Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصِي وَالْاَقْدَامِ

yuǎ'rafu l-mucrimūne bi sīmāhum fe yu'ḣaƶu bi n-nevāSī ve l-eḳdāmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يُعْرَفُyuǎ'rafuع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıtanınır
2الْمُجْرِمُونَl-mucrimūneج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].suçlular
3بِسِيمٰيهُمْbi sīmāhumس و مPazarlık yapmak, fiyat belirlemek, değer biçmek, peşin fiyat vermek, kıymet takdir etmeksimalarından
4فَيُؤْخَذُfe yu'ḣaƶuا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekve tutulur
5بِالنَّوَاصِيbi n-nevāSīن ص يPerçem, hakimiyet kurmak, ele geçirmekalınlar(ın)dan
6وَالْاَقْدَامِve l-eḳdāmiق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.ve ayaklar(ın)dan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Suçlular, yüzlerindeki alâmetten tanınırlar da perçemlerinden ve ayaklarından tutulurlar.

Adem Uğur

Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Ahmed Hulusi

Suçlular simalarından (huylarının oluşturduğu görünümden) tanınırlar da; alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Ahmet Tekin

İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar simalarından tanınır. Perçemlerinden ve ayaklarından tortop edilerek yakalanır.

Ahmet Varol

Suçlular simâlarından tanınırlar. Böylece perçemler(in)den ve ayaklar(ın)dan yakalanılır.

Ali Bulaç

(Çünkü o gün) Suçlu günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Ali Fikri Yavuz

Mücrimler (müşrikler) sîmalarından tanınır da yakalanır perçemleriyle ayaklarından...

Ali Rıza Safa

Suçlular, yüzlerinden tanınırlar; alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Bayraktar Bayraklı

- Suçlular simalarından tanınır. Perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar. Şimdi, Rabbinizin adaletini nasıl inkar edebilirsiniz?

Bekir Sadak

Suclular simalarindan taninirlar da, alin saclarindan ve ayaklarindan yakalanirlar.

Celal Yıldırım

Suçlu günahkârlar yüzlerindeki belirtileriyle bilinip tanınırlar. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar (da yaka-paça Cehennem'e atılırlar).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Günahkârlar simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Diyanet İşleri

Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Diyanet İşleri (eski)

Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Diyanet Vakfi

Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Suçlular yüzlerinden tanınır, perçemleriyle ayaklarından tutulur;

Elmalılı Hamdi Yazır

Tanınır da mücrimler simalarından tutulur perçemlerile ayaklarından

Erhan Aktaş

Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Fizilal-il Kuran

Suçlular yüz ifadelerinden tanınarak perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Gültekin Onan

(Çünkü o gün) Suçlu günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Hamdi Döndüren

Çünkü günahkârlar simalarından belli olacak da, alınlarının saçlarından ve ayaklarından yakalanacak.

Hasan Basri Çantay

Günahkarlar simalariyle tanılacak da perçemlerinden ve ayaklarından tutulacak.

Hasib Asutay

Suçlular simalarından tanınır (9), alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar. (9. Yüzleri kapkara gözleri gömgök.)

Hayrat Neşriyat

Günahkârlar sîmâlarıyla (yüzlerinin karalığıyla) tanınır, derhâl perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır (da Cehenneme atılıverirler)!

İbni Kesir

Suçlular simalarından tanınırlar da perçemlerinden ve ayaklarından tutulurlar.

Mehmet Okuyan

Suçlular yüzlerinden tanınacaktır; perçemlerinden ve ayaklarından alınacak (yakalanacak)lardır.

Muhammed Esed

Bütün günahkarlar işaretlerinden tanınacak ve alınları ile ayaklarından yakalanacaklar!

Mustafa İslamoğlu

(Zira) günahkarlar alametlerinden tanınacak; yaka paça yakalanıp ateşe atılacak:

Ömer Nasuhi Bilmen

Günahkarlar sîmalarıyla tanınırlar. Artık alınlarıyla ve ayaklarıyla yakalanırlar.

Ömer Öngüt

Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Suat Yıldırım

Suçlular simalarından tanınırlar, perçemlerinden ve ayaklarından tutulup yaka paça cehenneme atılırlar.

Süleyman Ateş

Suçlular, simalarından tanınır, alınlar(ın)dan ve ayaklar(ın)dan tutulur.

Süleymaniye Vakfı

Suçlular görünümlerinden tanınır. Sonra alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Çünkü) Suçlular yüzlerinden tanınır; perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Şaban Piriş

Suçlular simalarından tanınır, sonra da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır.

Tefhim-ul Kuran

(Çünkü o gün) Suçlu günahkârlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanıverir.

Ümit Şimşek

Mücrimler yüzlerinden tanınır ve perçemleriyle ayaklarından yakalanıverir.

Yaşar Nuri Öztürk

Suçlular, yüzlerinden tanınır da yakalanırlar perçemlerinden ve ayaklarından.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Günahkarlar simalarından tanınacaq, kəkillərindən və ayaqlarından yaxalanacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Günahkarlar üzlərindən (sifətlərinin qaralığından, gözlərinin göylüyündən) tanınacaq, kəkillərindən və ayaqlarından tutulub yaxalanacaqlar (başları öndən, yaxud arxadan ayaqlarına bənd ediləcəkdir).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Schuldigen werden an ihren Merkmalen erkannt und an Schopf und Füßen gepackt und in die Hölle geworfen.

Almanca — M. A. Rassoul

Die Schuldigen werden an ihren Merkmalen erkannt werden, und sie werden an ihren Stirnlocken und Füßen erfaßt werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Die schwer Verfehlenden werden durch ihreMerkmale bekannt, dann wird an den Stirnhaaren und an den Füßen gezerrt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall the wicked who offended Allah and broke His divine law wear faces with the image of sin, and a written letter of discredit exposing them and witnessing their worth. And so each of them shall be seized up and fastened by the forelock, the forehead and the feet in preparation for casting him into Hell.

Abdul Haleem

The guilty will be known by their mark and will be seized by their foreheads and their feet.

Abdullah Yusuf Ali

(For) the sinners will be known by their marks: and they will be seized by their forelocks and their feet.

Abul A'la Maududi

The culprits shall be known by their marks, and shall be seized by their forelocks and their feet.

Aisha Bewley

The evildoers will be recognised by their mark and seized by their forelocks and their feet.

Al-Hilali & Khan

The Mujrimûn (polytheists, criminals, sinners) will be known by their marks (black faces), and they will be seized by their forelocks and their feet.

Ali Quli Qarai

The guilty will be recognized by their mark; so they will be seized by the forelocks and the feet.

Amatul Rahman Omar

The guilty will be known by their appearance (and the expression of their faces), then they will be seized by (their) forelocks and the feet.

Arthur John Arberry

The sinners shall be known by their mark, and they shall be seized by their forelocks and their feet.

Bijan Moeinian

As the guilty ones will easily be recognized by their faces. They will be caught by their forelocks and by their feet and be dragged [to the Hellfire].

E. Henry Palmer

The sinners shall be known by their marks, and shall be seized by the forelock and the feet!

Edip-Layth

The guilty will be recognized by their features; they will be taken by the forelocks and the feet.

George Sale

The wicked shall be known by their marks; and they shall be taken by the forelocks, and the feet, and shall be cast into hell.

Hamid S. Aziz

The guilty shall be recognized by their marks, so they shall be seized by the forelocks and the feet.

Mahmoud Ghali

The criminals will be recognized by their marks, and (they) will be taken (away) by (their) forelocks and (their) feet.

Marmaduke Pickthall

The guilty will be known by their marks, and will be taken by the forelocks and the feet.

Mohamed Ahmed - Samira

The sinners will be recognised by their marks, and seized by the forelock and their feet.

Muhammad Asad

All who were lost in sin shall by their marks be known, and shall by their forelocks and their feet be seized!

Mustafa Khattab

The wicked will be recognized by their appearance, then will be seized by ˹their˺ forelocks and feet.

Progressive Muslims

The guilty will be recognized by their features; they will be taken by the forelocks and the feet.

Sahih International

The criminals will be known by their marks, and they will be seized by the forelocks and the feet.

Sam Gerrans

The lawbreakers will be known by their mark, and they will be seized by the forelocks and the feet:

Shabbir Ahmed

The violators of human rights will be clearly identified, firmly seized and held accountable. ('Mujrim' = Guilty = One who steals the fruit of others' labor = Violator of human rights).

Syed Vickar Ahamed

The sinners will be known by their Marks: And they will be caught by their hair and their feet.

Taqi Usmani

The guilty ones will be recognized (by angels) through their marks and will be seized by foreheads and feet.

The Monotheist Group

The guilty will be recognized by their features; they will be taken by the forelocks and the feet.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

On reconnaîtra les criminels à leurs traits. Ils seront donc saisis par les toupets et les pieds.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gunehkar, bi nîşanên xwe têne naskirin, bi perçem û lingên wan têne girtin (û di cehenemê tên werkirin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De boosdoeners zullen herkend worden aan hun kenmerk en men zal hen bij de kuif en de voeten grijpen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De zondaren zullen door hunne werken worden herkend, en zij zullen van voren bij hunne lokken en bij hunne voeten gegrepen, en in de hel geworpen worden.

Hollandaca — Siregar

De misdadigers zullen herkend worden aan hun kenmerken en daarna gegrepen worden bij het haar van het voorhoofd en de voeten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Ангелами) будут узнаны бунтари [неверующие] по их признакам, и будут схвачены они за хохлы и ноги (и брошены в Ад).

Rusça — Osmanov

Грешников определят по их облику, потом их схватят за хохлы и ноги.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De trotsiga, obotfärdiga syndarna skall kännas igen på sina (särskilda) kännetecken och de skall gripas i pannluggen och i fötterna.