O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.

يَوْمَ يَسْمَعُونَ الصَّيْحَةَ بِالْحَقِّ ذٰلِكَ يَوْمُ الْخُرُوجِ

yevme yesmeǔne S-SayHate bi l-Haḳḳi ƶālike yevmu l-ḣurūci

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci(o) gün
2يَسْمَعُونَyesmeǔneس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakduyarlar
3الصَّيْحَةَS-SayHateص ي حBağırmak/haykırmak, gürültü yapmak. Sayhatun - yıldırım, çığlık, patlama, korkunç ve güçlü gürültü.çağrıyı
4بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek olarak
5ذٰلِكَƶālikeişte bu
6يَوْمُyevmuي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünüdür
7الْخُرُوجِl-ḣurūciخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkış

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün, o bağrışı, gerçek olarak işitecekler; işte o gündür kabirlerden çıkış günü.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün, o bağrışı, gerçek olarak işitecekler; işte o gündür kabirlerden çıkış günü.

Adem Uğur

O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

Ahmed Hulusi

Hak olarak o sayhayı işitecekleri süreçtir! İşte o, (kozalarının dışındaki gerçekliği fark etme) çıkış sürecidir!

Ahmet Tekin

Kurulu ilâhi düzenin aksatılmadan uygulanmasıyla mahlûkatın, şiddetli bir gürleme halinde âni darbeyi işitecekleri gün, işte o gün kabirlerden çıkış günüdür.

Ahmet Varol

O gün o çığlığı gerçek olarak duyarlar. İşte bu (kabirlerden) çıkış günüdür.

Ali Bulaç

O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.

Ali Fikri Yavuz

O gün (Sûr’a ikinci defa üfürülüşte) hak olan sayhayı (çağırmayı, bütün mahlûkat) işitirler. İşte bu, (kıyamette kabirlerden) çıkış günüdür.

Ali Rıza Safa

O gün, o gürlemeyi, gerçek olarak duyacaklardır. İşte bu, Çıkış Günü'dür.

Bayraktar Bayraklı

O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

Bekir Sadak

O gun cigligi gercekten duyarlar; iste o, kabirden cikis gunudur.

Celal Yıldırım

O gün, o haykırışı hakkıyle işitirler. İşte o gün (kabirlerden) çıkış günüdür

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O dirilten sesi gerçekten işittikleri gün, işte o (ebedî hayata) çıkış günüdür.

Diyanet İşleri

O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.

Diyanet İşleri (eski)

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.

Diyanet Vakfi

O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün insanlar, o çağrıyı gerçek olarak duyarlar. İşte bugün, kabirlerden çıkış günüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hakka çağıran o sayhayı (haykırışı) işitecekleri gün, işte o kabirlerden çıkış günüdür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakka çağıran o sayhayı işidecekleri gün, işte o, huruc günüdür

Erhan Aktaş

O Gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, gerçek olan o çığlığı duyarlar. İşte bu yeniden diriliş günüdür.

Fizilal-il Kuran

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.

Gültekin Onan

O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.

Hamdi Döndüren

O gün insanlar bu sesi gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, kabirden çıkış günüdür.

Hasan Basri Çantay

O gün (bütün halk) o hak sayhayı işideceklerdir. İşte bu (kabirden) çıkış günüdür.

Hasib Asutay

O gün (insanlar) bu çığlığı gerçek olarak duyarlar. İşte bu (kabirden) çıkış günüdür.

Hayrat Neşriyat

O gün (bütün halk) o (korkunç) sesi (İsrâfîl’in sûra ikinci üfleyişini) gerçek olarak işiteceklerdir! İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür!

İbni Kesir

O gün; bu sayhayı gerçekten işiteceklerdir. İşte bu, çıkış günüdür.

Mehmet Okuyan

O gün, (insanlar) o korkunç sesi gerçekten duyacaklardır. Bu, (mezarlardan) çıkış günüdür.

Muhammed Esed

(ve kendi kendinize düşünün) bütün (insanoğlunun) nihai çağrıyı gerçekten duyacağı Gün(ü), (ölümden) hayata dönecekleri Günü.

Mustafa İslamoğlu

Tüm gerçekliğiyle o malum çığlığı (herkesin) işiteceği güne... İşte bu, bir (başka hayata) çıkış günüdür.

Ömer Nasuhi Bilmen

O gün ki, o hak iIe olan sayhayı işiteceklerdir. İşte o çıkış günüdür.

Ömer Öngüt

O gün insanlar o çağrıyı gerçek olarak işitirler. İşte bu, kabirlerden çıkış günüdür.

Suat Yıldırım

Bütün insanların o sayhayı kesin ve gerçek olarak işitecekleri güne kulak ver. İşte o gün mezarlarından kalkış günüdür.

Süleyman Ateş

O gün o çağrıyı gerçek olarak duyarlar. İşte bu, (dirilip) çıkış günüdür.

Süleymaniye Vakfı

Yani (insanların) o yüksek sesi bütün gerçekliği ile duyacakları gün (hepsi kabirlerden çıkacaktır). İşte bu, çıkış günüdür."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün o dehşetli sesi, bütün gerçekliği ile duyarlar. İşte o gün, (topraktan) çıkış günüdür.

Şaban Piriş

O gün korkunç haykırışı tam olarak duyacaklar. İşte o gün çıkış günüdür.

Tefhim-ul Kuran

O gün, o çığlığı bir gerçek (hak) olarak işitirler. İşte bu, (dirilip kabirlerden) çıkış günüdür.

Ümit Şimşek

O gün insanlar o sesi hak olarak işitirler. İşte bu çıkış günüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün o müthiş sesi hak olarak dinleyecekler. Ortaya çıkış/diriliş günüdür bu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün onlar bu səsi gerçəkdən eşidəcəklər. Bu, qəbirlərdən çıxma günüdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün (bütün yaranmışlar) dəhşətli (tükürpədici) səsi doğrudan-doğruya eşidəcəklər. O gün (qəbirlərdən) çıxma günüdür!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden dann den Aufruf zum wahren Ereignis hören. Das ist der Tag, an dem sie aus den Gräbern hervorkommen.

Almanca — Der Edle Quran

am Tag, da sie den Schrei in Wahrheit hören werden; das ist der Tag des Herauskommens.

Almanca — M. A. Rassoul

Der Tag, wenn sie in Wahrheit den Schrei hören werden - das wird dann der Tag der Auferstehung sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

An dem Tag, wenn sie den Schrei wahrheitsgemäß vernehmen, dies ist der Tag des Hervorkommens.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

This is the Day when all shall hear the exploding annunciation of the matter of fact so announced; this is the Day of Resurrection.

Abdul Haleem

They will come out [from their graves] on that Day, the Day when they hear the mighty blast in reality.

Abdullah Yusuf Ali

The Day when they will hear a (mighty) Blast in (very) truth: that will be the Day of Resurrection.

Abul A'la Maududi

the Day when they shall hear the Blast in truth. That will be the Day (for the dead) to come forth.

Aisha Bewley

The Day they hear the Blast in truth, that is the Day of Emergence.

Al-Hilali & Khan

The Day when they will hear As-Saihah (shout) in truth: that will be the Day of coming out (from the graves, i.e. the Day of Resurrection).

Ali Quli Qarai

the day when they hear the Cry in all truth. That is the day of rising [from the dead].

Amatul Rahman Omar

The day they hear the inevitable mighty blast, that will be the day of coming forth (from the graves).

Arthur John Arberry

On the day they hear the Cry in truth, that is the day of coming forth.

Bijan Moeinian

That will be the Day that all the people will be hearing the true call and will get out death.

E. Henry Palmer

the day when they shall hear the shout in truth - that is the day of coming forth!

Edip-Layth

The day they hear the scream with truth. That is the day of coming out.

George Sale

The day whereon they shall hear the voice of the trumpet in truth: This will be the day of mens coming forth from their graves:

Hamid S. Aziz

The Day when they shall hear the Call (or Cry or Blast) in truth; that is the day of coming forth.

Mahmoud Ghali

The Day (when) they hear the Shout with the Truth; that is the Day of going out (of the graves).

Marmaduke Pickthall

The day when they will hear the (Awful) Cry in truth. That is the day of coming forth (from the graves).

Mohamed Ahmed - Samira

The day they actually hear the blast, will be the Day of rising of the dead.

Muhammad Asad

[and bethink thyself, too, of] the Day on which all [human beings] will in truth hear the final blast - that Day of [their] coming-forth [from death].

Mustafa Khattab

the Day all will hear the ˹mighty˺ Blast in ˹all˺ truth,[1] that will be the Day of emergence ˹from the graves˺.

Progressive Muslims

The Day they hear the scream with truth. That is the Day of coming out.

Sahih International

The Day they will hear the blast [of the Horn] in truth. That is the Day of Emergence [from the graves].

Sam Gerrans

The day they will hear the Blast in truth: that is the Day of Emergence:

Shabbir Ahmed

The day on which they will hear the real battle-cry. That is the day of coming forth (along with your companions, O Prophet).

Syed Vickar Ahamed

The Day when they will hear a (mighty) Blast in truth (for awakening): That will be the Day of Resurrection.

Taqi Usmani

the Day they will hear the Cry in reality- that will be the Day of Resurrection.

The Monotheist Group

The Day they hear the scream with the truth. That is the Day of coming out.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

le jour où ils entendront en toute vérité le Cri. Voilà le Jour de la Résurrection.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew roj, mirov dê vî dengê heqiyê bibihîzin. Ha ev e, ew roja derketina ji goran.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Op de dag dat zij de schreeuw in waarheid zullen horen; dat is de dag waarop (de doden) tevoorschijn komen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De dag, waarop zij den klank der trompet in waarheid zullen hooren, zal de dag zijn, waarop de menschen uit hunne graven zullen voortkomen.

Hollandaca — Siregar

Op die Dag zullen zij het blazen (op de bazuin) in werkelijkheid horen. Dat is de Dag van de Opwekking.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

В тот день, когда услышат они шум воистину [несомненно]: это – День Выхода (умерших из могил).

Rusça — Osmanov

в тот день, когда [люди] услышат, воистину, громоподобный глас. Это будет день исхода [из могил].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(och människorna) skall höra det dån som (förebådar) sanningen; detta är den Dag då (de döda) skall stiga fram (ur sina gravar) -