Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظِيمِ
ve kānū yuSirrūne ǎlā l-Hinṧi l-ǎZīmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve büyük günahları yapmada ısrâr ederlerdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve büyük günahları yapmada ısrâr ederlerdi.
Adem Uğur
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
Ahmed Hulusi
O büyük suçta (Hakikatlerini inkar ederek onu yaşama yolunda çalışma yapmamakta) ısrar ederlerdi.
Ahmet Tekin
Büyük günahlar işlemekte ısrar ediyorlardı.
Ahmet Varol
O büyük günâhta da ısrar ediyorlardı.
Ali Bulaç
Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.
Ali Fikri Yavuz
Ve en büyük günah (Allah’a ortak koşmak) üzerinde ısrar ediyorlardı...
Ali Rıza Safa
Ve büyük suçu işlemekte direniyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
- İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.
Bekir Sadak
(45-46) Cunku onlar, bundan once, dunyada, nimet icinde bulunurlar iken, buyuk gunah islemekte direnir dururlardi.
Celal Yıldırım
Büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Diyanet İşleri
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
(45-46) Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Diyanet Vakfi
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Büyük günahda ısrar ediyorlardı;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve büyük cinayete ısrar ediyorlardı
Erhan Aktaş
Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Büyük günahı (Allah'a ortak koşmayı) işlemekte ısrar ediyorlardı.
Gültekin Onan
Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.
Hamdi Döndüren
Ve büyük günah işlemekte ısrar ediyorlardı.
Hasan Basri Çantay
O büyük günah üzerinde ısrar ederlerdi.
Hasib Asutay
O büyük günâh üzerine direnirlerdi.
Hayrat Neşriyat
Ve o büyük günâh üzerine (şirki işlemekte) ısrâr ediyorlardı.
İbni Kesir
Ve büyük günah işlemekte direnip dururlardı.
Mehmet Okuyan
Büyük günahı (şirki) işlemekte ısrar ediyorlardı.
Muhammed Esed
çirkin günahlar işlemekte inat ediyorlardı,
Mustafa İslamoğlu
ve büyük ihanette ısrar etmiştiler;
Ömer Nasuhi Bilmen
(44-46) (O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir. Çünkü, şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler. Ve büyük günah üzerine ısrar eder olmuşlardır.
Ömer Öngüt
Büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Suat Yıldırım
O en büyük günahta, şirkte ısrar ederlerdi.
Süleyman Ateş
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
O büyük günahta /şirkte ısrar ederlerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Israrla büyük günahları işler dururlardı,
Şaban Piriş
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.
Ümit Şimşek
O büyük günahta ısrar ediyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
O büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
böyük günah işlətməkdə israr edirdilər
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Özləri də böyük günah içində (Allaha şərik qoşmaqla) israr edib dururdular.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und beharrten auf der großen Sünde
Almanca — Der Edle Quran
und verharrten in dem gewaltigen Unglauben
Almanca — M. A. Rassoul
und (sie) verharrten in großer Sünde.
Almanca — Muhammad Zaidan
und pflegten auf der gewaltigen Verfehlung zu beharren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
How obstinate they were in adhering to their own evil course of denying Allah.
Abdul Haleem
and persisted in great sin,
Abdullah Yusuf Ali
And persisted obstinately in wickedness supreme!
Abul A'la Maududi
and had persisted in the Great Sin.
Aisha Bewley
persisting in immense wrongdoing
Al-Hilali & Khan
And were persisting in great sin (joining partners in worship along with Allâh, committing murder and other crimes)[1]
Ali Quli Qarai
and they used to persist in the great sin.
Amatul Rahman Omar
But (they) persisted in extreme sinfulness.
Arthur John Arberry
and persisted in the Great Sin,
Bijan Moeinian
[but instead of being grateful to God, ] engaged constantly in great sins.
E. Henry Palmer
and did persist in mighty crime;
Edip-Layth
They persisted in the great blasphemy.
George Sale
and obstinately persisted in a heinous wickedness:
Hamid S. Aziz
And they persisted in the great violation (or great sin).
Mahmoud Ghali
And they used to persist in the monstrous vileness;
Marmaduke Pickthall
And used to persist in the awful sin.
Mohamed Ahmed - Samira
But persisted in that greater sin,
Muhammad Asad
and would persist in heinous sinning,
Mustafa Khattab
and persisted in the worst of sin.[1]
Progressive Muslims
And they persisted in the great blasphemy.
Sahih International
And they used to persist in the great violation,
Sam Gerrans
And persisted in the Great Perjury,
Shabbir Ahmed
And stubbornly persisted in their violations.
Syed Vickar Ahamed
And willfully continued in the worst wickedness!
Taqi Usmani
and used to persist in major sins,
The Monotheist Group
And they persisted in the great oathbreaking.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils persistaient dans le grand péché (le polythéisme)
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li ser kirina gunehên mezin bi rıjd bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en volhardden in de geweldige zonde.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zij volhardden stijfhoofdig in eene hatelijke zondigheid.
Hollandaca — Siregar
En zij volhardden in geweldige zondigheid.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и упорствовали в великом грехе [в неверии и многобожии],
Rusça — Osmanov
упорствовали в великом грехе
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och vältrade sig i grov synd,