çalkalamak, nemlendirmekserpildikçe
1فَكَانَتْfe kānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinhaline geldiği (zaman)
2هَبَاءًhebā'enه ب وHavaya yükselerek uçuşmak (toz), küle dönüşmek (kor).toz duman
3مُنْبَثًّاmunbeṧṧenب ث ثYayılmış/dağılmış/saçılmış, yayımlanmış/açıklanmış.dağılan
1وَكُنْتُمْve kuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve sizler olduğunuz (zaman)
2اَزْوَاجًاezvācenز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/kocasınıf (gurup)
3ثَلٰثَةًṧelāṧetenث ل ثÜçe bölünmek veya sayıca üç olmak, bir şeyin üçte biri, üçte bir, üçer üçer, herhangi bir sayının üçte biri.üç

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık üç bölük olursunuz siz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık üç bölük olursunuz siz.

Adem Uğur

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman,

Ahmed Hulusi

Siz üç cinse ayrıldığınızda:

Ahmet Tekin

Siz de üç ayrı grup olursunuz.

Ahmet Varol

Sizin de üç sınıf olduğunuz zaman.

Ali Bulaç

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman;

Ali Fikri Yavuz

Siz de (ey insanlar, bu kıyamet günü) üç sınıf olmuşsunuz:

Ali Rıza Safa

Ve sizler, üç kümeye ayrılacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

- Yer şiddetle sarsıldığında, dağlar paramparça olup, etrafa saçılan toz haline geldiğinde ve sizler de üç sınıfa ayrıldığınızda.

Bekir Sadak

(4-7) Ey insanlar! Yer sarsildikca sarsildigi, daglar ufalandikca ufalanip da toz duman haline geldigi zaman, siz de uc sinif olursunuz.

Celal Yıldırım

Sizler üç sınıfa ayrılmış bulunacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sizler de üç gruba ayrıldığınız zaman:

Diyanet İşleri

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

Diyanet İşleri (eski)

(4-7) Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

Diyanet Vakfi

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman,

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

siz de üç sınıf olduğunuz zaman,

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz de üç sınıf olduğunuz zaman

Erhan Aktaş

Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.

Fizilal-il Kuran

Sizler üç gruba ayrıldığınız zaman.

Gültekin Onan

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman;

Hamdi Döndüren

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman:

Hasan Basri Çantay

Siz de (kıyametde) üç sınıf olmuşsunuzdur.

Hasib Asutay

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman,

Hayrat Neşriyat

Ve (siz) üç sınıf olduğunuz (zaman)!

İbni Kesir

Siz üç sınıf olmuşsunuzdur:

Mehmet Okuyan

Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,

Muhammed Esed

(işte o Gün,) siz üç sınıf(a ayrılmış) olacaksınız:

Mustafa İslamoğlu

sizler üç sınıfta tasnif edilmiş olacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

(7-9) Ve (o gün) siz de üç sınıf olmuşsunuzdur. İmdi (biri) Ashâb-ı Meymene, nedir Ashâb-ı Meymene? Ve (ikincisi) Ashâb-ı Meş'emedir, nedir Ashâb-ı Meş'eme?

Ömer Öngüt

Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman!

Suat Yıldırım

Sizler de üç sınıfa ayrılırsınız:

Süleyman Ateş

Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman;

Süleymaniye Vakfı

ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(O zaman) Siz, üç sınıf olursunuz:

Şaban Piriş

Siz de üç gruba ayrılmış olacaksınız.

Tefhim-ul Kuran

Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman;

Ümit Şimşek

Siz üç sınıfa ayrılmışsınızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve sizler, üç çift/sınıf oluvermişsinizdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

siz üç dəstəyə ayrılacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz (ey insanlar!) üç zümrəyə ayrılacaqsınız:

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

An diesem Tag werdet ihr in drei Klassen eingeteilt:

Almanca — Der Edle Quran

und ihr (in) drei Arten (aufgeteilt) werdet:

Almanca — M. A. Rassoul

Und ihr sollt in drei Gattungen (gegliedert) werden

Almanca — Muhammad Zaidan

und ihr zu drei Zweiheiten wurdet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then, you people shall fall into one of three orders, each occupying the position accorded with his merit.

Abdul Haleem

then you will be sorted into three classes.

Abdullah Yusuf Ali

And ye shall be sorted out into three classes.

Abul A'la Maududi

You shall then become three groups.

Aisha Bewley

And you will be classed into three:

Al-Hilali & Khan

And you (all) will be in three groups.

Ali Quli Qarai

you will be three groups:

Amatul Rahman Omar

And (at that time) you shall be (sorted out into) three distinct categories,

Arthur John Arberry

and you shall be three bands --

Bijan Moeinian

Then people will be ranked into three categories:

E. Henry Palmer

And ye shall be three sorts;

Edip-Layth

You will be in three groupings.

George Sale

and ye shall be separated into three distinct classes:

Hamid S. Aziz

And you shall be sorted into three classes,

Mahmoud Ghali

And you will be three pairs,

Marmaduke Pickthall

And ye will be three kinds:

Mohamed Ahmed - Samira

You will become three categories:

Muhammad Asad

[on that Day, ] then, shall you be [divided into] three kinds.

Mustafa Khattab

you will ˹all˺ be ˹divided into˺ three groups:

Progressive Muslims

And you will be in three groupings.

Sahih International

And you become [of] three kinds:

Sam Gerrans

And you will be three kinds:

Shabbir Ahmed

Then, you shall be three kinds.

Syed Vickar Ahamed

And you shall be sorted out into three classes.

Taqi Usmani

and you will be (divided into) three categories.

The Monotheist Group

And you will be in three groupings.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

alors vous serez trois catégories:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hûn jî bûne sê beş…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

dan zullen jullie er in drie groepen zijn:

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gij, menschen, in drie duidelijke klassen zult verdeeld worden.

Hollandaca — Siregar

En jullie in drie groepen verdeeld zijn.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

разделитесь вы на три группы:

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och ni (människor) skall delas upp i tre grupper: