Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

وَتَرَكْنَا فِيهَا اٰيَةً لِلَّذِينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَلِيمَ

ve teraknā fīhā āyeten li(e)lleƶīne yeḣāfūne l-ǎƶābe l-elīme

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve orada, elemli azaptan korkanlara bir delil bırakmıştık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve orada, elemli azaptan korkanlara bir delil bırakmıştık.

Adem Uğur

Acı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık.

Ahmed Hulusi

Orada o elim azaptan korkanlara bir işaret terkettik.

Ahmet Tekin

Can yakıp, inleten müthiş azaptan korkanlar için orada kalıntılar, ibretler, uyarı işareti bıraktık.

Ahmet Varol

Orada acıklı azaptan korkanlar için bir işaret bıraktık.

Ali Bulaç

Ve orada, acı bir azabtan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Ali Fikri Yavuz

Ve öyle acıklı azabdan korkacaklar için orada bir ibret nişanesi bıraktık, (o memleketi harabe ve taş yığını haline getirdik).

Ali Rıza Safa

Ve acı bir cezadan korkanlar için bir belirti bıraktık.

Bayraktar Bayraklı

O helak olan toplumu o ülkede, elem verici azaptan korkanlar için bir ders olarak bıraktık.

Bekir Sadak

Can yakici azabdan korkanlar icin, o beldede bir isaret, bir kalinti biraktik.

Celal Yıldırım

Orada, elem verici azâbdan korkanlar için açık belge (ibretli kalıntı) bıraktık,» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve orada, acı veren azaptan korkanlar için bir işaret bırakmış olduk.

Diyanet İşleri

Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

Diyanet İşleri (eski)

Can yakıcı azabdan korkanlar için, o beldede bir işaret, bir kalıntı bıraktık.

Diyanet Vakfi

Acı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz orada acı bir azabdan korkan kimseler için bir ibret nişanesi bıraktık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve orada acı bir azaptan korkacak için bir ibret bıraktık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öyle elim azabdan korkacaklar için orada bir ayet bıraktık

Erhan Aktaş

Orada can yakan azaptan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada can yakan azaptan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada can yakan azaptan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Fizilal-il Kuran

Acı azabdan korkanlar için orada bir ibret bıraktık.

Gültekin Onan

Ve orada, acı bir azabtan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Hamdi Döndüren

Orada, can yakıcı azaptan korkanlar için bir ibret bıraktık.

Hasan Basri Çantay

(Bununla beraber) orada elem verici azabdan, korkacaklar için, bir alamet de bırakdık.

Hasib Asutay

Acı azaptan korkanlar için orada bir ibret bıraktık. (8) (8. Onlardan kalan harabeler inanmayanları nasıl mahvettiğine işarettir. Azabımızdan korkanlar, ona bakıp ibret alırlar.)

Hayrat Neşriyat

O (pek) elemli azabdan korkanlar için de orada (ibret alınacak) bir alâmet bıraktık!

İbni Kesir

Elim azabdan korkanlar için orada bir ayet bıraktık.

Mehmet Okuyan

Elem verici azaptan korkanlar için orada bir delil bırakmıştık.

Muhammed Esed

Ve böylece (bütün zalimleri bekleyen) şiddetli azaptan korkanlar için orada bir işaret, bir mesaj bıraktık.

Mustafa İslamoğlu

Ve elem verici azaptan korkacak olan kimseler için orada bir işaret, bir mesaj bıraktık.

Ömer Nasuhi Bilmen

(36-37) Fakat orada müslümanlardan bir haneden başka bulmadık. Ve pek acıklı azabtan korkacaklar için orada bir alâmet bıraktık.

Ömer Öngüt

Acı azaptan korkanlar için, orada bir işaret bıraktık.

Suat Yıldırım

Ve öyle acı bir azaptan korkanlar için, orada bir alâmet bıraktık.

Süleyman Ateş

Acı azabdan korkanlar için orada bir ibret bıraktık.

Süleymaniye Vakfı

Can yakıcı azaptan korkanlar için orada bir ayet /gösterge bıraktık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üzüntü verici azaptan korkanlar için orada bir belge (ayet) de bıraktık.

Şaban Piriş

Orada, acı azaptan korkan kimseler için bir işaret bıraktık.

Tefhim-ul Kuran

Ve orada, acıklı bir azabdan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Ümit Şimşek

Sonra orada, o acı azaptan korkanlar için bir alâmet bıraktık.

Yaşar Nuri Öztürk

Acıklı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık;

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Ağrılı-acılı əzabdan qorxanlar üçün orada bir əlamət qoyduq.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir hinterließen dort ein Zeichen als Lehre für die Menschen, auf daß sie die qualvolle Strafe fürchten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir hinterließen darin ein Zeichen für jene, die die qualvolle Strafe fürchten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR ließen in ihr eine Aya für diejenigen, die sich vor der qualvollen Peinigung fürchten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We made the event cast its shadows which We left as a sign serving to convey an intimation and to demonstrate divine power and omnipotence to those who fear greatly the eternally tormenting punitive punishment.

Abdul Haleem

and left the town to be a sign for those who fear the painful punishment.

Abdullah Yusuf Ali

And We left there a Sign for such as fear the Grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

and We left therein a Sign for those who fear the grievous chastisement.

Aisha Bewley

And We left a Sign in it for those who fear the painful punishment.

Al-Hilali & Khan

And We have left there a sign (i.e. the place of the Dead Sea[1] in Palestine) for those who fear the painful torment.

Ali Quli Qarai

and We have left therein a sign for those who fear a painful punishment. ’

Amatul Rahman Omar

And (after destroying the townships) We left in them a sign (to serve as a lesson) to those who fear the woeful punishment.

Arthur John Arberry

And therein We left a sign to those who fear the painful chastisement.

Bijan Moeinian

"We set it up as an example for those who do not want to face the punishment of the Lord. "

E. Henry Palmer

And we left therein a sign to those who fear the grievous woe.

Edip-Layth

We have left in it a sign for those who fear the painful retribution.

George Sale

And we overthrew the same, and left a sign therein unto those who dread the severe chastisement of God.

Hamid S. Aziz

And We left therein a sign for those who fear the grievous penalty.

Mahmoud Ghali

And We have left in it a sign to the ones who fear the painful torment.

Marmaduke Pickthall

And We left behind therein a portent for those who fear a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

We left a sign in this for those who fear the grievous punishment,

Muhammad Asad

And so We left therein a message for those who fear the grievous suffering [which awaits all evildoers].

Mustafa Khattab

And We have left a sign there[1] ˹as a lesson˺ for those who fear the painful punishment.

Progressive Muslims

And We have left in it a sign for those who fear the painful retribution.

Sahih International

And We left therein a sign for those who fear the painful punishment.

Sam Gerrans

And We left therein a proof for those who fear the painful punishment.

Shabbir Ahmed

And so We left therein a Sign for those who fear a painful consequence (of their actions).

Syed Vickar Ahamed

And We have left there a Sign for those who may fear the painful penalty.

Taqi Usmani

And We left in this (event) a sign (of deterrence) for those who fear the painful punishment.

The Monotheist Group

And We left in it a sign for those who fear the painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous y laissâmes un signe pour ceux qui redoutent le douloureux châtiment;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo yên ku ji ezabê dijwar ditirsin, me li wir nîşanek (li ser helaka kafiran) hişt.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij lieten daarin een teken achter voor hen die de pijnlijke bestraffing vrezen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij verwoesten hen, en lieten een teeken aldaar, voor hen, die de ernstige kastijding van God vreezen.

Hollandaca — Siregar

En Wij lieten daar een Teken achter voor degenen die de pijnlijke bestraffing vreesden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И оставили Мы в нем [в уничтоженном селении] знамение [признаки наказания, которое ниспослал Аллах] (как назидание) тем, кто боится мучительного наказания.

Rusça — Osmanov

И Мы оставили в том городе знамения для тех, кто страшится мучительного наказания.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och i (de ödelagda städerna) lämnade Vi ett budskap till dem som fruktar det plågsamma straff (som är följden av att framhärda i det onda).