Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظِيمِ

ve kānū yuSirrūne ǎlā l-Hinṧi l-ǎZīmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَانُواve kānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve ediyorlardı
2يُصِرُّونَyuSirrūneص ر رÇözmek, sebat etmek, azimle devam etmek. Asarra (fiil 4) - inatçı olmak, inatla ısrar etmek. Asarruu - onlar ısrar ettiler. Sirrun - yoğun soğuk. Sarratin - inlemek, bağırıp çağırmak.ısrar
3عَلَىǎlāüzere
4الْحِنْثِl-Hinṧiح ن ثYemin bozmak veya yerine getirmemek, yeminine sadık olmamak, yemininde günah veya suç işlemek, yemini geri çekmek veya iptal etmek, günah işlemek, suç işlemek, doğru olmayan şeyi söylemek, yanlıştan doğruya veya doğrudan yanlışa meyletmek, birini yemin bozucu veya yerine getirmeyici ilan etmek, günahı veya suçu kendinden uzaklaştırmak, günahtan veya suçtan kurtulmak için çalışmak, ibadet ve kulluk işlerine kendini vermek, işler yoluyla Allah'a yaklaşmaya veya Allah'ın rızasında ilerlemeye çalışmak, putlara tapmayı terk etmek.günah (işlemek)
5الْعَظِيمِl-ǎZīmiع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve büyük günahları yapmada ısrâr ederlerdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve büyük günahları yapmada ısrâr ederlerdi.

Adem Uğur

Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.

Ahmed Hulusi

O büyük suçta (Hakikatlerini inkar ederek onu yaşama yolunda çalışma yapmamakta) ısrar ederlerdi.

Ahmet Tekin

Büyük günahlar işlemekte ısrar ediyorlardı.

Ahmet Varol

O büyük günâhta da ısrar ediyorlardı.

Ali Bulaç

Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.

Ali Fikri Yavuz

Ve en büyük günah (Allah’a ortak koşmak) üzerinde ısrar ediyorlardı...

Ali Rıza Safa

Ve büyük suçu işlemekte direniyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

- İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.

Bekir Sadak

(45-46) Cunku onlar, bundan once, dunyada, nimet icinde bulunurlar iken, buyuk gunah islemekte direnir dururlardi.

Celal Yıldırım

Büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

Diyanet İşleri

Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

(45-46) Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Diyanet Vakfi

Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Büyük günahda ısrar ediyorlardı;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve büyük cinayete ısrar ediyorlardı

Erhan Aktaş

Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Büyük günahı (Allah'a ortak koşmayı) işlemekte ısrar ediyorlardı.

Gültekin Onan

Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.

Hamdi Döndüren

Ve büyük günah işlemekte ısrar ediyorlardı.

Hasan Basri Çantay

O büyük günah üzerinde ısrar ederlerdi.

Hasib Asutay

O büyük günâh üzerine direnirlerdi.

Hayrat Neşriyat

Ve o büyük günâh üzerine (şirki işlemekte) ısrâr ediyorlardı.

İbni Kesir

Ve büyük günah işlemekte direnip dururlardı.

Mehmet Okuyan

Büyük günahı (şirki) işlemekte ısrar ediyorlardı.

Muhammed Esed

çirkin günahlar işlemekte inat ediyorlardı,

Mustafa İslamoğlu

ve büyük ihanette ısrar etmiştiler;

Ömer Nasuhi Bilmen

(44-46) (O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir. Çünkü, şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler. Ve büyük günah üzerine ısrar eder olmuşlardır.

Ömer Öngüt

Büyük günah işlemekte direnir dururlardı.

Suat Yıldırım

O en büyük günahta, şirkte ısrar ederlerdi.

Süleyman Ateş

Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

O büyük günahta /şirkte ısrar ederlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Israrla büyük günahları işler dururlardı,

Şaban Piriş

Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.

Ümit Şimşek

O büyük günahta ısrar ediyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

O büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

böyük günah işlətməkdə israr edirdilər

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Özləri də böyük günah içində (Allaha şərik qoşmaqla) israr edib dururdular.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und beharrten auf der großen Sünde

Almanca — Der Edle Quran

und verharrten in dem gewaltigen Unglauben

Almanca — M. A. Rassoul

und (sie) verharrten in großer Sünde.

Almanca — Muhammad Zaidan

und pflegten auf der gewaltigen Verfehlung zu beharren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

How obstinate they were in adhering to their own evil course of denying Allah.

Abdul Haleem

and persisted in great sin,

Abdullah Yusuf Ali

And persisted obstinately in wickedness supreme!

Abul A'la Maududi

and had persisted in the Great Sin.

Aisha Bewley

persisting in immense wrongdoing

Al-Hilali & Khan

And were persisting in great sin (joining partners in worship along with Allâh, committing murder and other crimes)[1]

Ali Quli Qarai

and they used to persist in the great sin.

Amatul Rahman Omar

But (they) persisted in extreme sinfulness.

Arthur John Arberry

and persisted in the Great Sin,

Bijan Moeinian

[but instead of being grateful to God, ] engaged constantly in great sins.

E. Henry Palmer

and did persist in mighty crime;

Edip-Layth

They persisted in the great blasphemy.

George Sale

and obstinately persisted in a heinous wickedness:

Hamid S. Aziz

And they persisted in the great violation (or great sin).

Mahmoud Ghali

And they used to persist in the monstrous vileness;

Marmaduke Pickthall

And used to persist in the awful sin.

Mohamed Ahmed - Samira

But persisted in that greater sin,

Muhammad Asad

and would persist in heinous sinning,

Mustafa Khattab

and persisted in the worst of sin.[1]

Progressive Muslims

And they persisted in the great blasphemy.

Sahih International

And they used to persist in the great violation,

Sam Gerrans

And persisted in the Great Perjury,

Shabbir Ahmed

And stubbornly persisted in their violations.

Syed Vickar Ahamed

And willfully continued in the worst wickedness!

Taqi Usmani

and used to persist in major sins,

The Monotheist Group

And they persisted in the great oathbreaking.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils persistaient dans le grand péché (le polythéisme)

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li ser kirina gunehên mezin bi rıjd bûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en volhardden in de geweldige zonde.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij volhardden stijfhoofdig in eene hatelijke zondigheid.

Hollandaca — Siregar

En zij volhardden in geweldige zondigheid.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и упорствовали в великом грехе [в неверии и многобожии],

Rusça — Osmanov

упорствовали в великом грехе

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och vältrade sig i grov synd,