Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذِينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَادًا اَنْ يُقَتَّلُوا اَوْ يُصَلَّبُوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْدِيهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا مِنَ الْاَرْضِ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

innemā cezā'u (e)lleƶīne yuHāribūne (a)llahe ve rasūlehu ve yes'ǎvne fī l-erDi fesāden en yuḳattelū ev yuSallebū ev tuḳaTTaǎ eydīhim ve erculuhum min ḣilāfin ev yunfev mine l-erDi ƶālike lehum ḣizyun fī d-dunyā ve lehum fī l-āḣirati ǎƶābun ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّمَاinnemāşüphesiz
2جَزٰٓؤُاcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezası
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
4يُحَارِبُونَyuHāribūneح ر بSavaş/çarpışma/çatışma. Birinin mallarını bozmak, yağmalamak/soymak, bir şeyi ısrarla istemek. Öfkelenmek/delirmek. Savaşı kışkırtmak veya tahrik etmek veya körüklemek.savaşanların
5اللّٰهَ(a)llaheAllah
6وَرَسُولَهُve rasūlehuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve elçisiyle
7وَيَسْعَوْنَve yes'ǎvneس ع يÇalışmak, koşmak, gayret etmek, çabalamak, uğraşmak, teşebbüs etmek, koşturmak, emek vermek, didinmekve çalışanların
8فِي
9الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
10فَسَادًاfesādenف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculuk yapmağa
11اَنْen
12يُقَتَّلُواyuḳattelūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürülmeleri
13اَوْevveya
14يُصَلَّبُواyuSallebūص ل بÇarmıha germek suretiyle öldürmek, kemiklerden ilik çıkarmak. Salb - iyi bilinen bir öldürme şekli, çarmıha germe. Salabahuu - onu belli ve bilinen bir şekilde öldürdü, onu çarmıha gerdi. Aslaab (sulbun'un çoğulu) - omurgalar, beller. Masluub - çarmıha gerilmiş. Saliibun - belli ve bilinen bir şekilde öldürülmüş.asılmaları
15اَوْevyada
16تُقَطَّعَtuḳaTTaǎق ط عkesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş kısım Türkçe'ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetlekesilmesi
17اَيْدِيهِمْeydīhimي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitellerinin
18وَاَرْجُلُهُمْve erculuhumر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.ve ayaklarının
19مِنْmin
20خِلَافٍḣilāfinخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekçapraz
21اَوْevveya
22يُنْفَوْاyunfevن ف يSürmek, kovmak, yasaklamak, atmak, uzaklaştırmak.sürülmeleridir
23مِنَmine
24الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyebulundukları yerden
25ذٰلِكَƶālikebu
26لَهُمْlehumonlar için
27خِزْيٌḣizyunخ ز يAlçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan etkilenmek.bir rezilliktir
28فِي
29الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
30وَلَهُمْve lehumve Onların
31فِي
32الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımÂhirette ise
33عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
34عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a ve Resûlüne savaş açanlarla yeryüzünde bozgunculuk etmeye koşanların cezaları, ancak öldürülmektir, yahut asılmaktır, çapraz olarak elleriyle ayaklarının kesilmesidir, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları horluktur, âhiretteyse pek büyük bir azap vardır onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼa ve Resûlüne savaş açanlarla yeryüzünde bozgunculuk etmeye koşanların cezaları, ancak öldürülmektir, yahut asılmaktır, çapraz olarak elleriyle ayaklarının kesilmesidir, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları horluktur, âhiretteyse pek büyük bir azap vardır onlara.

Adem Uğur

Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.

Ahmed Hulusi

Allah ve O'nun Rasulü ile savaşanların ve yeryüzünde fesat çıkartmak için uğraşanların yaptığının karşılığı; öldürülmeleri yahut asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi yahut hapsedilmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. . . Sonsuz gelecek sürecinde ise onlara aziym bir azap vardır.

Ahmet Tekin

Allah ve Rasulüne, Kur’ân’a ve sünnete, müslümanlığa, müslüman nesillere karşı savaşan, güç ve iktidar sahiplerinin ve yeryüzünde yol keserek, anarşi çıkararak, cana mala tecavüz ederek, kamu güvenliğini ihlâl ederek fesat çıkarmaya çalışanların cezaları, suçlarının derecelerine göre ya öldürülmek, ya idam edilmek, yahut ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da yurtlarından sürgün edilmektir. Bu, onların dünyadaki rezillik ve rüsvaylığıdır. Âhirette, ebedî yurtta da onlara büyük bir ceza vardır.

Ahmet Varol

Allah'a ve Peygamberine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya uğraşanların cezaları ya öldürülmeleri, ya asılmaları, ya ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onlar için dünyada bir aşağılıktır; ahirette ise onlara büyük bir azap vardır.

Ali Bulaç

Allah'a ve Resulü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Allah’a ve Peygamberine karşı (müslümanlara karşı) savaşa kalkışanlarla yer yüzünde fesada çalışanların cezâsı, ancak öldürülmeleri, asılmaları yahut sağ elleriyle sol ayaklarının çaprazvâri kesilmesi, yahud da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. İşte, bu ceza, onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahirette ise kendilerine büyük bir azâb vardır.

Ali Rıza Safa

Allah'a ve O'nun elçisine karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak için uğraşanların cezası, öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya oradan sürülmeleridir. Onlar için, dünyada aşağılanma; sonsuz yaşamda ise büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a ve Peygamberi'ne savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymak için gayret gösterenlerin cezası, ancak ya öldürülmeleri ya asılmalarıveya dönekliklerinden dolayı el ve ayaklarının kesilmesi, ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.

Bekir Sadak

Allah ve peygamberiyle savasanlarin ve yeryuzunde bozgunculuga ugrasanlarin cezasi oldurulmek veya asilmak yahut capraz olarak el ve ayaklari kesilmek ya da yerlerinden surulmektir. Bu onlara dunyada bir rezilliktir. Onlara ahirette buyuk azab vardir.

Celal Yıldırım

Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde fesat çıkaranların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz biçimde kesilmesi veya (eyleştikleri) yerden sürülmeleridir. Bu ceza onlar için dünyada bir aşağılık ve rüsvaylıktır. Âhirette ise onlara büyük bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’a ve peygamberine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası ancak ya öldürülmeleri veya asılmaları yahut el ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları aşağılayıcı cezadır. Âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır

Diyanet İşleri

Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azab vardır.

Diyanet Vakfi

Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ve peygamberine karşı savaşmaya kalkışan ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, öldürülmelerinden veya asılmalarından veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesinden veya bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu, onların dünyada çekecekleri bir zillettir. Ahirette ise kendilerine büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat Allaha ve Resulüne harbetmeğe kalkışan ve Yer yüzünde fesada çalışanların cezası, taktil olunmalarından veya asılmalarından veya ellerinin ayaklarının çapraz kesilmesinden veya bulundukları yerden nefyedilmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onlara Dünyada çekecekleri bir zillettir, Ahırette ise kendilerine azim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahiret'te ise onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah ve Rasul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. İşte, bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Allah'a ve peygambere savaş açanların ve yeryüzünde kargaşa çıkaranların cezaları ya öldürmeleri ya idam etmeleri ya sağlı-sollu birer el ve ayaklarının kesilmesi ya da yaşadıkları yerlerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki perişanlıklarıdır. Ahirette ise, kendilerini ağır bir azap beklemektedir.

Gültekin Onan

Tanrı'ya ve resulune karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır; ahirette onlar için büyük bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

Allah’a ve Peygamber’ine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmağa çalışanların cezası; ya öldürülmeleri veya asılmaları veyahut elleriyle ayaklarının çapraz olarak kesilmesi veyahut da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu, onların dünyada çekecekleri rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Allaha ve Resulüne (müminlere) harb açanların, yer yüzünde (yol kesmek suretiyle) fesadcılığa koşanların cezası, ancak öldürülmeleri, ya asılmaları, yahud (sağ) elleriyle (sol) ayaklarının çaprazvari kesilmesi, yahud da (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahıretde ise onlara (başkaca) pek büyük bir azab da vardır.

Hasib Asutay

Allah ve resulüne karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası, (ya) öldürmeleri veya asılmaları yahut çapraz olarak ellerinin ve ayaklarının kesilmesi ya da o yerden sürülmeleridir. (21) Bu (cezalar) dünyada onlar için bir rezilliktir. Onlar için âhirette de büyük bir azap vardır. (21. Öldürme cezası yalnız öldürene, asma cezası öldürmekle beraber yol kesip mal alan kimseye, el ve ayakları çapraz kesme cezası yalnız mal alana, sürgün cezası da bunlardan başka fesat çıkarana uygulanır.)

Hayrat Neşriyat

Allah’a ve peygamberine karşı savaşan ve yeryüzünde fesad çıkarmaya çalışanların cezâsı, ancak (birini öldürmüşlerse, kendilerinin de) öldürülmeleri veya (malını da alarak öldürmüşlerse) asılmaları veya (sâdece mallarını zorla almışlarsa) elleri ile ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya (tehdidle insanları korkutmuşlarsa, bulundukları)yerden sürgün edilmeleridir! Bu, onlara dünyada bir rezilliktir, âhirette ise onlar için (pek)büyük bir azab vardır!

İbni Kesir

Allah ve Rasulü ile savaşanların ve yeryüzünde fesada koşanların cezası; ancak öldürülmek, asılmak, çaprazvari el ve ayakları kesilmek veya yerlerinden sürülmektir. Bu, onlara dünyada rüzvaylıktır. Onlara ahirette de büyük bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

Allah’a ve Elçisine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk için çalışanların cezası ancak ve ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi ya da (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, onlar için dünyadaki rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

Muhammed Esed

Allaha ve Elçisine karşı savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymaya çalışanların büyük kısmının öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri yüzünden büyük kısmının ellerinin ve ayaklarının kesilmesi yahut yeryüzünden (tamamiyle) sürülmeleri, yalnızca bir karşılıktan ibarettir: İşte bu, onların bu dünyada uğradıkları zillettir. Öteki dünyada ise (daha) korkunç bir azap bekler onları,

Mustafa İslamoğlu

Allah'a ve Rasulü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğu yaymaya çalışanların öldürülmeleri ya da asılmaları veya muhalefetlerinden dolayı ellerinin ve ayaklarının kesilmesi, yahut bulundukları yerden sürülmeleri, sadece (adil) bir karşılıktan ibarettir. Bu, onların dünyada uğradıkları zillettir; ahirette ise korkunç bir azap beklemektedir;

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ ile ve peygamberleriyle savaşta bulunanların ve yerde fesada çalışanların cezaları ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazca kesilmeleri veya o yerden sürülmeleridir. Bu onlar için dünyada bir zillettir, ve onlar için ahirette pek büyük bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Allah ve Resul'üne karşı savaşanların ve yeryüzünde fesad çıkarmaya çalışanların cezası ancak; ya öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Suat Yıldırım

(33-34) Allah ve Resulüne savaş açanların, (yol keserek terör eylemi yaparak) yeryüzünü ifsad etmek için koşuşanların cezası; öldürülmeleri veya asılmaları yahut sağ elleri ile sol ayaklarının kesilmesi yahut da bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Âhirette ise onlara başkaca müthiş bir ceza vardır. Ancak kendilerini ele geçirmenizden önce tövbe edenler, bu hükmün dışındadır. Biliniz ki Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).

Süleyman Ateş

Allah ve elçisiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmağa çalışanların cezası: (ya) öldürülmeleri, ya asılmaları, ya ellerinin, ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada çekecekleri rezilliktir. Ahirette ise onlara büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a ve resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak için uğraşanların cezası; öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi yahut bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Onların ahirette hak ettiği ise büyük bir azaptır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a ve elçisine karşı savaşan ve ortalığı birbirine katmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Ahirette ise onları büyük bir azap beklemektedir.

Şaban Piriş

Allah ve Peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa gayret edenlerin cezası; öldürülmek, asılmak, çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi ya da yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyük bir azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Allah'a ve Resulüne karşı savaş açanların ve yer yüzünde bozgunculuğa çaba harcayanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (o) yerden sürülmeleridir. Bu, onlar için dünyadaki aşağılanmadır, ahirette de onlar için büyük bir azab vardır.

Ümit Şimşek

Allah ve Resulüne savaş açan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya uğraşanların cezası, öldürülmek veya asılmak, yahut el ve ayaklarının çaprazlamasına kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmektir. Dünyada onların cezası böyle bir rezilliktir; âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah ve resulüyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası şudur: Öldürülürler yahut asılırlar yahut elleriyle ayakları çaprazlamasına kesilir yahut bulundukları yerden sürülürler. Bu onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Allaha və Onun Elçisinə qarşı müharibə edənlərin və yer üzündə fitnə-fəsad törətməyə səy göstərənlərin cəzası ancaq öldürülmək, və ya çarmıxa çəkilmək, ya əlləri və ayaqlarını çarpazvari kəsmək və yaxud da yaşadıqları yerdən sürgün edilməkdir. Bu, onlar üçün dünyada bir rüsvayçılıqdır. Axirətdə isə onları böyük bir əzab gözləyir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die gegen Gott und Seinen Gesandten kämpfen und auf Erden Unheil stiften, sollen wegen Mordes getötet, wegen Raubmordes gekreuzigt werden. Wegen Wegelagerei und Raub ohne Mord soll man ihnen Arm und Bein wechselseitig abschneiden, und wegen Verbreitung von Panik soll man sie des Landes verweisen. Das ist für sie eine schmachvolle Erniedrigung auf Erden, und im Jenseits erwartet sie eine überaus qualvolle Strafe.

Almanca — Der Edle Quran

Der Lohn derjenigen, die Krieg führen gegen Allah und Seinen Gesandten und sich bemühen, auf der Erde Unheil zu stiften, ist indessen (der), daß sie allesamt getötet oder gekreuzigt werden, oder daß ihnen Hände und Füße wechselseitig abgehackt werden, oder daß sie aus dem Land verbannt werden. Das ist für sie eine Schande im Diesseits, und im Jenseits gibt es für sie gewaltige Strafe,

Almanca — M. A. Rassoul

Der Lohn derer, die gegen Allah und Seinen Gesandten Krieg führen und Verderben im Lande zu erregen trachten, soll sein, daß sie getötet oder gekreuzigt werden oder daß ihnen Hände und Füße wechselweise abgeschlagen werden oder daß sie aus dem Lande vertrieben werden. Das wird für sie eine Schmach in dieser Welt sein, und im Jenseits wird ihnen eine schwere Strafe zuteil.

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Bestrafung für diejenigen, die ALLAHs (Din) und Seinen Gesandten durch Muharaba bekämpfen und Verderben auf Erden anrichten, ist, daß sie getötet oder gekreuzigt oder daß ihre Hände und Füße wechselseitig abgetrennt oder des Landes verwiesen werden. Dies ist für sie Schmach im Diesseits. Und im Jenseits ist für sie übergroße Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The only reward befitting those who strive against Allah and His Prophet, wage spiritual warfare against Allah’s and strive to spread mischief on earth, is capital punishment or crucifixion, contra lateral amputation of their hands and legs or exile from the land, This way, they shall be put to shame here below, and there awaits them the torment laid upon the damned Hereafter.

Abdul Haleem

Those who wage war against God and His Messenger and strive to spread corruption in the land should be punished by death, crucifixion, the amputation of an alternate hand and foot, or banishment from the land: a disgrace for them in this world, and then a terrible punishment in the Hereafter,

Abdullah Yusuf Ali

The punishment of those who wage war against Allah and His Messenger, and strive with might and main for mischief through the land is: execution, or crucifixion, or the cutting off of hands and feet from opposite sides, or exile from the land: that is their disgrace in this world, and a heavy punishment is theirs in the Hereafter;

Abul A'la Maududi

Those who wage war against Allah and His Messenger, and go about the earth spreading mischief -indeed their recompense is that they either be done to death, or be crucified, or have their hands and feet cut off from the opposite sides or be banished from the land. Such shall be their degradation in this world; and a mighty chastisement lies in store for them in the World to Come

Aisha Bewley

The reprisal against those who wage war on Allah and His Messenger, and go about the earth corrupting it, is that they should be killed or crucified, or have their alternate hands and feet cut off, or be banished from the land. That will be their degradation in this world and in the Next World they will have a terrible punishment,

Al-Hilali & Khan

The recompense of those who wage war against Allâh and His Messenger and do mischief in the land is only that they shall be killed or crucified or their hands and their feet be cut off from opposite sides, or be exiled from the land. That is their disgrace in this world, and a great torment is theirs in the Hereafter.

Ali Quli Qarai

Indeed the requital of those who wage war against Allah and His Apostle, and try to cause corruption on the earth, is that they shall be slain or crucified, or have their hands and feet cut off from opposite sides or be banished from the land. That is a disgrace for them in this world, and in the Hereafter there is a great punishment for them,

Amatul Rahman Omar

The only recompense of those who make war against Allâh and His Messenger and who strive hard to create disorder in the land, is (according to the nature of the crime) that they be executed or crucified to death, or that their hands and feet be cut off on account of their opposition, or their (free) movement in the land be banned (by exile or imprisonment). This would mean ignominy for them in this world and there awaits them in the Hereafter a severe punishment.

Arthur John Arberry

This is the recompense of those who fight against God and His Messenger, and hasten about the earth, to do corruption there: they shall be slaughtered, or crucified, or their hands and feet shall alternately be struck off; or they shall be banished from the land. That is a degradation for them in this world; and in the world to come awaits them a mighty chastisement,

Bijan Moeinian

The punishment of those who declare war to God [by not submitting to His laws] and His Prophet and try to spread corruption on earth (where the Lord’s laws are established), is death, crucification, cutting off their alternate hands and feet or deportation (at the discretion of the judge and the severity of their crime. ) These punishments are meant to disgrace them in this world; as to Hereafter, they will be subjected to a harsher punishment.

E. Henry Palmer

The reward of those who make war against God and His Apostle, and strive after violence in the earth, is only that they shall be slaughtered or crucified, or their hands cut off and their feet on alternate sides, or that they shall be banished from the land; - that is a disgrace for them in this world, and for them in the next is mighty woe;

Edip-Layth

The recompense of those who fight God and His messenger and seek to corrupt the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off on alternate sides or that they be banished from the land. That is a disgrace for them in this world. In the Hereafter, they will have a great retribution;

George Sale

But the recompense of those who fight against God and his apostle, and study to act corruptly in the earth, shall be, that they shall be slain, or crucified, or have their hands and their feet cut off on the opposite sides, or be banished the land. This shall be their disgrace in this world, and in the next world they shall suffer a grievous punishment;

Hamid S. Aziz

The reward of those who make war against Allah and His Messenger, and strive after corruption (or disruption) in the earth, is only that they shall be slaughtered or crucified, or their hands and feet cut off on alternate sides, or that they shall be banished from the land. That is a disgrace for them in this world, and in the Hereafter is mighty woe;

Mahmoud Ghali

Surely the only recompense of (the ones) who war against Allah and His Messenger and (diligently) endeavor to do corruption in the earth, is that they should be (all) massacred or crucified, or that their hands and legs should be cut asunder alternately or that they should be exiled from the land. That is a disgrace for them in the present (life), (Literally: the lowly "life", i.e., the life of this world) and in the Hereafter they will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

The only reward of those who make war upon Allah and His messenger and strive after corruption in the land will be that they will be killed or crucified, or have their hands and feet on alternate sides cut off, or will be expelled out of the land. Such will be their degradation in the world, and in the Hereafter theirs will be an awful doom;

Mohamed Ahmed - Samira

The punishment for those who wage war against God and His Prophet, and perpetrate disorders in the land, is to kill or hang them, or have a hand on one side and a foot on the other cut off, or banish them from the land. Such is their disgrace in the world, and in the Hereafter their doom shall be dreadful.

Muhammad Asad

It is but a just recompense for those who make war on God and His apostle, and endeavour to spread corruption on earth, that they are being slain in great' numbers, or crucified in great numbers, or have, in l' result of their perverseness, their hands and feet cut off in great numbers, or are being [entirely] banished from [the face of] the earth: such is their ignominy in this world. But in the life to come [yet more] awesome suffering awaits them-

Mustafa Khattab

Indeed, the penalty for those who wage war against Allah and His Messenger and spread mischief in the land is death, crucifixion, cutting off their hands and feet on opposite sides, or exile from the land. This ˹penalty˺ is a disgrace for them in this world, and they will suffer a tremendous punishment in the Hereafter.[1]

Progressive Muslims

The recompense of those who fight God and His messenger, and seek to make corruption in the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off on alternate sides or that they be banished from the land; that is a disgrace for them in this world and in the Hereafter they will have a great retribution.

Sahih International

Indeed, the penalty for those who wage war against Allah and His Messenger and strive upon earth [to cause] corruption is none but that they be killed or crucified or that their hands and feet be cut off from opposite sides or that they be exiled from the land. That is for them a disgrace in this world; and for them in the Hereafter is a great punishment,

Sam Gerrans

The reward but of those who war against God and His messenger, and strive to work corruption in the land, that they be killed, or they be crucified, or their hands and feet be cut off on opposite sides, or they be banished from the land. That[...]. They have disgrace in the World; and they have in the Hereafter a great punishment

Shabbir Ahmed

The just punishment for people who make war on Allah and His Messenger and commit bloody crimes on earth, is being dispensed by the Divine Law of Requital. They are being slain, crucified, immobilized in great numbers, or are being entirely banished from the face of the earth. Such is their disgrace in this world, and an awful suffering awaits them in the Hereafter. (The use of present tense in this verse indicates that it is not a decree of Law. In (7:124) the use of 'qat'a' pertains to a threat in the future tense, and then it emanates from Pharaoh, tyranny personified. Only the Divine System of life can ensure peace and security in the world (2:27), (2:257), (3:147), (4:125), (26:89)).

Syed Vickar Ahamed

The punishment for those who wage a war against Allah and His Messenger (Muhammad), and work hard with strength and taste for mischief through the land, is: Execution, or crucifixion, or the cutting off of hands and feet from opposite sides, or exile from the land: That is their disgrace in this world, and their punishment is heavy in the Hereafter;

Taqi Usmani

Those who fight against Allah and His Messenger and run about trying to spread disorder on the earth, their punishment is no other than that they shall be killed, or be crucified, or their hands and legs be cut off from different sides, or they be kept away from the land (they live in). That is a humiliation for them in this world, and for them there is a great punishment in the Hereafter;

The Monotheist Group

The recompense of those who fight God and His messenger, and seek to make corruption in the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off from alternate sides or that they be banished from the land; that is a disgrace for them in this world and in the Hereafter they will have a great retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La récompense de ceux qui font la guerre contre Allah et Son messager, et qui sʹefforcent de semer la corruption sur la terre, cʹest quʹils soient tués, ou crucifiés, ou que soient coupées leur main et leur jambe opposées, ou quʹils soient expulsés du pays. Ce sera pour eux lʹignominie ici-bas; et dans lʹau-delà, il y aura pour eux un énorme châtiment,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku li hember Xwedê û Pêxemberê Wî şer dikin û fesadiyê li ser erdê derdixin, bes cezayê wan ew e ku bên kuştin an li çarmixê bêne xistin an dest û lingên wan çeperast bêne jêkirin an ji devera ku lê niştecih in bêne sirgûnkirin. Ha ev li vê dinyayê ji bo wan riswayî ye û li axretê jî ji bo wan ezabekî mezin heye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De vergelding van hen die tegen God en Zijn gezant oorlog voeren en erop uit trekken om op de aarde verderf te zaaien zal zijn, dat zij ter dood gebracht zullen worden, of gekruisigd, of dat hun handen en hun voeten aan tegenovergestelde kanten worden afgehouwen, of dat zij uit het land verbannen worden. Dat is voor hen een schande in het tegenwoordige leven en in het hiernamaals is er voor hen een geweldige bestraffing.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, de vergelding van degenen die oorlog voeren tegen Allah en Zijn Boodschapper en (die) naar het zaaien van verderf op aarde streven, is dat zij gedood worden, of gekruisigd worden, of het afhouwen van handen ert voeten aan tegenovergestelde kanten, of dat zij uit het land verbannen worden. Dat is voor hen een vernedering op de wereld en voor hen is er in het Hiernamaals een geweldige bestraffing.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Воздаянием тем, которые воюют против Аллаха и Его посланника и стремятся сеять на земле беспорядок (убивая людей), (будет заключаться) в том, что они должны будут убиты, или распяты, или (чтобы) были отсечены у них руки и ноги накрест, или (чтобы) они были изгнаны из земли [из страны, где совершили злодеяние] (в другую страну, чтобы содержать их в заключении). Это для них – позор в (этом) мире, и для них в Вечной жизни – великое наказание,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som kämpar mot Gud och Hans Sändebud och vars strävan det är att störa ordningen på jorden och sprida sedefördärv skall utan förskoning dödas eller korsfästas eller få hand och fot på motsatta sidor avhuggna eller förvisas från (sitt) land. Denna förnedring skall de utstå i detta liv och i det kommande livet skall de få utstå ett outsägligt lidande;