Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
وَالسَّمَاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ
ve s-semāe rafeǎhā ve veDeǎ l-mīzāne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve göğü yüceltti ve ölçüyü koydu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve göğü yüceltti ve ölçüyü koydu.
Adem Uğur
Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.
Ahmed Hulusi
Semayı (bilinci; Levvame mertebesinden Mardiye mertebesine kadar) yükseltmiş ve mizanı (vahdet - kesret değerlerini dengeli yaşama özelliğini) yerleştirmiştir.
Ahmet Tekin
Göğü denge ve çekim kanunu işleterek Allah yükseltip tuttu. Yoğunluğunu hararetini, basıncını, çekimini düzenleyerek gökteki dengeyi O kurdu.
Ahmet Varol
Göğü de yükseltti ve mizanı (ölçüyü) koydu.
Ali Bulaç
Gökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu.
Ali Fikri Yavuz
Göğü ise, yükseltti ve ölçüyü koydu,
Ali Rıza Safa
Gökleri yükseltti ve ölçüyü koydu.
Bayraktar Bayraklı
Göğü yükseltti ve teraziyi/ölçüyü koydu.
Bekir Sadak
O, gogu yukseltmistir; tartiyi koymustur.
Celal Yıldırım
Gökyüzünü O yükseltti ve ölçü-tartıyı koydu.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(7-8) Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü O koydu ki dengeden sapmayasınız;
Diyanet İşleri
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Diyanet İşleri (eski)
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.
Diyanet Vakfi
Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Göğü yükseltti ve mizanı koydu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bak şu güzel göğe, onu yükseltti, mizanı koydu ki,
Elmalılı Hamdi Yazır
Bak şu güzel semaya verdi ona irtifa' vazeyledip mizanı
Erhan Aktaş
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü koydu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü koydu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü koydu.
Fizilal-il Kuran
O, göğü yüksek yarattı ve tartı ilkesini koydu.
Gültekin Onan
Gökyüzü, onu da yükseltti ve mizanı koydu.
Hamdi Döndüren
Göğü O yükseltti ve dengeyi O koydu.
Hasan Basri Çantay
Gök (e gelince:) Onu da (Allah) yükseltdi. Bir de mizanı koydu,
Hasib Asutay
Göğe gelince, onu yükseltti ve mizanı (dengeyi) koydu. (2) (2. Mizan, ölçü ve denge manasına gelir. Gök cisimleri arasında itme ve çekme güçleri vardır. Bunların birbirine denk olması, cisimlerin birbiri üzerine düşmesini veya birbirinden sonsuzca uzaklaşmasını önler. Kâinatın düzeni Allah'ın koyduğu bu denge sayesinde sağlanmaktadır. Her şey bu dengeye uymuştur. O halde insanların da dengeye uymaları, doğru ölçüp tartmaları ve haksızlıktan kaçmaları gerekir.)
Hayrat Neşriyat
Göğe gelince, onu yükseltti ve mîzânı (umum kâinâtta adâlet ve dengeyi) koydu.
İbni Kesir
Göğü yükseltmiş, mizanı koymuştur.
Mehmet Okuyan
(Allah) dengede azgınlık yapmayasınız (dengeyi bozmayasınız) diye göğü yükseltmiş ve (oraya) bir denge koymuştur.
Muhammed Esed
Ve O, gökleri yükseltti ve (her şey için) bir ölçü koydu
Mustafa İslamoğlu
Yine göğü özenle O yükseltti, bir denge ve ölçü koydu:
Ömer Nasuhi Bilmen
(7-8) Semayı yükseltti ve mizanı vaz'etti. Tâ ki, hadd-i tecavüz etmeyesiniz.
Ömer Öngüt
Gökyüzünü Allah yükseltti ve mizanı O koydu.
Suat Yıldırım
(7-8) Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı koydu ki siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız.
Süleyman Ateş
Göğü yükseltti ve mizanı koydu.
Süleymaniye Vakfı
Rahman göğü yükseltti ve mizanını /dengesini kurdu.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Göğü yükseltti ve dengeyi (mizanı) kurdu.
Şaban Piriş
(Allah) Göğü yükseltip, ona da bir ölçü koydu.
Tefhim-ul Kuran
Gök ise, onu da yükseltti ve mizanı yerleştirip koydu.
Ümit Şimşek
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Allah göyü ucaltdı və tərəzini qoydu ki,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Göyü. O ucaltdı, tərəzini (ədalət tərəzisini) O qoydu!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Den Himmel erschuf Er hoch und stellte die Waage der Gerechtigkeit auf,
Almanca — Der Edle Quran
Den Himmel hat Er emporgehoben und die Waage aufgestellt,
Almanca — M. A. Rassoul
Und den Himmel hat Er emporgehoben. Und Er hat das (richtige) Abwiegen zum Gebot gemacht
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And the heaven did He raise aloft and construct as a building of imposing elevation, and He set the balance of reason, justice and vindication
Abdul Haleem
He has raised up the sky. He has set the balance
Abdullah Yusuf Ali
And the Firmament has He raised high, and He has set up the Balance (of Justice),
Abul A'la Maududi
and He has raised up the heaven and has set a balance
Aisha Bewley
He erected heaven and established the balance,
Al-Hilali & Khan
And the heaven: He has raised it high, and He has set up the Balance.
Ali Quli Qarai
He raised the sky and set up the balance,
Amatul Rahman Omar
And He raised the heaven high and set up the (law of) harmony and balance
Arthur John Arberry
and heaven -- He raised it up, and set the Balance.
Bijan Moeinian
He is the One Who extended the space and established the balance [the laws of the physics and morality].
E. Henry Palmer
And the heavens, He raised them and set the balance,
Edip-Layth
He raised the sky and He established the balance.
George Sale
He also raised the heaven; and He appointed the balance,
Hamid S. Aziz
And the heaven, He raised it high, and He made the Balance (or set the measure),
Mahmoud Ghali
And the heaven, He raised it up, and laid down the Balance.
Marmaduke Pickthall
And the sky He hath uplifted; and He hath set the measure,
Mohamed Ahmed - Samira
He raised the sky and set the Balance
Muhammad Asad
And the skies has He raised high, and has devised [for all things] a measure,
Mustafa Khattab
As for the sky, He raised it ˹high˺, and set the balance ˹of justice˺
Progressive Muslims
And He raised the sky and He established the balance.
Sahih International
And the heaven He raised and imposed the balance
Sam Gerrans
And the heaven — He raised it (and He set up the balance,
Shabbir Ahmed
And the sky has He raised high and has kept perfect balance in the Universe.
Syed Vickar Ahamed
And the Arch of the Sky — He has raised high (above), and He has set up the balance (of Justice);
Taqi Usmani
He raised the sky high, and has placed the scale,
The Monotheist Group
And He raised the heaven and He established the balance.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quant au ciel, Il lʹa élevé bien haut. Et Il a établi la balance,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Asîman bilind kiriye û şehîn (û pergala edaletê) daniye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
De hemel heeft Hij opgeheven en Hij heeft de weegschaal opgesteld,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij verhief den hemel, en stelde de weegschaal vast.
Hollandaca — Siregar
En Hij heeft de hemel opgeheven en Hij heeft de weegschaal geplaatst.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И небо Он [Аллах] воздвиг (над землей) и установил весы [справедливость] (и повелел Своим творениям быть справедливыми),
Rusça — Osmanov
Он возвел небо и установил весы,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han har rest himlens valv och fastställt (alltings) mått,