"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ
fe ƶūḳū ǎƶābī ve nuƶuri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık tadın azâbımı ve korkutuşlarımı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık tadın azâbımı ve korkutuşlarımı.
Adem Uğur
İşte azabımı ve uyarılarımı tadın! (denildi).
Ahmed Hulusi
Şimdi tadın azabımı ve uyarmalarımı!
Ahmet Tekin
'İşte azâbımı, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın.' denildi.
Ahmet Varol
İşte tadın azabımı ve uyarılarımı.
Ali Bulaç
Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.
Ali Fikri Yavuz
Tadın bakalım azabımı ve peygamberimin tehdidlerini!...
Ali Rıza Safa
"Artık, tadın, cezamı ve uyardıklarımı!"
Bayraktar Bayraklı
İşte, azabımı ve uyarımı tadın!
Bekir Sadak
«zabimi ve uyarmalarimi dinlememenin sonucunu tadin» dedik.
Celal Yıldırım
(38-39) And olsun ki, bir sabah devam eden bir azâb onlara geliverdi. «Tadın azabımı ve uyarılarımı!» (dedik),
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Tadın bakalım azabımı ve uyardığım sonuçları!
Diyanet İşleri
"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Diyanet İşleri (eski)
'Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın' dedik.
Diyanet Vakfi
İşte azabımı ve uyarılarımı tadın! (denildi).
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Azabımı ve uyarılarımı tadın!» (dedik).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Tadın bakalım azabımı ve uyarılarımı!
Elmalılı Hamdi Yazır
Tadın bakalım azabımı ve inzarlarımı
Erhan Aktaş
Haydi! Tadın bakalım, azabımı ve uyarılarımı!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Haydi! Tadın bakalım, azabımı ve uyarılarımı!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Haydi! Tadın bakalım, azabımı ve uyarılarımı!
Fizilal-il Kuran
Tadın bakalım azabımı ve uyarılarımın sonuçlarını.
Gültekin Onan
Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.
Hamdi Döndüren
“Azabımı ve uyarılarımı tadın!” (dedik).
Hasan Basri Çantay
"İşte tadın benim azabımı ve tehdidlerimi (n akıbetini)".
Hasib Asutay
Azabımı ve uyarılarımı tadın.
Hayrat Neşriyat
'İşte azâbımı ve (size olan) tehdidlerimi tadın!' (dedik).
İbni Kesir
Tadın, işte azabımı ve tehditlerimi.
Mehmet Okuyan
(Kendilerine) “Azabımı ve uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!” (demiştik).
Muhammed Esed
"Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!"
Mustafa İslamoğlu
sonunda, uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş (gördüler).
Ömer Nasuhi Bilmen
(39-40) «Artık azabımı ve tehditlerimi tadın!» (dedik). Kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Ömer Öngüt
Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin âkibetini tadın!
Suat Yıldırım
Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi!
Süleyman Ateş
"Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!"
Süleymaniye Vakfı
"Azabımı ve uyarılarımı şimdi tadın bakalım."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın."
Şaban Piriş
-Tadın azabımı ve tehdidimi!
Tefhim-ul Kuran
Şimdi azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.
Ümit Şimşek
Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu!
Yaşar Nuri Öztürk
Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Elə isə əzabımı və təhdidlərimi dadın!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Onlara:) ″İndi əzabımı və təhdidlərimi dadın!″ (dedik).
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
ʺKostet nun Meine Strafe und Meine Drohung!ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
ʺSo kostet nun Meine Strafe und Meine Androhung.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Also erfahrt Meine Peinigung und Meine Warnungen!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And as foreordained: they tasted My merciless but just retribution for their insolent disregard of My warning.
Abdul Haleem
‘Taste My [terrible] punishment and [the fulfilment of] My warnings!’
Abdullah Yusuf Ali
"So taste ye My Wrath and My Warning."
Abul A'la Maududi
So have a taste of My chastisement and My warnings.
Aisha Bewley
‘Taste My punishment and warnings!’
Al-Hilali & Khan
"Then taste you My Torment and My Warnings."
Ali Quli Qarai
‘Taste My punishment and My warnings!’
Amatul Rahman Omar
Now taste My punishment and (suffer the consequences of ignoring) My warning.
Arthur John Arberry
'Taste now My chastisement and My warnings!'
Bijan Moeinian
Suffer my punishment; you have been warned.
E. Henry Palmer
'So taste ye my torment and warning!'
Edip-Layth
"Taste My retribution; you have been warned."
George Sale
Taste, therefore, my vengeance, and my threatening.
Hamid S. Aziz
"So taste you My chastisement after My warning. "
Mahmoud Ghali
"So taste My torment and My warnings!"
Marmaduke Pickthall
Now taste My punishment after My warnings!
Mohamed Ahmed - Samira
So now taste My punishment and My commination!
Muhammad Asad
"Taste, then, the suffering which I inflict when My warnings are disregarded!"
Mustafa Khattab
˹Again they were told,˺ "Taste now My punishment and warnings!"
Progressive Muslims
"Taste My retribution; you have been warned. "
Sahih International
So taste My punishment and warning.
Sam Gerrans
“Then taste My punishment and My warnings!”
Shabbir Ahmed
Now taste My retribution after My warnings.
Syed Vickar Ahamed
"So you taste My Wrath and My Warning. "
Taqi Usmani
"Now taste My torment and My warnings."
The Monotheist Group
"Taste My retribution; you have been warned."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Goûtez donc Mon châtiment et Mes avertissements.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca de ezab û gefên min tehm bikin!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Proeft dan Mijn bestraffing en Mijn waarschuwingen!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Proeft dus mijne wraak en mijne bedreiging.
Hollandaca — Siregar
Proeft dan Mijn bestraffing en Mijn waarschuwing.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И было сказано им): «Вкусите же Мое наказание и увещание!»
Rusça — Osmanov
[и было им сказано]: ʺВкусите кару и увещевания Мои!ʺ
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Pröva nu på Mitt straff, (ni som inte fäste vikt vid) Mina varningar!