Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَفِينَ

innehum kānū ḳable ƶālike mutrafīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bundan önce onlar, nîmetler içindeydi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bundan önce onlar, nîmetler içindeydi.

Adem Uğur

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki onlar bundan önce, dünyevi - şehvani zevklerin bolluğu içinde şımarandılar!

Ahmet Tekin

Onlar, bundan önce, varlık içinde, sefahata dalmışlardı.

Ahmet Varol

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.

Ali Bulaç

Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü onlar, bundan önce (dünyada) zevklerine düşkündüler;

Ali Rıza Safa

Aslında, onlar, bundan önce ellerine güç geçirmiş olanlardı.

Bayraktar Bayraklı

- İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.

Bekir Sadak

(45-46) Cunku onlar, bundan once, dunyada, nimet icinde bulunurlar iken, buyuk gunah islemekte direnir dururlardi.

Celal Yıldırım

Şüphesiz onlar bundan önce refah içinde,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Çünkü daha önce onlar hazlarına tutsak olmuşlardı.

Diyanet İşleri

Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

Diyanet İşleri (eski)

(45-46) Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Diyanet Vakfi

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde keyiflerine düşkün şımarık müsriflerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlar bundan evvel mütrefin: Keyflerine düşkün şımarık müsrifin idiler

Erhan Aktaş

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı.

Fizilal-il Kuran

Çünkü onlar vaktiyle varlık içinde azıtmışlardı.

Gültekin Onan

Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

Hamdi Döndüren

Çünkü onlar bundan önce, keyiflerine düşkün idiler.

Hasan Basri Çantay

Çünkü onlar bundan evvel şehvetlerine düşkündüler.

Hasib Asutay

Çünkü onlar bundan önce (dünyada) varlık içinde sefahate dalmışlardı.

Hayrat Neşriyat

Çünki onlar, bundan önce (ni'metler içinde) şımartılmış kimseler idiler.

İbni Kesir

Çünkü onlar; bundan önce refahla şımarmışlardı.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki onlar bundan önce (dünyada) şımartılmışlardı.

Muhammed Esed

Çünkü, geçmişte onlar kendilerini tamamen hazlara kaptırmışlardı,

Mustafa İslamoğlu

Çünkü onlar geçmişte refah içinde şımarıp azmıştılar;

Ömer Nasuhi Bilmen

(44-46) (O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir. Çünkü, şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler. Ve büyük günah üzerine ısrar eder olmuşlardır.

Ömer Öngüt

Çünkü onlar bundan önce (dünyada iken) varlık içinde şımartılmışlardı.

Suat Yıldırım

Çünkü onlar dünyada iken refah içinde şımarırlardı.

Süleyman Ateş

Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.

Süleymaniye Vakfı

Onlar bundan önce kendilerine verilen nimetlerle şımarmış kimselerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar buraya gelmeden önce şımartılmışlardı.

Şaban Piriş

Çünkü onlar, bundan önce sorumsuzca ve konfor içinde yaşıyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

Ümit Şimşek

Çünkü onlar evvelce varlık içinde şımarmışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü şomluk yaranı, bundan önce servet ve refahla şımaranlardı.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar bundan əvvəl (dünyada) naz-neʼmət içində idilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Früher lebten sie in Saus und Braus

Almanca — Der Edle Quran

Sie lebten ja vordem üppig

Almanca — M. A. Rassoul

Vor diesem (Schicksal) wurden sie in der Tat mit Wohlleben verwöhnt

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, sie waren vor diesem luxurierend

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Lawless and passionate was their desire for lust and luxury.

Abdul Haleem

Before, they overindulged in luxury

Abdullah Yusuf Ali

For that they were wont to be indulged, before that, in wealth (and luxury),

Abul A'la Maududi

Surely they had lived before in luxury,

Aisha Bewley

Before that they were living in luxury,

Al-Hilali & Khan

Verily, before that, they indulged in luxury,

Ali Quli Qarai

Indeed they had been affluent before this,

Amatul Rahman Omar

They, of course, lived a life of ease and abundance before this (in the present world).

Arthur John Arberry

and before that they lived at ease,

Bijan Moeinian

They were people who used to have an easy and comfortable life before meeting this misfortune.

E. Henry Palmer

Verily, they were affluent ere this,

Edip-Layth

They used to be indulged in luxury before this.

George Sale

For they enjoyed the pleasures of life before this, while on earth;

Hamid S. Aziz

Surely they were before this made to live in ease and plenty.

Mahmoud Ghali

Surely they were before that (living) in ease and luxury.

Marmaduke Pickthall

Lo! heretofore they were effete with luxury

Mohamed Ahmed - Samira

They were endowed with good things

Muhammad Asad

For, behold, in times gone by they were wont to abandon themselves wholly to the pursuit of pleasures,

Mustafa Khattab

Indeed, before this ˹torment˺ they were spoiled by luxury,

Progressive Muslims

They used to be indulged in luxury before this.

Sahih International

Indeed they were, before that, indulging in affluence,

Sam Gerrans

They were, before that, opulent,

Shabbir Ahmed

Behold, before this, they were sunk in luxury, exploiting the poor.

Syed Vickar Ahamed

Verily, they used to indulge, before that, in wealth (and luxury).

Taqi Usmani

They were earlier in luxuries,

The Monotheist Group

They used to be indulged in luxury before this.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils vivaient auparavant dans le luxe.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lewra ew beriya vê, ehlê keyf û zewqê bûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Voordien leefden zij in luxe

Hollandaca — Salomo Keyzer

Want zij genoten de genoegens van het leven, vóór dit, terwijl zij op de aarde waren.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, zij plachten voorheen in weelde te leven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, они были до этого [в земной жизни] живущими роскошно [погрязшими в наслаждениях и потехах]

Rusça — Osmanov

Они ведь прежде (т. е. на земле) благоденствовали,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

I det förgångna levde de ett utsvävande liv