Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.

وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ

ve in yerav āyeten yuǎ'riDū ve yeḳūlū siHrun mustemirrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve eğer
2يَرَوْاyeravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görecek olsalar
3اٰيَةًāyetenا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir mu'cize
4يُعْرِضُواyuǎ'riDūع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevirirler
5وَيَقُولُواve yeḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve derler
6سِحْرٌsiHrunس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibir büyüdür
7مُسْتَمِرٌّmustemirrunم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.süregelen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlar, bir delil gördüler mi yüz çevirirler de sürüp giden bir büyü derler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlar, bir delil gördüler mi yüz çevirirler de sürüp giden bir büyü derler.

Adem Uğur

Onlar bir mucize görürlerse hemen yüz çevirirler ve: Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür, derler.

Ahmed Hulusi

Eğer bir mucize görseler yüz çevirir ve: "Olağan bir sihirdir" derler!

Ahmet Tekin

Onlar, imana sevk eden, hakkı tasdik ettiren bir âyet, bir mûcize görseler, engelleme tedbirleri alarak yüz çevirirler. Hâlâ: 'Eskiden beri devam edegelen, aklı etki altına alan bir aldatmaca, bir yalan.' derler.

Ahmet Varol

Bir ayet (mucize) görseler yüz çevirir ve: 'Devam edegelen bir büyüdür' derler.

Ali Bulaç

Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: "(Bu,) Süregelen bir büyüdür" derler.

Ali Fikri Yavuz

Hâlâ bir mucize görseler, yüz çevirib şöyle derler: “- Bu devam edegelen kuvvetli bir sihirdir.”

Ali Rıza Safa

Bir mucize görseler, yüz çevirirler ve şöyle derler: "Sürüp giden bir büyü!"

Bayraktar Bayraklı

- Kıyamet yaklaşıp ay yarılsa, onlar da bu oluşumu gözleriyle görseler, "Bu devamlı yapılan bir büyüdür" diyerek yüz çevirirler.

Bekir Sadak

(1-2) Kiyamet saati yaklasir, ay yarilir; onlar bir delil gorunce hala yuz cevirirler ve: «Suregelen bir sihir» derler.

Celal Yıldırım

Bir âyet (açık bir belge, bir mu'cize) görseler yüzçevirirler ve «devamedegelen bir sihir» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar bir mûcize görseler hemen yüz çevirip, “Bu öteden beri bilinen bir sihir!” derler.

Diyanet İşleri

Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.

Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: 'Süregelen bir sihir' derler.

Diyanet Vakfi

Onlar bir mucize görürlerse hemen yüz çevirirler ve: Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür, derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve «süregelen bir büyüdür» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hala bir mucize görseler, yüz çevirip: "Süregelen bir sihir!" derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hala bir ayet görseler yüz çevirip derler: müstemir bir sihir

Erhan Aktaş

Onlar, bir ayet görseler, hemen yüz çevirirler. Ve "Bu süregelen bir büyüdür." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, bir ayet görseler, hemen yüz çevirirler. Ve "Bu süregelen bir büyüdür." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, bir ayet görseler, hemen yüz çevirirler. Ve "Bu süregelen bir büyüdür." derler.

Fizilal-il Kuran

Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve «Bu öteden beri gördüğümüz bir büyüdür» derler.

Gültekin Onan

Onlar bir ayet görseler sırt çevirirler ve: "(Bu) Süregelen bir büyüdür" derler.

Hamdi Döndüren

Onlar bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve “Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür!” derler.

Hasan Basri Çantay

Onlar bir mu'cize görürlerse yüz çevirirler ve "Müstemir bir büyüdür" derler.

Hasib Asutay

Onlar (2) bir mucize görseler yüz çevirirler ve '(Bu,) süregelen bir büyüdür' derler. (2. Kureyş kâfirleri.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (onlar ne zaman) bir mu'cize görseler, yüz çevirirler ve: '(Bu,) süregelen bir sihirdir!' derler.

İbni Kesir

Onlar, bir ayet görürlerse yüz çevirirler ve; süregelen bir büyüdür, derler.

Mehmet Okuyan

Bir ayet (mucize) görseler bile hemen yüz çevirir ve “Bu da sıradan bir büyüdür!” derler.

Muhammed Esed

Ama eğer onlar, (Son Saat düşüncesini tamamen reddedenler, onun yaklaştığının) işaretini görselerdi, sırtlarını dönerler ve "(Bu,) hep olagelen bir göz yanılmasıdır!" derlerdi,

Mustafa İslamoğlu

Ama eğer onlar bir mucize görseler, (hem hakikatten) yüz çevirirler (hem de onun cazibesinden kendilerini alamayışlarını) "Bu sürekli gerçekleşen bir sihirdir" diye izah ederler;

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar, bir mûcize görecek olsalar, yüz çevirirler ve daimi bir büyüdür derler.

Ömer Öngüt

Onlar bir mucize görseler, hemen yüz çevirirler ve: "Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür. " derler.

Suat Yıldırım

Ama o müşrikler her ne zaman bir mûcize görseler sırtlarını döner: "Bu, kuvvetli ve devamlı bir büyüdür!" derler.

Süleyman Ateş

Bir mu'cize görecek olsalar yüz çevirirler ve "Süregelen bir büyüdür" derler.

Süleymaniye Vakfı

(Kafirlik edenler) Ne zaman bir ayet görseler yüz çevirir ve "Süregelen bir sihir daha!" derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne zaman bir ayet görseler yüz çevirir ve "İşte ardı arkası kesilmeyen büyülü bir söz daha" derler.

Şaban Piriş

Ama onlar, bir mucize görseler yüz çevirip: -Sürüp giden bir sihir, derler.

Tefhim-ul Kuran

Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: «(Bu,) Süregelen bir büyüdür» derler.

Ümit Şimşek

Onlar ise ne zaman bir mucize görseler sırtlarını dönerler ve 'Bu sürüp giden bir büyü' derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir ayet/alamet görseler yüz çeviriyorlar ve şöyle diyorlar: "Sürüp giden bir büyüdür bu!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar bir möcüzə gördükdə üz döndərib: “Bu, tez keçib-gedən bir sehrdir” deyirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər müşriklər (Muhəmməd əleyhissəlamın peyğəmbərliyinin həqiqiliyini təsdiq edən) bir möʼcüzə görsələr, (imandan) üz döndərib: ″(Bu, uzun müddət) davam edən bir sehrdir!″ – deyərlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie ein Zeichen sehen, wenden sie sich davon ab und sagen: ʺDas ist Zauberei, die nicht aufhört.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn sie ein Zeichen sehen, wenden sie sich ab und sagen: ʺFortdauernde Zauberei.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Doch wenn sie ein Zeichen sehen, wenden sie sich ab und sagen: ʺ(Dies ist) ein ewiges Zauberwerk.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn sie eine Aya sehen, wenden sie sich ab und sagen: ʺDies ist eine andauernde Magie.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Yet whenever they see an act of a miraculous nature serving to demonstrate Divine power, and omnipotence, authority and ground for belief, they look upon it as a secret and overmastering influence intended to shake their beliefs and they assert emphatically that such magic as the Messenger enchants them by, is doomed to failure and his hopes will be doomed to disappointment.

Abdul Haleem

Whenever the disbelievers see a sign, they turn away and say, ‘Same old sorcery!’

Abdullah Yusuf Ali

But if they see a Sign, they turn away, and say, "This is (but) transient magic."

Abul A'la Maududi

(Regardless of any Signs these people see), they turn away and say: "This is an ongoing sorcery."

Aisha Bewley

If they see a Sign they turn away, saying ‘There is no end to this witchcraft!’

Al-Hilali & Khan

And if they see a sign, they turn away, and say: "This is continuous magic."

Ali Quli Qarai

If they see a sign, they turn away, and say, ‘An incessant magic!’

Amatul Rahman Omar

Yet, whenever these (disbelievers) see a sign they turn away (paying it no heed) and say, `(It is) an oft-repeated and tremendous illusion. '

Arthur John Arberry

Yet if they see a sign they turn away, and they say 'A continuous sorcery!'

Bijan Moeinian

The disbelievers, however, make fun of indications of God and refer to it as an act of magic.

E. Henry Palmer

But if they see a sign they turn aside and say, 'Magic, continuous!'

Edip-Layth

If they see a sign, they turn away and say, "Continuous magic!"

George Sale

But if the unbelievers see a sign, they turn aside, saying, this is a powerful charm.

Hamid S. Aziz

And if they see a Sign they turn aside and say, "Transient magic. "

Mahmoud Ghali

And in case they see a sign, they veer away and say, "A continuous sorcery!"

Marmaduke Pickthall

And if they behold a portent they turn away and say: Prolonged illusion.

Mohamed Ahmed - Samira

But if they see a sign they turn away, and say: "This is the same old lie continuing,"

Muhammad Asad

But if they [who reject all thought of the Last Hour] were to see a sign [of its approach], they would turn aside and say, "An ever-recurring delusion!" –

Mustafa Khattab

Yet, whenever they see a sign, they turn away,[1] saying, "Same old magic!"

Progressive Muslims

And if they see a sign, they turn away and Say: "Continuous magic!"

Sahih International

And if they see a miracle, they turn away and say, "Passing magic. "

Sam Gerrans

But if they see a proof, they will turn away and say: “Enduring sorcery.”

Shabbir Ahmed

But if they see a Sign of the oncoming Change, they turn away and say, "A persistent bewilderment. " (46:11).

Syed Vickar Ahamed

And if they see a Sign they turn away, and say: "This is persistent magic. "

Taqi Usmani

When these people see a sign, they turn away and say, "(This is) a transient magic."

The Monotheist Group

And if they see a sign, they turn away and say: "Ongoing magic!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et sʹils voient un prodige, ils sʹen détournent et disent: ʺUne magie persistanteʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger ku ew mucîzeyekê bibînin di cih de berê xwe jê vedigerînin û dibêjin: Ev sêreke kevnare ye, berdewam e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar als zij een teken zien wenden zij zich af en zeggen: ʺVoortdurende toverij.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar als de ongeloovigen een teeken zien, wenden zij zich af, zeggende: dit is eene machtige betoovering.

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij een Teken zien, dan wenden zij zich af, en zeggen: ʺVoortdurende toverij.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если они [многобожники] видят (какое-либо) знамение [доказательство того, что Мухаммад является истинным посланником Аллаха], то отворачиваются (от Истинной Веры) и говорят (после того, как увидят явное доказательство): «(Это) – колдовство длительное [сильное и убедительное]!»

Rusça — Osmanov

Но они (т. е. многобожники), если увидят какое-либо знамение, то отворачиваются и говорят: ʺНастоящее колдовствоʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men om de (som förnekar sanningen) får se ett tecken, vänder de sig bort och säger: ʺAlltid dessa trollkonster!ʺ -